Kuş akrabaları gibi böcekçildir.טיפש כמו כל עופות הדודו.
Eş dost ve akrabalar ziyaret edilir.בני משפחה וחברים יכולים לבקר.
Her anlamda bütün akrabalarım da tanıdıklarım da.לרוב מיודעים ההורים המיועדים בכל התהליך.
Bazı akrabaları tutuklandı.חלק מהעצורים נאסרו.
Cenaze evine yemekler genellikle akrabalar ve komşular tarafından getirilir.לרוב בהלוויה נוכחים בעיקר חבריו ובני משפחתו של הנפטר.
Doktora öğrencileri ve akrabaları.לרופאים ולתלמידי רפואה.
Ben ve ailem, akrabalarım yadırgadı.אנו וילדינו עומדים בפני כיליון.
Holmes insanlara onun Kaliforniya'daki akrabalarını ziyarete gittiğini söyler.רופאו ייעץ לו לבקר את משפחתו בניו אינגלנד.
Birinci derece akrabalarda bu hastalığı taşıyan birisi varsa hastalık riski 2 ila 3 kat daha yüksektir.בהינתן שתי קרובות משפחה מדרגה ראשונה שחלו בסרטן השד, הסיכון עולה לכדי פי שלושה.
Akrabalarından bazıları şunlardır.Останалите пък били техни роднини.
Zaoutzes akrabaları sürgün edildi ya da manastırlarla kapatıldı ve ailenin gücü kesildi.Роднините на Зауца били заточени или затворени в манастири, а властта на клана била разбита.
Ailenin akrabalarından biri, böyle birisinin bilinmediğini ve böyle bir isimde birinin olmadığını açıkladı.Отговорих им, че не познавам такова лице и нищо не знам за него.
Sonrasinda ailesini ve akrabalarini buraya yerleştirmiş.По-късно той се оженил и там се заселили други негови близки и роднини.
Ayla, kızıyla beraber akrabalarının yanına gider.След това Арна бяга с нейните синове.
Askere gidecek gençler akrabaları ve komşuları ile helalleşirler.Освен в семейството, те ходят да сурвакат и по други роднини и съседи.
Akrabalarını ve tanıdıklarını buraya yerleştirmiştir.Вземал е на работа приятели и роднини.
Akrabaları gibi böcekçildirler.Oni su Zvonku poput roditelja.
En yakın akrabaları Seminolelerdir.Njihovi najbliži srodnici su Munduruku.
Genelde akrabalardan gelin alınır.Ženidba se u većini slučajeva ugovara od strane roditelja.
En yakın akrabaları penguenlerdir.Njihov najbliži genetski rođaci su Filipinci.
Deutscher'in kanalı aslında sadece yakın akrabaları için açılmış özel bir kanaldı.Deutscherovej kanál mal byť pôvodne určený len pre príbuzných.
Kuşların yaşayan en yakın akrabalarıdır.Zahrňuje vtáky a ich najbližších príbuzných.
Dilce en yakın akrabaları Pavnilerdir.Najbližšími žijúcimi príbuznými sú vačkovce.
En yeni araştırmalara göre hortumlu keselilerin en yakın akrabaları olduğu tahmin edilir.Podľa najnovších poznatkov sú dosť prekvapujúco ich najbližšími príbuznými potápky.
Akrabaları tarafından büyütüldü.Osvojili si ho príbuzní.
Ensest (yasaksevi), yakın akrabalar arasında gönüllü ya da gönülsüz cinsel ilişkidir.Incest alebo krvismilstvo je pohlavný styk medzi blízkymi príbuznými.
Akrabaları arasında tasavvufî bilgilere sahip kimseler vardı.Pýtali sme sa známych rodičov .
Kuşların yaşayan en yakın akrabalarıdır.So najbližji živeči sorodniki ptic.
Birinci derece akrabalarında akciğer kanseri olan kişilerde kanser geliştirme riski 2-4 kat artmaktadır.Pri sorodnikih oseb s pljučnim rakom je tveganje 2,4-krat večje.
Dilce en yakın akrabaları Pavnilerdir.Jezikovno najbližji sorodniki Slovanov so Balti.
Burada da kızın ve erkeğin akrabaları çeşitli hediyeler verirler.Kljub temu je svojo mlado kraljico in njeno družino osipaval z darili.
Uzak bir akrabalarının kızıyla nişanlıdır.Vedė vyresniojo brolio žmonos seserį.
Akrabaları tarafından büyütüldü.Iki tol jį augino giminaičiai.
Tüm akrabalarım bu şehirde yaşıyor.Visos mano giminės gyvena šiame mieste.
Biraz daha uzak olan diğer akrabaları Kanada'da konuşulan Tuçon dilleridir).Tolai keel on provintsi levinuim keel (kokku kõneldakse provintsis 16 erinevat Austroneesia keelt).
Her anlamda bütün akrabalarım da tanıdıklarım da.Partner tunneb kõiki minu omadusi.
Geldikleri yerlerde kalan akrabalarıyla ilişkilerini halen daha sürdürmektedirler.Samuti tulid paljud pereliikmed järele oma siia elama asunud sugulastele.
14 yaşımdayken Tibetten ayrıldım anne ve babamdan akrabalarımdan arkadaşlarımdan ve yurdumdan ayrıldım제가 14살 때 티벳을 탈출함으로, 그들에게서 더욱더 멀어지게 되었습니다. 저희 어머니와 아버지,
14 yaşımdayken Tibetten ayrıldım anne ve babamdan akrabalarımdan arkadaşlarımdan ve yurdumdan ayrıldımКогда мне было 14, я убежал из Тибета и стал еще дальше от родителей, родственников, друзей, родины.
14 yaşımdayken Tibetten ayrıldım anne ve babamdan akrabalarımdan arkadaşlarımdan ve yurdumdan ayrıldımכשאני הייתי בן 14, אני נמלטתי מטיבט והתרחקתי עוד יותר מההורים שלי,
14 yaşımdayken Tibetten ayrıldım anne ve babamdan akrabalarımdan arkadaşlarımdan ve yurdumdan ayrıldımعندما كنت في الرابعة عشر ، هربت من التبت وصرت أبعد عن أمي وأبي،
14 yaşımdayken Tibetten ayrıldım anne ve babamdan akrabalarımdan arkadaşlarımdan ve yurdumdan ayrıldım母や父 親戚や友人 そして祖国から
Afgan büyümek akrabalarının evine her gidişinde, annenin oradaki bulaşıkları yıkatmasıdır.cuando tu madre te hacía lavar los platos cada vez que visitaban a familiares.
Afgan büyümek akrabalarının evine her gidişinde, annenin oradaki bulaşıkları yıkatmasıdır.Quand votre mère vous faisait laver la vaisselle chaque fois que vous rendiez visite à de la famille
Afgan büyümek akrabalarının evine her gidişinde, annenin oradaki bulaşıkları yıkatmasıdır.Когда ваша мать заставляет вас перемывать всю посуду каждый раз, когда вы навещаете родных.
Ailenin seni telefonda akrabalarla konuşmaya zorladığı andır...Quand vos parents vous forcent à parler au téléphone à la famille
Ailenin seni telefonda akrabalarla konuşmaya zorladığı andır...Que tus padres te obliguen a hablar con tus parientes por teléfono.
Ailenin seni telefonda akrabalarla konuşmaya zorladığı andır...Когда ваши родители заставляют вас разговаривать с родственниками по телефону
Aile üyelerimizin, akrabalarımızın ve arkadaşlarımızın dünyayı nasıl gördükleri konusunda rahat değiliz."No nos sentimos cómodas con la manera en que nuestra familia, parientes y amigos ven el mundo".
Aile üyelerimizin, akrabalarımızın ve arkadaşlarımızın dünyayı nasıl gördükleri konusunda rahat değiliz."Non siamo a nostro agio con il modo in cui i nostri familiari, parenti e amici vedono il mondo. "
Aile üyelerimizin, akrabalarımızın ve arkadaşlarımızın dünyayı nasıl gördükleri konusunda rahat değiliz."Наc не устраивает то, как члены наших семей, родственники и друзья смотрят на этот мир».
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Các thân thích đều lìa bỏ tôi, Các mật hữu tôi đã quên tôi.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Các thân_thích đều lìa_bỏ tôi , Các mật hữu tôi đã quên tôi .
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Je suis abandonné de mes proches, Je suis oublié de mes intimes.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Kaum kerabatku semua menjauhkan diri; teman-temanku tak ingat kepadaku lagi
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.내 친척은 나를 버리며 가까운 친구는 나를 잊었구나
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Läheiseni ovat minusta luopuneet, ja uskottuni ovat unhottaneet minut.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Meine Nächsten haben sich entzogen, und meine Freunde haben mein vergessen.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Mijn familieleden zijn weggebleven en mijn vrienden hebben mij in de steek gelaten.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Mina närmaste hava dragit sig undan, och mina förtrogna hava förgätit mig.