Gerdin yayını, Okların içtiğin antlardır. _iSela Yeryüzünü akarsularla yardın.你 的 弓 全然 顯露 向 眾支派 所 起 的 誓 、 都 是 可信 的 。 〔 細拉 〕 你 以 江河 分 開 大地
Geyik akarsuları nasıl özlerse, Canım da seni öyle özler, ey Tanrı! yazılır.Al maestro del coro. Maskil. Dei figli di Core
Geyik akarsuları nasıl özlerse, Canım da seni öyle özler, ey Tanrı! yazılır.Az éneklõmesternek; Kóráh fiainak tanítása.
Geyik akarsuları nasıl özlerse, Canım da seni öyle özler, ey Tanrı! yazılır.Como o cervo anseia pelas correntes das águas, assim a minha alma anseia por ti, ó Deus!
Geyik akarsuları nasıl özlerse, Canım da seni öyle özler, ey Tanrı! yazılır.Ðức Chúa Trời ôi! linh hồn tôi mơ ước Chúa, Như con nai cái thèm khát khe nước.
Geyik akarsuları nasıl özlerse, Canım da seni öyle özler, ey Tanrı! yazılır.Ðức_Chúa_Trời ôi ! linh_hồn tôi mơ_ước Chúa , Như con nai cái thèm_khát khe nước .
Geyik akarsuları nasıl özlerse, Canım da seni öyle özler, ey Tanrı! yazılır.Een leerzaam gezang van de Korachieten voor de koordirigent.
Geyik akarsuları nasıl özlerse, Canım da seni öyle özler, ey Tanrı! yazılır.För sångmästaren; en sång av Koras söner.
Geyik akarsuları nasıl özlerse, Canım da seni öyle özler, ey Tanrı! yazılır.하나님이여 사슴이 시냇물을 찾기에 갈급함 같이 내 영혼이 주를 찾기에 갈급하니이다
Geyik akarsuları nasıl özlerse, Canım da seni öyle özler, ey Tanrı! yazılır.Náčelníkovi speváckeho sboru. Vyučujúci žalm synov Kórachových.
Geyik akarsuları nasıl özlerse, Canım da seni öyle özler, ey Tanrı! yazılır.Přednímu zpěváku z synů Chóre, žalm vyučující.
Geyik akarsuları nasıl özlerse, Canım da seni öyle özler, ey Tanrı! yazılır.(Przedniejszemu śpiewakowi z synów Korego pieśó ćwicząca.)
Geyik akarsuları nasıl özlerse, Canım da seni öyle özler, ey Tanrı! yazılır.Til sangmesteren; en læresalme av Korahs barn.
Geyik akarsuları nasıl özlerse, Canım da seni öyle özler, ey Tanrı! yazılır.Veisuunjohtajalle; koorahilaisten mietevirsi.
Geyik akarsuları nasıl özlerse, Canım da seni öyle özler, ey Tanrı! yazılır.למנצח משכיל לבני קרח כאיל תערג על אפיקי מים כן נפשי תערג אליך אלהים׃
Geyik akarsuları nasıl özlerse, Canım da seni öyle özler, ey Tanrı! yazılır.لامام المغنين. قصيدة لبني قورح. كما يشتاق الإيل الى جداول المياه هكذا تشتاق نفسي اليك يا الله.
Geyik akarsuları nasıl özlerse, Canım da seni öyle özler, ey Tanrı! yazılır.〔 可 拉 後 裔 的 訓 誨 詩 、 交 與 伶 長 。 〕 神 阿 、 我 的 心 切 慕 你 、 如 鹿 切 慕 溪 水
Geyik akarsuları nasıl özlerse, Canım da seni öyle özler, ey Tanrı! yazılır.〔 可 拉後裔 的 訓誨詩 、 交與 伶長 。 〕 神阿 、 我 的 心切慕 你 、 如 鹿切慕 溪水
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok. Hiç bir şey yok.Der er ikke nogen dam, vandløb, floder, søer, ikke noget af den art.
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok. Hiç bir şey yok.Ei lampia, puroja, jokia, järviä, ei mitään sen kaltaista.
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok. Hiç bir şey yok.Er zijn geen poeltjes, stroompjes, rivieren, meren, niks van dat alles.
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok. Hiç bir şey yok.Es gibt keine Teiche, Bäche, Flüsse, Seen, nichts in der Art.
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok. Hiç bir şey yok.Il n'y a pas d'étangs, de ruisseaux, de rivières, de lacs, rien du tout.
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok. Hiç bir şey yok.Không có ao, suối, sông, hồ, hay thứ gì như thế.
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok. Hiç bir şey yok.Nie sú žiadne rybníky, potoky, rieky, jazerá, nič podobné.
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok. Hiç bir şey yok.Nincsenek tavacskák, folyamok, folyók vagy tavak, semmi ilyesmi.
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok. Hiç bir şey yok.No hay estanques, arroyos, ríos, lagos, nada de eso.
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok. Hiç bir şey yok.Non ci sono stagni, ruscelli, fiumi, laghi, nulla del genere.
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok. Hiç bir şey yok.Nu exista iazuri, rauri, lacuri, nimic de genul asta.
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok. Hiç bir şey yok.Δεν υπάρχουν νερόλακκοι, ρυάκια, ποτάμια, λίμνες, τίποτα τέτοιο.
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok. Hiç bir şey yok.Нет ни прудов, ни ручьёв, ни рек, ни озёр, ничего подобного.
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok. Hiç bir şey yok.Няма водопои, потоци, реки, езера, нищо такова.
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok.연못도 냇물도 강도 호수도
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok.אין שלוליות, נחלים, נהרות, אגמים,
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok.لا توجد بِرَك، ولا جداول، ولا أنهار ولا بحيرات،
Göller, nehirler, göletler, akarsular yok.どこにもないのです
Güneyde su sıcaklıklarındaki bir artış ve akarsu akışlarındaki düşüş su kalitesini de etkileyecektir.Als de temperatuur omhoog gaat, zullen de waterreserves in Zuid-Europa dalen.
Güneyde su sıcaklıklarındaki bir artış ve akarsu akışlarındaki düşüş su kalitesini de etkileyecektir.Gazy cieplarniane powodują zmiany naszego klimatu.
Güneyde su sıcaklıklarındaki bir artış ve akarsu akışlarındaki düşüş su kalitesini de etkileyecektir.Морската и туризмът ще имат нужда от повече вода, особено в по-топлите и сухи райони.
Her bir nokta farklı bir tür, farklı bir akarsu veya başka bir toprak tipi.Cada punto es una especie diferente, o un arroyo diferente, o un tipo diferente de suelo.
Her bir nokta farklı bir tür, farklı bir akarsu veya başka bir toprak tipi.Elk punt is een andere soort, of een andere beek, of een ander bodemtype.
Her bir nokta farklı bir tür, farklı bir akarsu veya başka bir toprak tipi.Fiecare punct este o specie diferită sau un flux diferite, sau pentru un tip de sol.
Her bir nokta farklı bir tür, farklı bir akarsu veya başka bir toprak tipi.Jeder Punkt ist eine andere Spezies oder ein anderer Strom oder eine andere Bodenart.
Her bir nokta farklı bir tür, farklı bir akarsu veya başka bir toprak tipi.Każdy węzeł to inny gatunek lub inny rodzaj strumienia bądź typ gleby.
Her bir nokta farklı bir tür, farklı bir akarsu veya başka bir toprak tipi.각 지점은 다른 종, 아니면 각 개울, 아니면 각 토양 유형입니다.
Her bir nokta farklı bir tür, farklı bir akarsu veya başka bir toprak tipi.Mỗi điểm là 1 loài khác nhau hay 1 con suối, một loại đất riêng.
Her bir nokta farklı bir tür, farklı bir akarsu veya başka bir toprak tipi.Ogni punto rappresenta una specie diversa o un ruscello, o un tipo di terreno.
Her bir nokta farklı bir tür, farklı bir akarsu veya başka bir toprak tipi.Κάθε σημείο είναι ένα διαφορετικό είδος ή ένα διαφορετικό ρέμα ή ένας διαφορετικός τύπος εδάφους.
Her bir nokta farklı bir tür, farklı bir akarsu veya başka bir toprak tipi.Всяка точка е различен вид или различен поток, или различен тип почва.
Her bir nokta farklı bir tür, farklı bir akarsu veya başka bir toprak tipi.Каждая точка - это разные виды животных, или разные речки, или разные типы почв.
Her bir nokta farklı bir tür, farklı bir akarsu veya başka bir toprak tipi.כל נקודה כזו מייצגת מין אחר או נחל אחר, או סוג קרקע אחר.
Her bir nokta farklı bir tür, farklı bir akarsu veya başka bir toprak tipi.كل نقطة هي كائن حي مختلف. أو جداول مختلفة، أو أنواع تربة مختلفة.
Her bir nokta farklı bir tür, farklı bir akarsu veya başka bir toprak tipi.あるいは水の流れ 土壌分類を示しています 細い灰色の線はそれらの要素を結びつけます
İsrailliler oradan Gudgodaya, sonra da akarsular bölgesi olan Yotvataya göç ettiler.Apoi deacolo au pornit la Gudgoda, şi dela Gudgoda la Iotbata, ţară unde sînt pîraie de ape.
İsrailliler oradan Gudgodaya, sonra da akarsular bölgesi olan Yotvataya göç ettiler.Dali partiram para Gudgoda, e de Gudgoda para Jotbatá, terra de ribeiros de águas.
İsrailliler oradan Gudgodaya, sonra da akarsular bölgesi olan Yotvataya göç ettiler.Dari situ mereka pergi ke Gudgod, lalu terus ke Yotbata, daerah yang banyak airnya
İsrailliler oradan Gudgodaya, sonra da akarsular bölgesi olan Yotvataya göç ettiler.De allí partieron hacia Gudgoda, y de Gudgoda hacia Jotbata, una tierra de arroyos de agua
İsrailliler oradan Gudgodaya, sonra da akarsular bölgesi olan Yotvataya göç ettiler.Derfra drog de til Gudgoda og fra Gudgoda til Jotbata, en Egn med Vandløb.
İsrailliler oradan Gudgodaya, sonra da akarsular bölgesi olan Yotvataya göç ettiler.Derfra drog de til Gudgoda, og fra Gudgoda til Jotbata, et land med mange bekker.
İsrailliler oradan Gudgodaya, sonra da akarsular bölgesi olan Yotvataya göç ettiler.Di là partirono alla volta di Gudgoda e da Gudgoda alla volta di Iotbata, paese ricco di torrenti d'acqua