akıntı ile cümle

akıntı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İklim; Gulf Stream'in etkisi altındaki Kuzey Atlantik Akıntıları tarafından etkilenmektedir.Ausnahmen sind die vom Golfstrom beeinflussten Regionen Nordeuropas.
Uzay büyük veya çok büyük mesafelerde enerji ve momentum transferi akıntı şebekesi ile doludur.Damit stehen Raumzeit und Energie/Masse in direkter Wechselwirkung miteinander.
Bunlar kendisinden uzağa akıntıyı zorlarlar.Ils y demeureront éternellement.
Hızlı bir akıntıda balığın çekiş gücü karşısında bunu da hesaba katmak gerekir.Cependant, dans une circulation rapide comme celle d’une tornade, il faut en tenir compte.
Guyana Akıntısı.L'enfer de Guyana.
Bu nedenle Karadeniz'den Marmara Denizi'ne sürekli bir yüzey akıntısı vardır.En conséquence, on peut voir en permanence un brouillard flotter au-dessus du Caire.
Ganymede’nin manyetik alanı, eş-döner plazma akıntısını kendi manyetosferine göre çevirir.Le champ magnétique de Ganymède détourne le flux de plasma en co-rotation autour de sa magnétosphère.
Bu gölden ise dışarıya akıntı yoktur.Il n'y a pas de ponts dans cette sortie.
O, akıntıya karşı yüzüyor.Él está nadando en contra de la marea.
Denizin güney suları Kuzey Atlantik Akıntıları'ndan dolayı yıl boyunca buzlardan arınık durumdadır.Permanecen libres de los hielos todo el año debido a las corrientes del Atlántico norte.
Yine de akıntı ve rüzgar için iki yanlarda denize demir atılmıştır.Al mismo tiempo, se erigieron dos bóvedas en la nave y sobre el altar.
Başka bir teori ise Musaşi'nin geliş saatini akıntıya göre ayarlamış olmasıdır.Una teoría dice que Musashi ajustó la hora de su llegada para que coincida con el cambio de la marea.
Şimşek, Şimşekler'in akıntısı.El cristal y la vía de la luz.
Ganymede’nin manyetik alanı, eş-döner plazma akıntısını kendi manyetosferine göre çevirir.El campo magnético de Ganímedes desvía el plasma en co-rotación alrededor de la magnetosfera de Ganímedes.
Kendisine karşı akarsu akışını çeker ve kıyıya karşı akıntı püskürtmez.Tendrás que abrirte paso a través, evitando el impacto mortal contra ellos.
Kış musonları etkisini gösterdiği sırada kuzey akıntılarını da tersine döndürür.Durante el monzón de invierno, de todas maneras, las corrientes del norte cambian de dirección.
Xenon Isısı, Xenonlar'ın akıntısı.Es la secuela de Xenon.
Gulf Stream akıntıları sayesinde şehir yıl boyunca ılık kalır.Debido a su ubicación montañosa la ciudad es muy fría en todo el año.
Pierre Radvanyi: Akıntıya Karşı Durmak.Pierre Grimal: ibídem.
Şiddetli El Niño olaylarında, Humboldt akıntısının ekosistemi karışıklığa uğrar.Nelle annate di El Niño piuttosto severe, l'ecosistema della corrente di Humboldt viene distrutto.
Okyanus akıntıları genel olarak musonlar tarafınndan kontrol edilir.Le correnti oceaniche sono controllate principalmente dai monsoni.
Sene içinde uzun süre aynı alanda görünen akıntıdır.Ciò accade quando si è da troppo tempo nello stesso livello.
Pierre Radvanyi: Akıntıya Karşı Durmak.Con Laura Pausini: Prima che esci.
Fırtına Meksika Körfezi'ndeki Gulf Stream akıntısının ılık suları üzerinde şiddetini arttırmıştır.La temperatura è influenzata dalle calde acque del vicino Golfo del Messico.
Yüzey akıntısı ise ters yönde ve daha az tuzlu sudur.Le acque della baia sono basse ed hanno una salinità più bassa di quella degli oceani.
Kış musonları etkisini gösterdiği sırada kuzey akıntılarını da tersine döndürür.Durante il monsone d'inverno, però, le correnti del nord sono rovesciate.
Akıntı çok güçlü değil.Течение не очень сильное.
Akıntı çok hızlı değil.Течение не очень быстрое.
Her kış aralıksız burun akıntım olur.Зимой у меня постоянно насморк.
Kendisine karşı akarsu akışını çeker ve kıyıya karşı akıntı püskürtmez.Попав в отбойную волну, не следует сопротивляться ей и не нужно сразу же грести к берегу.
Akıntı bilimi - Deniz akıntılarını inceleme konusu edinen bilim dalı.Русловедение — наука, изучающая речные русла.
Ganymede’nin manyetik alanı, eş-döner plazma akıntısını kendi manyetosferine göre çevirir.Магнитное поле Ганимеда заставляет ротационную плазму обтекать его стороной.
Körfez içindeki akıntı saat yönünün tersine işlemektedir.Отсчёт миль по дороге ведётся против часовой стрелки.
Bazı zamanlar akıntının hızı 5 deniz milini bulmaktaydı.وأحيانا كانت تصل سرعه التدفق إلي 5 ميل بحري.
Bu sütunlar, mağma akıntılarının soğuyup büzülmesinden ileri gelmiştir.وسميت هجرتهم بهجرة العتوب وهم آل صباح وآل خليفة والجلاهمة.
Guyana Akıntısı.بوابة غيانا
Okyanus akıntıları da dikkate alınarak tahmini bir konum belirlenebilir.وهذا قد يستبعد عميق تخزين المحيط كخيار.
"Akıntıya Karşı...وسبحت ضد التيار..
Körfez içindeki akıntı saat yönünün tersine işlemektedir.يدور الماء في المضيق في اتجاه عكس عقارب الساعة.
Soğuk Doğu Grönland Akıntısı Danimarka Boğazı'ndan geçer ve buzdağları kuzey Atlas Okyanusu'na taşırır.تيار شرق جرينلاد البارد سمر من خلال المضيق ويحمل الجبال الجليدية إلى الجنوب داخل المحيط الأطلسي الشمالي.
Ancak, benzer bir süreçte akıntının yarattığı voltaj İngiliz Kanalı’nda 1851’de ölçülmüştür.ومع ذلك، فقد تمّ قياس الجهد الناجم عن حركات المد والجزر في القنال الإنجليزي عام 1851من خلال عملية مشابهة.
Tüm bu akıntı, tek bir formül içine hapsedilerek ifade edilemez.من الممكن إثبات أنه لا يمكن تغطية كل الدائرة بنظام بياني واحد.
Gemiler hız keserek Boğaz'ın akıntısı üzerinde hareketsiz kaldılar.نزل النقيب دي روزا بسرعة من خلال عدة أسطح تتحرك نحو السفينة الصارمة.
Semliki nehri gölden ayrılan tek su akıntısıdır.Este é o único rio natural que flui para fora de um lago.
Daha sonra tüm umutları tükenen Diko kendini akıntıya bıraktı ve yaşamına son verdi.Erisictão terminou comendo a si mesmo, pondo fim assim a seu tormento.
Humboldt Akıntısı, Güney Amerika'nın batı kıyısında bir soğuk su akıntısı.Corrente de Humboldt, corrente fria do Pacífico ao longo da América do Sul.
Kışların ılık geçmesi Gulf Stream sıcak su akıntısının etkisi ile olur.No inverno a água é aquecida, causa da Corrente do Golfo.
Parçalı ya da bütün olarak akar ve buz akıntıları oluştururlar.Estes deslizam sobre ou sob outros, gerando blocos de gelo à deriva.
Guyana Akıntısı.A ocupação da Guiné.
Bu yavrular akıntıdan derin sulara taşınırlar ve orada plankton'dan beslenirler.Estes peixes habitam rios de curso lento, permanecendo junto ao fundo onde se alimentam sobretudo de plancton.
Sert akıntıya bakılacak olursa, oraya kendiliğinden gelmesi olanaksızdı.Sem ele o Cara Vermelha não chegaria nem perto de onde já chegou.
Su akıntısına karşı yüzebilirler.Desenvolveu a navegação fluvial.
Ganymede’nin manyetik alanı, eş-döner plazma akıntısını kendi manyetosferine göre çevirir.O campo magnético de Ganímedes desvia o plasma em corrotação em torno da sua magnetosfera.
Bu akıntılı suda yüzmek çok risklidir.É muito arriscado nadar nessa corrente de água.
Bunlar kendisinden uzağa akıntıyı zorlarlar.Daarin zullen zij voor eeuwig vertoeven.
İki ya da daha fazla gün sonra burun akıntısı ve öksürük gibi diğer semptomlar belirir.Binnen twee of meer dagen komen daar symptomen bij zoals een loopneus en hoesten.
Agulhas, Madagaskar'la Afrika arasındaki Mozambik Akıntısınca da beslenir.De Mozambiquestroom, tussen Madagaskar en Afrika, voedt de Agulhasstroom.
"Gulf Stream" sıcak su akıntısı iklim üzerinde etkilidir.De warme Golfstroom doet zijn invloed gelden op het lokale klimaat.
Guyana Akıntısı.Bocht van Guinea.
Oluşan lav akıntısı nedeniyle 35 ev yıkıldı.Op het hoogtepunt reden er door de ondergrondse 35 tramlijnen.

İlgili Sayfalar