Ana içeriğe geç
Sözlük

akraba ile cümle

akraba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Savaşın sonunda o Göttingen’de bir akrabasının yanına gitti.Μετά το τέλος του πολέμου, φιλοξενήθηκε από ένα συγγενή του στην πόλη Γκέτινγκεν.
Yusuf beş yıldır annesi ile yaşayan bu uzak akrabadan habersizdir.Ο Γιουσούφ δεν γνώριζε την ύπαρξη της Αϊλά, η οποία ζούσε με τη μητέρα του για πέντε χρόνια.
Doğan çocukların en azından %8,4'ü akraba evliliklerinden doğmaktadır.Το 85% των παιδιών γεννιέται από εγγεγραμμένο γάμο.
Öğretmen olan annesi, Sırbistan'ın ünlü politikacılarından Svetozar Miletiç'in akrabasıydı.Η μητέρα της Μιλένα ήταν δασκάλα σχολείου και συγγενής της ήταν ο εξέχων Σέρβος πολιτικός Σβέτοζαρ Μίλετιτς.
İlçe ekseri olarak akrabadır.Ήταν διπλά πρώτα ξαδέλφια.
Akrabalarını ve tanıdıklarını buraya yerleştirmiştir.Τον έτρεμαν τόσο οι φίλοι και γνωστοί του όσο και οι κρατούμενοι.
Bu kişiler, yaşlı akrabalarının Yahudi geleneklerini icra ettiğini belirtmektedir.Ντρεπόμουν από την εξωτερική αντίληψη της εβραϊκής πρακτικής των γονιών μου.
Bu da onu şempanzeden (bonobo dahil) sonra insanın yaşayan ikinci en yakın akrabası yapar.Sammen med chimpansen er bonoboen menneskets nærmeste slægtning.
Akraba evliliği hoş karşılanmaz ve ayıp sayılır.Men deres ægteskab er uforløst og ulykkeligt.
Hererolara akrabadırlar ve benzer bir dil konuşurlar.Det er beslætet med hereroene og taler samme sprog.
Eş dost ve akrabalar ziyaret edilir.Her får de besøg af familie og venner.
Diğer dillerle akrabalığı tam olarak bilinmiyor.Sprog, som ikke er i familie med noget andet sprog, kaldes isolerede sprog.
En yakın akrabası Dakelcedir.Nærmeste slægtninge er dolkhaler.
Dayı - akrabalık ilişkisi olarak annenin ağabeyi veya erkek kardeşidir.En grandfætter eller grandkusine var så ens mors/fars fætter eller kusine.
Bazı akrabaları tutuklandı.En række medlemmer bliver anholdt.
Bu hayvanlar fil ve deniz inekleri ile akrabadır.Disse havpattedyr er i relaterede til hvaler og marsvin.
Eskiden kalabalık olan köyde sıkı akrabalık ilişkileri mevcuttu.Tidligere har der ligeledes været en meget aktiv beboerforening.
Dil ayrıca Macarca ile akrabadır.Et andet forekommende sprog er ungarsk.
Akrabaları Salih'in kaybolduğunu ilan ettiler.Beiligs familie fik besked om, at han var sporløst forsvundet.
Akrabalık terimleriSlægtsside Slægtsside
Bu akrabalık ilişkisiden dolayı, Semaviler birbirleriyle çiftleştirilmezler.På grund af deres indbyrdes friktion kan pladerne ikke bare glide forbi hinanden.
Yakın akrabası Çin aligatorundan daha büyüktür.Den kinesiske alligator er noget mindre end den amerikanske alligator.
(Honaz’da akrabamız vardır ama bilinmez) Biz hiç keçi beslememişiz.(«Aldri ble vi ( i hjemmet vårt) satt i skammekroken, aldri ble vi nektet dessert.»)
Yakın akrabası Çin aligatorundan daha büyüktür.Den er også større enn den kinesiske alligatoren.
Diğer dillerle akrabalığı tam olarak bilinmiyor.Språkets slektskap med andre språk er ukjent.
Eşi başkan George Washington’ın abisi John Augustine Washington’ın bir akrabası idi.Hun var en etterkommer etter President George Washingtons bror John Augustine Washington.
Augustus muhtelif zamanlarda yakın akrabalarının erkek çocuklarını kendi oğulları olarak evlatlık edinmiştir.Augustus adopterte etter hvert flere mannlige medlemmer av sin nære familie som sine sønner.
Kuşların yaşayan en yakın akrabalarıdır.Hva er fuglenes nærmeste slektning?
Toulouse'lu IV. Raymond, üç kez evlendi, iki kez yasak derecede akraba evliliğinden aforoz edildi.Raimond IV av Toulouse var gift tre ganger og ble bannlyst to ganger for forbudte grader av blodskam.
Akraba evlilikleri vardır.Hvem trenger slektninger!
Ev halkı evin reisi paterfamilias (ailenin babası), karısı, çocukları ve diğer akrabalardan oluşuyordu.Husholdet inkluderte overhodet i familien (pater familias), hans kone, barn, og andre slektninger.
Bu onlar arasında bir akrabalık olduğunu yadsınamaz kılar.Den har ingen nære slektninger blant nålevende ender.
Dilce bilinen akrabaları yoktur.Arten har således ingen nære slektninger.
Bunlar yarı göçebe, gizli kalıtsal bilgi iletimi olan (babadan oğula geçen) akraba insanlardır.Medianen er «midt på tabellen» hvis resultatene settes opp i synkende (eller stigende) rekkefølge.
Chickasaw kabilesi, Chickasaw diline çok benzer bir dil kullanan Choctawlar'la akrabadır.Chickasawene er i slekt med Choctaws, som snakker et språk som ligner mye på Chickasaw-språket.
Kalkmak kelimesi ile akrabadır.Det er i slekt med ordet institutt.
Ateş ağacı tanımı, akrabası olmayan başka ağaç türleri için de kullanılmaktadır.Navnet engfly brukes også på noen arter som tilhører andre, nærtstående slekter.
En yakın akrabaları dilce birlikte üstgrup oluşturan Denağinalardır.Deres nærmeste nålevende slektninger er tapirer og (noe mer fjernt) hester.
Cheyenne Dilinin en yakın akrabaları Arapaho ve Ojibwa (Chippewa) dilleridir.Språkene som lingvistisk ligger nærmest cheyenne er arapaho og ojibwa (chippewa cree).
Hemen hemen herkes birbiriyle hısım akraba.Trolig er de allikevel nære slektninger.
En yakın akrabaları ama madagaskar etçilleridir.Deres nærmeste nålevende slektninger er Paretroplus fra Madagaskar.
Birbirine akraba ev halkları bir aile (gens) oluştururlardı.Alle i familien fikk en egen julhög som pryd.
En yakın akrabaları örümcek maymunugillerdir (Atelidae).Trappenes nærmeste nålevende slektninger er derimot gjøkefugler (Cuculiformes) og turakoer (Musophagiformes).
Ryukyuca ile ilişkilidir; fakat diğer dillerle herhangi bir akrabalığı kanıtsız kalmıştır.Beothuk-språket deres var et isolert språk, og slektskap med andre språk er ikke påvist.
İki Soylu Akraba.Andre nære slektninger?
En yakın akrabaları ile yaklaşık 50 milyon yıl önce ayrılarak evrimleşmişlerdir.Omkring 5 millioner år senere levde fortsatt mange av deres nærmeste slektninger.
Cenaze evine yemekler genellikle akrabalar ve komşular tarafından getirilir.Ofte markeres seremonien hjemme hos familien sammen med slekt og venner.
Muhtemelen gözden düşmüş akrabaları ile görüşmekten kaçınmıştır.Han ble nektet besøk fra andre enn nære slektninger.
En yakın akrabası Sekanicedir.Hans nærmeste venn er Andre.
Uteler Özellikle şu an Utah ve Colorado'da yaşayan Amerikalı kızılderililerle akraba olan bir kabiledir.Ute, eller yute, er en indiansk folkegruppe i USA som i dag hovedsakelig lever i delstatene Utah og Colorado.
Boaz, Naomi'nin kocasının yakın akrabasıydı.Boas var en nær slektning av familien til Noomis avdøde ektemann.
Akrabaları gibi böcekçildirler.Gjøkvepsene er ellers rovdyr som sine slektninger.
Annesi Julia'dan dolayı Julio-Claudian Hanedanı ile akrabalık ilişkisine sahiptir.Dia akrab dengan keluarga Julio-Claudian.
Mahalledekiler akraba olup, HEVİDİ (Hüveydi) aşiretindendir.Kerabat itu dibedakan pula atas kerabat dekat (seajing mareppe) dan kerabat jauh (seajing mabela).
Eğer ikincisi geçerliyse, bu akraba ilişikisi her tür evliliğe engeldir.Jika yang pertama adalah kasusnya, hubungan keluarga saja akan menghalangi pernikahan semacam itu.
Toulouse'lu IV. Raymond, üç kez evlendi, iki kez yasak derecede akraba evliliğinden aforoz edildi.Raymond IV menikah sebanyak tiga kali, dan dua kali diekskomunikasikan karena menikah dengan kerabat.
Cenaze evine yemekler genellikle akrabalar ve komşular tarafından getirilir.Pada umumnya manajemen rumah makan Padang dikelola oleh keluarga atau kaum kerabat sekampung.
Eski Dünya akbabalarındandır ve Yeni Dünya akbabaları ile akraba değildir.Hering Dunia Lama tidak berhubungan dekat dengan Hering Dunia Baru dan burung kondor.
Bu da onu şempanzeden (bonobo dahil) sonra insanın yaşayan ikinci en yakın akrabası yapar.Dua spesies yang ada saat ini (simpanse umum dan bonobo) adalah kerabat manusia terdekat yang masih hidup.
Zhuangcanın bu akrabalığı, Çinceyle akrabalığından daha yakındır.Gadis yang berumur 32 tahun ini cukup dekat dengan Chaton.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
akraba ile cümle - Sayfa 19 - akraba kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App