Ana içeriğe geç
Sözlük

akraba ile cümle

akraba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çevredeki Yörük köyleriyle akrabalıkları vardır.Zudem bestanden mit benachbarten Dörfern territoriale Verbünde.
İnsanla şempanzenin akrabalığını tartışmak üzere başta davranışlar olmak üzere incelemeler başlatıldı.Danach begannen Verhandlungen zur Teilung des väterlichen Erbes.
Tüm akrabalarını yitirdikten sonra annesinin ailesi yanına taşındı.Andernfalls wären sie alle nach dem Tod ihrer Mutter mittellos geworden.
Akrabalık bağına rağmen padişahla ilişkisi daima mesafeli oldu.Das fürstliche Ehepaar hatte trotz des zerrütteten Verhältnisses noch Kontakt.
Yakın akrabası Çin aligatorundan daha büyüktür.Die Einstiegsränge waren meist höher als ihre chinesischen Äquivalente.
Ancak genetik araştırmalar bu iki cinsin o kadar yakın akraba olmadığını göstermiştir.Genetische Untersuchungen haben jedoch gezeigt, dass sie nicht allzu nahe mit diesen verwandt sind.
Bu sefer akrabaları onun mirasını büyük olabileceğini söyleyerek onları teselli etmeye çalışır.Er will ihr endlich sagen, dass er Angst davor hat, dass sein Erbgut geschädigt sein könnte.
Çoğunun görünüşleri sardalyalara benzer ama bunlarla akrabalıkları yoktur.Die Fische ähneln dem Gründling, sind aber nicht mit diesem verwandt.
Bunun dışında uzaktan akrabası Hindistan Cevizinin aksine fazla sulamaya da ihtiyaç duymaz.Sie benötigt anders als der Indische Wasserfreund jedoch eine sehr gute Beleuchtung.
Dua bitince askere gidecek gençler orada bulunan yaşlıların elini öperler ve akrabalarıyla vedalaşırlar.Plötzlich schütteln sie einander zum Abschied die Hände und der junge Mann geht.
İnbred — yakın akraba eşleştirmesi demektir.Sie fühlen sich den Bischarin am nächsten verwandt.
1474-1477 yılları arasında Laurana, akrabası Luciano Laurana'nın çalıştığı Urbino'da üç yıl geçirdi.De 1474 à 1477, il part à Urbino pour trois ans, où travaille son parent Luciano Laurana.
En yakın akrabaları Tzeltalcadır.Son plus proche parent est le tzeltal.
Phocas, birkaç akrabası ve destekçisi ile idam edildi.Phocas est executé aux côtés de plusieurs de ses parents et fidèles.
Bu hipotez akraba seçilimi teorisinin genişletilmiş halidir.Cette hypothèse est une extension de la théorie de la sélection de parentèle.
Hererolara akrabadırlar ve benzer bir dil konuşurlar.Ils ont des points de vue et un langage similaire.
Tımar etme işlemi akrabalık derecesine de bağlıdır.L'évitement de l'inceste est proportionnel au degré de parenté.
Sonrasında ise dört akrabasıyla birlikte tutuklandı.Il est finalement arrêté en compagnie de quatre autres complices.
Bu iki mavi renkli tür, kuzeybatı Avustralya’da yaşayan Malurus coronatus türü ile yakın akrabadır.Ces deux espèces sont étroitement liées au Mérion couronné du nord-ouest de l'Australie.
Ona ailenin uzaktan akrabası olduğunu iddia ettiği İngiliz radikal politikacı John Wilkes'ın ismi verildi.Il devait son prénom au révolutionnaire britannique John Wilkes, dont la famille se disait cousine.
Ötleğengiller (Sylviidae) veya Pardalotidae ile akraba değildirler.Ne doit pas être confondu avec Surville (Eure) ou Surville (Manche).
Bu diller arasında derin akrabalık ilişkileri olmayıp bazılarının arasında genetik ilişkiler görülür.On manque d'éléments qui établissent une relation génétique entre ces langues.
Kendisi valinin eşinin bir akrabası olur.Devint comte en droit de sa femme.
Akrabaları ve yakınları tarafından vazgeçirildi.Elle fut confiée à des amis ou des proches.
Tukanların en yakın akrabaları Capitonidae familyasıdır.Les actionnaires sont des proches parents du défunt.
Büyükbabamın akrabaları şarap üreticisiydi.Son grand-père maternel était un marchand de vin.
"Yaptığınız ayıp sizin, bir de akraba olacaksınız.À part un associé que Tu détiens, lui et ce qu'il y a en sa possession».
Ancak penguenlerle yakın akrabalıkları yoktur.En revanche, aucune parenté étroite n’existe avec les Papous.
Yusuf beş yıldır annesi ile yaşayan bu uzak akrabadan habersizdir.Yusuf apprend la connaissance de cette nièce éloignée qui a vécu et pris soin de sa mère pendant cinq ans.
Belçika Kralı II. Albert'in eşi ile akrabadır.Il est le père de la reine Paola, épouse du roi Albert II de Belgique.
Akraba evliliği hoş karşılanmaz ve ayıp sayılır.Son mariage fut également orageux et malheureux.
Bazı akrabaları tutuklandı.Ses membres sont arrêtés.
Ancak akrabalık bağları çok az olan kişi fakir sayılabilirdi.Le pauvre étant celui qui possède peu de liens de parenté.
Halk genelde birbirleri ile akrabadır.En général elles sont très proches l'une de l'autre.
Gizlice evlendiler fakat evlilik gelinini akrabaları tarafından iptal edildi.Son fiancé aurait annulé leur mariage.
Yalı Sadullah Paşa'nın uzak bir akrabası olan Emel Esin'e aittir.Est sur le point d'hériter de la fortune de Josiah Crosley, un parent éloigné.
Yaban kanaryası (Serinus canaria) ile çok yakın akrabadır.Le Canari est la forme domestiquée du Serin des Canaries (Serinus canaria).
Kalkmak kelimesi ile akrabadır.La parenté avec « Kopf » est probable.
Warner kardeşlerin uzaktan akrabasıdır. ^ SchlesingerSobriquet des habitants : Schlenzer.
Kış günlerinde "arabaşı" yemeği yapılır ve akrabalar, komşular ve dostlar davet edilir.Le matin, le soumalak encore chaud est offert aux voisins, proches et amis.
Davet edilen damat tarafı, yakın akrabalarını alarak kız evine giderler.À la demande de l'inconnue, les jeunes filles la ramènent chez elle.
Cinsin bireyleri Dispholidus typus ile yakın akrabadırlar.Spécimen de Dispholidus typus.
Bu türün en yakın akrabası ise Orta Asya’da yaşamaktadır.Son plus proche parent est l'Éléphant d'Asie.
Tom'un Avustralya'da akrabaları olduğunu biliyor muydun?¿Sabías que Tom tiene familia en Australia?
Bildiğim kadarıyla Boston'da hiç akrabam yok.Que yo sepa no tengo familia en Boston.
1474-1477 yılları arasında Laurana, akrabası Luciano Laurana'nın çalıştığı Urbino'da üç yıl geçirdi.En 1474-1477 Laurana pasó tres años en Urbino, trabajando con Luciano Laurana.
Cheyenne Dilinin en yakın akrabaları Arapaho ve Ojibwa (Chippewa) dilleridir.Los idiomas más próximos al cheyene son el arapajó y el ojibwa (chippewa).
Bu hipotez akraba seçilimi teorisinin genişletilmiş halidir.Esta hipótesis es una extensión de la teoría de selección familiar.
(Honaz’da akrabamız vardır ama bilinmez) Biz hiç keçi beslememişiz.Nosotros no nos hemos asociado a él, como tampoco oramos detrás de él”.
Modern kasımpatılar yabani akrabalarından çok daha göz alıcı.Los modernos crisantemos son mucho más decorativos que sus parientes silvestres.
Eğer ikincisi geçerliyse, bu akraba ilişikisi her tür evliliğe engeldir.De ser el primer caso, la relación familiar excluiría cualquier matrimonio.
Holmes insanlara onun Kaliforniya'daki akrabalarını ziyarete gittiğini söyler.Me dijo que fuera a verlo a su casa en California.
Ayla, kızıyla beraber akrabalarının yanına gider.Consuela llega a su casa con su familia.
Uzaktan Winston Churchill'in akrabasıydı.Fue antepasado de Winston Churchill.
İki Soylu Akraba - Tüm metin İngilizce.Los dos nobles caballeros Texto completo en inglés.
Akraba evlilikleri vardır.Tener relaciones matrimoniales.
Deutscher'in kanalı aslında sadece yakın akrabaları için açılmış özel bir kanaldı.Originalmente el canal de Deutscher fue creado para compartir con parientes cercanos.
Julianus öldüğünde geriye tek bir akrabası, anne tarafından kuzeni Procopius kalmıştı.Cuando murió Juliano había dejado un pariente vivo, un primo materno llamado Procopio.
Üçüncü dereceden ve üstündeki akrabalar arasında evliliğe izin vardır.La familia debe casarse entre sí con sus primos de primero y segundo grado.
Yani daha baştan Abdallılar ve Gavrazlılar akraba olmuş ve her zaman birbirlerine yakın olmuşlardır.¿Sabe?, los pobres y los putos, siempre coincidimos.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
akraba ile cümle - Sayfa 10 - akraba kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App