Ana içeriğe geç
Sözlük

aile ile cümle

aile kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Şimdi bunun hakkında düşündüğüm zaman, bizim aile çok sefil bir hayat yaşadı.When I think about it now, our family lived a very miserable life.
Seni ailemle tanıştırayım.Let me introduce you to my parents.
Benim ailem, babam, annem ve küçük kız kardeşimden oluşmaktadır.My family has my father, my mother, and my little sister.
Japonya'da neredeyse her ailenin bir çamaşır makinesi var.In Japan, practically every family has a washing machine.
Lütfen aileniz hakkında konuşun.Please talk about your family.
Lütfen bize ailenden bahset.Please tell us about your family.
Ailenizde kim pantolon giyer?Who wears the pants in your family?
Aile her zaman önce gelmelidir.Family should always come first.
Aile arasında olmak hoş.It is nice to be among family.
Nişanlarını ailelerine bildirdiler.They announced their engagement to the family.
Mary Yılbaşını ailesiyle kutlar.Mary celebrates New Year's Day with her family.
Ailemiz için bir bütçeye ihtiyacımız var.We need a budget for our family.
Aile bir ev satın almak istiyor.The family wants to buy a house.
Tom zengin bir aileden geldiğini iddia etti.Tom claimed that he came from a rich family.
Ailende bir mali anlaşmazlık olduğu zaman ne yaparsın?What do you do when you have a financial disagreement in your family?
Tom'un ailesi onun cenazesinde onun hayatıyla ilgili bir video gösterdi.Tom's family showed a video of his life at his funeral.
Monopoly ailelerin oynaması için popüler bir oyun.Monopoly is a popular game for families to play.
Hükümet düşük gelirli aileler için vergileri düşürdü.The government lowered taxes for lower-income families.
Benim ailem Malezyalı.My family is from Malaysia.
Mary ailesinden ödünç para istedi.Mary asked her family for a loan.
Tom'un ailesi her yaz dağlarda tatil yapar.Tom's family vacations in the mountains every summer.
Aile, genç çocuklarının trajik ölümünün yasını tuttu.The family mourned the tragic death of their young child.
Aile birlikte cinayet gizemlerini izlemeyi seviyor.The family loves to watch murder mysteries together.
Ailemde yalanın cezası ağırdı.In my family, the punishment for lying was severe.
Tom'un evlenme kararı ailesini şaşırttı.Tom's decision to get married surprised his family.
İki ailenin çok yakın bağları var.The two families have very close ties.
Biz Tahiti'ye bir aile tatili yaptık.We took a family vacation to Tahiti.
Aile birlikte bir film izliyor.The family is watching a movie together.
Ailenin tanımı yıllar içinde değişti.The definition of 'family' has changed over the years.
Lütfen ailenize selamlarımı yollayın.Please give my regards to your family.
Ne kadar çok çabalarsam çabalayayım ailemin gereksinimlerini elde etmeyi başaramıyorum.No matter how hard I strive, I fail to achieve my parents' requirements.
Bu fotoğrafı görünce ailemi düşünüyorum.When I see this photograph, I think of my family.
Ailemle oturmayı isterdim.I'd like to sit with my family.
Evde iki aile yaşıyor.Two families live in the house.
John aile şirketini çok verimli bir şekilde işletiyor.John runs the family business very efficiently.
Onun ailesi her gün TV izlemeyi çok sever.Her family likes very much to watch TV every day.
Onun ailesi hakkında bir şey biliyor musun?Do you know anything about his family?
Ailem iyi, teşekkürler.My family is fine, thanks.
Onun büyük bir ailesi var.She has a big family.
O, ailesinden sıkıldı.He was bored with his family.
O, Amerika'daki en zengin ailelerin birisinden geldi.He came from one of the richest families in America.
Roosevelt, 1858 yılında New York'ta varlıklı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.Roosevelt was born to a wealthy family in New York City in 1858.
Ailesinin çok parası yoktu.His family did not have much money.
Onun ailesi ve doktoru ona gitmemesi için baskı yaptılar.His family and his doctor urged him not to go.
Askerler eve geldiler ve aile kurdular.Soldiers came home and started families.
Küçük aile çiftlikleri yok oluyorlardı.Small family farms were disappearing.
Devrim birçok aileleri böldü.The revolution divided many families.
Ailelerin çiftlikte çok yardıma ihtiyacı vardı.Families needed a lot of help on the farm.
Yüzlerce ailenin evi yakılmıştı.The homes of hundreds of families were burned.
Aileler gittikçe daha az çocuk sahibi olmaya başladı.Families began to have fewer and fewer children.
O, onun sahip olduğu, aile hissine en yakın şey.She's the closest thing to family he has.
Ailem beni sever.My parents love me.
Bütün ailem iyi.My whole family is doing well.
Umuyorum ailen iyidir, arkadaşım.I hope that your family is fine, my friend.
Ailemle konuşuyordum.I was talking to my family.
Ailemi ve ülkemi özlüyorum.I miss my family and my country.
Ailem beni evden kovdu.My parents have kicked me out of the house.
Ailem bir gazeteye abonedir.My family subscribes to a newspaper.
Komutan Joki'nin bir ailesi var.Commander Joki has a family.
Krumkake ve Lefse bizim aile toplantılarında popülerdir.Krumkake and lefse are popular at our family gatherings.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod