Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.Nu ved bestanden og ære i min slægt, strejke For ham død, jeg holder det ikke en synd.
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.Nyní, zásob a čest svého rodu, právo na stávku za mrtvého držím to není hřích.
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.Nyt on varastossa ja kunnia minun sukua, lakko hänet kuolleena en pidä sitä ole syntiä.
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.Ora, il brodo e l'onore dei miei parenti, per colpire lui morto tengo Non è un peccato.
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.Sekarang, dengan saham dan kehormatan keluargaku, Untuk mencapai dia mati saya memegangnya bukan dosa.
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.Teraz, przez czas i cześć moich krewnych, uderzyć go martwego trzymam nie jest grzechem.
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.Teraz, zásob a česť svojho rodu, právo na štrajk za mŕtveho držím to nie je hriech.
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.Zdaj, po zalog in čast moje sorodnike, do stavke mrtvega sem jo ima, ne greh.
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.Τώρα, από το απόθεμα και η τιμή του συγγενείς μου, για την απεργία τον νεκρό Κρατώ αυτό δεν είναι αμαρτία.
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.Сега, от запаса и честта на рода ми, да се намери смъртта му аз държа да не е грях.
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.Теперь, акции и честь моего рода, чтобы ударить его мертвым Я считаю, это не грех.
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.כעת, על ידי המניה והכבוד של קרובי משפחה שלי, כדי להכות אותו מת אני מחזיק אותו לא חטא.
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.الآن ، من قبل البورصة وشرف أقاربي ، إلى ضربه بالرصاص انا اقدر انها ليست خطيئة.
Şimdi, benim akrabası stok ve onur, ben bir günah değil tutun onu ölü grev için.キャピュレットなぜ、どのように今、親類!何のために嵐をそう?
Şimdi size bazi akrabaları tanıtacağım.A continuación voy a presentarles a algunos familiares.
Şimdi size bazi akrabaları tanıtacağım.Ensuite je vais vous présenter quelques proches.
Şimdi size bazi akrabaları tanıtacağım.Jetzt stelle ich Ihnen ein paar Verwandte vor.
Şimdi size bazi akrabaları tanıtacağım.다음은 여러분들께 비슷한 것들을 보여드리죠.
Şimdi size bazi akrabaları tanıtacağım.Następnie przedstawię państwu paru krewnych.
Şimdi size bazi akrabaları tanıtacağım.Nu ga ik jullie voorstellen aan een paar verwanten.
Şimdi size bazi akrabaları tanıtacağım.Nu vil jeg vise jer nogle familiemedlemmer.
Şimdi size bazi akrabaları tanıtacağım. Onlar kıllı, kokulu, hızlı ve güçlü.Vă prezint câteva rude: păroase, urât mirositoare, rapide şi puternice.
Şimdi size bazi akrabaları tanıtacağım.Ora vi presento alcuni parenti.
Şimdi size bazi akrabaları tanıtacağım.Tiếp theo tôi sẽ giới thiệu một vài người bà con.
Şimdi size bazi akrabaları tanıtacağım.V nadaljevanju vam bom predstavil nekaj sorodnikov.
Şimdi size bazi akrabaları tanıtacağım.Στη συνέχεια θα σας συστήσω κάποιους συγγενείς.
Şimdi size bazi akrabaları tanıtacağım.Сейчас я познакомлю вас с некоторыми родственниками.
Şimdi size bazi akrabaları tanıtacağım.Тепер я познайомлю вас із деякими родичами.
Şimdi size bazi akrabaları tanıtacağım.Ще ви запозная с някои роднини.
Şimdi size bazi akrabaları tanıtacağım.כעת אכיר לכם כמה קרובי משפחה.
Şimdi size bazi akrabaları tanıtacağım.بعد ذلك سوف أعرض لكم بعض الأقارب.
Şimdi size bazi akrabaları tanıtacağım.毛深くて 臭くて 速くてて強いものです
Siteleri trafik alıyordu ve bir müşteriden sipariş aldılar. Müşteri akrabaları değildi.Mieli już tłok na stronie i otrzymali zamówienie od pierwszego klienta, który wcale nie był żadnym krewnym.
Sizin uzak akrabalarınızdan biri değil mi, efendim?Är han inte din släkting, frun?
Sizin uzak akrabalarınızdan biri değil mi, efendim?Ele não é um parente seu afastado, minha senhora?
Sizin uzak akrabalarınızdan biri değil mi, efendim?Er han er ikke i familie med dig?
Sizin uzak akrabalarınızdan biri değil mi, efendim? Hayır.-Eikö poika ole teille sukua?
Sizin uzak akrabalarınızdan biri değil mi, efendim?Ma non è suo parente alla lontana, signora?
Sizin uzak akrabalarınızdan biri değil mi, efendim?Nie jest pani dalekim krewnym?
Sizin uzak akrabalarınızdan biri değil mi, efendim?No es de un pariente lejano suyo, ¿señora?
Sizin uzak akrabalarınızdan biri değil mi, efendim?Δεν είναι δικός σας συγγενής;
Sizin uzak akrabalarınızdan biri değil mi, efendim?Значит, вам он не родственник, мэм?
Sol tarafta konteyner yüksek konsantrasyon vardı. Tüm akraba, doğru mu?Der Behälter auf der linken Seite hatte eine höhere Konzentration.
Sol tarafta konteyner yüksek konsantrasyon vardı. Tüm akraba, doğru mu?Seu eu tiver, deixe me ver, o mesmo container
Soy kütüğüne göre İssakar boylarına bağlı akrabalarından savaşacak durumda olanların sayısı 87 000di.Bratří také jejich po všech čeledech Izachar, mužů udatných osmdesáte sedm tisíců, všech vyčtených.
Soy kütüğüne göre İssakar boylarına bağlı akrabalarından savaşacak durumda olanların sayısı 87 000di.그 형제 잇사갈의 모든 종족은 다 큰 용사라 그 보계대로 계수하면 팔만 칠천인이었더라
Soy kütüğüne göre İssakar boylarına bağlı akrabalarından savaşacak durumda olanların sayısı 87 000di.ואחיהם לכל משפחות יששכר גבורי חילים שמונים ושבעה אלף התיחשם לכל׃
Soy kütüğüne göre İssakar boylarına bağlı akrabalarından savaşacak durumda olanların sayısı 87 000di.واخوتهم حسب كل عشائر يساكر جبابرة بأس سبعة وثمانون الفا مجمل انتسابهم
Soy kütüğüne göre İssakar boylarına bağlı akrabalarından savaşacak durumda olanların sayısı 87 000di.他 們 的 族 弟 兄 在 以 薩 迦 各 族 中 、 都 是 大 能 的 勇 士 、 按 著 家 譜 計 算 、 共 有 八 萬 七 千 人
Soy kütüğüne göre İssakar boylarına bağlı akrabalarından savaşacak durumda olanların sayısı 87 000di.他 們的族 弟兄 在 以 薩迦 各 族 中 、 都 是 大能 的 勇士 、 按 著 家譜計 算 、 共 有 八 萬 七千 人
Sözcüğün tarihsel katmanları akrabalarını içerir: "only", "once", "eleven" ve hatta "a", "an" ve "any"."one"를 이루는 역사의 막은 자신의 친척들도 포함하는데, "only", "once, "eleven" 심지어 "a", "an", "any"가 그 친척들이죠.
Sözcüğün tarihsel katmanları akrabalarını içerir: "only", "once", "eleven" ve hatta "a", "an" ve "any".השכבות ההסטוריות של "אחד" כוללות את הקרובים שלה "רק," פעם אחת," אחד עשרה," ואפילו "ה," "הזה," ו "כל."
Spelling Spider spelling bee'nin akrabası yani kuzeni.A aranha soletradora é uma prima da abelha soletradora.
Spelling Spider spelling bee'nin akrabası yani kuzeni.A Spelling Spider pedig a "spelling bee" rokona.
Spelling Spider spelling bee'nin akrabası yani kuzeni.스펠링 스파이더는 스펠링 비(bee)의 사촌격이라고 할 수 있지요 스펠링 스파이더는 스펠링 비(bee)의 사촌격이라고 할 수 있지요
Spelling Spider spelling bee'nin akrabası yani kuzeni.De spellende spin is een nicht van de spellende bij [spelling bee = dicteewedstrijd].
Spelling Spider spelling bee'nin akrabası yani kuzeni.Die Spelling Spider ist eine Kusine der Spelling Bee.
Spelling Spider spelling bee'nin akrabası yani kuzeni. (Gülüşmeler)Spelling Spider (chú nhện đánh vần) cùng họ hàng với từ spelling bee (chú ong đánh vần) (Cười)
Spelling Spider spelling bee'nin akrabası yani kuzeni.Il Ragno Ortografico è un cugino dell'Ape Ortografica.
Spelling Spider spelling bee'nin akrabası yani kuzeni.La araña ortográfica es prima de la abeja ortográfica.