İtalyan operasında post-verismo akımının ilk temsilcisidir.Primo gioco di ruolo post-apocalittico italiano.
Bu sayede daha iyi bir hava akımı sağlanır ve tuvalet kokusu azalır.Это улучшает циркуляцию воздуха и уменьшает запах в туалете.
Şayet akım ölçülüyorsa (ampermetre), ölçü aleti devreye seri olarak girmelidir.Если основа заканчивается на 여 (ё), он сливается с 어 (о) в 여 (ё): 켜다 (кхёда) → 켜 (кхё).
Baraj alanında yıllık ortalama akım 1 599,42 hm³/yıldır.Средний годовой расход на плотине водохранилища — 1599,42 м³/год.
Akımın geleneksel sembolü I’dır.Является историческим памятником I категории.
Bir dosya adı standart giriş akımını temsil etmektedir.Имя файла «-» означает стандартный ввод.
Bu akımı sürdürmek için mekanik işin gerekli olduğunun nasıl ortaya çıktığını anlamak ilginçtir.Интересно понять, как получается, что чтобы управлять этим током, необходима механическая работа.
Alternatif akım üretmek için kullanılır.Разрабатываются альтернативные способы получения стирола.
Bu akım Tony Cliff'in teorilerini kabul etmektedir.Наиболее последовательно эту теорию обосновал Тони Клифф.
Grup, kendini "yeni bir folk metal akımı" olarak tanımladı.Группировка назвала себя «3 man band».
Modernizm akımının temsilcilerinden biri olmuştur.Один из лидеров обновленчества.
Ancak, dalgalanmalara dikkat çekici büyük akımları üretilebilirdi.При этом могли возникать гигантские гляциодислокации.
Gelişen dünyada yeni liberal ekonomik akımlar yaygınlaştı.В новых исторических условиях проводилась либеральная экономическая политика.
Bu sanat akımı albüm kapaklarında da görülür.Так же пауки могут быть в сундуках.
Konstrüktvizm, 1914'te Rusya'da ortaya çıkmış bir sanat akımı.«Лирика» — поэтическое объединение, возникшее в России в 1913 году.
Geç romantik akımına dahildir.Ему оказался близок стиль позднего романтизма.
İran Yeni Dalgası akımı yönetmenlerindendir.Один из лидеров иранской новой волны.
Duruma göre bu vortekslere fluxon adı verilir çünkü bu vortekslerin taşıdığı akım kuantumlaşmıştır.Другие полагают, что Вермонт назван так из-за преобладающего здесь зеленоватого сланца-слюды.
(Konvansiyonel akım yönü elektron akışının tersinedir.)(Поток электронов находится в направлении, противоположном потоку электрического тока ).
Türkiye bu akıma çok ısınmıştı.В Турции повесть приняли очень тепло.
Akım gücünün (2005) 450 askeri personeli ve 28 sivil çalışanı oldu.Сегодня (2010) в системе здравоохранения Радужного 195 врачей, 545 человек среднего медицинского персонала.
Mavi Akım hattının uzunluğu 1213 kilometre olup, Şubat 2003 tarihinde açıldı.Линия длиной 123 км была открыта в декабре 2001 года.
1752 - Benjamin Franklin, uçurtma deneyi ile yıldırımın elektrik akımı olduğunu ispatladı.1752 — Бенджамин Франклин в эксперименте с воздушным змеем доказал электрическую природу молнии.
Düşüncelerinden dolayı Sezgicilik (entüisyonizm) akımını kurdu.Выпустил из себя все сущности Бездны (по Её воле).
Karaciğer kan akımını azaltır.Кровопускание уменьшает зуд кожи.
Plazma yoğunluğunun artması, akım yoğunluğunuda artırır.Прямой контакт с токсинами повышает его прочность.
Fakat bundan sonraki senfonileri yeni bir akım başlattı: Romantizm.Но первым направлением, с которого и начинается раздел, является романтизм.
Rokoko akımının önemli temsilcisi.Забытая партнерша великого Карузо
Romanda romantizm akımının etkisi görünür.В этом романе сказывается влияние модернизма.
Neoklasisizm akımına mensuptur.Придерживается неоконсервативных позиций.
Bazı Katolik akımlar da aynı sonuçlara varmıştır.Так же встречаются единичные католики.
Hatta işleyen araçlar üçüncü raydan 750 voltluk doğru akım alarak çalışmaktadır.Оба типа вагонов используют постоянный ток напряжением 750 вольт.
Yaşamının son zamanlarında hazırladığı eserler sembolizm ve izlenimcilik akımlarından etkilenmiştir.Его работы, выставленные в рамках Недели, отражали влияния символизма и экспрессионизма.
Çok geniş bir terim olan sekülerizm, içinde birçok farklı akım, tür ve teori barındırır.У них у всех есть что-то общее, но в целом там много разных голосов, перспектив и стилей.
Tina ve Bette aralarındaki çekimin akımına kapılırlar.Сэр Уолтер и Элизабет стремятся подчеркнуть своё родство с ней.
Ancak, gerçek dünyada bir gerilim kaynağı sınırsız akımı temin edemez.Но это в реальном мире – откуда невозможно убежать.
Bu sapkın akımların başında elbette şüphecilik geliyordu.С самого начала это признание вызвало серьёзные сомнения.
Jaimini'nin Mimamsa'sı mistik Vedanta akımlarına karşı ayin ve ritüellere önem veren bir hareketti.Миманса Джаймини была ритуалистическим движением, противопоставлявшим себя мистической веданте.
Bu giyim tarzı bilinçli olarak bir moda akımına evrilmemiştir.Как дизайнер, он не шел на поводу у моды.
Böylelikle devrede akım akışı sağlanır.Что позволяет сохранить импульс вращения..
Birçok şekilde bu albüm daha ana akım ama ben de daha ana akımım.Я думаю, этот альбом очень многогранный, как, в принципе, и наша жизнь.
Freeganizm akımının üyeleri kendilerini Freegan olarak tanımlamaktadırlar.Догхантеры считают себя волонтёрами.
Gaz deşarjının niteliği gazın yoğunluğu ile elektrik akımının sıklığına bağlıdır.Пробиваемость зазора зависит от плотности газа в зазоре.
Eğer akım ters yönde hareket ediyorsa I değişkeni negatif bir değere sahip olur.Если чёрные отказываются от размена, то план с ходом 8.
Bazı Katolik akımlar da aynı sonuçlara varmıştır.وصل علماء الاجتماع الكاثوليك لنفس النتائج.
Bu akım özellikle 1940-1950 yılları arasında Cumhuriyet dönemi şiirinde büyük etki bıraktı.وقد ترك هذا التيار أثراً في شعر فترة الجمهورية خاصًة في الفترة ما بين 1940-1950.
Beckett ayrıca, Martin Esslin'in "Absürt Tiyatro" olarak adlandırdığı akımın en önemli yazarı sayılmaktadır.بالإضافه إلى ذلك يعد بيكيت الكاتب الأهم في السلوك الأدبى لتيار مارتن اسلن الذى يطلق عليه "مسرح العبث".
Akımın adının da bu bakış açısından geldiği sanılmaktadır.و يُعتقد أن اسم التيار قد جاء من وجهة النظر هذه.
Türk edebiyatı, batı edebiyatının yeniliklerini, akımlarını uygulamaya başlamıştır.وبدأ الأدب التركي تطبيق تيارات التجديد في الأدب الغربي.
Garip akımı kendisinden önceki şiir anlayışına bir tepki olarak doğdu.ولد تيار الغريب وكأنه رد فعلٍ على المفاهيم الشعرية السابقه عليه.
Ana madde: Garip hareketi 1940 sonrası Türk şiirinde önemli izler bırakan Garip akımını Orhan Veli kurar.المقال الرئيسي: تيار الغريب أسس أورخان ولي تيار الغريب الذي ترك أثراً عهاماً في الشعر التركي بعد عام 1940.
Bu kitap sonradan Birinci Yeni olarak da anılacak Garip akımının başlangıcı oldu.وكان هذا الكتاب بدايه لتيار الغريب الذي سيشار إليه بالتجديد الأول.
Yeni Alman Sineması akımının en önemli temsilcisi kabul edilir.يعتبر أحد أهم الشخصيات الممثلة للسينما الألمانية الجديدة بعد الحرب.
Bu akımın şairleri İkinci Yeni'yi eleştirmiş, toplumcu şiiri savunmuşlardır.وقد انتقد شعرائه شعر تيار الجديد الثاني، ودافعوا عن الشع الاجتماعي.
Bu akıma göre şiirde basitlik ön plandadır.وطبقاً لهذا التيار فإن البساطة في الشعر كانت في المقدمة.
Gerçeküstücü akım, onu Fransa'ya çekti.جدته أحضرته إلى فرنسا.
Bu durumda akım bir sıkıştırılamaz akış olarak modellenebilir.على سبيل المثال، الزر يمكن أن يُعد واجهة AtkAction .
Böylece eser gerçekçilik akımına daha da yaklaştı.وهذا في رأينا أقرب إلى الحقيقة.
Bu yüklü parçacıkların herhangi birinin hareketi elektrik akımı oluşturur.وحركة أي منهما تؤدي إلى تكوين تيار كهربائي.
Tabii bütün bunlar elektrik akımıyla şartlandırma yoluyla mümkün olmaktadır.لأنها تتحول بكاملها إلى طاقة وضع.