akıntı ile cümle
akıntı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ve atık madde akıntıları içeri girdiğinde sanki bir fıtına size yaklaşıyormuş gibi ses çıkıyordu.And when the tides of waste matter come in it sounds as if a whole storm is approaching you.
Ben kendimi bokla dolu akıntı olarak görüyorum.I consider myself the tide of shit.
Soğuk su akıntıları onların burada,ekvatorda hayatta kalmasını mümkün kılarThe cold waters here allow them to survive on the equator
Yani yine iki karşıt ve güçlü akıntılar var kabaran insan görüşü ileri geri.So again, we have two opposite and very powerful currents of human opinion surging back and forth.
Gulf akıntısından faydalanarak Avrupa'ya yüzüyorlar.They get in the Gulf Stream, they go all the way to Europe.
Bence Meksika körfezindeki petrol akıntısı bunu hatırlamamız için bir işaret.I think this latest oil spill in the Gulf is a reminder.
Onlara akıntı diyoruz, ancak bu akıntılar denizin dibindeler.We call them currents, but they also are at the bottom of the sea, these currents.
Burada akıntılar buluyoruz.We find currents in that.
Akıntı kendi yönünde gidiyordu, sadece kendi kristal özünü bilerek.The current going its own way, knowing only its cyristal self.
Akıntıya karşı direnmek, doğduklarından beri öğrendikleriydi.And resisting the current, what each had learn from birth.
'Akıntının nereye gittiğini bildiğine güveniyorum.'I trust that the current knows where it is going.
'Bırak kendini ve ibadet ettiğin akıntı seni yuvarlasın ve kayalara çarptırarak ezsin.'Let go and that current you worship will throw you tumbled and smash across the rocks and
Ve birden, akıntı tarafından yuvarlandı ve kayalara çarptırıldı.And at once, tumbled and smashed by the current across the rocks.
Ve akıntının taşıdığı onlara şöyle dedi:And then the one carried in the current said:
Ağaçlardaki rüzgar, akıntıdaki su, okyanus kenarındaki dalgalar, yeryüzünün hareketleri gibi.like wind in the trees, water in a stream, waves at the ocean shore, movement of the Earth.
Yükselen bir akıntı tüm gemileri taşır.A rising tide lifts all boats.
Akıntıya karşı!Against the current!
Akıntıya karşı başardın!You did it against the current!
"ve hiç akıntınız oluyor mu?"And, "Do you notice any discharges?"
lav akıntılarıdır.The dark areas are lava flows.
Yani, ben ne kadar denersem deneyeyim akıntıya karşı yüzmeyi başaramayacağım.So, no matter what I did, no matter how hard I tried I would not be able to swim back upstream
"Nehrin akıntısı üstündeki bir dalda, ötüyor bir cırcır böceği.""On a branch floating downriver, a cricket singing."
Ve bu dişli kenarlar akıntıyla öyle bir şekilde oynar ki direnç yüzde 32 azalır.And those scalloped edges play with flow in such a way that is reduces drag by 32 percent.
Daha sonraları,hiç kimse adaların varlığından emin olamadı değişen akıntılar,hayalet gibi sislerBut then nobody was even sure the islands existed shifting currents, mists, like ghosts
Akıntısı olan adamın bindiği her eyer kirli sayılacaktır."'Whatever saddle he who has the discharge rides on shall be unclean.
Hafif AkıntıLow Drifting
Uzmanlar, ülkenin akıntıya karşı kürek çektiğini söylüyor.Experts say the country faces an uphill battle.
En yaygın enfeksiyon [vajinal akıntı] şeklinde bilinmektedir.The most common infection is known as vaginal discharge.
Oysa ki vajinal akıntı tehlikeli vede yaygın jinekolojik hastalıktır.However, vaginal discharge is a dangerous and common gynecological disease.
Saat akıntısıClock drift
Bir diğer ölçülmesi kolay fiziksel olgu değişkeni de saat akıntısıdır.Another variable physical phenomenon that is easy to measure is clock drift.
Hava sakküliti taşipne, burun akıntısı ve hapşırma olarak ortaya çıkar.Air sacculitis appears as tachypnoea, nasal discharge and sneezing.
Una'nın çarpıcı şelaleleri ve beyaz su akıntısı parkı özel kılar.The Una's stunning waterfalls and white water rapids highlight the park.
Koruma alanında dağ nehirlerine özgü akıntıları olan bazı küçük nehirler de bulunmaktadır.There are also some small rivers, that have rapids typical of mountain rivers.
Mukopürülan servikal akıntıMucopurulent cervical discharge seen on a cotton bud
Eriyen buzların oluşturduğu akıntılar da bu oluşum sürecine eşlik etmiş olabilir.Ice meltwater floods may have accompanied this activity.
Kuvaterner Dacite lav akıntıları, Mezozoyik tortul dizilerinin üzerinde yer alır.[1][2]Quaternary Dacite lava flows overlie thich Mesozoic sedimentary sequences.[1][4]
Güneş, jeotermal, rüzgar, nükleer enerji, iklim, su çekilmesi ve sel, deniz akıntıları.Solar, geothermal, wind, nuclear energy, climate, water withdrawal and flood, sea currents.
Denizlerin ve akıntıların haritasını çıkardıktan sonra, kara hava durumu tahmini üzerinde çalıştı.Having charted the seas and currents, he worked on charting land weather forecasting.
(Kum tepeleri akıntıya, antidünler akıntıya doğru akar.)[1](Dunes dip downstream while antidunes dip upstream.)[1]
moloz akıntısının hakim olduğu alüvyal fanlarDebris-flow-dominated alluvial fans
Akıntıya karşı sıralaması (kuzeyden güneye):Counted going upstream (from north to south):
Sonra ateş, burunda şiddetli akıntıyla kayboldu.Then the fever went off, with a sweat of bleeding at the nose.
Denize dökülen yüzey akıntısı, çeşitli besinler içerebilirLand runoff, pouring into the sea, can contain nutrients
Akıntıdan sürüntü alınarak test yapılabilmektedir[1]A swab of the discharge is usually performed.[1]
Genellikle belsoğukluğunun erken evresinde görülen akıntı.This male presented discharge commonly found in an early stage of gonorrhea.
29 Kasım'da Mauna Loa'nın Kuzeydoğu Rift Bölgesindeki çatlaklar ve lav akıntılarıFissures and lava flows on Mauna Loa's Northeast Rift Zone on November 29
O ve L'Esperance lakaplı bir kürk tüccarı, bazı akıntıların yakınındaki bir limanda ayrıldılar.He and a fur trader nicknamed L'Esperance became separate at a portage near some rapids.
Antarktik Kutup Çevresi Akıntısı, daha büyük termohalin döngüye bağlanan dallarla birlikteAntarctic Circumpolar Current, showing branches connecting to the larger thermohaline circulation
Antarktik Kutup Çevresi Akıntısı, Ross ve Weddell döngülerini meydana getirir.The current creates the Ross and Weddell gyres.
Bu animasyonun sonraki kısmı Antarktik Kutup Çevresi Akıntısı'nı gösterir.The later part of this animation shows the Antarctic Circumpolar Current
Şehir 2 adet plaja sahip olsa da Humboldt Akıntısı yüzünden su soğuktur.In der Stadt gibt es zwei Strände, deren Wasser aber durch den Humboldtstrom eher kalt ist.
Electralar: Akıntıları dalgadır.Bei Induktivitäten: Ströme sich verspäten.
Soğuk Labrador Akıntısı burada Gulf Stream'in sıcak suları ile karışır.Das Gewässer liegt am Zusammenfluss des kalten Labradorstroms, der in den warmen Golfstrom fließt.
Diğer akıntı kontrol noktalarından akmaya devam eder.Die übrigen Pfeile stellen Kontrollflüsse dar.
Su akıntısına karşı yüzebilirler.Schwimm mit gegen den Strom.
Gulf Stream akıntıları sayesinde şehir yıl boyunca ılık kalır.Dank des Golfstroms ist der Hafen das ganze Jahr über eisfrei.
Xenon Isısı, Xenonlar'ın akıntısı.Xenonsäure ist eine Säure des Edelgases Xenon.
Böylelikle boğaz, değişen akıntılar sebebiyle güçlü bir şekilde buzlanır.Allerdings friert er weil er von Eisblöcken umgeben ist.
Bu kol 1 km genişliğinde buz akıntısı olarak kuvvetli bir eğim ile güneyden yamaş aşağı akar.Er fliesst als über ein Kilometer breiter Eisstrom mit starkem Gefälle südwärts den Hang hinunter.