Sen bir bahçe pınarısın, Bir taze su kuyusu, Lübnandan akan bir dere.Mình là mạch nước trong vườn, Là giếng nước sống, là dòng nước chảy từ Li-ban!
Sen bir bahçe pınarısın, Bir taze su kuyusu, Lübnandan akan bir dere.O fîntînă din grădini, un izvor de ape vii, ce curge din Liban.
Sen bir bahçe pınarısın, Bir taze su kuyusu, Lübnandan akan bir dere.Oj, ty prameňu zahrád, studňo živých vôd a tečúcich s Libanona!
Sen bir bahçe pınarısın, Bir taze su kuyusu, Lübnandan akan bir dere.Ó ty sám vrchoviště zahradní, studnice vod živých, a tekoucích z Libánu.
Sen bir bahçe pınarısın, Bir taze su kuyusu, Lübnandan akan bir dere.O źródło ogrodne, zdroju wód żywych, które płyną z Libanu!
Sen bir bahçe pınarısın, Bir taze su kuyusu, Lübnandan akan bir dere.Sinä olet yrttitarhojen lähde, elävien vetten kaivo, Libanonilta virtaavaisten."
Sen bir bahçe pınarısın, Bir taze su kuyusu, Lübnandan akan bir dere.Une fontaine des jardins, Une source d`eaux vives, Des ruisseaux du Liban.
Sen bir bahçe pınarısın, Bir taze su kuyusu, Lübnandan akan bir dere.πηγη κηπων, φρεαρ υδατος ζωντος, και ρυακες απο του Λιβανου.
Sen bir bahçe pınarısın, Bir taze su kuyusu, Lübnandan akan bir dere.Градински извор си ти, Кладенец с текуща вода, и поточета от Ливан.
Sen bir bahçe pınarısın, Bir taze su kuyusu, Lübnandan akan bir dere.садовый источник – колодезь живых вод и потоки с Ливана.
Sen bir bahçe pınarısın, Bir taze su kuyusu, Lübnandan akan bir dere.מעין גנים באר מים חיים ונזלים מן לבנון׃
Sen bir bahçe pınarısın, Bir taze su kuyusu, Lübnandan akan bir dere.ينبوع جنات بئر مياه حية وسيول من لبنان
Sen bir bahçe pınarısın, Bir taze su kuyusu, Lübnandan akan bir dere.你 是 園 中 的 泉 、 活 水 的 井 、 從 利 巴 嫩 流 下 來 的 溪 水
Sen bir bahçe pınarısın, Bir taze su kuyusu, Lübnandan akan bir dere.你 是 園中 的 泉 、 活水 的 井 、 從利 巴嫩 流下 來 的 溪水
Sonra istekli olmadan, başını aşağı tüm yol batan ve burnuna akan onun son nefesini dışarı zayıf.Aus dem Fenster erlebte er den Beginn der allgemeinen dämmert draußen.
Sonra istekli olmadan, başını aşağı tüm yol batan ve burnuna akan onun son nefesini dışarı zayıf.그렇다면 기꺼이하지 않고, 그의 머리가 아래로 모든 방법을 침몰하고, 그의 콧구멍에서 거듭
Sonra istekli olmadan, başını aşağı tüm yol batan ve burnuna akan onun son nefesini dışarı zayıf.그렇다면 기꺼이하지 않고, 그의 머리가 아래로 모든 방법을 침몰하고, 그의 콧구멍에서 거듭 밖으로 약하게 그의 마지막 숨결. 이른 아침에 청소 아줌마
Sonra istekli olmadan, başını aşağı tüm yol batan ve burnuna akan onun son nefesini dışarı zayıf.Majd anélkül, hogy akarta volna, a feje süllyedt egészen le, és az ő orrába folyt ki gyengén utolsó lehelete.
Sonra istekli olmadan, başını aşağı tüm yol batan ve burnuna akan onun son nefesini dışarı zayıf.Pak, aniž by ochoten ji, jeho hlava klesla až dolů, a od jeho nosu tekla se slabě do posledního dechu.
Sonra istekli olmadan, başını aşağı tüm yol batan ve burnuna akan onun son nefesini dışarı zayıf.Potem nie chcąc, z głową zatonął w dół, a z jego nozdrzy płynął się słabo do ostatniego tchu.
Sonra istekli olmadan, başını aşağı tüm yol batan ve burnuna akan onun son nefesini dışarı zayıf.Potom bez toho, aby ochotný ju, jeho hlava klesla až dolu, a od jeho nosa tiekla sa slabo do posledného dychu.
Sonra istekli olmadan, başını aşağı tüm yol batan ve burnuna akan onun son nefesini dışarı zayıf.Så uden at ville det, sank hans hoved hele vejen ned, og fra hans næsebor flød ud svagt sit sidste åndedrag.
Sonra istekli olmadan, başını aşağı tüm yol batan ve burnuna akan onun son nefesini dışarı zayıf.После без желание тя, главата му потъна целия път надолу, и от ноздрите му течеше от слабо последния му дъх.
Sonra istekli olmadan, başını aşağı tüm yol batan ve burnuna akan onun son nefesini dışarı zayıf.Тогда, не готовы это, его голова откинулась на всем пути вниз, а из ноздрей текли из слабо последнего вздоха.
Sonra istekli olmadan, başını aşağı tüm yol batan ve burnuna akan onun son nefesini dışarı zayıf.Тоді, не готові це, його голова відкинулась на всьому шляху вниз, а з ніздрів текли з слабо останнього подиху.
Sonra istekli olmadan, başını aşağı tüm yol batan ve burnuna akan onun son nefesini dışarı zayıf.אז בלי זה מוכן, ראשו צנח כל הדרך למטה, מנחיריו זרמו
Sonra istekli olmadan, başını aşağı tüm yol batan ve burnuna akan onun son nefesini dışarı zayıf.אז בלי זה מוכן, ראשו צנח כל הדרך למטה, מנחיריו זרמו את חלושות את נשימתו האחרונה. מוקדם בבוקר המנקה
Sonra istekli olmadan, başını aşağı tüm yol batan ve burnuna akan onun son nefesini dışarı zayıf.ثم دون استعداد لها ، غرقت رأسه على طول الطريق ، وتدفقت من أنفه
Sonra istekli olmadan, başını aşağı tüm yol batan ve burnuna akan onun son nefesini dışarı zayıf.彼の最後の息弱くて。早朝に掃除の女性
Sonra istekli olmadan, başını aşağı tüm yol batan ve burnuna akan onun son nefesini dışarı zayıf.彼の最後の息弱くて。早朝に掃除の女性 来た。
Toprakta akan enerjiyi, ejderin nabzını okuma ve kullanma sanatı.A arte de ler o pulso do dragão, a energia que flui através da Terra, e de a usar.
Toprakta akan enerjiyi, ejderin nabzını okuma ve kullanma sanatı.El arte de leer el pulso del dragón, la energía que fluye a través de la tierra, y usarla.
Toprakta akan enerjiyi, ejderin nabzını okuma ve kullanma sanatı.Konsten att läsa drakens puls- -energin som flödar genom jorden.
Toprakta akan enerjiyi, ejderin nabzını okuma ve kullanma sanatı.Kunsten at læse dragens puls, - - energien som går gennem jorden.
Toprakta akan enerjiyi, ejderin nabzını okuma ve kullanma sanatı.L'arte di leggere il polso del drago, l'energia che scaturisce dalla terra, e come usarla.
Toprakta akan enerjiyi, ejderin nabzını okuma ve kullanma sanatı.Siinä tulkitaan lohikäärmeen pulssia- -ja käytetään maassa virtaavaa energiaa.
Toprakta akan enerjiyi, ejderin nabzını okuma ve kullanma sanatı.Sztuka czytania pulsu smoka, energii, która przepływa przez ziemię, i jej używania.
Toprakta akan enerjiyi, ejderin nabzını okuma ve kullanma sanatı.Η τέχνη του να διαβάζεις το σφυγμό του δράκου, την ενέργεια που διασχίζει τη γη και να τη χρησιμοποιείς.
Toprakta akan enerjiyi, ejderin nabzını okuma ve kullanma sanatı.Наука о том, как измерить пульс дракона, энергию, идущую сквозь землю, и использовать её.
Tüm yapım ödemeler, bireyler ve işletmeler bir çok olduğunda bu çok farklı bankalar arasında akan para.Když mnoho jednotlivců a firem provádí vzájemné platby, představuje to tok mnoha peněz mezi různými bankami.
Tüm yapım ödemeler, bireyler ve işletmeler bir çok olduğunda bu çok farklı bankalar arasında akan para.כשיש הרבה אנשים פרטיים והרבה עסקים שכולם עושים תשלומים אחד לשני זה הרבה כסף שזורם בין הרבה בנקים שונים.
Ülkeyi dağlara dek akan kanınla ıslatacağım, Vadiler seninle dolacak.A napojím zemi, v níž ploveš, krví tvou až do hor, tak že i potokové naplněni budou tebou.
Ülkeyi dağlara dek akan kanınla ıslatacağım, Vadiler seninle dolacak.a napojím zem, v ktorej plávaš, tvojou krvou až po vrchy, takže sa i potoky naplnia tebou.
Ülkeyi dağlara dek akan kanınla ıslatacağım, Vadiler seninle dolacak.Darahmu akan Kutumpahkan sehingga membasahi gunung-gunung dan memenuhi sungai-sungai
Ülkeyi dağlara dek akan kanınla ıslatacağım, Vadiler seninle dolacak.És megitatom áradásod földjét véredbõl mind a hegyekig, s a mélységek megtelnek belõled.
Ülkeyi dağlara dek akan kanınla ıslatacağım, Vadiler seninle dolacak.Farò bere alla terra il tuo scolo, il tuo sangue, fino ai monti, e i burroni saranno pieni di te
Ülkeyi dağlara dek akan kanınla ıslatacağım, Vadiler seninle dolacak.Ik zal de aarde doordrenken met uw bloed, de ravijnen zal Ik ermee vullen, tot aan de bergtoppen toe.
Ülkeyi dağlara dek akan kanınla ıslatacağım, Vadiler seninle dolacak.I napoję ziemię twoję, w której pływasz, krwią twoją aż do gór, tak, że i rzeki będą napełnione tobą.
Ülkeyi dağlara dek akan kanınla ıslatacağım, Vadiler seninle dolacak.In deželo namočim tja do hribov z rekami krvi tvoje, in globine bodo napolnjene s teboj.
Ülkeyi dağlara dek akan kanınla ıslatacağım, Vadiler seninle dolacak.J`arroserai de ton sang le pays où tu nages, Jusqu`aux montagnes, Et les ravins seront remplis de toi.
Ülkeyi dağlara dek akan kanınla ıslatacağım, Vadiler seninle dolacak.Jeg vil vanne landet med strømmer av ditt blod helt op til fjellene, og bekkeleiene skal fylles med dig.
Ülkeyi dağlara dek akan kanınla ıslatacağım, Vadiler seninle dolacak.네 피로 네 헤엄치는 땅에 물 대듯하여 산에 미치게 하며 그 모든 개천에 채우리로다
Ülkeyi dağlara dek akan kanınla ıslatacağım, Vadiler seninle dolacak.Regaré la tierra con el correr de tu sangre, y de ti se llenarán las quebradas
Ülkeyi dağlara dek akan kanınla ıslatacağım, Vadiler seninle dolacak.Também com o teu sangue regarei a terra onde nadas, até os montes; e as correntes se encherão de ti.
Ülkeyi dağlara dek akan kanınla ıslatacağım, Vadiler seninle dolacak.Ţara în care înoţi, o voi uda cu sîngele tău, pînă la munţi, şi se vor umplea puvoaiele de tine.
Ülkeyi dağlara dek akan kanınla ıslatacağım, Vadiler seninle dolacak.Ta sẽ lấy huyết ngươi tưới nơi đất ngươi lội bơi , cho_đến các núi ; và các khe nước sẽ đầy ngươi .
Ülkeyi dağlara dek akan kanınla ıslatacağım, Vadiler seninle dolacak.Ta sẽ lấy huyết ngươi tưới nơi đất ngươi lội bơi, cho đến các núi; và các khe nước sẽ đầy ngươi.
Ülkeyi dağlara dek akan kanınla ıslatacağım, Vadiler seninle dolacak.vander med dit Udflåd Jorden lige til Bjergene, Kløfterne skal fyldes af dit Blod.
Ülkeyi dağlara dek akan kanınla ıslatacağım, Vadiler seninle dolacak.Και την γην, οπου πλεεις, θελω ποτισει με το αιμα σου εως των ορεων και οι ποταμοι θελουσιν εμπλησθη απο σου.
Ülkeyi dağlara dek akan kanınla ıslatacağım, Vadiler seninle dolacak.И землю плавания твоего напою кровью твоею до самых гор; и рытвины будут наполнены тобою.