Ana içeriğe geç
Sözlük

aile ile cümle

aile kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
O, hava kuvvetlerinden izinli iken ailesiyle birlikte evde dinlenmeyi sever.He likes to relax at home with his family when he is on leave from the Air Force.
O, Keio Üniversitesi'nden mezun olur olmaz ailesinin işini devraldı.As soon as he graduated from Keio University, he took over his family's business.
Sanatçı ruhlu bir ailede yetişti.He was raised in an artistic family.
Onun aile ilişkilerimize müdahele etme hakkı yok.He has no right to interfere in our family affairs.
Bazen dışarıda ailesi ile birlikte yemek yedi.He sometimes ate out with his family.
Ailesi konfor içinde yaşayabilsin diye gündüz ve gece çalıştı.He worked day and night so that his family could live in comfort.
Bırak bir ulusu, o kendi ailesini idare edemez.He can't run his own family, let alone a nation!
O, ailesiyle gurur duyuyor.He is proud of his family.
O, ailesinin geçimini sağlayamaz.He is unable to provide for his family.
O, aile hayatı hakkında ağzı sıkıdır.He is very secretive in regard to his family life.
O,genç olduğu için,geçimini sağlayacak büyük bir aileye sahip.Young as he is, he has a large family to provide for.
Ailesinden ayrıdır.He is independent of his parents.
Onun büyük bir ailesi vardır.He has a large family.
O, büyük bir aileyi geçindirmek için çok çalıştı.He worked hard to support a large family.
O, büyük ailesini geçindirmek için sıkı çalışıyor.He works hard to support his large family.
O, büyük ailesini beslemek zorundaydı.He had to feed his large family.
O her iki ayda bir ailesine yazmaya özen gösteriyor.He makes a point of writing to his parents once every two months.
Geçindireceği üç aile üyesi var.He has three dependents to support.
Babasının ölümünden sonra aile şirketinin sorumluğunu üstüne aldı.He took charge of the family business after his father died.
O, kuzeydeki en iyi ailelerin birinden gelmiştir.He sprang from one of the best families in the north.
O, ailenin bebeğidir.He is the baby of the family.
Yarın bu vakitte ailesiyle konuşuyor olacak.He will be talking with his family at this time tomorrow.
O zengin bir ailenin oğludur.He is the son of a wealthy family.
O, zengin bir ailenin oğludur.He is a son of a wealthy family.
O, ailesi ile birlikte yaşıyor.He lives with his parents.
Ailesine iyi geceler dedi.He said good night to his parents.
Ailesini çok endişelendirdi.He caused his parents a lot of anxiety.
Ailesine saygı duymaz.He does not look up to his parents.
Onların ailesi bizimkinden daha yaşlı.Their parents are older than ours.
Onlar ailelerinin birbirini sevmediğini bulmuşlardı.They found that their families didn't like each other.
Onlar aileleri ile birlikte Kyoto manzaralarını gördü.They saw the sights of Kyoto with their family.
Onun ailesi Brezilya'ya taşındı.Her family moved to Brazil.
Onun ailesi ile ilgili hiçbir şey bilmiyorum.I don't know anything about her family.
Onun ailesi hakkında hiçbir şey bilmiyorum.I don't know anything about her family.
Aslında ailesi onun arkadaşları hakkında hiç bir şey bilmiyordu.Her family, as a matter of fact, knew nothing about her friends.
Onun ailesi çok geniş.Her family is very large.
Ailesi Hokkaido'ya taşınmış gibi görünüyordu.It seemed that her family had moved to Hokkaido.
Onun kocası Oda ailesinin bir üyesidir.Her husband is a member of the Oda family.
Ailesini görmek için sabırsızlanıyordu.She was impatient to see her family.
Yirmi yıldır aileye hizmet etti.She served the family for twenty years.
Ailesinden ekonomik olarak bağımsızdır.She is economically independent of her parents.
O, ailesini destekler.She supports her family.
O, ailesiyle her şeyi görüşür.She talks everything over with her parents.
Ailesi için sağlıklı yemekler hazırlar.She prepares wholesome meals for her family.
Ailesi için yemek pişirmeyi sever.She likes to cook for her family.
O, zengin bir ailede büyüdü.She was brought up in a rich family.
Onun evliliği ailesine mutluluk getirdi.Her marriage brought happiness to her parents.
Ailemde en erken o kalkar.She gets up the earliest in my family.
O, ailesi hakkında konuştu.She talked about her family.
O, durmadan ailesinin sorunları hakkında konuştu.She talked on and on about her family problems.
O, ailesinin sözünü dinler.She is obedient to her parents.
O aile tarihi hakkında saatlerce homurdandı.She droned on for hours about her family history.
Geçim giderleri için ailesine bağlıdır.She depends on her parents for living expenses.
O, fakir aileye biraz yiyecek verdi.She gave some food to the poor family.
O, iyi bir aileden gelmektedir.She comes from a good family.
O zengin bir aileden geldi ve iyi bir eğitim aldı.She came from a wealthy family and received a good education.
Ölmekte olan hastanın ailesi ne olacak?What about the family of the dying patient?
O, fakir bir ailede doğduğu için, servet için endişeli.Born in a poor family, he is anxious for wealth.
Ailem annem, babam ve kız kardeşimden oluşur.My family consists of my father, mother, and sister.
O, babasının ölümünden sonra ailesi için baş vurulacak tek kişiydi.He was the only recourse for his family after his father's death.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod