İsrailliler oradan Gudgodaya, sonra da akarsular bölgesi olan Yotvataya göç ettiler.Ils partirent de là pour Gudgoda, et de Gudgoda pour Jothbatha, pays où il y a des cours d`eau.
İsrailliler oradan Gudgodaya, sonra da akarsular bölgesi olan Yotvataya göç ettiler.또 거기서 발행하여 굿고다에 이르고 굿고다에서 발행하여 욧바다에 이른즉 그 땅에는 시내가 많았었으며
İsrailliler oradan Gudgodaya, sonra da akarsular bölgesi olan Yotvataya göç ettiler.nét indulának Gudgódba, Gudgódból pedig Jotbatába, [bõ]vízû patakok földére.
İsrailliler oradan Gudgodaya, sonra da akarsular bölgesi olan Yotvataya göç ettiler.Odtiaľ sa rušali do Gudgody a z Gudgody do Jotbaty, do zeme potokov vody.
İsrailliler oradan Gudgodaya, sonra da akarsular bölgesi olan Yotvataya göç ettiler.Odtod so potovali v Gudgodo in iz Gudgode v Jotbato, v pokrajino potokov vodá.
İsrailliler oradan Gudgodaya, sonra da akarsular bölgesi olan Yotvataya göç ettiler.Odtud táhli do Gadgad, a z Gadgad do Jotbata, do země vod tekutých.
İsrailliler oradan Gudgodaya, sonra da akarsular bölgesi olan Yotvataya göç ettiler.Sieltä he lähtivät liikkeelle Gudgodaan, ja Gudgodasta Jotbataan, seutuun, jossa on vesipuroja.
İsrailliler oradan Gudgodaya, sonra da akarsular bölgesi olan Yotvataya göç ettiler.Stamtąd się ruszyli do Gadgad, a z Gadgad do Jotbata, do ziemi ciekących wód.
İsrailliler oradan Gudgodaya, sonra da akarsular bölgesi olan Yotvataya göç ettiler.Toen reisden wij naar Gudgod en vandaar naar Jotbath, een waterrijke streek.
İsrailliler oradan Gudgodaya, sonra da akarsular bölgesi olan Yotvataya göç ettiler.Từ đó , dân Y-sơ-ra-ên đi đến Gút-gô-đa , rồi từ Gút-gô-đa đến Dốt-ba-tha , là xứ có nhiều sông_rạch .
İsrailliler oradan Gudgodaya, sonra da akarsular bölgesi olan Yotvataya göç ettiler.Từ đó, dân Y-sơ-ra-ên đi đến Gút-gô-đa, rồi từ Gút-gô-đa đến Dốt-ba-tha, là xứ có nhiều sông rạch.
İsrailliler oradan Gudgodaya, sonra da akarsular bölgesi olan Yotvataya göç ettiler.Von da zogen sie aus gen Gudegoda, von Gugegoda gen Jotbatha, ein Land, da Bäche sind.
İsrailliler oradan Gudgodaya, sonra da akarsular bölgesi olan Yotvataya göç ettiler.Εκειθεν εσηκωθησαν εις Γαδγαδ και απο Γαδγαδ εις Ιοτβαθα, γην ποταμων υδατων.
İsrailliler oradan Gudgodaya, sonra da akarsular bölgesi olan Yotvataya göç ettiler.От там отпътуваха до Гадгад, и от Гадгад до Иотвата, земя богата с водни потоци.
İsrailliler oradan Gudgodaya, sonra da akarsular bölgesi olan Yotvataya göç ettiler.Оттуда отправились в Гудгод, из Гудгода в Иотвафу, в землю, где потоки вод.
İsrailliler oradan Gudgodaya, sonra da akarsular bölgesi olan Yotvataya göç ettiler.משם נסעו הגדגדה ומן הגדגדה יטבתה ארץ נחלי מים׃
İsrailliler oradan Gudgodaya, sonra da akarsular bölgesi olan Yotvataya göç ettiler.من هناك ارتحلوا الى الجدجود ومن الجدجود الى يطبات ارض انهار ماء
İsrailliler oradan Gudgodaya, sonra da akarsular bölgesi olan Yotvataya göç ettiler.他 們 從 那 裡 起 行 、 到 了 谷 歌 大 、 又 從 谷 歌 大 到 了 有 溪 水 之 地 的 約 巴 他
İsrailliler oradan Gudgodaya, sonra da akarsular bölgesi olan Yotvataya göç ettiler.他 們從 那 裡 起行 、 到了 谷歌 大 、 又 從 谷歌 大 到 了 有 溪水 之 地 的 約巴他
Kâhinin buyruğuyla kuşlardan biri toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesilecek.A kňaz rozkáže zabiť jedného z vtákov do hlinenej nádoby nad živou vodou.
Kâhinin buyruğuyla kuşlardan biri toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesilecek.Azután parancsolja meg a pap, hogy az egyik madarat öljék meg cserépedényben, forrásvíz felett.
Kâhinin buyruğuyla kuşlardan biri toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesilecek.Burung yang seekor harus disembelih di atas belanga tanah yang berisi air bersih dari mata air
Kâhinin buyruğuyla kuşlardan biri toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesilecek.Il sacerdote ordinerà di immolare uno degli uccelli in un vaso di terracotta con acqua viva
Kâhinin buyruğuyla kuşlardan biri toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesilecek.In ukaži duhovnik, naj zakoljejo eno teh ptic v prsteno posodo nad tekočo vodo.
Kâhinin buyruğuyla kuşlardan biri toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesilecek.I rozkáže kněz zabiti vrabce jednoho, a vycediti krev z něho do nádoby hliněné nad vodou živou.
Kâhinin buyruğuyla kuşlardan biri toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesilecek.Ja pappi käskeköön teurastaa toisen linnun saviastian päällä, jossa on raikasta vettä.
Kâhinin buyruğuyla kuşlardan biri toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesilecek.제사장은 또 명하여 그 새 하나는 흐르는 물 위 질그릇 안에서 잡게 하고
Kâhinin buyruğuyla kuşlardan biri toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesilecek.Kto by się dotknął pościeli jego, upierze szaty swoje, i umyje się wodą, a będzie nieczystym aż do wieczora.
Kâhinin buyruğuyla kuşlardan biri toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesilecek.Le sacrificateur ordonnera qu`on égorge l`un des oiseaux sur un vase de terre, sur de l`eau vive.
Kâhinin buyruğuyla kuşlardan biri toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesilecek.Luego el sacerdote mandará degollar uno de los pájaros sobre una vasija de barro que contenga aguas vivas
Kâhinin buyruğuyla kuşlardan biri toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesilecek.Mandará também que se imole uma das aves num vaso de barro sobre águas vivas.
Kâhinin buyruğuyla kuşlardan biri toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesilecek.Och prästen skall bjuda att man slaktar den ena fågeln över ett lerkärl med friskt vatten i.
Kâhinin buyruğuyla kuşlardan biri toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesilecek.og la dem slakte den ene fugl over et lerkar som er fylt med rinnende vann.
Kâhinin buyruğuyla kuşlardan biri toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesilecek.Og Præsten skal give Ordre til at slagte den ene Fugl over et Lerkar med rindende Vand.
Kâhinin buyruğuyla kuşlardan biri toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesilecek.Preotul să poruncească să se junghie una din aceste păsări într'un vas de pămînt, în apă curgătoare.
Kâhinin buyruğuyla kuşlardan biri toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesilecek.Thầy tế lễ biểu cắt cổ một trong hai chim đó trong chậu sành, trên nước chảy.
Kâhinin buyruğuyla kuşlardan biri toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesilecek.Thầy tế_lễ biểu cắt_cổ một trong hai chim đó trong chậu sành , trên nước chảy .
Kâhinin buyruğuyla kuşlardan biri toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesilecek.Und soll gebieten, den einen Vogel zu schlachten in ein irdenes Gefäß über frischem Wasser.
Kâhinin buyruğuyla kuşlardan biri toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesilecek.Και θελει προσταξει ο ιερευς να σφαξωσι το εν πτηνον εις αγγειον πηλινον επανω υδατος ζωντος
Kâhinin buyruğuyla kuşlardan biri toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesilecek.и прикажет священник заколоть одну птицу над глиняным сосудом, над живою водою;
Kâhinin buyruğuyla kuşlardan biri toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesilecek.и свещеникът да заповяда да заколят едното птиче в пръстен съд над текуща вода.
Kâhinin buyruğuyla kuşlardan biri toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesilecek.וצוה הכהן ושחט את הצפור האחת אל כלי חרש על מים חיים׃
Kâhinin buyruğuyla kuşlardan biri toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesilecek.ويامر الكاهن ان يذبح العصفور الواحد في اناء خزف على ماء حيّ.
Kâhinin buyruğuyla kuşlardan biri toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesilecek.祭 司 要 吩 咐 用 瓦 器 盛 活 水 、 把 一 隻 鳥 宰 在 上 面
Kâhinin buyruğuyla kuşlardan biri toprak bir kapta, akarsuyun üzerinde kesilecek.祭司 要 吩咐 用 瓦器 盛 活水 、 把 一 隻 鳥宰 在 上面
Kalelerin düştüğü o büyük kıyım günü Her yüksek dağda, her yüce tepede Akarsular olacak.Ðến ngày chém giết lớn, khi đồn lũy đổ xuống, thì trên mọi núi cao đồi cả sẽ có những suối nước chảy.
Kalelerin düştüğü o büyük kıyım günü Her yüksek dağda, her yüce tepede Akarsular olacak.Ðến ngày chém_giết lớn , khi đồn_lũy đổ xuống , thì trên mọi núi cao đồi cả sẽ có những suối nước chảy .
Kalelerin düştüğü o büyük kıyım günü Her yüksek dağda, her yüce tepede Akarsular olacak.크게 살륙하는 날 망대가 무너질 때에 각 고산 각 준령에 개울과 시냇물이 흐를 것이며
Kalelerin düştüğü o büyük kıyım günü Her yüksek dağda, her yüce tepede Akarsular olacak.והיה על כל הר גבה ועל כל גבעה נשאה פלגים יבלי מים ביום הרג רב בנפל מגדלים׃
Kalelerin düştüğü o büyük kıyım günü Her yüksek dağda, her yüce tepede Akarsular olacak.ويكون على كل جبل عال وعلى كل اكمة مرتفعة سواق ومجاري مياه في يوم المقتلة العظيمة حينما تسقط الابراج.
Kalelerin düştüğü o büyük kıyım günü Her yüksek dağda, her yüce tepede Akarsular olacak.在 大 行 殺 戮 的 日 子 、 高 臺 倒 塌 的 時 候 、 各 高 山 岡 陵 、 必 有 川 流 河 湧
Kalelerin düştüğü o büyük kıyım günü Her yüksek dağda, her yüce tepede Akarsular olacak.在 大 行 殺戮 的 日子 、 高 臺 倒塌 的 時候 、 各 高 山 岡陵 、 必有 川流 河湧
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.(77:16) из скалы извел потоки, и воды потекли, какреки.
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.A făcut să ţîşnească izvoare din stînci, şi să curgă ape ca nişte rîuri.
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.Bukit batu disuruh-Nya mengeluarkan air, lalu mengalirlah air seperti sungai
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.Da penha fez sair fontes, e fez correr águas como rios.
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.Du rocher il fit jaillir des sources, Et couler des eaux comme des fleuves.
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.Fece sgorgare ruscelli dalla rupe e scorrere l'acqua a torrenti
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.Hän juoksutti puroja kalliosta ja vuodatti virtanaan vettä.
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.han lod Bække rinde af Klippen og Vand strømme ned som Floder.