Uzak bir akrabalarının kızıyla nişanlıdır.Был женат на своей дальней родственнице.
Bu sefer akrabaları onun mirasını büyük olabileceğini söyleyerek onları teselli etmeye çalışır.Делается это для того, чтобы родственники могли подтвердить, что это действительно тело их родственника.
Büyükbabamın akrabaları şarap üreticisiydi.Родители занимались виноторговлей.
Her anlamda bütün akrabalarım da tanıdıklarım da.«Ба! знакомые все лица.
Sonrasinda ailesini ve akrabalarini buraya yerleştirmiş.Затем стали съезжаться его родственники и соседи.
Annemin akrabalarından daha önceler Türkiyeye göç edənler olduğunu bilirim.أنا أعرف أن هناك من هاجر فيما قبل إلى تركيا من أقارب والدتي.
İlk akrabaları Yeni Gine ve Avustralya, 40.000 yıl önce Doğu Timor'a göçmeyi başarmıştır.الأولى مشابهة لمجموعات السكان الأصليين في غينيا الجديدة وأستراليا والذين وصلوا البلاد قبل 40000 سنة مضت.
Ayrıca kurbanların aileleri ve akrabalarına taziyelerini iletti.المجلس يقوم أيضا بالاحاطة بضحايا التعذيب وعائلاتهم.
İki adamında aileleri fotoğraftaki Viet Konglunun kendi akrabalarına çok benzediğini iddia etmiştir.وكلاهما يعرف أن العيش مع والد خالد في نفس المنزل سيؤدي للكثير من المشكلات.
Ölümünün ardından akrabaları imparatorluğu paylaştılar.بعد موته، تقاسم أبناءه ميراثهم.
Bunlardan şempanze ve bonobo %99'luk gen ikizi olarak insanın yaşayan en yakın akrabalarıdır.يعتبر قرد البونوبو أقرب القرود من الإنسان ، حيث يشترك معه في الجينات بنسبة 99%.
Ben ve ailem, akrabalarım yadırgadı.أنا وأنت وبابا في المشمش.
Mahallede yaşayan bütün ailelerin Bu bölgede akrabaları vardır.فقدت كل عائلة في القرية أحد أقاربها.
Büyükbabamın akrabaları şarap üreticisiydi.كان شتفان جورجه ابناً لأحد تجار النبيذ.
Fakat avın aile ve akrabalar ile ihtiyacı olan yabancılar arasında paylaşımı yalnızca kadınlarca yapılır.تعتمد بعض الطفيليات الخارجية، مثل الديدان المفلطحة وحيدة العائل، على الاتصال المباشر بين العوائل.
Bazı akrabaları tutuklandı.Alguns dos seus familiares foram presos.
Şehsüvar Bey'in kardeşleri ve akrabaları da tamamen çıplak olarak develer üzerine bindirilmişti.Os irmãos então se tornaram seus servos.
Babası dahil tüm akrabaları, onun da güçlü bir savaşçı olmasını istemekle kalmaz, zorunlu kılar.É também bastante duro com seu filho querendo que ele seja um guerreiro forte que nem ele.
Yakın akrabalarına ressam ve belgesel yönetmeni Eeli Aalto ve büyücü Simo Aalto dahildir.Seus parentes próximos incluem o pintor e diretor de documentário Eeli Aalto e o mágico Simo Aalto.
Ayrıca kurbanların aileleri ve akrabalarına taziyelerini iletti.Terríveis coisas aconteceram às vítimas e suas famílias.
Gizlice evlendiler fakat evlilik gelinini akrabaları tarafından iptal edildi.Eles se casaram em segredo, no entanto o casamento foi anulado pelos parentes de Felisa.
Çin'e varıldıktan sonra, Temeraire ailesiyle ve akrabalarıyla tanışır.Ele retornou ao Canadá, reunindo-se com sua esposa e filhos.
Mahallede yaşayan bütün ailelerin Bu bölgede akrabaları vardır.O presidente ainda tem vários parentes vivendo naquele país.
Alex hayatı pahasına eski aşkı Müslüman kadın Hana'nın kızını kendi akrabalarından kurtarmış olur.Carinhosamente, Juan ainda se preocupa com a garota muçulmana que ele resgatou.
Modern kasımpatılar yabani akrabalarından çok daha göz alıcı.As águias são versões mais sapientes que suas contrapartes terrestres.
21:18 Akrabaların için yas tut Lev.21h10 Gerry verifica os seus filhos.
Zaoutzes akrabaları sürgün edildi ya da manastırlarla kapatıldı ve ailenin gücü kesildi.Os parentes de Zautzes foram exilados ou confinados em mosteiros, e o poderoso clã desintegrado.
Diprotodon'ların varlıklarını sürdüren en yakın akrabaları vombatlar ve koala'dır.Eles pertencem à ordem Diprotodontia e são parentes dos vombates e coalas.
En yakın akrabaları Tzotzilcedir.Haar meest naaste verwant is het Tzotzil.
En yakın akrabaları koatilerdir.Tot hun naaste verwanten rekenen de Dolganen de Jakoeten.
Öte yandan Bathory’nin kimi akrabalarının da sicili pek parlak değildi.En zeker de broer van Lilly is zeker niet mis...
Akrabaları tarafından büyütüldü.Hij werd verder opgevoed door verwanten.
Akrabaları ve yakınları tarafından vazgeçirildi.Hij was omringd door zijn familie en vrienden.
Burada da kızın ve erkeğin akrabaları çeşitli hediyeler verirler.Vrienden en familie gaven ook geschenken aan elkaar.
Birinci derece akrabalarında akciğer kanseri olan kişilerde kanser geliştirme riski 2-4 kat artmaktadır.Verwanten van mensen met longkanker lopen een 2,4 maal zo hoog risico als anderen.
O sırada yakın akrabalarımdan bazılarını kaybettim...In die periode verlieten enkele familieleden de band.
En yakın akrabaları dilce birlikte üstgrup oluşturan Denağinalardır.De ribben zijn dichter bijeen nabij het midden.
Genelde akrabalardan gelin alınır.Vaak ging het om huwelijken met verwanten.
23:1 Davacının akrabaları şahitlik yapmamalı Deut.In de 23e druk komt de familie uiteraard niet voor.
Akrabaları tarafından büyütüldü.Był wychowywany przez krewnych.
Büyükbabamın akrabaları şarap üreticisiydi.Jego ojciec był plantatorem winorośli.
Eş dost ve akrabalar ziyaret edilir.Odwiedzili tam krewnych i przyjaciół.
Yakın akrabalarına ressam ve belgesel yönetmeni Eeli Aalto ve büyücü Simo Aalto dahildir.Jej krewnymi są m.in. malarz i reżyser filmów dokumentalnych Eeli Aalto oraz magik Simo Aalto.
Akrabalarından bazıları şunlardır.Wielu jego sąsiadów min.
Birinci derece akrabalarda bu hastalığı taşıyan birisi varsa hastalık riski 2 ila 3 kat daha yüksektir.Jeżeli w rodzinie choruje jedna osoba, jej krewni pierwszego stopnia są obarczeni 1-3% ryzykiem zachorowania.
Eğer dünürlük olumlu olursa "Eş dost ve akrabalarımız var."Masz problem z przyjacielem albo krewnym".
23:1 Davacının akrabaları şahitlik yapmamalı Deut.23Nie będziesz fałszywie świadczył przeciw bliźniemu twemu.
Akrabaları gibi böcekçildirler.Młode podobne są do rodziców.
Bu cinse mensup iki tür, insanın yaşayan en yakın akrabalarıdır.Släktet bildas av två arter som är människans närmaste nulevande släktingar.
Birinci derece akrabalarda bu hastalığı taşıyan birisi varsa hastalık riski 2 ila 3 kat daha yüksektir.Att ha en förstagradssläkting med sjukdomen ökar risken 2 till 3 gånger.
Dursley ailesi Harry Potter'ın yaşayan son akrabalarıdır.Huvudartikel: Familjen Dursley Familjen Dursley är Harry Potters sista levande släktingar.
Eş dost ve akrabalar ziyaret edilir.Man går på besök hos släkt och vänner.
En yakın akrabaları Akatekçe ile Hakaltekçedir.Deras nästa släkting är antagligen impalan.
Kuşların yaşayan en yakın akrabalarıdır.Hönsfåglarna är närmast släkt med ]na (Anseriformes).
Bu nedenle, soy olarak Gökben köylülerinin akrabalarıdır.Dessa är i sin tur systerklad till gökarna.
Dilce en yakın akrabaları Tivalar, en uzak olanlar ise Tovalar ile Kiyovalardır.Jämförd med artens närmaste släktingar är nosen förstorad och mera avrundad.
Yalnızca önleyen insanlar yani sihirli akrabalar, yaratıkların akrabalarını görür.Prepona magos ingår i släktet Prepona och familjen praktfjärilar.
Phascolarctidae familyasının yaşayan tek temsilcisidir ve en yakın akrabaları vombatlardır.Plantago unibracteata ingår i släktet kämpar, och familjen grobladsväxter.
Anadolu'da çeşitli illerde dolaştı, dost ve akrabalarında kaldı.Tideman tog med släkt och vänner dit.
Pastel renklerin hakim olduğu resimler yaptı ve daha çok dost ve akrabalarını resmetti.De gjorde ett par exemplar och gav till vänner och familj.