Ana içeriğe geç
Sözlük

akan ile cümle

akan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ellerimizde akan kan,Las venas de sangre en nuestras manos,
Ellerimizde akan kan,Le sang qui coule dans nos mains
Ellerimizde akan kan,Naczynia krwionośne w naszych rękach
Ellerimizde akan kan,Os vasos sanguíneos nas nossas mãos
Ellerimizde akan kan,Pembuluh darah yang mengalir di tangan kita
Ellerimizde akan kan,Venele de sânge din mâinile noastre
Ellerimizde akan kan,Το αίμα κυλάει στα χέρια μας
Ellerimizde akan kan,Кровеносные сосуды в наших руках
Ellerimizde akan kan,Кръвоносните вени в ръцете ни
Ellerimizde akan kan,הורידים שבידינו
Ellerimizde akan kan,عروق الدم في أيدينا
Ertesi sabah, sununun sunulduğu saatte, Edom yönünden akan sular her yeri doldurdu.Al mattino, nell'ora dell'offerta, ecco scorrere l'acqua dalla direzione di Edom; la zona ne fu inondata
Ertesi sabah, sununun sunulduğu saatte, Edom yönünden akan sular her yeri doldurdu.Besoknya, pada saat mempersembahkan kurban pagi, mengalirlah air dari arah Edom sehingga memenuhi wadi itu
Ertesi sabah, sununun sunulduğu saatte, Edom yönünden akan sular her yeri doldurdu.És lõn reggel, a mikor áldozatot szoktak tenni, ímé vizek jõnek vala Edom útjáról, és megtelék a föld vízzel.
Ertesi sabah, sununun sunulduğu saatte, Edom yönünden akan sular her yeri doldurdu.아침에 미쳐 소제 드릴 때에 물이 에돔 편에서부터 흘러와서 그 땅에 가득하였더라
Ertesi sabah, sununun sunulduğu saatte, Edom yönünden akan sular her yeri doldurdu.Vậy, buổi sáng, nhằm giờ người ta dâng của lễ chay, thấy nước bởi đường Ê-đôm đến, và xứ bèn đầy những nước.
Ertesi sabah, sununun sunulduğu saatte, Edom yönünden akan sular her yeri doldurdu.Και το πρωι, ενω ετελειτο η προσφορα, ιδου, ηλθον υδατα απο της οδου Εδωμ, και επλησθη η γη υδατων.
Ertesi sabah, sununun sunulduğu saatte, Edom yönünden akan sular her yeri doldurdu.И на сутрента, когато се принасяше принос, ето, дойдоха води от едомския път, и земята се напълни с вода.
Ertesi sabah, sununun sunulduğu saatte, Edom yönünden akan sular her yeri doldurdu.Поутру, когда возносят хлебное приношение, вдруг полилась вода по пути от Едома, и наполнилась земля водою.
Ertesi sabah, sununun sunulduğu saatte, Edom yönünden akan sular her yeri doldurdu.ויהי בבקר כעלות המנחה והנה מים באים מדרך אדום ותמלא הארץ את המים׃
Ertesi sabah, sununun sunulduğu saatte, Edom yönünden akan sular her yeri doldurdu.وفي الصباح عند اصعاد التقدمة اذا مياه آتية عن طريق ادوم فامتلأت الارض ماء.
Ertesi sabah, sununun sunulduğu saatte, Edom yönünden akan sular her yeri doldurdu.次 日 早 晨 、 約 在 獻 祭 的 時 候 、 有 水 從 以 東 而 來 、 遍 地 就 滿 了 水
Ertesi sabah, sununun sunulduğu saatte, Edom yönünden akan sular her yeri doldurdu.次日 早晨 、 約 在 獻祭 的 時候 、 有水 從 以 東而來 、 遍地 就 滿 了 水
Eserin oğulları şunlardı: Bilhan, Zaavan, Akan.A synowie Eserowi są ci: Balaan, i Zawan, i Akan.
Eserin oğulları şunlardı: Bilhan, Zaavan, Akan.Ðây là con trai của Ét-xe: Binh-han, Xa-van và A-can.
Eserin oğulları şunlardı: Bilhan, Zaavan, Akan.Ðây là con_trai của Ét - xe : Binh-han , Xa-van và A-can .
Eserin oğulları şunlardı: Bilhan, Zaavan, Akan.De kinderen van Ezer waren Bilhan, Zaävan en Akan.
Eserin oğulları şunlardı: Bilhan, Zaavan, Akan.Dette var Esers sønner: Bilhan og Sa'avan og Akan.
Eserin oğulları şunlardı: Bilhan, Zaavan, Akan.Die Kinder Ezers waren: Bilhan, Sawan und Akan.
Eserin oğulları şunlardı: Bilhan, Zaavan, Akan.Eczernek fiai ezek: Bilhán, Zahaván, Hakán.
Eserin oğulları şunlardı: Bilhan, Zaavan, Akan.Estes são os filhos de Eser: Bilã, Zaavã e Acã.
Eserin oğulları şunlardı: Bilhan, Zaavan, Akan.Ezer leluhur marga: Bilhan, Zaawan, dan Akan
Eserin oğulları şunlardı: Bilhan, Zaavan, Akan.Følgende var Ezers Sønner: Bilhan, Zåvan og Akan.
Eserin oğulları şunlardı: Bilhan, Zaavan, Akan.Iată fiii lui Eţer: Bilhan, Zaavan şi Acan. -
Eserin oğulları şunlardı: Bilhan, Zaavan, Akan.I figli di Eser sono Bilan, Zaavan e Akan
Eserin oğulları şunlardı: Bilhan, Zaavan, Akan.에셀의 자녀는 빌한과 사아완과 아간이요
Eserin oğulları şunlardı: Bilhan, Zaavan, Akan.Los hijos de Ezer fueron: Bilhán, Zaaván y Acán
Eserin oğulları şunlardı: Bilhan, Zaavan, Akan.Nämä olivat Eeserin pojat: Bilhan, Saavan ja Akan.
Eserin oğulları şunlardı: Bilhan, Zaavan, Akan.Och dessa voro Esers söner: Bilhan, Saavan och Akan.
Eserin oğulları şunlardı: Bilhan, Zaavan, Akan.Synové Eser tito: Balaan, Závan a Achan.
Eserin oğulları şunlardı: Bilhan, Zaavan, Akan.Ti pa sinovi Ezerjevi: Bilhan in Zaavan in Akan.
Eserin oğulları şunlardı: Bilhan, Zaavan, Akan.Títo synovia Écerovi: Bilhán, Zaván a Akán.
Eserin oğulları şunlardı: Bilhan, Zaavan, Akan.Voici les fils d`Etser: Bilhan, Zaavan et Akan.
Eserin oğulları şunlardı: Bilhan, Zaavan, Akan.Ουτοι ησαν οι υιοι του Εσερ Βαλααν και Ζααβαν και Ακαν.
Eserin oğulları şunlardı: Bilhan, Zaavan, Akan.Ето синовете на Асара: Валаан, Заван и Акан.
Eserin oğulları şunlardı: Bilhan, Zaavan, Akan.Сии сыновья Эцера: Билган, Зааван, и Акан.
Eserin oğulları şunlardı: Bilhan, Zaavan, Akan.אלה בני אצר בלהן וזעון ועקן׃
Eserin oğulları şunlardı: Bilhan, Zaavan, Akan.هؤلاء بنو إيصر بلهان وزعوان وعقان.
Eserin oğulları şunlardı: Bilhan, Zaavan, Akan.以 察 的 兒 子 是 辟 罕 、 撒 番 、 亞 干
Eserin oğulları şunlardı: Bilhan, Zaavan, Akan.以 察 的 兒子 是 辟罕 、 撒番 、 亞干
Genellikle kırmızı sincap (sciurus Hudsonius) Akan, şafak bana waked보통 붉은 다람쥐 (Sciurus Hudsonius)는 자, 이제, 새벽 날 로드니
Genellikle kırmızı sincap (sciurus Hudsonius) Akan, şafak bana wakedבדרך כלל סנאי אדום (Sciurus Hudsonius) העיר אותי עם שחר, הזורם
Genellikle kırmızı sincap (sciurus Hudsonius) Akan, şafak bana wakedواكد عادة السنجاب الأحمر (Sciurus Hudsonius) لي في الفجر ، والتعقيب
Genellikle kırmızı sincap (sciurus Hudsonius) Akan, şafak bana waked家の側面屋根の上や上下、まるで森のために送り出さ
Gregor akan kahve bakışta kendini onun çene yakalamaya tutamadı hava bir kaç kez.A la vista del café que fluye Gregor no pudo evitar romperse las mandíbulas en el aire un par de veces.
Gregor akan kahve bakışta kendini onun çene yakalamaya tutamadı hava bir kaç kez.A la vue du café qui coule Gregor ne pouvait s'empêcher de claquer ses mâchoires en l'air à quelques reprises.
Gregor akan kahve bakışta kendini onun çene yakalamaya tutamadı hava bir kaç kez.À vista do café fluindo Gregor não conseguia parar de se agarrar em suas mandíbulas o ar algumas vezes.
Gregor akan kahve bakışta kendini onun çene yakalamaya tutamadı hava bir kaç kez.Khi nhìn thấy cà phê chảy Gregor không thể ngăn mình chụp hàm của mình không khí một vài lần.
Gregor akan kahve bakışta kendini onun çene yakalamaya tutamadı hava bir kaç kez.흐르는 커피의 광경 그레고르는 자신이 그의 턱을 치고 막을 수 없다 공기가 몇 번.
Gregor akan kahve bakışta kendini onun çene yakalamaya tutamadı hava bir kaç kez.Láttán az áramló kávé Gregor nem tudta megállítani magát harapós saját állkapcsát a A levegő egy párszor.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod