Ailem ve akrabalarım yurt dışında çalışmama karşılar.Мои родители и родственники против того, чтобы я работал за границей.
Onların akraba olduklarını bilmiyordum.Я не знал, что они родственники.
Holmes insanlara onun Kaliforniya'daki akrabalarını ziyarete gittiğini söyler.Холмс сказал окружающим, что она уехала к родственникам в Калифорнию.
Ancak ustaşalar ölmeye mahkûmların akraba olması halinde birbirini öldürmeye zorladılar.Как поступили с прахом, родственники умолчали.
İsviçre'de araştırmacılar Hamilton'ın akraba seçilimi kuralına dayandırılan bir algoritma geliştirmişlerdir.Исследователи из Швейцарии разработали алгоритм, основанный на правиле Гамильтона семейной селекции.
Bazen, ölen fil ile akraba olmasa bile mezarlarını ziyaret ettikleri görülür.Иногда слоны, совершенно не связанные с покойным, посещают их места захоронения.
Hemen hemen herkes birbiriyle hısım akraba.Почти все друг другу родственники.
Sığırcığın en yakın akrabası kara sığırcıktır.Ближайшим родственником белохвостого оленя является чернохвостый олень.
Dil ayrıca Macarca ile akrabadır.Латверийский язык родственен венгерскому.
Akrabaları tarafından büyütüldü.Воспитывалась у родственников.
Diprotodon'ların varlıklarını sürdüren en yakın akrabaları vombatlar ve koala'dır.Ближайшие ныне живущие родичи дипротодонов — вомбаты и коала.
Bengal kedisi ile yakın akrabadır.Их поведение очень близко к поведению бенгальской кошки.
Zekeriya, kendisi vefat ettikten sonra yerine, akrabalarının geçmesinden endişeleniyordu.Либо получил от Зевса дар умереть, когда он пожелает.
Elde edilen et üç eşit parçaya bölünür; üçte biri kurban kesenin akrabalarına, üçte biri fakirlere dağıtılır.Одну часть оставляют для пищи, вторую раздают в качестве милостыни, а третью — в качестве дара.
En yakın akrabaları koatilerdir.Та же участь постигла и ближайших его товарищей.
Çok yakın akraba oldukları Nakotalar (Assiniboine) ile birlikte Siyulara oldukça yakındırlar.По своим свойствам они близки, хотя и имеют достаточно отличий.
"Yaptığınız ayıp sizin, bir de akraba olacaksınız.ВИ (ИТ) ВА МТО (неопр.).
Bazı akrabaları tutuklandı.Были арестованы несколько его родственников.
Bundan sonra Bayan John birkaç günlüğüne akrabasına gitmek üzere oradan ayrılır.Отец приезжает к Джоуи погостить на пару дней.
Çoğu anlatımda akrabası olarak geçer.В большинстве сказок он присутствует в качестве рассказчика.
Birbirine akraba ev halkları bir aile (gens) oluştururlardı.Gentes (роды) были отдельные семейные группы, соединённые между собой родством через агнатство.
En yakın akrabaları Tzotzilcedir.Самым близким родственником является ватусси.
Pekariler domuzgillerin yakın akrabası sayılırlar.Является близким родственником голубей.
Bu köylerin bazıları ile hala akrabalık ilişkileri sürdürülmektedir.Там много родственников, до сих пор общаемся.
İbrahim'in akrabası olduğuna ve İbrahim'in peygamberliğini ilk kabul eden kişi olduğuna inanılır.حنيفية) — религия пророка Ибрахима, которую исповедовал пророк Мухаммед до начала пророческой миссии.
Akrabaları halen Kayseri’de yaşamaktadır.Его потомки далее правили в Кайтаге.
Ryukyuca ile ilişkilidir; fakat diğer dillerle herhangi bir akrabalığı kanıtsız kalmıştır.Кутенай — изолированный язык, то есть его родство с какими-либо другими языками не доказано.
Akrabalarını ve tanıdıklarını buraya yerleştirmiştir.Доходные должности получили её родственники и знакомые.
Oğlanın amca, dayı ve akrabaları ilahilerle kız evine iletilir.Отец и сын, не сговариваясь, являются на свидание к одной и той же даме.
Ladd oyun yazarı Tennessee Williams ve şair Sidney Lanier ile akrabadır.Её родственниками были драматург Теннесси Уильямс и поэт Сидней Ланье.
Yardımcı olmak istese de bir savaşın içinde olan Wellington, akrabalarına İrlanda’ya dönmelerini salık verir.Уэлсли отказывается помочь, приказывая им отправиться домой в Ирландию.
Ölümünün ardından akrabaları imparatorluğu paylaştılar.После смерти своего отца, братья поделили княжество между собой.
Yakın akrabalar kahvede herkese sigara dağıtırlar.Весь диалог сопровождается всё тем же кофе и сигаретами.
Hepsi birbiri ile akraba, biribirlerinin kardeşidir.Все они были родственниками и членами одной семьи.
En yakın akrabaları armut ve malta eriğidir.Ближайшими родственниками являются удоды и зимородки.
En yakın akrabaları atlar ve eşeklerin aksine zebralar hiçbir zaman tam olarak evcilleştirilememişlerdir.В отличие от оленевых и вилорогих, у полорогих рога никогда не разветвлены.
En yakın akrabaları penguenlerdir.Их наиболее близкими родственниками являются водосвинковые.
Ailenin akrabalarından biri, böyle birisinin bilinmediğini ve böyle bir isimde birinin olmadığını açıkladı.Согласно полицейским отчётам такой человек существовал, но его имени не знал никто.
Birbirleriyle akraba gibi olmuştur.Они были как родственники.
Erkek çocuk evlenme yaşına geldiğinde ailesi, akrabalardan başlayarak kız arar, çevreden bilgi toplarlar.Спустя год после убийства, родные и близкие вспоминают её...
Abazaların konuştuğu bu dil, Abhazca ile yakın akrabadır.Языки, на которых говорят агау, родственны.
Diğer dillerle akrabalığı tam olarak bilinmiyor.Язык изолированный, живые родственники неизвестны.
Doğan çocukların en azından %8,4'ü akraba evliliklerinden doğmaktadır.85 % детей рождаются в зарегистрированном браке.
Dört babadan gelen bu mahallenin hepsi akrabadır.Из 4 домашних хозяйств все не являлись семьями.
Akrabaları Salih'in kaybolduğunu ilan ettiler.Подоспевшие родственники убитых обвиняют в их смерти Зену.
Ayla, kızıyla beraber akrabalarının yanına gider.Елена воссоединятся со своей семьей.
Cenaze işlemlerinde akrabalar birbirlerini yardımcı olur.После его похорон компаньоны расстаются.
Uzak bir akrabalarının kızıyla nişanlıdır.Был женат на своей дальней родственнице.
Bu sefer akrabaları onun mirasını büyük olabileceğini söyleyerek onları teselli etmeye çalışır.Делается это для того, чтобы родственники могли подтвердить, что это действительно тело их родственника.
Hatta her ikisinin nasil akraba oldukları bile günümüzde bilinmemektedir.В настоящее время эти три группы не считаются родственными.
Bu balıklar tetralar gibi, saldırgan olmayan çok renkli birçok akvaryum balığının akrabasıdır.Соседями могут быть любые не агрессивные рыбы соответствующего размера.
İslâm Peygamberi, akrabayla ilişkiyi devam ettirmeyi emreder.Собеседник приходит к истине сам (хотя и с помощью учителя).
Büyükbabamın akrabaları şarap üreticisiydi.Родители занимались виноторговлей.
Her anlamda bütün akrabalarım da tanıdıklarım da.«Ба! знакомые все лица.
Sonrasinda ailesini ve akrabalarini buraya yerleştirmiş.Затем стали съезжаться его родственники и соседи.
Bu ismi geçen isimler aynı zamanda birbirleriyle akraba ya da kardeşlerden oluşmaktadır.Точно так же друзья разного возраста будут называть друг друга братом или сестрой.
Dumbledore'ların aile dostu ve Potter ailesinin akrabasıdır.Старый друг семьи Дамблдора, сосед и друг Поттеров.
Semavi türüyle yakın akrabadırlar.Вероятно, они являются близкородственными видами.
Hepsi de iktidara dolaylı ya da sonaradan edinilen akrabalıklarla gelmişti.Все были в дальнем или ближнем родстве.
Vatandaşlık ve akrabalık bağları oldukça güçlüdür.Связи побратимства и обрядного родства очень сильны.