Akrabası Guanlong'unkine benzer varsayımsal tam tepe şeklini gösteren yaşam restorasyonuLife restoration showing hypothetical complete crest-shape, similar to that of the related Guanlong
Her erkek karısına, kızına, kız kardeşine ve diğer kadın akrabalarına okudu.Each man recited to his wife, his daughter, his sister and other female relatives.
Akraba(lar) Wallace Beery (kardeşi)Relatives Wallace Beery (brother)
Baba tarafından Kirel'in Holokost'ta öldürülen akrabaları var. [1]On her father's side, Kirel has relatives who were killed in the Holocaust.[3]
Oskanca bu sebeple Umbriyaca'yla yakın akrabadır.Oscan is therefore a close relative of Umbrian.
Kimyasal akrabalarChemical relatives
Müslüman ülkelerde gözlenen endogami, esas itibariyle akraba evlilikleridir.Despite this, endogamy is common in some Muslim-majority countries.
Babilliler, Asurlu akrabaları gibi, Mısır'a karşı zafer kazandılar.The Babylonians, like their Assyrian relations, were victorious over Egypt.
Uzak akrabalarının bazılarının adalarda büyük gücü ve serveti vardı.Some of his distant family had great power and fortune in the islands.
Burada kahve eken akrabaları tarafından bakıldı.Here he was taken care of by relatives engaged in coffee-planting.
Endopterygotlar içinde Neuropterida'nınsınıfının yaşayan en yakın akrabaları kın kanatlılardır .Within the endopterygotes, the closest living relatives of the neuropteridan clade are the beetles.
Babur, bahçenin sahipleri olan akrabalarına 1.000 miskal para ödemiştir.Babur paid 1,000 coined misqal to his kinsmen, the owners of the garden, and laid her there.
Birçok yerleşimci de akrabalarını çağırdı.Many settlers also sent for their relatives.
Bu modern organizmalar, LUCA'nın hayatta kalan en yakın akrabaları arasında olabilir.[2]These modern organisms may be among the closest surviving relatives of the LUCA.[69]
Kocasıyla birlikte, akrabalarının bazılarını okumaları için destekledi.Together with her husband, she supported several relatives of their relatives to study.
Edward Everett Hale aynı zamanda Richard Everett'in soyundandı ve Helen Keller ile akrabaydı.Edward Everett Hale was also a descendant of Richard Everett and related to Helen Keller.
Bütün arkadaşlarım ve akrabalarım ölü.Alle meine Freunde und Verwandten sind tot.
Ne kadar sıklıkta akrabalarını ziyaret ediyorsun?Wie häufig besuchst du deine Verwandten?
Canım akrabalarım ve dostlarım hayırlı ramazan bayramı candan dilerim.Meinen lieben Verwandten und Freunden wünsche ich von Herzen ein gesegnetes Ramadanfest.
"Yaptığınız ayıp sizin, bir de akraba olacaksınız.Sie lautet (Teil entfernt) Und diese Tat habt Ihr mit Eurem Tod besiegelt.
Büyükbabamın akrabaları şarap üreticisiydi.Prölls Eltern waren Weinbauern.
Ancak akrabalık dereceleri daha kesinlik kazanmamıştır.Niemand ist treffsicherer als sie.
Yusuf beş yıldır annesi ile yaşayan bu uzak akrabadan habersizdir.Yusuf wusste nichts von diesem Mädchen, das schon seit fünf Jahren mit seiner Mutter zusammenlebte.
Yeleli kurt bilindik asıl kurt ile akraba değildir.Der Mähnenwolf ist mit dem eigentlichen Wolf nur entfernt verwandt.
Tek köpek türü olarak boz tilki (ve akrabası olan ada boz tilkisi), ağaçlara tırmanabilir.Als einzige Hunde können Graufüchse (und ihre Verwandten, die Insel-Graufüchse) auf Bäume klettern.
De Tounens'in çocuğu olmamasına rağmen, bazı akrabaları krallığın varisliği üzerine hak iddia etmişlerdir.Obwohl de Tounens keine Kinder hatte, eignete sich seine Verwandtschaft den Titel an.
Bunların bir kısmı benim akrabalarım.Wir sind dann wohl die Angehörigen.
Hemen hemen herkes birbiriyle hısım akraba.Fast alle Personen sind miteinander verwandt.
Ancak penguenlerle yakın akrabalıkları yoktur.Nie waren uns Pinguine so nah.
Bir akrabasıyla evli olmasına rağmen, Artabanes sonunda Praejecta ile nişanlandı.Obwohl er schon mit einer seiner Verwandten verheiratet war, verlobte sich Artabanes mit Praejecta.
Uzun süre And çakalı gibi Güney Amerikalı tilkilerle akrabalığı olduğu tahmin edilmiştir.Lange wurde eine Verwandtschaft mit südamerikanischen Kampfüchsen wie dem Andenschakal vermutet.
Guava ile uzaktan bir akrabalığı vardır.Sie ist nur entfernt mit den Guaven verwandt.
Bu tezde birleşen bilim adamlarına göre de Türklerle Mayaların akraba olduklarını söylemek yanlış değildir.In diesem Buch vertrat er die Ansicht, dass die Kurden nicht mit den Medern verwandt seien.
"Biz çok uzaktayız fakat kalbimiz Fransa'daki akrabalarımız ve arkadaşlarımızla birlikte.Nun ist es so, meine Herren, dass wir uns weit von unserem Lande und unseren Freunden befinden.
Daha sonra akraba,eş-dost ziyaretleri bayram bitinceye kadar sürer.Sie bleiben danach gemeinsam bei den Verwandten bis zum Ferienende.
Suliformes takımının ise Pelecaniformes ile ancak uzaktan akraba olduğu görülmektedir.Schwertlilien sind trotz ihres Namens nur entfernt mit Lilien verwandt.
Mezgit ve Bakalyaro ile yakın akrabadır.Sie ist nahe verwandt mit Sasak und Sumbawa.
En yakın akrabaları armut ve malta eriğidir.Ihre engsten Verwandte sind die Schleichen und die Ringelschleichen.
Köy halkı içinde yabancı yoktur ve hepsi akrabadır.Sie gehören allesamt zur Innenstadt und sind keine eigenen Stadtteile.
Birbirine akraba ev halkları bir aile (gens) oluştururlardı.Eine Familie (Mattheiß Moschel) bewohnte den Ort zeitweise allein.
Birbirleriyle akraba gibi olmuştur.Sie waren wie füreinander geschaffen.
Halk genelde birbirleri ile akrabadır.Die Mitglieder sind in der Regel miteinander verwandt.
Şehsüvar Bey'in kardeşleri ve akrabaları da tamamen çıplak olarak develer üzerine bindirilmişti.Ihren Teamkolleginnen Yao und Bai wurde der Vorzug gegeben.
Sığırcığın en yakın akrabası kara sığırcıktır.Der nächste Verwandte des Eisbären ist der Braunbär.
Sheila Gish ünlü aktör Ewan McGregor ile akrabadır.Sheila Gish war die Tante des bekannten schottischen Schauspielers Ewan McGregor.
Böylece, akrabalıklar kaybolmuş, aileler parçalanmıştır.Die Stadt ist zerstört, seine Angehörigen verschwunden.
En yakın akrabaları örümcek maymunugillerdir (Atelidae).Ihre nächsten Verwandten sind die Faultiere (Folivora).
Terapi için Almanya'daki akrabasının yanına tedâvi için yollandı.Zur Therapie wurde er nach Deutschland zu seinem Onkel geschickt.
Xenarthra takımlarının akrabalığı hakkında hiçbir şüphe yoktur.Über Schriften des Xenophilos ist nichts bekannt.
Akrabaları tarafından büyütüldü.Sie wuchs dann bei Verwandten auf.
Eskişehir, Afyon ve Kütahya civarında 7 köy birinci dereceden birbiriyle akrabadır.Über Bronchitis, Asthma oder Erschöpfung klagt bereits jeder siebte Bewohner.
Sincapgillere çok benziyor olsalar da onlar ile yakın bir akrabalıkları yoktur.Sie ähneln damit etwas den Haarsternen (Comatulida), mit denen sie aber nicht näher verwandt sind.
Sonrasında ise dört akrabasıyla birlikte tutuklandı.Danach wird sie von vier von ihnen vergewaltigt.
Bayağı kurt ile çok yakın akrabadır.Sie ist sehr eng mit der Wolfsmilch-Rindeneule verwandt.
Zhuangcanın bu akrabalığı, Çinceyle akrabalığından daha yakındır.Damit sind sie wesentlich größer als die ihnen verwandten Chinchillas.
Ryukyuca ile ilişkilidir; fakat diğer dillerle herhangi bir akrabalığı kanıtsız kalmıştır.Niwchisch ist eine isolierte Sprache, also mit keiner anderen bekannten Sprache genetisch verwandt.
Bazı durumlarda bir akraba gurubu bir araya gelmiştir.In einigen Fällen konnten Verwandte wieder zusammengeführt werden.
Yakın akraba ve ailesine mali yardımlarda bulundu.Dabei wurde sie von ihrer Familie und Verwandten in Europa finanziell unterstützt.
Ayrıca Håkon İsveç kraliyet ailesiyle de akrabaydı.Leopold ist verwandt mit dem schwedischen Königshaus.
Bu cinse mensup iki tür, insanın yaşayan en yakın akrabalarıdır.Beide Spezies sind die biologisch engsten Verwandten des Menschen.