Ana içeriğe geç
Sözlük

akma ile cümle

akma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hepimizden gözyaşları akmaya başladı.Bueno, se nos empezaban a caer unos lagrimones a todos.
Hepsi temizdi! Tek bir yer bile akmamıştı. Harikaydı.Ни единой протечки там не было, просто фантастически.
Hepsi temizdi! Tek bir yer bile akmamıştı.거긴 깨끗했어요! 물 새는 곳은 없었죠.
Hepsi temizdi! Tek bir yer bile akmamıştı.הייתי נקי, לא הייתה נזילה מסריחה אחת במקום,
Hepsi temizdi! Tek bir yer bile akmamıştı.أما أنا فقد أثبتت براءتي! لم يكن هناك أي تسرب لعين في المكان
İş mantığının nerede sıkışıp düzgün akmadığını belirliyor우리는 사업 논리가 어디에서 복잡해지고 막히는지 생각해내어,
İş mantığının nerede sıkışıp düzgün akmadığını belirliyorZjišťujeme, kde je obchodní logika přecpaná a řádně neplyne.
İş mantığının nerede sıkışıp düzgün akmadığını belirliyorהצוות שלנו מאיץ סוגים כאלו של חסכון בנפט בעזרת מה שאנחנו קוראים לו "דיקור מוסדי".
İş mantığının nerede sıkışıp düzgün akmadığını belirliyorاستطعنا معرفة أين يحشر منطق العمل و أين يتدفق بشكل خاطئ
İş mantığının nerede sıkışıp düzgün akmadığını belirliyorどこで流れが止まっているかを 明らかにし そこに小さな鍼をさして うまく流れるようにするのです
Kafatasınızda akmakta olan bütün hatıralardan bağımsız.떠다니는 다른 모든 기억들 어디에도 연결되어 있질 않아요.
Kafatasınızda akmakta olan bütün hatıralardan bağımsız.그 이름은 여러분 머리 속에서
Kafatasınızda akmakta olan bütün hatıralardan bağımsız.הוא לחלוטין לא קשור
Kafatasınızda akmakta olan bütün hatıralardan bağımsız.לכל הזכרונות האחרים שצפים לך בתוך הגולגולת
Kafatasınızda akmakta olan bütün hatıralardan bağımsız.عن جميع الذكريات التي تحوم في جمجمتك
Kafatasınızda akmakta olan bütün hatıralardan bağımsız.هو منفصل تماماً
Kafatasınızda akmakta olan bütün hatıralardan bağımsız.パン屋のbakerはどうでしょう
Kafatasınızda akmakta olan bütün hatıralardan bağımsız.まったくつながりがないのです
Kuzey Denizi’nin göle akmasına yol açana kadar, Baltık Denizi aslında bir tatlı su gölüydü.De eerste verklaring is, dat de druk van de visserij aan het eind van de jaren zeventig afnam.
Kuzey Denizi’nin göle akmasına yol açana kadar, Baltık Denizi aslında bir tatlı su gölüydü.dôležité z hľadiska zachovania úrovne salinity a kyslíka.
Kuzey Denizi’nin göle akmasına yol açana kadar, Baltık Denizi aslında bir tatlı su gölüydü.Elsősorban annak, hogy az 1970-es évek végén csökkent a tőkehal lehalászása.
Kuzey Denizi’nin göle akmasına yol açana kadar, Baltık Denizi aslında bir tatlı su gölüydü.fra Nordsøen, hvilket giver dårligere muligheder for æggenes overlevelse og færre ungfisk.
Kuzey Denizi’nin göle akmasına yol açana kadar, Baltık Denizi aslında bir tatlı su gölüydü.När vatten nära havsbotten blir syrefritt frigörs vätesulfid från bottnen till vattnet.
Kuzey Denizi’nin göle akmasına yol açana kadar, Baltık Denizi aslında bir tatlı su gölüydü.Po drugie, warunki klimatyczne spowodowały wlew do Bałtyku wód o dużym zasoleniu z Morza Północnego.
Kuzey Denizi’nin göle akmasına yol açana kadar, Baltık Denizi aslında bir tatlı su gölüydü.Principala explicaţie constă în aceea că la sfârşitul anilor 1970 nu sa pescuit foarte intens.
Kuzey Denizi’nin göle akmasına yol açana kadar, Baltık Denizi aslında bir tatlı su gölüydü.Suurin syy on kalastuspaineen hellittäminen 1970-luvun lopulla.
Kuzey Denizi’nin göle akmasına yol açana kadar, Baltık Denizi aslında bir tatlı su gölüydü.Второ, климатичните условия са довели до приток на високо солени води от Северно море.
Müşteriler akmaya başlar yakında.Clientii vro aparea in curand
Müşteriler akmaya başlar yakında.De klanten zouden zo binnenkort binnen kunnen komen.
Müşteriler akmaya başlar yakında.I clienti dovrebbero arrivare presto.
Müşteriler akmaya başlar yakında.Khách hàng sắp đến rồi đó.
Müşteriler akmaya başlar yakında.Klienci powinni niedługo się zjawić.
Müşteriler akmaya başlar yakında.Kunderna borde strömma in snart.
Müşteriler akmaya başlar yakında.Les clients seront bientôt là.
Müşteriler akmaya başlar yakında.Pelanggan sebentar lagi akan datang.
Müşteriler akmaya başlar yakında.Unsere Kunden kommen bald.
Müşteriler akmaya başlar yakında.Zákazníci začnú o chvíľu prichádzať.
Müşteriler akmaya başlar yakında.Οι πελάτες θα ξεκινήσουν να έρχονται σε λίγο.
Müşteriler akmaya başlar yakında.Клиентите ще запристигат след малко.
Müşteriler akmaya başlar yakında.Скоро появятся посетители.
sana o kadar çok bilinmeyen kaynaklardan bir şeyler akmaya başlar.càng nhiều tiếp tục bắt đầu bạn không rõ nguồn gốc (từ bao giờ)
sana o kadar çok bilinmeyen kaynaklardan bir şeyler akmaya başlar.desto mehr wird dir aus unbekannten Quellen zufließen.
sana o kadar çok bilinmeyen kaynaklardan bir şeyler akmaya başlar.più riceverai da fonti diverse e sconosciute.
sana o kadar çok bilinmeyen kaynaklardan bir şeyler akmaya başlar.كلما استمر دخول المزيد بداخلك من مصادر مجهولة.
Tabi mahkemedeki bazý insanlar bir problem olduđunu anlamýţlar. "...Veriler akmaya baţlamýţtý.A quel punto, i gestori del sistema si accorsero che qualcosa non andava secondo i loro piani.
Tabi mahkemedeki bazý insanlar bir problem olduđunu anlamýţlar. "...Veriler akmaya baţlamýţtý.Là, les gens des tribunaux se sont dit : "Il se passe quelque chose".
Tabi mahkemedeki bazý insanlar bir problem olduđunu anlamýţlar. "...Veriler akmaya baţlamýţtý.På det tidspunk blev folkene i retten klar over at der var noget der ikke gik helt som planlagt.
Tabi mahkemedeki bazý insanlar bir problem olduđunu anlamýţlar. "...Veriler akmaya baţlamýţtý.Σε αυτό το σημείο οι άνθρωποι των δικαστηρίων συνειδητοποίησαν πως κάτι δεν πήγαινε σύμφωνα με το σχέδιο.
Tabi mahkemedeki bazý insanlar bir problem olduđunu anlamýţlar. "...Veriler akmaya baţlamýţtý.И в този момент дружинката в съдилищата осъзнаха, че нещо не се случваше съвсем според техния план.
Tabi mahkemedeki bazý insanlar bir problem olduđunu anlamýţlar. "...Veriler akmaya baţlamýţtý.وفي تلك اللحظة، أدرك العاملون في المحكمة أن شيئاً ما لا يسير على ما يُرام
Tabi mahkemedeki bazý insanlar bir problem olduđunu anlamýţlar. "...Veriler akmaya baţlamýţtý.そしてデータがどんどん、どんどん、届き始め、
"Tanrı onların tarafında mı?" George karısına akmaya daha az konuşma, dedi kendi acı düşünceler."Är Gud på sin sida?", Sade George, tala mindre till sin hustru än att hälla ut sina egna bittra tankar.
"Tanrı onların tarafında mı?" George karısına akmaya daha az konuşma, dedi kendi acı düşünceler."Czy Bóg jest po ich stronie?" Powiedział George, mówiąc mniej do żony niż wylewanie jego gorzkie myśli.
"Tanrı onların tarafında mı?" George karısına akmaya daha az konuşma, dedi kendi acı düşünceler."Dio è dalla loro parte?", Ha detto George, parlando meno a sua moglie che versando propri pensieri amari.
"Tanrı onların tarafında mı?" George karısına akmaya daha az konuşma, dedi kendi acı düşünceler."Er Gud på deres side?" Sagde George, der taler mindre til sin kone, end hælde ud sine egne bitre tanker.
"Tanrı onların tarafında mı?" George karısına akmaya daha az konuşma, dedi kendi acı düşünceler."¿Es Dios de su lado?", Dijo George, hablando menos a su esposa que derramar sus amargos pensamientos propios.
"Tanrı onların tarafında mı?" George karısına akmaya daha az konuşma, dedi kendi acı düşünceler."Je Boh na ich strane," povedal George, hovorí menej, než jeho žena vylievanie vlastné trpké myšlienky.
"Tanrı onların tarafında mı?" George karısına akmaya daha az konuşma, dedi kendi acı düşünceler."Je Bůh na jejich straně," řekl George, mluví méně, než jeho žena vylévání vlastní trpké myšlenky.
"Tanrı onların tarafında mı?" George karısına akmaya daha az konuşma, dedi kendi acı düşünceler."하나님은 자신의 편에 있습니까?"조지는 밖으로 쏟아져보다 그의 아내 적은 말을했다 자신의 쓰라린 생각.
"Tanrı onların tarafında mı?" George karısına akmaya daha az konuşma, dedi kendi acı düşünceler."Thiên Chúa đứng về phía mình?" George, nói ít hơn để vợ mình hơn là đổ ra suy nghĩ cay đắng của mình.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod