Bu başarısından kısa bir süre sonra evlenmiş ve akabinde kızı Diana dünyaya gelmiştir.بعد حصولها على اللقب العالمي، تزوجت إنّا وأنجبت ابنتها ديانا.
Akabinde ise sekizgen baldaken (sekizgen çardak) sisteminin arayışı içerisine girmiştir.وبعث إليه صندل رسله من طريقه فقتلهم فأغذ إليه السير وقاتله ثمانية أيام.
1989 Devrimleri'nin akabinde, Sovyet askerleri -Güney Grup Kuvvetleri- Macaristan'ı terk etmeye başladı.Na esteira das Revoluções de 1989, as tropas soviéticas - das Forças Grupo Sul - começaram a deixar a Hungria.
Akabinde Viktor Pugachyov prototipi Su-30MK ile yapılan bir suni savaşta uçurdu.Viktor Pugachyov pilotou o protótipo em uma luta simulada com um Su-30MK.
Akabinde Erzurum Akşakale Lisesine atandı."Em uma das vezes fui detido dentro da sala de aula.
Akabinde grup RCA ile anlaştı.A banda assinou um contrato com a RCA.
Akabinde, daha sonra sanat yönetmeni olarak çalışacağı, American Ballet Theatre'da dans etti.Ele dançou com a companhia American Ballet Theatre, onde posteriormente se tornou diretor artístico.
Ve akabinde uçuş yapan o uçak dönüş esnasında yere çakıldı.Ele voltava, frustrado, para casa quando o avião caiu.
Akabinde, Ohio, Lancaster'da Orman Rose Mezarlığı'na gömüldü.Ele foi sepultado no Cemitério Forest Rose, em Lancaster, Ohio.
Akabindeki senelerde 2004 ve 2007 yılları hariç Danimarka devamlı olarak final görmüştür.A Macedónia, entre 2004 e 2007, classificou-se sempre para as finais.
Akabinde, Tver ve Torjok şehirlerinin Grandükü olmuştur (1576–1585).Hij was een dienaar bij de doopsgezinde gemeente van het Lam en de Toren.
Topluca yemek yenilerek akabinde Kur'an okunur.De Koran geeft ook voorschriften omtrent het gebruik van voedsel.
Daha sonra eve geri gelen Kameda'ya cinayeti anlatır ve akabinde Akama ve Kameda birlikte ölümü seçerler.Naar de hel gaat hij immers sowieso al. Keawe en zijn vrouw keren naar huis terug.
Akabinde Erkân-ı Harbiye Mektebi'ne girip 1905'te üsteğmenliğe yükseldi.De fabriek verhoogde het kopergehalte in het erts en kwam in 1905 in gebruik.
Akabinde yapılan seçimlerde NSDAP büyük bir patlama yaptı.Tijdens de Grote Depressie ontwikkelde de NSDAP zich als een belangrijke politieke macht.
Marcus Antonius ve Kleopatra, zaten MÖ 41 yılında tanışmışlardı ve akabinde ikiz çocukları olmuştu.Andy en Gloria kennen elkaar nog van vroeger: ze waren jeugdliefdes.
Akabinde İtalya'da, Padova Üniversitesi'nde uluslararası ilişkiler konusunda eğitim aldı.In Italië studeerde hij aan de Universiteit van Padua.
Akabinde, Polaroid makina kullanarak ilk fotoğraflarını çekmeye başlamıştır.Swoje pierwsze zdjęcia wykonał przy użyciu Polaroida.
Savaşın hemen akabinde, Yugoslavya ile Müttefikler arasında birkaç silahlı çatışma hadisesi yaşanmıştı.Już po wojnie doszło do kilku incydentów zbrojnych pomiędzy Jugosławią a aliantami zachodnimi.
O günkü bu olayın akabinde müdür beni çağırdı ve babamı çağırmamı söyledi.Królewna opowiedziała o tym ojcu, który kazał go wezwać.
Akabinde, kapalı gişe sahnelenen sayısız turnelere çıktılar.Na szczyt Złomiskiej Turni można wejść wieloma drogami.
Akabinde ise sekizgen baldaken (sekizgen çardak) sisteminin arayışı içerisine girmiştir.De avslagna tuvorna (som väl orsakats av iskilar) samlade han sedan i åtta väldiga stackar.
Akabinde Şeybanî Han‟a bir mektup gönderdi .Han bearbetade och utgav huaben (skriftliga förlagor till folkliga berättelser).
Akabinde, Tver ve Torjok şehirlerinin Grandükü olmuştur (1576–1585).Hovahydrus perrieri ingår i släktet Hovahydrus och familjen dykare.
Bu olayın akabinde yeniden göreve çağrılır.Han hänvisar på nytt till detta i Inferno.
Bayramlaşma adetinin akabinde, tekbirler eşliğinde hemen kurbanlık hayvan kesilir.Avlivningssättet dödar djuret omedelbart.
Akabindeki yıllarda çeşitli devlet adamları başa geçti.У різні роки тут працювали відомі воєначальники.
Akabinde Bose bitki fizyolojisinde birkaç keşfin öncülüğünü yapmıştır.Následně Bose učinil řadu pionýrských objevů v oblasti fyziologie rostlin.
Bunun akabinde, Emevilerin inşa etmiş olduğu saraylarda taşınmıştır.Naopak při kopírování patří kopie tomu, kdo si ji vytvořil.
Akabinde, Ohio, Lancaster'da Orman Rose Mezarlığı'na gömüldü.Následně byl pohřben na lesním hřbitově Rose v Lancasteru v Ohiu.
Akabinde, Lyon’da teoloji öğrenimi görmüş ve 1938’de papazlık rütbesi verilmiştir.Zároveň studoval teologii v Lyonu a v roce 1938 byl vysvěcen na kněze.
Akabinde de Müslüman Mindanao Özerk Bölgesi kuruldu.De asemenea a fost extins cartierul musulman Sharkiya.
Bu başarısından kısa bir süre sonra evlenmiş ve akabinde kızı Diana dünyaya gelmiştir.La scurt timp după titlul său mondial s-a căsătorit și a dat naștere unei fetite, Diana.
Oyunu itibarsızlığa getirme görevi de akabinde başarısız olmuştur.Az ellenőrzés megtagadása játszmavesztéssel járt volna.
1989 Devrimleri'nin akabinde, Sovyet askerleri -Güney Grup Kuvvetleri- Macaristan'ı terk etmeye başladı.1989 – Megkezdődik a szovjet csapatok részleges kivonása Magyarországról.
Hemen akabinde askerler Diokles'i imparator seçtiler.Tämän jälkeen armeija huusi Diokleen keisariksi.
Akabinde de Müslüman Mindanao Özerk Bölgesi kuruldu.Vuonna 1989 Mindanaon saarelle perustettiin Mindanaon autonominen muslimialue.
Akabinde Yahudiler'e karşı gerçekleştirilen katliamda Yahudiler'in çoğu öldürüldü.Kaasukammioissa tapetut olivat enimmäkseen juutalaisia.
Akabinde Ulusal Mühendislik Okulu genel direktörü oldu.Συνακόλουθα, ανέλαβε γενικός διευθυντής της Εθνικής Σχολής Μηχανικών.
Gelin ile damat dans eder ve akabinde kına oturulur.Το γραμματοκιβώτιο ζωντανεύει και χορεύει μαζί της.
Akabinde ise 5 yıllık profesyonel sözleşme imzaladı.Han skrev under på femårig professionel kontrakt.
Bunun akabinde Chydenius basın özgürlüğü yasasını ile sansürü yok etmeyi hedefledi.Chydenius virkede på Rigsdagen for indførelse af trykkefrihed.
Akabinde yapılan seçimlerde NSDAP büyük bir patlama yaptı.De viste, hvordan NSDAP forestillede sig en voldelig magtovertagelse.
Bunun akabinde şöhreti dört bir yana yayıldı.I alt fjorten udlændinge blev hædret med ordenen.
Akabinde grup isimlerini Faith No More olarak değiştirmiştir.Der var det også med andre åpningsband som Faith No More.
Akabinde ilk defa bir druid tahta çıkar.For første gang bruker gruppa et fullt trommesett.
Savaşın hemen akabinde, Yugoslavya ile Müttefikler arasında birkaç silahlı çatışma hadisesi yaşanmıştı.Under krigen ble en del grusomheter begått av både albanske og jugoslaviske styrker.
Bu yoğrultunun bir kısmı depremlerlerin akabinde tekrar yüzeye çıkmıştır.Tembok itu, dengan puncak tell (=gundukan), telah dihantam oleh gempa bumi lain.
Akabinde Hürremiler harekatı da zayıflayarak dağıldı.Sesudah dikalahkan, kekuatannya pun menurun drastis.
1989 Devrimleri'nin akabinde, Sovyet askerleri -Güney Grup Kuvvetleri- Macaristan'ı terk etmeye başladı.Tiếp theo cuộc cách mạng Đông Âu 1989, quân đội Liên Xô bắt đầu rời khỏi Hungary.
Akabinde, daha sonra sanat yönetmeni olarak çalışacağı, American Ballet Theatre'da dans etti.Sau đó ông trình diễn với American Ballet Theatre, và sau này trở thành đạo diễn nghệ thuật của nhà hát này.
Akabinde daha da ciddi bir olay meydana geldi.そしてさらに深刻な事態が発生した。
Akabinde, Tver ve Torjok şehirlerinin Grandükü olmuştur (1576–1585).室町時代には室町幕府近侍の御家人である奉公衆であった。
BAC'ın dağılmasının hemen akabinde, Eflak yeniden Baas Partisi Milli Yönetimi Genel Sekreteri olarak seçildi.アラブ連合共和国が瓦解してすぐ、バアス党民族指導部事務局長として再選した。
Topluca yemek yenilerek akabinde Kur'an okunur.見にゃぁ(見ないと)、食べにゃぁ(食べないと)、せにゃぁ(しないと)。
Kübalı devrimciler devrimin akabinde 3 Ocak 1959'da Havana'yı ele geçirdiler.1959年1月8日革命軍控制首都哈瓦那。
Akabinde Şeybanî Han‟a bir mektup gönderdi .汉患之,乃使使遗匈奴书。
Akabinde yaklaşık 20 filmde çocuk ve genç oyuncu olarak devam etti.童年时,他作为儿童演员参加拍摄了20余部电影、5部电视剧。
Akabinde, altı fakülte kurulur: Sanat, Bilim, Mühendislik, Ekonomi, Eğitim ve Hukuk.南安普敦大學由六個學院組成:藝術,科學,工程,經濟,教育和法律。
Akabinde ise sekizgen baldaken (sekizgen çardak) sisteminin arayışı içerisine girmiştir.《漢書‧溝洫志》:“奏請穿鑿六輔渠,以益溉鄭國傍高卬之田。