Ana içeriğe geç
Sözlük

akraba ile cümle

akraba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
1892'de ressam dostu Camille Pissarro'nun bir akrabası olan Berthe Roblès ile evlendi.În același an se căsătorește cu Berthe Roblès, o rudă îndepărtată a lui Camille Pissarro.
“ O beni sevmedi, küçüklüğümde hep akrabalarıma kaçtım” der.O să-l iubesc mereu; pur și simplu am fost prea tineri."
Yakın akrabası 1991-95 HD-929 idi.Prima perioadă a fost din anul 975 până în 995 sub Haakon Sigurdsson.
Her ikisi akrabaydılar ve Soylu bir Gürcü ailesi olan Cakeli soyundan geliyorlardı.Ambii părinți proveneau din familii înstărite, cu puternice tradiții liberale.
Tüm akrabalarım bu şehirde yaşıyor.Toate rudele mele trăiesc în acest oraș.
Evlilikten dolayı onunla akrabadır.El este înrudit cu ea prin căsătorie.
Evlilikten dolayı onunla akrabadır.Datorită căsătoriei el este înrudit cu ea.
Semavi türüyle yakın akrabadırlar.A tarkamolyfélék közeli rokonai.
Savaşın sonunda o Göttingen’de bir akrabasının yanına gitti.A háború után Göttingenbe vitték egyik unokahúgához.
1886'da yedi yaşındayken annesi öldü ve akrabalarının yaşadığı Stockholm'e geri döndü.1886-ban meghalt édesanyja, ezután visszatért Svédországba, ahol a rokonainál lakott Stockholmban.
Ayrıca kurbanların aileleri ve akrabalarına taziyelerini iletti.A könyv ezenfelül útmutatást ad az életben maradt rokonok és hozzátartozók számára is.
En yakın akrabası Malurus cyaneus türüdür.A legközelebbi rokona a lazúr tündérmadár (Malurus cyaneus).
İnbred — yakın akraba eşleştirmesi demektir.Incest: közeli rokonokkal való közösülés.
Eş dost ve akrabalar ziyaret edilir.Rokonai, barátai látogatták.
Atı genelde damadın kardeşi veya yakın akrabası çeker silahlar atılır.A szalagos kalapot általában a fiú barátnője, vagy közelebbi lány rokona tette a legény fejére.
Akrabaları halen Kayseri’de yaşamaktadır.Utódaik máig Jamaicán élnek.
Modern kasımpatılar yabani akrabalarından çok daha göz alıcı.A mai foltos hiéna többet vadászik, mint a kihalt rokonai.
Kalkmak kelimesi ile akrabadır.Az utókúra kifejezést ő vezeti be.
Cücelere gelince, birazı diğer saftaydı, fakat Morialı Durin'in akrabaları Sauron'un karşısında yer aldı."A törpök közül kevés akadt mindkét oldalon, ám a Moriai Durin nemzetségéből harcoltak néhányan Sauron ellen.
Diğer yandan bu tür Madagaskar'daki Poupartia cinsi ile yakın akrabadır.Közeli rokonságban állnak a madagaszkári Poupartia-fajokkal.
Böylece beraber eş dost akraba tarafından bütün katılımlar tamdır.Elengedhetetlen az is, hogy férj és feleség közös elhatározással, végig együtt legyenek jelen.
Köyün halkı akrabadır.A Falusi tréfa rokona.
Dayı - akrabalık ilişkisi olarak annenin ağabeyi veya erkek kardeşidir.Jesteś jej bratem? – Te az ő bátyja/öccse vagy?
Akrabaları ve kendi kasabasından kişilerle çalışmayı tercih ediyordu.A barátaiért és a családjáért bármit megtenne.
Bazı ailelerin akrabalık bağları günümüzde de devam etmektedir.A család egyes leszármazottai ma is élnek.
Çünkü her iki taraf da Yadavaların akrabasıydı.Mindkettő a Bánfiak birtoka volt.
Akrabaları arasında en iri olanıdır.Akár legközelebbi hozzátartozói között is.
Akraba evliliği kesinlikle yoktur.A házasság természetesen nem érvényes.
Akraba olan iki kurdun çiftleşmesi (ensest) hiç görülmemiştir.Még nem tudni, hogy a másik két családra jellemző ostorszerű farok megtalálható volt-e náluk.
Doktora öğrencileri ve akrabaları.Orvostanhallgatók és orvosok számára.
Ben ve ailem, akrabalarım yadırgadı.A bátyám és én gondoskodunk most a törzsről.
Akrabaları tarafından büyütüldü.Ezután a rokonai nevelték fel.
Bu arada Boniface'in Montferrat'tan akrabaları da Epir üzerinde hak iddia ediyorlardı.Ezek között volt Boniface de Montferrat is, aki Svábiába utazott Fülöp nevű unokatestvéréhez.
Kuş akrabaları gibi böcekçildir.Rokonaihoz hasonlóan tarka madár.
Lodovico - Brabantio'nun akrabası.Lodovico, Brabantion sukulainen.
Halk genelde birbirleri ile akrabadır.Miehet ovat usein veljeksiä keskenään.
Aslanın en yakın akrabaları, panthera cinsinin diğer türleri olan kaplan, kar leoparı, jaguar ve parstır.Leijonan lähimmät sukulaiset ovat muut Panthera-suvun lajit tiikeri, jaguaari ja leopardi.
Atı genelde damadın kardeşi veya yakın akrabası çeker silahlar atılır.Yleensä bestmaniksi valitaan sulhasen veli, miespuolinen serkku tai läheinen ystävä.
İskoç dili, İrlandaca ve Man dilinin yakın bir akrabasıdır.Sen lähimmät sukulaiskielet ovat iiri ja skottigaeli.
Kendisi valinin eşinin bir akrabası olur.Hän oli edeltäjänsä Autharin serkku.
Phocas, birkaç akrabası ve destekçisi ile idam edildi.Pian Attalos sukulaisineen ja kannattajineen oli teloitettu.
Bu da onu şempanzeden (bonobo dahil) sonra insanın yaşayan ikinci en yakın akrabası yapar.Se kuuluu simpanssien sukuun, johon kuuluva toinen laji on bonobo eli kääpiösimpanssi.
Doktora öğrencileri ve akrabaları.Henkilökuntaa ja oppilaita.
Annesi Julia'dan dolayı Julio-Claudian Hanedanı ile akrabalık ilişkisine sahiptir.Plautus oli äitinsä Julian kautta sukua Juliusten-Claudiusten dynastialle.
Karga ve kuzgunlara benzerler ama kargagiller ile uzaktan akrabadırlar.Ne muistuttavat ulkonäöltään ja liikkeiltään kissoja, vaikka ovat niille varsin etäistä sukua.
Gerçekte ise Alec, Tess'le akraba filan değildir.Liisa ei ole oikeasti sukua Elsa Toiviolle.
Rivayete göre bölgeye 3 akraba aile yerleşmiştir.Vaakunan aihe viittaa seudun asuttaneisiin kolmen heimon eränkävijöihin.
Diğer maymunlardan farklı olarak, grupları birbiri ile yakın akraba olmayan dişilerin etrafına kurulurdur.Kaikista muista matelijoista poiketen ne ovat kiinni oikeissa hammaskuopissa.
Turist vizesi, sadece turizm gezisi ve akraba ve/veya arkadaş ziyareti hakkını sağlar.Maan sisäinen matkailu on etupäässä liikematkailua tai sukulaisten ja ystävien tapaamista.
Luka İncili'ne göre, İsa'nın akrabasıdır.Uuden testamentin mukaan Jeesus kuului Daavidin sukuun.
Çin'e varıldıktan sonra, Temeraire ailesiyle ve akrabalarıyla tanışır.Chang käy säännöllisesti Kiinassa tapaamassa perhettään ja ystäviään.
Ayla, kızıyla beraber akrabalarının yanına gider.Herra de Norpois käy päivällisellä hänen vanhempiensa luona.
Yakın akrabası speed metal ile kıyaslanacak olursa thrash metal'in çok daha agresiftir.Reverend oli Metal Churchiin verrattuna lähempänä thrash ja speed metallia.
Adına rağmen şahinlerle değil, çaylaklarla akrabadır.Se ei ole kuitenkaan sukua kurjelle vaan haukoille, papukaijoille ja varpusille.
Suçluların %50'sinden fazlası kurbanların akrabaları, aile dostları ya da tanıdıklarıdır.Yli 80 prosenttia kävijöistä tulee ystävien tai perheen kanssa.
Siyah gergedan, sıklıkla yakın akrabası beyaz gergedan (ceratotherium simum) ile karıştırlır.Ulkonäöltään se sekoitetaan usein australiansuohaukkaan (Circus approximans).
Bardas Fokas ve akrabaları yakalanıp, izleyen yedi yıl kalacakları Prote'ye sürgün edildiler.Ο Φωκάς και οι συγγενείς του συνελήφθησαν και εξορίστηκαν στην Χίο, όπου πέρασαν τα επόμενα επτά χρόνια.
Birinci derece akrabalarında akciğer kanseri olan kişilerde kanser geliştirme riski 2-4 kat artmaktadır.Σε συγγενείς ατόμων με καρκίνο των πνευμόνων, ο κίνδυνος αυξάνεται 2,4 φορές.
Kalkmak kelimesi ile akrabadır.Για τον ορισμό της λέξης Οικογένεια.
Yakın akrabalarına ressam ve belgesel yönetmeni Eeli Aalto ve büyücü Simo Aalto dahildir.Οι στενοί συγγενείς της περιλαμβάνουν τον ζωγράφο και τον ντοκιμαντέρ Eeli Aalto και τον μάγο Simo Aalto.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod