Evlendiğimizde ailem bana bir ev verdi.When we married my parents gave me a house.
Evlendiğimizde ailem bize bir ev verdi.When we married my parents gave me a house.
Arkadaşlar: üyelerini bizim seçtiğimiz bir ailedir.Friends: a family of which we chose the members.
Sadece bana kızgın olduğunu düşündüm ve ailemin geriye kalanı ile değil.I thought you were only angry with me and not with the rest of my family.
Favori aile şarkın nedir?What's your favorite oldies song?
Ailenin baba tarafında en sevdiğin aile üyesi kim?Who's your favorite family member on your father's side of the family?
Annenin tarafında en sevdiğin aile üyesi kim?Who's your favorite family member on your mother's side?
Favori aile üyen kimdir?Who's your favorite family member?
Arkadaşlarınla mı yoksa ailenle mi daha fazla zaman geçiriyorsun?Do you spend more time with your friends or with your family?
Aile adın nasıl yazılır?How is your family name written?
Aile adınızın yazılımı nasıl?What's the spelling of your family name?
Ailene en iyi dileklerimi gönder.Send my best wishes to your family.
Ailene yakın mısın?Are you close to your family?
Ailenizle birlikte yemek yemenin önemli olduğunu düşünüyor musunuz?Do you think that eating with your family is important?
Böylesine büyük bir aileye bakmak zorunda olacağımı asla düşünmemiştim.I never thought I would have to support such a large family.
Her zaman yapmak istediğim bir şey ailemle kamp yapmaya gitmek.One thing I've always wanted to do is go camping with my family.
Ailesinin dengeli bir diyet yaptığından emin.She makes sure that her family eats a balanced diet.
Onlar birlikte yemek yiyen bir aile birlikte kalır diyor.They say that a family that eats together, stays together.
Aileni beslemek için yeterli yiyecek bulamazsan ne yaparsın?What'll you do if you can't find enough food to feed your family?
Ailen hakkında birkaç şey biliyor musun?You know a few things about your family?
Ailenin içinde genellikle nasıl konuşursun?How do you usually speak in your family?
Ailem o kadar büyük değildir.My family is not all that large.
Benim ailem o kadar büyük değildir.My family is not that large.
Ailem öyle büyük bir aile değildir.My family isn't such a big family.
Benim ailem öyle büyük bir aile değildir.My family isn't such a big family.
Bu ailede eve ekmek getiren kişi o.She's the breadwinner in this family.
Bu ailenin geçimini sağlayan kişi o.She's the breadwinner in this family.
Ailenize saygılarımı iletin.Give my regards to your family.
Ailene karşı saygı göstermelisin.You must show respect towards your parents.
Aileniz hakkında bir şey biliyor musunuz?Do you know anything about your family?
Tom'un ailesi Boston'da yaşıyor.Tom's family lives in Boston.
Tom büyük bir aile istiyor.Tom wants a large family.
Tom ailesi hakkında konuştu.Tom talked about his family.
Tom ailesinde en küçük çocuktur.Tom is the youngest child in his family.
Tom ailenin yüz karasıdır.Tom is the black sheep of the family.
Tom, ailesinin yüz karasıdır.Tom is the black sheep of his family.
Tom yerleşmek ve bir aile kurmak için hazır.Tom is ready to settle down and start a family.
Tom'un büyük bir ailesi var.Tom has a big family.
Tom ailemi sevmez.Tom doesn't like my family.
Tom, eski bir aile fotoğrafı sayısallaştırdı ve onu annesine e-postayla gönderdi.Tom digitized an old family photo and emailed it to his mother.
Tom sekiz buçuk yıl önce ailesiyle birlikte Japonya'ya geldi.Tom came to Japan eight and a half years ago with his parents.
Tom ailesinin Boston'u ziyaret etmesi için bir ayarlama yaptı.Tom arranged for his family to visit Boston.
Tom fabrikadaki patlama için kurbanların ailelerine özür diledi.Tom apologized to the families of the victims for the explosion at the factory.
Tom ailesini terk etti ve saklanmaya gitti.Tom abandoned his family and went into hiding.
Tom'un parasının neredeyse hepsi ailesini desteklemeye gidiyor.Almost all of Tom's money goes to supporting his family.
Tom Mary'nin ailesi hakkında bir şey bilmiyor.Tom knows nothing about Mary's family.
Tom ailesini öldüren yangını onun başlattığını öğrendiği için Mary'yi öldürdü.Tom killed Mary because he found out she had started the fire that had killed his family.
Tom Mary'nin ailesi hakkında hiçbir şey bilmiyor.Tom doesn't know anything about Mary's family.
O, parasını, ailesini ve arkadaşlarını kaybetti.She lost her money, her family and her friends.
Parasını, ailesini ve arkadaşlarını kaybetti.She lost her money, her family and her friends.
Aileme yemek pişirmek için gereğinden daha fazla zaman harcamayacağım.I didn't want to spend any more time than necessary cooking for my family.
Aileme ben bakıyorum.I look up to my family.
Aile üyeleri masa etrafına oturdular.The family members sat around the table.
O, ailesini çok fazla özlüyor.He misses his family very much.
Ailemi çok seviyorum.I love my family so much.
Yakındaki yabancılar uzaktaki aileden daha iyidir.Strangers close by are better than family far away.
Düğünüm için ailemden izin almayı başardım.I managed to get permission from my parents for my wedding.
Tom ailesiyle birlikte alışverişe çıktı.Tom went shopping with his family.
Tom Mary'ye aileden biri gibi davrandı.Tom treated Mary as one of the family.
Tom ailesini hayvanat bahçesine götürdü.Tom took his family to the zoo.