Ana içeriğe geç
Sözlük

akrabalar ile cümle

akrabalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Akrabaları Salih'in kaybolduğunu ilan ettiler.Beiligs familie fik besked om, at han var sporløst forsvundet.
Augustus muhtelif zamanlarda yakın akrabalarının erkek çocuklarını kendi oğulları olarak evlatlık edinmiştir.Augustus adopterte etter hvert flere mannlige medlemmer av sin nære familie som sine sønner.
Kuşların yaşayan en yakın akrabalarıdır.Hva er fuglenes nærmeste slektning?
Ev halkı evin reisi paterfamilias (ailenin babası), karısı, çocukları ve diğer akrabalardan oluşuyordu.Husholdet inkluderte overhodet i familien (pater familias), hans kone, barn, og andre slektninger.
Dilce bilinen akrabaları yoktur.Arten har således ingen nære slektninger.
En yakın akrabaları dilce birlikte üstgrup oluşturan Denağinalardır.Deres nærmeste nålevende slektninger er tapirer og (noe mer fjernt) hester.
Cheyenne Dilinin en yakın akrabaları Arapaho ve Ojibwa (Chippewa) dilleridir.Språkene som lingvistisk ligger nærmest cheyenne er arapaho og ojibwa (chippewa cree).
En yakın akrabaları ama madagaskar etçilleridir.Deres nærmeste nålevende slektninger er Paretroplus fra Madagaskar.
En yakın akrabaları örümcek maymunugillerdir (Atelidae).Trappenes nærmeste nålevende slektninger er derimot gjøkefugler (Cuculiformes) og turakoer (Musophagiformes).
En yakın akrabaları ile yaklaşık 50 milyon yıl önce ayrılarak evrimleşmişlerdir.Omkring 5 millioner år senere levde fortsatt mange av deres nærmeste slektninger.
Cenaze evine yemekler genellikle akrabalar ve komşular tarafından getirilir.Ofte markeres seremonien hjemme hos familien sammen med slekt og venner.
Muhtemelen gözden düşmüş akrabaları ile görüşmekten kaçınmıştır.Han ble nektet besøk fra andre enn nære slektninger.
Akrabaları gibi böcekçildirler.Gjøkvepsene er ellers rovdyr som sine slektninger.
Cenaze evine yemekler genellikle akrabalar ve komşular tarafından getirilir.Pada umumnya manajemen rumah makan Padang dikelola oleh keluarga atau kaum kerabat sekampung.
Dilce bilinen akrabaları yoktur.Mereka tidak memiliki keturunan yang dikenal.
Birinci derece akrabalarında akciğer kanseri olan kişilerde kanser geliştirme riski 2-4 kat artmaktadır.Pada orang dengan saudara yang terkena kanker paru, risiko meningkat hingga 2.4 kali.
Mahir Çayan'ın akrabaları halen orada yaşamaktadırlar.Sampai di sini keluarga Duta masih baik-baik saja.
Şevçenko orada yeni özgürlüğüne kavuşan kardeşlerini ve akrabalarını ziyaret eder.Shevchenko mengunjungi saudara dan keluarganya yang masih diperbudak.
Ayla, kızıyla beraber akrabalarının yanına gider.Yehuda pergi dengan anak-anak keturunannya.
Akrabaları gibi böcekçildirler.Mereka akrab layaknya bersaudara.
Diprotodon'ların varlıklarını sürdüren en yakın akrabaları vombatlar ve koala'dır.Họ hàng gần nhất còn sinh tồn của Diprotodon là wombat và koala.
Yanında akrabaları, uşakları ve muhafızlarından müteşekkil 200 kişilik bir topluluk vardı.Có khoảng 200 người trong gia đình, bạn bè và người hâm mộ chào đón.
Diğer akrabaları gibi böcekçillerdir.Bọ cạp con khá giống ba mẹ chúng.
Birinci derece akrabalarında akciğer kanseri olan kişilerde kanser geliştirme riski 2-4 kat artmaktadır.Một người có quan hệ họ hàng với người bị ung thư phổi thì nguy cơ mắc bệnh sẽ tăng lên 2,4 lần.
Muhtemelen gözden düşmüş akrabaları ile görüşmekten kaçınmıştır.Các ông đã tiếp xúc được với những người thân đã khuất.
Üçüncü dereceden ve üstündeki akrabalar arasında evliliğe izin vardır.Quyền nhân thân trong hôn nhân và gia đình 1.6 Mục 3.
Seksiyon Mesobalanus, Asya ve Avrupa'daki macar meşesi ve akrabalarını kapsar.Đoạn Mesobalanus, sồi Hungary và các họ hàng tại châu Âu và châu Á.
Bunun nedeni ise akrabaların, hemşerilerin birbirine tavsiyeleridir.Đó là lý do để ba cô phù thủy gặp nhau.
Phascolarctidae familyasının yaşayan tek temsilcisidir ve en yakın akrabaları vombatlardır.Các họ hàng gần nhất của Phascolarctidae là các loài trong họ Vombatidae.
En yakın akrabaları armut ve malta eriğidir.主人公や力斗の親友且つ幼馴染である。
Heyette Tapınak mensuplarının akrabaları, NBC kameraman ekibi ve çeşitli gazete muhabirleri de bulunuyordu.彼の調査団には、人民寺院信者の親族、NBCのカメラクルー、記者、そして複数の新聞社の記者が含まれていた。
Mahallede yaşayan bütün ailelerin Bu bölgede akrabaları vardır.この町では、ほとんどすべての家族がアメリカ合衆国に親戚がいる。
De Tounens'in çocuğu olmamasına rağmen, bazı akrabaları krallığın varisliği üzerine hak iddia etmişlerdir.アントワーヌには子供がいなかったが、親族の何人かが王国の相続人に立った。
Bu sefer akrabaları onun mirasını büyük olabileceğini söyleyerek onları teselli etmeye çalışır.そんな彼の親戚連中は財産を我がものにするため、彼に取り入ろうと躍起になっていた。
Bunun gibi şeyler benim evimdekilerimi ve onların akrabalarını aşacaktır.みなみとは家が近く、姉妹のような関係。
Eğer dünürlük olumlu olursa eşdost ve akrabalarımız var.損傷に至らしめる外力には直達性と介達性とがある。
Üçüncü dereceden ve üstündeki akrabalar arasında evliliğe izin vardır.三姉妹の中で一番同世代や少し上の男性にモテ、結婚話になる場合が多い。
Akrabalarından bazıları şunlardır.そのうちの何人かは親族であった。
Büyükbabamın akrabaları şarap üreticisiydi.父母の家業はワインの卸売りであった。
Tüm bu ikramları cenazenin sahibi değil, akrabaları veya komşuları yapar.彼の葬儀に駆けつけた者は、朝廷の大臣ではなく親族や故吏ばかりであった。
Akrabaları ve yakınları tarafından vazgeçirildi.家族、親族からの代位弁済。
Sağdıç genellikle en yakın akrabalardan seçilir (sağdıca nikah düşmez).選択次第では主人公の仲間となる。
Kimi köylerin bugün bile Irak'ta (Musul) akrabaları vardır.現在でも、周防大島の住民は、ハワイに親戚を持つ者が数多くいる。
Kuş akrabaları gibi böcekçildir.似鳥の親戚である。
Kendi köylüsü ve akrabaları dışında kişilerle samimi ilişkiler kurmaktan kaçınırlar.自分の親族以外の人間を見下しているところがある。
Bazı akrabaları tutuklandı.人々が逮捕された。
En yakın akrabaları diğer Sahaptinler ile Nimipulardır.然士庶人各拜其親友多出實心。
Davet edilen damat tarafı, yakın akrabalarını alarak kız evine giderler.如果她三次回答是,那準新郎會被邀請去他們家中。
En yakın akrabaları, kardeş familyaları denilebilecek makigillerdir.基本上予人感覺是可以依靠的學姊。
Med hâkimiyetine akrabaları olan Ahamenişler son vermiştir.近世外戚富貴,必有驕溢之敗。
Diğer akrabaları gibi böcekçillerdir.像母親似的昆蟲朋友。
Bazı akrabaları tutuklandı.逮捕了许多教友。
Yakın akrabaları cücelerle sıkı ilişkiler içerisindedirler bu nedenle Alliance birliğinde yer alırlar.大石內藏助之親族,加入義盟,但是在圓山會議後脫盟。
Kendi aralarında ve akrabalarına danıştıktan sonra, eğer bir engel yoksa söz kesilir.형을 병과할 경우에도 형의 전부 또는 일부에 대하여 그 선고를 유예할 수 있다(동조 2항).
Akrabalarını ve tanıdıklarını buraya yerleştirmiştir.여기에 가족 및 친족들도 연좌되어 정배되었다.
Ev halkı evin reisi paterfamilias (ailenin babası), karısı, çocukları ve diğer akrabalardan oluşuyordu.가족의 개념에는 가부장(pater familias)과 아내, 자녀, 다른 친척이 포함되었다.
Doğdu ülke olan Kongo yerine Fransa'yı seçtiği için akrabaları ona "Frenchie" lakabını takmıştır.그는 그의 조국 콩고 민주 공화국 대신에 프랑스를 택한 것에 대해서 "프렌치" (Frenchie) 라는 별명을 친척들로부터 얻었다.
Akrabaları ve yakınları tarafından vazgeçirildi.후한말기 강족과 선비족에게 점령당하면서 폐지되었다.
Ensest (yasaksevi), yakın akrabalar arasında gönüllü ya da gönülsüz cinsel ilişkidir.근친상간(近親相姦)은 가족이나 가까운 친척들 사이의 성교 및 이에 준하는 성적 행위를 말한다.
Bayram ise sahte akrabalarının gerçek yüzünü anlamıştır ve mirası onlara vermemeye kararlıdır.귀실집사는 백제의 왕족으로 부여복신의 근친자라고 생각되지만, 정확한 가계는 알려져 있지 않다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod