‹‹Bu halk usul usul akan Şiloah sularını reddettiği, Resinle Remalyanın oğluyla mutlu olduğu için,Vì dân nầy đã khinh bỏ các dòng nước Si-lô - ê chảy dịu , và ưa_thích Rê-xin cùng con_trai của Rê-ma-lia .
‹‹Bu halk usul usul akan Şiloah sularını reddettiği, Resinle Remalyanın oğluyla mutlu olduğu için,Vì dân nầy đã khinh bỏ các dòng nước Si-lô-ê chảy dịu, và ưa thích Rê-xin cùng con trai của Rê-ma-lia.
‹‹Bu halk usul usul akan Şiloah sularını reddettiği, Resinle Remalyanın oğluyla mutlu olduğu için,за то, что этот народ пренебрегает водами Силоама, текущими тихо,и восхищается Рецином и сыном Ремалииным,
‹‹Bu halk usul usul akan Şiloah sularını reddettiği, Resinle Remalyanın oğluyla mutlu olduğu için,Понеже тия люде се отказаха от тихо течащите силоамски води, И се радват за Расина и за Ромелиевия син,
‹‹Bu halk usul usul akan Şiloah sularını reddettiği, Resinle Remalyanın oğluyla mutlu olduğu için,יען כי מאס העם הזה את מי השלח ההלכים לאט ומשוש את רצין ובן רמליהו׃
‹‹Bu halk usul usul akan Şiloah sularını reddettiği, Resinle Remalyanın oğluyla mutlu olduğu için,لان هذا الشعب رذل مياه شيلوه الجارية بسكوت وسر برصين وابن رمليا
‹‹Bu halk usul usul akan Şiloah sularını reddettiği, Resinle Remalyanın oğluyla mutlu olduğu için,這 百 姓 既 厭 棄 西 羅 亞 緩 流 的 水 、 喜 悅 利 汛 和 利 瑪 利 的 兒 子
‹‹Bu halk usul usul akan Şiloah sularını reddettiği, Resinle Remalyanın oğluyla mutlu olduğu için,這百姓 既 厭棄 西羅亞緩 流 的 水 、 喜悅 利汛 和 利瑪利 的 兒子
Bu her yıl eriyen bir nehir. Ancak akan suyun miktarı her zamankinden çok daha fazla.Toto je sezónna rieka z roztopeného ľadu, ibaže prietok je oveľa väčší, ako zvykol byť.
Bunlar da Mars'ın yüzeyinde bir zamanlar hızlı akan suların olduğunu gösteren fotoğraflar.Aceste imagini care arată că odată au existat ape rapid curgătoare pe suprafața lui Marte.
Bunlar da Mars'ın yüzeyinde bir zamanlar hızlı akan suların olduğunu gösteren fotoğraflar.Ces images montrent qu'à un moment donné il y a eu de l'eau s'écoulant rapidement sur Mars.
Bunlar da Mars'ın yüzeyinde bir zamanlar hızlı akan suların olduğunu gösteren fotoğraflar.Deze beelden tonen dat er ooit zeer snel stromend water was op het oppervlak van Mars.
Bunlar da Mars'ın yüzeyinde bir zamanlar hızlı akan suların olduğunu gösteren fotoğraflar.Estas imágenes muestran que en un momento hubo rápidas corrientes de agua en la superficie de Marte.
Bunlar da Mars'ın yüzeyinde bir zamanlar hızlı akan suların olduğunu gösteren fotoğraflar.Ezek a képek azt mutatják, hogy gyors folyású vizek voltak a Marson.
Bunlar da Mars'ın yüzeyinde bir zamanlar hızlı akan suların olduğunu gösteren fotoğraflar.Gambar ini menunjukkan bahwa ada saat di mana ada air mengalir dengan deras di permukaan Mars.
Bunlar da Mars'ın yüzeyinde bir zamanlar hızlı akan suların olduğunu gösteren fotoğraflar.Kiedyś na Marsie były wartko płynące wody. Kiedyś na Marsie były wartko płynące wody.
Bunlar da Mars'ın yüzeyinde bir zamanlar hızlı akan suların olduğunu gösteren fotoğraflar.이 사진들은 한 때 화성에 매우 빠르게 흐르는 물이 있었음을 보여줍니다.
Bunlar da Mars'ın yüzeyinde bir zamanlar hızlı akan suların olduğunu gösteren fotoğraflar.Những hình ảnh cho thấy tại một thời điểm, trên bề mặt sao Hỏa có dòng nước chảy rất nhanh.
Bunlar da Mars'ın yüzeyinde bir zamanlar hızlı akan suların olduğunu gösteren fotoğraflar.Αυτές οι φωτογραφίες δείχνουν ότι κάποτε υπήρχε νερό που έρεε πολύ γρήγορα στην επιφάνεια του Άρη.
Bunlar da Mars'ın yüzeyinde bir zamanlar hızlı akan suların olduğunu gösteren fotoğraflar.А эти изображения показывают, что на поверхности Марса ранее была быстро текущая вода.
Bunlar da Mars'ın yüzeyinde bir zamanlar hızlı akan suların olduğunu gösteren fotoğraflar.Тези снимки показват, че едно време е имало много бързо течащи води на повърхността на Марс.
Bunlar da Mars'ın yüzeyinde bir zamanlar hızlı akan suların olduğunu gösteren fotoğraflar.התמונות האלה מראות שבזמן מסוים היו מים שזרמו ממש מהר על פני השטח של מאדים.
Bunlar da Mars'ın yüzeyinde bir zamanlar hızlı akan suların olduğunu gösteren fotoğraflar.هذه الصور تظهر أنه يوما ما .. كان هنالك ماءٌ متدفق على سطح المريخ وبسرعة أيضاً
Bunlar da Mars'ın yüzeyinde bir zamanlar hızlı akan suların olduğunu gösteren fotoğraflar.火星の地表にあったことを示しています なぜ水は重要なのでしょう?
Bunlar volkanları oluşturuyordu ve akan şey ise lav değil yeryüzünden çıkan ve gücünü buradan alan balçıktı.Aşa creau aceşti vulcani, şi erau râuri, nu de lavă, ci de nămol ce ieşea din pământ
Bunlar volkanları oluşturuyordu ve akan şey ise lav değil yeryüzünden çıkan ve gücünü buradan alan balçıktı.Boli tam prúdy, avšak nie prúdy lávy, ale prúdy bahna ktoré vychádzali zo Zeme.
Bunlar volkanları oluşturuyordu ve akan şey ise lav değil yeryüzünden çıkan ve gücünü buradan alan balçıktı.Dan menciptakan gunung api ini dan ada aliran, bukan lava, tapi lumpur yang terdorong dari dalam Bumi --
Bunlar volkanları oluşturuyordu ve akan şey ise lav değil yeryüzünden çıkan ve gücünü buradan alan balçıktı.흐르는데, 땅속에서 나오는건 용암이 아니라 밀려나온 진흙입니다.
Bunlar volkanları oluşturuyordu ve akan şey ise lav değil yeryüzünden çıkan ve gücünü buradan alan balçıktı.-och det flödade inte ut lava- -utan lera som kom upp ur marken...
Bunlar volkanları oluşturuyordu ve akan şey ise lav değil yeryüzünden çıkan ve gücünü buradan alan balçıktı.Ze vormden deze vulkanen en er waren stromen, niet van lava, maar van modder die uit de aarde komt.
Bunlar volkanları oluşturuyordu ve akan şey ise lav değil yeryüzünden çıkan ve gücünü buradan alan balçıktı.ויש שפכים, לא של לבה, אלא של בוץ שבא מתוך כדור הארץ ונדחף --
Bunlar volkanları oluşturuyordu ve akan şey ise lav değil yeryüzünden çıkan ve gücünü buradan alan balçıktı.حيث يتدفق معها طين الأرض بدلاً من الحمم البركانية.
Bunlar volkanları oluşturuyordu ve akan şey ise lav değil yeryüzünden çıkan ve gücünü buradan alan balçıktı.割れ目ができていました こんなものは初めて見ました
Devrede akan parçacık elektrondur. Akımın yönü elektronun akış yönünün tersi olarak belirlenir. -Jsou to elektrony, tyto malé velmi rychlé částice, které se pohybují vodičem od záporné svorky tímto směrem.
Devrede akan parçacık elektrondur. Akımın yönü elektronun akış yönünün tersi olarak belirlenir. -Sú to elektróny, tieto malé super-rýchle častice, ktoré sa pohybujú vodičom od zápornej svorky týmto smerom.
Devrede akan parçacık elektrondur. Akımın yönü elektronun akış yönünün tersi olarak belirlenir. -Це електрони, ці супер-швидкі частинки, що рухаються через провідник від від'ємного терміналу ось цим шляхом.
Devrede akan parçacık elektrondur.אלו האלקטרונים, החלקיקים הקטנים והסופר מהירים
Dipteki milyara, emtiyaların satışından akan kaynaklar emsalsizdirler.따라서 원자재 가격 상승에 따라 바닥 10억에 흘러들어가는 돈은 전에 없는 규모입니다.
Dipteki milyara, emtiyaların satışından akan kaynaklar emsalsizdirler.Deci fluxul de venituri din partea exploziilor de mărfuri către miliardul codaş sunt fără precedent.
Dipteki milyara, emtiyaların satışından akan kaynaklar emsalsizdirler.Der Boom der Rohstoffe stellt also eine beispiellose Einnahmequellen für die unterste Milliarde dar.
Dipteki milyara, emtiyaların satışından akan kaynaklar emsalsizdirler.Dus de stroom van middelen vanuit de grondstoffenboom naar het onderste miljard is zonder voorgaande.
Dipteki milyara, emtiyaların satışından akan kaynaklar emsalsizdirler.Il flusso di entrate generato dai boom delle commodity verso l'Ultimo Miliardo è dunque senza precedenti.
Dipteki milyara, emtiyaların satışından akan kaynaklar emsalsizdirler.Les ressources générées par ces essors des matières premières sont sans précédent pour le milliard d'en bas
Dipteki milyara, emtiyaların satışından akan kaynaklar emsalsizdirler.Por lo que el flujo de recursos del boom de las materias primas al club de la miseria no tiene precedentes.
Dipteki milyara, emtiyaların satışından akan kaynaklar emsalsizdirler.Takže příjmy z komoditních boomů, které získávají země miliardy nejchudších, nemají obdoby.
Dipteki milyara, emtiyaların satışından akan kaynaklar emsalsizdirler.Zatem przepływ środków z krajów koniunktury gospodarczej do dolnego miliarda jest bezprecedensowy.
Dipteki milyara, emtiyaların satışından akan kaynaklar emsalsizdirler.Потоки денег от сырьевого бума отстающему миллиарду беспрецедентны в размерах.
Dipteki milyara, emtiyaların satışından akan kaynaklar emsalsizdirler.Прииждането на средства от стоковия бум към най-бедния милиард са безпрецедентни.
Dipteki milyara, emtiyaların satışından akan kaynaklar emsalsizdirler.כך שזרימת המשאבים מהשגשוג בצריכה אל המיליארדון התחתון הוא חסר-תקדים,
Dipteki milyara, emtiyaların satışından akan kaynaklar emsalsizdirler.إذاً فتدفق الموارد من إزدهار السلع إلى المليار السفلى لم يسبق له مثيل.
Dipteki milyara, emtiyaların satışından akan kaynaklar emsalsizdirler.資金の流れはかつてありませんでした ですから希望が持てます
---doğadan insanlığa akan ekosistem hizmetlerinden ücretsiz faydalanıyor olsalar dahi----estos beneficios que fluyen de la naturaleza a la humanidad, gratis- no son muy grandes en términos del PIB
---doğadan insanlığa akan ekosistem hizmetlerinden ücretsiz faydalanıyor olsalar dahi---생태계 서비스, 즉, 자연에서 인간으로 흘러오는 공짜 혜택들이
---doğadan insanlığa akan ekosistem hizmetlerinden ücretsiz faydalanıyor olsalar dahi---למרות שירותי המערכות האקולוגיות -- ההטבות שזורמות מהטבע לאנושות בחינם --
---doğadan insanlığa akan ekosistem hizmetlerinden ücretsiz faydalanıyor olsalar dahi---تلك الخدمات من النظام الايكولوجي -- تلك المنافع التي تنساب من الطبيعة للبشرية بالمجان--
---doğadan insanlığa akan ekosistem hizmetlerinden ücretsiz faydalanıyor olsalar dahi---無償で大自然より人類へもたらされ- GDP比では-
---doğadan insanlığa akan ekosistem hizmetlerinden ücretsiz faydalanıyor olsalar dahi---縱使生態系統服務 -- 呢類從大自然免費流到人類嘅益處 --
Edebiyat ise akan bir su gibi.A ficção é água corrente.
Edebiyat ise akan bir su gibi.A fikció olyan, mint a folyó víz.
Edebiyat ise akan bir su gibi.Beletrie je plynoucí voda.