Ülkeyi dağlara dek akan kanınla ıslatacağım, Vadiler seninle dolacak.и ще напоя с кръвта ти земята гдето плаваш, дори до планините; и реките ще се напълнят с тебе.
Ülkeyi dağlara dek akan kanınla ıslatacağım, Vadiler seninle dolacak.והשקיתי ארץ צפתך מדמך אל ההרים ואפקים ימלאון ממך׃
Ülkeyi dağlara dek akan kanınla ıslatacağım, Vadiler seninle dolacak.واسقي ارض فيضانك من دمك الى الجبال وتمتلئ منك الآفاق.
Ülkeyi dağlara dek akan kanınla ıslatacağım, Vadiler seninle dolacak.我 又 必 用 你 的 血 澆 灌 你 所 游 泳 之 地 、 漫 過 山 頂 、 河 道 都 必 充 滿
Ülkeyi dağlara dek akan kanınla ıslatacağım, Vadiler seninle dolacak.我 又 必 用 你 的 血 澆灌 你 所 游泳 之 地 、 漫過山頂 、 河道 都 必 充滿
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.Aangezien ik op een woonboot op het stromende water van Lake Union woon, kan ik me dit helemaal voorstellen.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.Comme je vis sur une péniche sur les flots courants du lac Union, cela me semble parfaitement raisonnable.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.Da ich auf einem Hausboot auf dem fließenden Strom des Lake Union lebe, ergibt das vollkommen Sinn für mich.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.Da jeg bor på en husbåd på Lake Union, giver dette god mening for mig.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.Điều này hoàn toàn chính xác với tôi vì tôi đang sống trong một ngôi nhà thuyền ở hồ Union.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.Din moment ce eu locuiesc pe o barcă pe râul Lacului Union, acest aspect îmi pare perfect logic.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.Eftersom jag bor på en husbåt på de flödande strömmarna av Lake Union, så kan jag verkligen förstå det.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.Elän venetalossa Lake Unioniin laskevassa virrassa, joten minusta määritelmä on hyvä.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.Jako, że mieszkam w domu na wodzie, zacumowanym na kanale Lake Union dla mnie ma to ogromny sens.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.Karena saya tinggal di rumah perahu di tengah aliran air di Danau Union, hal ini masuk akal bagi saya.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.Keďže žijem na obytnej lodi na prúdiacom toku jazera Union, mne to dáva perfektný zmysel.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.제가 유니온 호수 지류의 하우스보트에 살아서 그런지 (유니온 호수: 워싱턴 주 시애틀 소재) 저한테는 이 개념이 그대로 이해되더군요.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.Mivel egy lakóhajón élek a Union-tó folyóján, ez számomra tökéletes értelemmel bír.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.Od doby, co žiju na obytném člunu na Lake Union mi to dává dokonalý smysl.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.Por ter vivido numa casa flutuante no riacho corrente de Lake Union, isso faz totalmente sentido para mim.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.Ya que yo vivo en un bote en la corriente del Lago Union, para mí tiene perfecto sentido.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.Επειδή ζω σε πλωτό σπίτι στο ποτάμι της Λίμνης Γιούνιον, ο ορισμός μου φαίνεται εντελώς σωστός.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.Оскільки я живу у плавучому будинку на озері Юніон, я це чудово розумію.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.Тъй като живея върху къща-лодка по течението на езерото Юниън (Обедининие), това има дълбок смисъл за мен.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.Я живу в плавучем доме на озере Юнион, так что я это отлично понимаю.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.מאחר ואני חיה בבית סירה על החלק הזורם של אגם יוניון, זה נשמע לי הגיוני מאד.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.بما أني أعيش في منزلٍ عائم على نهرٍ جارٍ في بحيرة ليك يونيون، هذا الأمر يبدو معقولا تماما بالنسبة لي.
Union Gölü'ne akan bir ırmağın kenarındaki tekne evimde yaşadığımdan bu bana tamamıyla mantıklı geliyor.私には正にその通りです しかしなぜ皆さんこれを知らないのでしょうか?
Uykuda bu kadar salyası akan bir kız hiç görmemiştim.Sosem láttam még lányt, aki ilyen sokat fintorog álmában.
Uykuda bu kadar salyası akan bir kız hiç görmemiştim.Tôi chưa thấy cô gái nào ngủ mà chảy nước dãi nhiều như cô cả.
Uykuda bu kadar salyası akan bir kız hiç görmemiştim.Не бя? виждал на някой да ?у ?ека? ?олкова ли?и?е, дока?о спи.
Veya, diyebiliriz ki, içeri akandan fazlası dışarı akmaktadır. -Albo mógłbyś powiedzieś, że więcej wypływa z każdego punktu niż do niego wpływa.
Veya, diyebiliriz ki, içeri akandan fazlası dışarı akmaktadır. -O se podría decir que más está fluyendo fuera en cualquier punto, que fluyendo dentro. Tiene sentido, ¿verdad?