Ana içeriğe geç
Sözlük

akraba ile cümle

akraba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Bu bir akrabanın ölümü gibidir, yada bir hortum, kasırga veya bir deprem.כמו מוות של קרוב משפחה, או ציקלון, או הוריקן, או רעידת אדמה.
Bu bir akrabanın ölümü gibidir, yada bir hortum, kasırga veya bir deprem.انها مثل وفاة أحد الأقارب ، أو دوّامة، أو إعصار ، أو زلزال.
Bu bir akrabanın ölümü gibidir, yada bir hortum, kasırga veya bir deprem.サイクロン、ハリケーンや地震など 自分ではどうすることも出来ない事
Bu da uzaktan akraba olduğumuzu gösteriyordu. Aslında buz adam Ozzie ile aynı soydan geliyorduk.De fapt, avem aceeași genealogie cu Ozzie omul gheții.
Bu da uzaktan akraba olduğumuzu gösteriyordu. Aslında buz adam Ozzie ile aynı soydan geliyorduk.Közös genealógián osztozunk Ötzivel, a jégemberrel.
Bu da uzaktan akraba olduğumuzu gösteriyordu. Aslında buz adam Ozzie ile aynı soydan geliyorduk.We deelden dezelfde genealogie met Ötzi De IJsman.
Bu da uzaktan akraba olduğumuzu gösteriyordu. Aslında buz adam Ozzie ile aynı soydan geliyorduk.Всъщност имаме същото родословие като Ози, човекът от ледниковият период.
Bu da uzaktan akraba olduğumuzu gösteriyordu.Das bedeutet, dass wir entfernt verwandt sind.
Bu da uzaktan akraba olduğumuzu gösteriyordu.공유하고 있다는 것을 Linda도 알 수 있었습니다.
Bu da uzaktan akraba olduğumuzu gösteriyordu.lo que significaba que éramos parientes lejanos.
Bu da uzaktan akraba olduğumuzu gösteriyordu.Это означало, что мы приходились друг другу дальними родственниками.
Bu da uzaktan akraba olduğumuzu gösteriyordu.משמע שהיינו קרובים רחוקים אחד של השנייה.
Bu da uzaktan akraba olduğumuzu gösteriyordu.مما يعني أن بيننا صلة قرابة ولو بعيدة.
Bu da uzaktan akraba olduğumuzu gösteriyordu.実は雪男のオジーとも同じ血筋です
Bu misafir en cömert akraban olsa dahi:Incluso si ese invitado concreto no es precisamente el más generoso:
Bu misafir en cömert akraban olsa dahi:Même si cet invité est votre parent le moins généreux :
Bu misafir en cömert akraban olsa dahi:Sogar wenn der Gast der unbeliebteste Verwandte sein sollte:
Bu misafir en cömert akraban olsa dahi:Даже если гость — ваш наименее добрый и щедрый родственник:
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.A čo láska dokáže, že sa odváži milovať pokus, a preto tvoje príbuzné nie sú nechajte na mňa.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.A co láska dokáže, že se odváží milovat pokus, a proto tvé příbuzné nejsou nechte na mě.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.A co miłość może zrobić, że ośmiela miłość próbie, dlatego twój braci ma niech do mnie.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.Dan apa yang cinta dapat lakukan, yang berani kasih upaya; Oleh karena itu saudara-Mu ada biarkan saya.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.E cosa può fare l'amore, l'amore che osa tentativo; Pertanto parenti tuoi non sono lasciate a me.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.En wat liefde kan doen, dat durft liefde poging; daarom uw verwanten zijn geen verhuurd aan mij.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.E o que o amor pode fazer, que se atreve a tentar o amor; Portanto parentes há deixe o teu para mim.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.És mi a szeretet tehet, hogy mer szeretni kísérlet, tehát a te rokonai nem hagyja rám.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.Et quel amour peut faire, l'amour qui ose tenter, donc ceux de ta parenté sont pas laissé pour moi.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.In kaj lahko stori ljubezen, da si upa ljubezen poskus, zato tvoja brata ni pustil, da me.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.Ja mitä rakkaus voi tehdä, että uskaltaa rakastaa yrittää, joten sinun omaiseni ei anna minulle.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.그러므로 너의 일족이 나한 테하게되며 그리고 사랑이 뭘 할 수 있는지, 그 감히 시도를 사랑 해요.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.Och vad kärlek kan göra, som vågar älska försök, därför dina fränder inte låt för mig.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.Og hvad kærlighed kan gøre, der tør elske forsøg; derfor dine frænder er ingen udlejet til mig.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.Und was die Liebe tun kann, das es wagt Liebe zu versuchen; daher deinen Verwandten nicht zu mir lassen.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.Và những gì tình yêu có thể làm, dám cố gắng; Vì vậy kinsmen ngươi không cho phép để tôi.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.¿Y qué puede hacer el amor, el amor que se atreve a intentar; Por lo tanto, tus parientes no me deja.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.И какво е любовта може да направи, че е посмял да обичат опит; Затова ти роднините не са нека да ме.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.И то, что любовь может делать, что смеет любить попытку, поэтому твои родственники не давайте мне.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.ומה אפשר לעשות אהבה, כי האהבה מעז לנסות, לכן אחיהם כמוך הם לא נתנו לי.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.وماذا يمكن أن يفعله الحب ، الحب الذي يجرؤ على المحاولة ، وبالتالي يتم السماح الاقرباء خاصتك لا بالنسبة لي.
Bu nedenle senin akrabaları bana hiçbir izin ve seviyorum ne, bu cesaret girişimi seviyorum.彼らはtheeに表示されている場合ジュリエットは、彼らはtheeを殺害される。
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.A tak povedal výkupník Boazovi: Kúp si! A vyzul svoju obuv.
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.Celui qui avait le droit de rachat dit donc à Boaz: Acquiers pour ton compte! Et il ôta son soulier.
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.Derfor sa løseren til Boas: Kjøp du det! Og med det samme drog han sin sko av.
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.Dizendo, pois, o remidor a Boaz: Compra-a para ti, descalçou o sapato.
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.Idet nu Løseren sagde til Boaz: "Køb du den!" trak han derfor sin Sko af.
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.이에 그 기업 무를 자가 보아스에게 이르되 네가 너를 위하여 사라하고 그 신을 벗는지라
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.Monda annakokáért a legközelebbi rokon Boáznak: Vedd meg magadnak! És lehúzta a saruját.
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.Niin sukulunastaja sanoi Booaalle: "Osta sinä se itsellesi". Ja hän veti kengän jalastaan.
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.Protož řekl příbuzný Bózovi: Ujmi ty. I szul obuv svou.
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.Så sade nu bördemannen till Boas: »Köp du det»; och han drog därvid av sig sin sko.
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.Tako je rekel sorodnik Boazu: Kupi ga zase! In sezul je čevelj svoj.
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.Tedy rzekł on powinowaty do Booza: Otrzymajże ty; i zzuł trzewik swój.
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.Toen de man tegen Boaz zei: "Koopt u het zelf maar", trok hij dus zijn sandaal uit.
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.Und der Erbe sprach zu Boas: Kaufe du es! und zog seinen Schuh aus.
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.Vậy, người có quyền chuộc lại nói cùng Bô-ô rằng: Anh hãy chuộc sản nghiệp đó. Rồi người cổi giầy mình ra.
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.Y el pariente redentor dijo a Boaz: --Adquiérelo tú. Luego se quitó la sandalia
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.Δια τουτο ειπεν ο συγγενης προς τον Βοοζ, Αγορασον αυτο εις σεαυτον. Και ελυσε το υποδημα αυτου.
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.За това, сродникът като каза на Вооза: Купи го ти за себе си, изу си обувката.
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.И сказал тот родственник Воозу: купи себе. И снял сапог свой.
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.ויאמר הגאל לבעז קנה לך וישלף נעלו׃
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
akraba ile cümle - Sayfa 32 - akraba kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App