Ana içeriğe geç
Sözlük

akraba ile cümle

akraba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Boylarına göre akrabaları şunlardır: Mikael, Meşullam, Şeva, Yoray, Yakan, Zia, Ever. Toplam yedi kişiydi.И братята им, от бащините им домове, бяха: Михаил, Месулам, Сева, Иорай, Яхан, Зия и Евер, седмина.
Boylarına göre akrabaları şunlardır: Mikael, Meşullam, Şeva, Yoray, Yakan, Zia, Ever. Toplam yedi kişiydi.ואחיהם לבית אבותיהם מיכאל ומשלם ושבע ויורי ויעכן וזיע ועבר שבעה׃
Boylarına göre akrabaları şunlardır: Mikael, Meşullam, Şeva, Yoray, Yakan, Zia, Ever. Toplam yedi kişiydi.واخوتهم حسب بيوت آبائهم ميخائيل ومشلام وشبع ويوراي ويعكان وزيع وعابر. سبعة.
Boylarına göre akrabaları şunlardır: Mikael, Meşullam, Şeva, Yoray, Yakan, Zia, Ever. Toplam yedi kişiydi.他 們 族 弟 兄 是 米 迦 勒 、 米 書 蘭 、 示 巴 、 約 賴 、 雅 干 、 細 亞 、 希 伯 、 共 七 人
Boylarına göre akrabaları şunlardır: Mikael, Meşullam, Şeva, Yoray, Yakan, Zia, Ever. Toplam yedi kişiydi.他 們族 弟兄 是 米迦勒 、 米書蘭 、 示巴 、 約賴 、 雅干 、 細亞 、 希伯 、 共 七 人
Böylelikle fikirlerimiz ve bilgilerimiz sadece akrabalarımıza geçebilirdi.Atunci, doar rudele noastre ar beneficia de ideile și cunoștințele noastre.
Böylelikle fikirlerimiz ve bilgilerimiz sadece akrabalarımıza geçebilirdi.Bởi vì khi ấy ích lợi từ kiến thức và trí tuệ sẽ chỉ trôi về họ hàng chúng ta.
Böylelikle fikirlerimiz ve bilgilerimiz sadece akrabalarımıza geçebilirdi.Denn dann wäre der Nutzen unserer Ideen und unseres Wissens nur unseren Verwandten zugute gekommen.
Böylelikle fikirlerimiz ve bilgilerimiz sadece akrabalarımıza geçebilirdi.För då fördelarna med våra idéer och kunskap skulle flöda till just vår släkt.
Böylelikle fikirlerimiz ve bilgilerimiz sadece akrabalarımıza geçebilirdi.For så ville fordelene ved vores ideer og viden kun blive videreført til vores familiemedlemmer.
Böylelikle fikirlerimiz ve bilgilerimiz sadece akrabalarımıza geçebilirdi.Kajti v tem primeru se koristi od idej in znanja delijo samo s sorodniki.
Böylelikle fikirlerimiz ve bilgilerimiz sadece akrabalarımıza geçebilirdi.Karena dengan begitu manfaat ide dan pengetahuan kita akan mengalir ke saudara kita saja.
Böylelikle fikirlerimiz ve bilgilerimiz sadece akrabalarımıza geçebilirdi.왜냐하면 우리의 아이디어와 지식은 우리의 주변인에게로 다 흘러나갈 것이기 때문이었죠.
Böylelikle fikirlerimiz ve bilgilerimiz sadece akrabalarımıza geçebilirdi.Mert akkor az ötleteink és tudásunk jótéteményei csak a rokonainkra származtak volna tovább.
Böylelikle fikirlerimiz ve bilgilerimiz sadece akrabalarımıza geçebilirdi.Parce que les avantages de nos idées et de nos connaissances se transmettraient uniquement à notre famille.
Böylelikle fikirlerimiz ve bilgilerimiz sadece akrabalarımıza geçebilirdi.Perché il frutto delle nostre idee e della nostra conoscenza sarebbe passato solo ai nostri parenti.
Böylelikle fikirlerimiz ve bilgilerimiz sadece akrabalarımıza geçebilirdi.Porque então os benefícios das nossas ideias e conhecimentos fluiriam apenas para os nossos familiares.
Böylelikle fikirlerimiz ve bilgilerimiz sadece akrabalarımıza geçebilirdi.Porque entonces, los beneficios de nuestras ideas y conocimiento circularían sólo entre nuestros parientes.
Böylelikle fikirlerimiz ve bilgilerimiz sadece akrabalarımıza geçebilirdi.Těžit z našich nápadů a vědomostí by pak mohli pouze naši příbuzní.
Böylelikle fikirlerimiz ve bilgilerimiz sadece akrabalarımıza geçebilirdi.Tým pádom by výhody našich nápadov a múdrosti prechádzali len na našich príbuzných.
Böylelikle fikirlerimiz ve bilgilerimiz sadece akrabalarımıza geçebilirdi.Wówczas z pomysłów i wiedzy korzystaliby tylko nasi krewni.
Böylelikle fikirlerimiz ve bilgilerimiz sadece akrabalarımıza geçebilirdi.Τότε τα οφέλη της γνώσης και των ιδεών μας θα περνούσαν μόνο στους συγγενείς μας.
Böylelikle fikirlerimiz ve bilgilerimiz sadece akrabalarımıza geçebilirdi.Тогава предимствата на нашите идеи и знания биха се насочили само към нашите близки.
Böylelikle fikirlerimiz ve bilgilerimiz sadece akrabalarımıza geçebilirdi.У такому випадку, всі плоди наших ідей і знань перейдуть лише до наших родичів.
Böylelikle fikirlerimiz ve bilgilerimiz sadece akrabalarımıza geçebilirdi.מכיוון שאז היתרונות של הרעיונות והידע שלנו יעברו אל הקרובים שלנו.
Böylelikle fikirlerimiz ve bilgilerimiz sadece akrabalarımıza geçebilirdi.لأنه وقتها الفائدة من أفكارنا ومعرفتنا سيذهب فقط لاقربائنا.
Böylelikle fikirlerimiz ve bilgilerimiz sadece akrabalarımıza geçebilirdi.制限することができます 20万年前 この選択を
Bradley'in uzaktan bir akrabasının oğlu olduğu için... ...iyi özellikleri kocamın ailesinden geliyordur belki.Han är släkt med Bradley- -så hans goda drag kanske kommer därifrån.
Bradley'in uzaktan bir akrabasının oğlu olduğu için... ...iyi özellikleri kocamın ailesinden geliyordur belki.Han er i familie med Bradley, - - så hans gode egenskaber kommer måske derfra.
Bradley'in uzaktan bir akrabasının oğlu olduğu için... ...iyi özellikleri kocamın ailesinden geliyordur belki.Hän on kaukaista sukua Bradleylle- -joten ehkä hyvät ominaisuudet periytyvät sieltä.
Bradley'in uzaktan bir akrabasının oğlu olduğu için... ...iyi özellikleri kocamın ailesinden geliyordur belki.Jednak jako daleki krewny Bradleya mógł odziedziczyć dobre cechy po członkach rodziny mojego męża.
Bradley'in uzaktan bir akrabasının oğlu olduğu için... ...iyi özellikleri kocamın ailesinden geliyordur belki.Ma essendo un lontano parente da parte dei Bradley, probabilmente le migliori qualità vengono da mio marito.
Bradley'in uzaktan bir akrabasının oğlu olduğu için... ...iyi özellikleri kocamın ailesinden geliyordur belki.Είναι, όμως, γόνος Μπράντλεϊ. Ίσως από εκεί πήρε τα καλά του στοιχεία.
Bradley'in uzaktan bir akrabasının oğlu olduğu için... ...iyi özellikleri kocamın ailesinden geliyordur belki.Но раз он дальний родственник со стороны Брэдли, то его хорошие черты могли быть унаследованы по линии мужа.
Bu akrabalık bağını hep karıştırıyorum -전 항상 정확한 친척 관계에 관해선 좀 당황하게 되는데요,
Bu akrabalık bağını hep karıştırıyorum -Siempre estoy un poco confundida con la relación, exactamente.
Bu akrabalık bağını hep karıştırıyorum -Винаги се обърквам малко от роднинската връзка, точно така.
Bu akrabalık bağını hep karıştırıyorum -Меня всегда родство заводит в тупик.
Bu akrabalık bağını hep karıştırıyorum -אני תמיד מתבלבלת בקשר ליחס בדיוק --
Bu akrabalık bağını hep karıştırıyorum -أنا دائما في حيرة قليلاً حول العلاقة بالضبط
Bu akrabalık bağını hep karıştırıyorum -最初は チャールズ・イームズ そして 2回目はチャールズとレイ・イームズが
Bu, benim tasarımım. - Patent Bürosu'nda akrabanız mı var?Vymyslel jsem ho.
Bu, benim tasarımım. - Patent Bürosu'nda akrabanız mı var?Yo lo diseñé. - ¿Se robaron la llave de Patentes?
Bu bir akrabanın ölümü gibidir, yada bir hortum, kasırga veya bir deprem.C'est comme la mort d'un membre de la famille, un cyclone, un ouragan, ou un tremblement de terre.
Bu bir akrabanın ölümü gibidir, yada bir hortum, kasırga veya bir deprem.Como a morte de um familiar, ou um ciclone, ou um furacão, ou um terramoto.
Bu bir akrabanın ölümü gibidir, yada bir hortum, kasırga veya bir deprem.Como la muerte de un familiar, o un ciclón, o un huracán, o un terremoto.
Bu bir akrabanın ölümü gibidir, yada bir hortum, kasırga veya bir deprem.E ca moartea unei rude, sau un ciclon, sau un uragan, sau un cutremur.
Bu bir akrabanın ölümü gibidir, yada bir hortum, kasırga veya bir deprem.E' come la morte di un parente, o un ciclone, o un uragano, o un terremoto.
Bu bir akrabanın ölümü gibidir, yada bir hortum, kasırga veya bir deprem.Je to napríklad smrť príbuzného alebo cyklón, alebo hurikán, alebo zemetrasenie.
Bu bir akrabanın ölümü gibidir, yada bir hortum, kasırga veya bir deprem.Je to například smrt příbuzného, nebo cyklón, nebo hurikán, anebo zemětřesení.
Bu bir akrabanın ölümü gibidir, yada bir hortum, kasırga veya bir deprem.친인척의 사망이나 사이클론, 허리케인, 지진과 같은 것이죠.
Bu bir akrabanın ölümü gibidir, yada bir hortum, kasırga veya bir deprem.Như việc người thân mất đi, hay có một cơn lốc, một cơn bão, hay một trận động đất.
Bu bir akrabanın ölümü gibidir, yada bir hortum, kasırga veya bir deprem.Például egy rokon halála, forgószél, hurrikán, földrengés.
Bu bir akrabanın ölümü gibidir, yada bir hortum, kasırga veya bir deprem.To jak śmierć kogoś bliskiego, cyklon, huragan, trzęsienie ziemi.
Bu bir akrabanın ölümü gibidir, yada bir hortum, kasırga veya bir deprem.Wie zum Beispiel der Tod eines Verwandten, ein Wirbelsturm, ein Hurrikan, oder ein Erdbeben.
Bu bir akrabanın ölümü gibidir, yada bir hortum, kasırga veya bir deprem.Zoals de dood van een verwant, een cycloon, een orkaan, een aardbeving.
Bu bir akrabanın ölümü gibidir, yada bir hortum, kasırga veya bir deprem.Όπως είναι ο θάνατος ενός συγγενή, ή ένας κυκλώνας, ένας τυφώνας ή ένας σεισμός.
Bu bir akrabanın ölümü gibidir, yada bir hortum, kasırga veya bir deprem.Как, например, смерть родственника, циклон, ураган, землетрясение.
Bu bir akrabanın ölümü gibidir, yada bir hortum, kasırga veya bir deprem.Неща като смърт на роднина, или циклон, или ураган, или земетресение.
Bu bir akrabanın ölümü gibidir, yada bir hortum, kasırga veya bir deprem.Це як смерть близьких родичів, або циклон, чи ураган, або землетрус.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod