Ana içeriğe geç
Sözlük

akraba ile cümle

akraba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu küçük grupların, birbiriyle akraba olan hayvanlardan oluştuğu tahmin edilir.Isto é ainda mais verdadeiro quando considera-se animais de parentesco próximo.
Yukarıda sayılmayan ve birbiri ile akraba olmayan ailelerde bulunmaktadır.É relativamente isolada e não tem parentes próximos.
Böylece, akrabalıklar kaybolmuş, aileler parçalanmıştır.Agora, séculos se passaram, e os laços familiares são quebrados.
21:18 Akrabaların için yas tut Lev.21h10 Gerry verifica os seus filhos.
Güldünya kabullenmez, bu arada tecavüz eden akrabası kaçar.Sem Medo ri, mas Comissário age de forma fria.
Zaoutzes akrabaları sürgün edildi ya da manastırlarla kapatıldı ve ailenin gücü kesildi.Os parentes de Zautzes foram exilados ou confinados em mosteiros, e o poderoso clã desintegrado.
Diprotodon'ların varlıklarını sürdüren en yakın akrabaları vombatlar ve koala'dır.Eles pertencem à ordem Diprotodontia e são parentes dos vombates e coalas.
En yakın akrabaları Tzotzilcedir.Haar meest naaste verwant is het Tzotzil.
En yakın akrabaları koatilerdir.Tot hun naaste verwanten rekenen de Dolganen de Jakoeten.
Öte yandan Bathory’nin kimi akrabalarının da sicili pek parlak değildi.En zeker de broer van Lilly is zeker niet mis...
Dil ayrıca Macarca ile akrabadır.Hun talen zijn verwant aan het Hongaars.
Bayağı kurt ile çok yakın akrabadır.Tevens is hij nauw verwant aan de weerwolf.
Bazen, ölen fil ile akraba olmasa bile mezarlarını ziyaret ettikleri görülür.Soms zullen zelfs olifanten die helemaal geen verwantschap hebben de graven van anderen bezoeken.
Ecgfrith'in halefi olan Coenwulf'un ise sadece Offa ile uzaktan bir akrabalık bağı mevcuttu.De opvolger van Ecgfrith, Coenwulf was slechts een verre verwant aan Offa.
Akrabaları tarafından büyütüldü.Hij werd verder opgevoed door verwanten.
Diğer dillerle akrabalığı tam olarak bilinmiyor.Hun verwantschap met moderne talen is onbekend.
Akrabaları ve yakınları tarafından vazgeçirildi.Hij was omringd door zijn familie en vrienden.
Burada da kızın ve erkeğin akrabaları çeşitli hediyeler verirler.Vrienden en familie gaven ook geschenken aan elkaar.
"Yaptığınız ayıp sizin, bir de akraba olacaksınız.Gij zult worden bedroefd maar uw droefheid zal tot vreugde worden.)
Bacanaklık evlilik yoluyla kazanılan bir akrabalık derecesidir.Aanverwantschap is verwantschap die is ontstaan door huwelijk.
Sonrasında ise dört akrabasıyla birlikte tutuklandı.Daar werd hij opnieuw verkracht door vier medegevangenen.
Bundan sonra Bayan John birkaç günlüğüne akrabasına gitmek üzere oradan ayrılır.John moet voor zaken een paar dagen de stad uit.
Yani aynı boydan gelen akraba topluluklardır.Het is vreemd dat ze uit hetzelfde gezin komen.
Bunlar birbiriyle akraba köylerdir.Deze zijn slechts verre verwanten.
Guanako (Lama guanicoe), devegiller (Camelidae) familyasının vahşi bir türü olup, lamalar ile akrabadır.De guanaco (Lama guanicoe) is een wilde lama uit de familie der kameelachtigen (Camelidae).
Birinci derece akrabalarında akciğer kanseri olan kişilerde kanser geliştirme riski 2-4 kat artmaktadır.Verwanten van mensen met longkanker lopen een 2,4 maal zo hoog risico als anderen.
O sırada yakın akrabalarımdan bazılarını kaybettim...In die periode verlieten enkele familieleden de band.
En yakın akrabaları dilce birlikte üstgrup oluşturan Denağinalardır.De ribben zijn dichter bijeen nabij het midden.
Akraba olan iki kurdun çiftleşmesi (ensest) hiç görülmemiştir.Van twee leden van de tsarenfamilie werden de beenderen niet teruggevonden.
Maymunlar veya etçiller ile akraba oldukları da ileri sürülmüştür.Zij meenden dat zijzelf, of hun familie, hun vee of gewassen behekst waren.
Genelde akrabalardan gelin alınır.Vaak ging het om huwelijken met verwanten.
23:1 Davacının akrabaları şahitlik yapmamalı Deut.In de 23e druk komt de familie uiteraard niet voor.
Bilinen Malkoçoğlu Beyleri akrabalık bağına göre şu şekildedir.Uit die streek zijn verschillende voorname leden van deze familie bekend.
Ayrıca Muhammed, bu evlilikle Emevîlere akraba oldu.Esti beantwoordt die gevoelens ondanks haar huwelijk.
Akrabalık dereceniz nedir?Hoe is uw verwantschap?
Akrabaları tarafından büyütüldü.Był wychowywany przez krewnych.
Bayağı kurt ile çok yakın akrabadır.Blisko spokrewniony z wilkiem arabskim.
Büyükbabamın akrabaları şarap üreticisiydi.Jego ojciec był plantatorem winorośli.
Russo ailesi akraba ziyareti için İtalya'nın Toskana şehrine yol alır.Rodzina Russo przenosi się do Toskanii we Włoszech, aby spotkać swoich dawno niewidzianych krewnych.
Eş dost ve akrabalar ziyaret edilir.Odwiedzili tam krewnych i przyjaciół.
Bu onlar arasında bir akrabalık olduğunu yadsınamaz kılar.Nie są one ze sobą bliżej spokrewnione (należą do innych nadrodzin).
Akraba evliliği hoş karşılanmaz ve ayıp sayılır.Małżeństwo to było bezdzietne i nieszczęśliwe.
Yazar Emmanuel Gonzalèz'in akrabası olan sanatçı Paris'te doğdu.Urodziła się w Paryżu w rodzinie pisarza Emmanuela Gonzalèza.
Kalkmak kelimesi ile akrabadır.Współpracował z „Naszym Słowem”.
Yakın akrabalarına ressam ve belgesel yönetmeni Eeli Aalto ve büyücü Simo Aalto dahildir.Jej krewnymi są m.in. malarz i reżyser filmów dokumentalnych Eeli Aalto oraz magik Simo Aalto.
Filmin başında son akrabasının ölmesiyle köydeki Malakanların sonuncusu olur.W Sobniowie zmarł ostatni z rodu Firlejów.
Akrabalarından bazıları şunlardır.Wielu jego sąsiadów min.
Çobanaldatan larla akraba oldukları sanılmaktadır.Może to sugerować, że chłopcy są kuzynami.
Luka İncili'ne göre, İsa'nın akrabasıdır.Według Ewangelii Łukasza, Jan był krewnym Jezusa.
Aile, akrabalık sistemiyle ilişkili bir toplumsal düzenlemedir.Są społeczeństwem, w którym obowiązuje patrylinearny system pokrewieństwa.
Birinci derece akrabalarda bu hastalığı taşıyan birisi varsa hastalık riski 2 ila 3 kat daha yüksektir.Jeżeli w rodzinie choruje jedna osoba, jej krewni pierwszego stopnia są obarczeni 1-3% ryzykiem zachorowania.
Diğer dillerle akrabalığı tam olarak bilinmiyor.Związki z innymi językami, pozostają do dziś nieznane.
Ancak akrabası Sokullu Mehmet Paşa sayesinde cezalandırılmaktan kurtuldu.Został uwolniony tylko dzięki interwencji Mehmeda Paszy.
Tüm mahalle sakinleri, eş, dost ve akraba davet edilir.Już was żegnam, bracia, siostry, Krewni, przyjaciele.
Yusuf beş yıldır annesi ile yaşayan bu uzak akrabadan habersizdir.Dziwi ją to, ponieważ Tom żył w separacji od rodziny przez 9 lat.
Eğer dünürlük olumlu olursa "Eş dost ve akrabalarımız var."Masz problem z przyjacielem albo krewnym".
Kocayemiş ile yakın akrabalığı bulunsa da bazı özellikleri ile ondan ayrılmaktadır.Ma dość bliskie relacje z Hōką, mimo różnic w ich charakterach.
23:1 Davacının akrabaları şahitlik yapmamalı Deut.23Nie będziesz fałszywie świadczył przeciw bliźniemu twemu.
Akraba Çekişmesi başladı.Rozpoczęło się oblężenie.
Akrabalık bağları güçlüdür.Więzy rodzinne są silne.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod