Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.فقال الولي لبوعز اشتر لنفسك. وخلع نعله
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.那 人 對 波 阿 斯 說 、 你 自 己 買 罷 、 於 是 將 鞋 脫 下 來 了
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.那 人 對 波阿斯說 、 你自己 買罷 、 於是 將鞋脫 下 來了
Bunlardan biri insan dilleri arasındaki uzak akrabalıklar.Az egyik a távoli rokonság az emberi nyelvek között.
Bunlardan biri insan dilleri arasındaki uzak akrabalıklar.Eén van die dingen is de verre verwantschap tussen menselijke talen.
Bunlardan biri insan dilleri arasındaki uzak akrabalıklar.Eins betrifft entfernte Verwandtschaften zwischen menschlichen Sprachen.
Bunlardan biri insan dilleri arasındaki uzak akrabalıklar.En är avlägsna relationer mellan mänskliga språk.
Bunlardan biri insan dilleri arasındaki uzak akrabalıklar.Ena stvar je daljna povezava med človeškimi jeziki.
Bunlardan biri insan dilleri arasındaki uzak akrabalıklar.Én ting er fjerne forbindelser mellem menneskesprog.
Bunlardan biri insan dilleri arasındaki uzak akrabalıklar.Jedna z nich to dalekie pokrewieństwa między ludzkimi językami.
Bunlardan biri insan dilleri arasındaki uzak akrabalıklar.Jednou z nich sú vzdialené vzťahy medzi ľudskými jazykmi.
Bunlardan biri insan dilleri arasındaki uzak akrabalıklar.그 중 하나는 멀리 떨어져있는 언어들 간의 관계입니다
Bunlardan biri insan dilleri arasındaki uzak akrabalıklar.Kupříkladu vzdálené vztahy mezi lidskými jazyky.
Bunlardan biri insan dilleri arasındaki uzak akrabalıklar.Một trong số đó là về những mối quan hệ tương đồng nào đấy giữa các ngôn ngữ của nhân loại.
Bunlardan biri insan dilleri arasındaki uzak akrabalıklar.Oдна из них отдаленные связи между языками различных народов мира
Bunlardan biri insan dilleri arasındaki uzak akrabalıklar.Salah satunya adalah hubungan jauh antara semua bahasa manusia.
Bunlardan biri insan dilleri arasındaki uzak akrabalıklar.Uma delas é as relações longínquas entre as línguas humanas.
Bunlardan biri insan dilleri arasındaki uzak akrabalıklar.Una de ellas son las relaciones lejanas entre las lenguas humanas.
Bunlardan biri insan dilleri arasındaki uzak akrabalıklar.Una din ele este relaţia distantǎ dintre limbile umane.
Bunlardan biri insan dilleri arasındaki uzak akrabalıklar.Una di queste e' il rapporto distante che esiste fra le varie lingue.
Bunlardan biri insan dilleri arasındaki uzak akrabalıklar.Une de ces choses est les parentés éloignées entre les langues humaines.
Bunlardan biri insan dilleri arasındaki uzak akrabalıklar.Yksi kohde on kielien kaukaiset sukulaisuussuhteet
Bunlardan biri insan dilleri arasındaki uzak akrabalıklar.Ένα πράγμα είναι οι μακρινές σχέσεις μεταξύ των ανθρώπινων γλωσσών
Bunlardan biri insan dilleri arasındaki uzak akrabalıklar.Едно от тях е далечените връзки между човешките езици.
Bunlardan biri insan dilleri arasındaki uzak akrabalıklar.Одна із них - це віддалені зв"язки між мовами різних народів.
Bunlardan biri insan dilleri arasındaki uzak akrabalıklar.תחום אחד הוא קשרים מרוחקים בין השפות האנושיות.
Bunlardan biri insan dilleri arasındaki uzak akrabalıklar.أمر واحد هو العلاقات البعيدة بين اللغات الانسانية
Bunlardan biri insan dilleri arasındaki uzak akrabalıklar.其中一件就是關於人類語言的距離關係。
Bunlardan biri insan dilleri arasındaki uzak akrabalıklar.米国や西欧の歴史言語学の専門家たちはもっぱら、
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.A ich bratia, Leviti, boli oddaní ku každej službe príbytku domu Božieho.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Bratří pak jejich Levítové jiní oddáni jsou ke všelikému přisluhování příbytku domu Božího.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Các anh em chúng, là những người Lê-vi khác, đều được cắt làm mọi việc trong đền tạm của Ðức Chúa Trời.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Các anh_em chúng , là những người Lê-vi khác , đều được cắt làm mọi việc trong đền tạm của Ðức_Chúa_Trời .
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Deres Brød Leviterne var pligtige at gøre alt Arbejdet ved Guds Hus's Bolig;
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.És testvéreik, a Léviták rendeltetnek vala az Isten háza hajlékának egyéb szolgálatjára.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Fraţii lor, Leviţii, erau însărcinaţi cu toată slujba locaşului Casei lui Dumnezeu.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Hun familieleden (alle andere Levieten) waren belast met allerlei andere taken in de tabernakel.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Ihre Brüder aber, die Leviten, waren gegeben zu allerlei Amt an der Wohnung des Hauses Gottes.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.In njih bratje, leviti, so bili določeni za vso službo pri prebivališču hiše Božje.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.저희의 형제 레위 사람들은 하나님의 집 장막의 모든 일을 맡았더라
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Leurs frères, les Lévites, étaient chargés de tout le service du tabernacle, de la maison de Dieu.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Mas Arão e seus irmãos, os levitas, foram designados para todo o serviço do tabernáculo da casa de Deus.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Tugas-tugas lain di rumah ibadat diserahkan kepada rekan-rekan mereka orang Lewi juga
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Y sus hermanos, los levitas, fueron asignados a todo el servicio del tabernáculo de la casa de Dios
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.και οι αδελφοι αυτων οι Λευιται, διωρισμενοι εις πασας τας υπηρεσιας της σκηνης του οικου του Θεου.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Братья их левиты определены на всякие службы при доме Божием;
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.и братята на левитите, които бяха определени за цялата служба в скинията на Божия дом.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.ואחיהם הלוים נתונים לכל עבודת משכן בית האלהים׃
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.واخوتهم اللاويون مقامون لكل خدمة مسكن بيت الله.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.他 們 的 族 弟 兄 利 未 人 、 也 被 派 辦 神 殿 中 的 一 切 事
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.他 們的族 弟兄 利未 人 、 也 被 派辦 神殿 中的 一切事
Bunu imzaladığınızda... Prenses bir kez daha, Prens Han'ın akrabası olacak.Ha ezt aláírja, a hercegnő az elhunyt Lee Han herceg lány lesz.
Bunun için merhumun doğumundan ölümüne kadar olan akrabalarını kapsayan bir veraset ilamına gerek vardır.Det krävs även ämbetsbevis (virkatodistus), som du får från magistraten eller kyrkoherdeämbetet.
Bunun için merhumun doğumundan ölümüne kadar olan akrabalarını kapsayan bir veraset ilamına gerek vardır.Para ello se necesita una relación de parentesco completa del fallecido, desde su nacimiento hasta su muerte.
Bunun için merhumun doğumundan ölümüne kadar olan akrabalarını kapsayan bir veraset ilamına gerek vardır.Pour cela, il faut un extrait d'état civil complet couvrant la vie du défunt de la naissance jusqu'au décès.
Bunun için merhumun doğumundan ölümüne kadar olan akrabalarını kapsayan bir veraset ilamına gerek vardır.Sitä varten tarvitaan sukuselvitys vainajasta syntymästä kuolemaan saakka.
Bunun için merhumun doğumundan ölümüne kadar olan akrabalarını kapsayan bir veraset ilamına gerek vardır.Для этого требуется справка о составе семьи покойного (метрическое свидетельство).
Bu olay akraba seçilimi olarak bilinen bir prensibe göre gerçekleşiyor.A stało się to przez zasadę zwaną doborem krewniaczym.
Bu olay akraba seçilimi olarak bilinen bir prensibe göre gerçekleşiyor.Avvenne per il principio noto come selezione parentale.
Bu olay akraba seçilimi olarak bilinen bir prensibe göre gerçekleşiyor.Ça s'est passé par le biais d'un principe connu sous le nom de sélection de parentèle.