Ana içeriğe geç
Sözlük

aile ile cümle

aile kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ailelerinize geri gidin.Go back to your families.
Tom artık ailesi ile yaşamıyor.Tom doesn't live with his parents anymore.
Ailen seninle gurur duyardı.Your parents would've been proud of you.
Ailen seninle çok gurur duyuyor.Your parents were very proud of you.
Ailen nerede olduğunu biliyor.Your parents know where you are.
Ailen senin hakkında endişeli.Your parents are worried about you.
Ailen harika.Your parents are wonderful.
Ailen aramanı bekliyor.Your parents are expecting your call.
Ailen bu gece seni eve bekliyor.Your parents are expecting you home tonight.
Ailen birlikte geri döndü.Your parents are back together.
Ailen seni bekliyor.Your family's waiting for you.
Ailem seni sevecek.My family's going to love you.
Ailem zengin olduğumu düşünüyor.My family thinks I'm rich.
Ailem zengin olduğumu sanıyor.My family thinks I'm rich.
Ailem aklımı kaybettiğimi düşünüyor.My family thinks I've lost my mind.
Ailem Boston'dan buraya henüz taşındı.My family just moved here from Boston.
Tom ailesinin yarısını kaybetti.Tom lost half of his family.
Bu mahallede sadece iki İtalyan ailesi vardır.There are only two Italian families in this neighborhood.
Belediye başkanı, tüm kurbanların ailelerine duygudaşlığını ifade etti.The mayor expressed his sympathy to all the families of the victims.
Tom'un ailesinden hiç kimse düğüne katılmadı.No one from Tom's family attended the wedding.
Ailesine ne olduğunu ona nasıl anlatabilirim?How can I tell him what's happened to his family?
Ailemizi birlikte geri getirmemiz gerekiyor.We need to bring our family back together.
Bu araç sonunda başarılı bir aile arabası oldu.This vehicle eventually became a successful family car.
Ailem onları sevdi.My family loved them.
Ailem onu sevdi.My family loved him.
Rehineler ailelerine kavuştular.The hostages reunited with their families.
Polis Tom'u kurtardı ve onu ailesine geri getirdi.The police rescued Tom and brought him back to his family.
Dan ailenin reisiydi.Dan was the head of the family.
Dan çok geleneksel bir aileden geliyor.Dan comes from a very traditional family.
Tom ailesinin geçmişini araştırırken şaşırtıcı sırlar buldu.Tom found some skeletons in the cupboard when he was researching his family history.
Ailesi hakkında hiçbir şey bilmiyor.He doesn't know anything about his family.
Dan Linda'nın ailesinin bir dostuydu.Dan has been a friend of Linda's family.
Bir ailenin bizimkinden daha işlevsiz olduğunu düşünmek zor.It's hard to imagine a family more dysfunctional than ours.
Hem Tom hem de Mary işlevsel olmayan ailelerden geliyorlar.Tom and Mary both come from dysfunctional families.
John Couch Adams 1819 yılında İngiltere'de doğdu. O çiftçi bir ailede doğdu.John Couch Adams was born in England in 1819. He was born to a farming family.
O asil bir aileye doğdu.He was born to a noble family.
Tom'un ailesinde akıl sağlığı sorunları olan birkaç kişi vardır.Tom has several people in his family with mental health issues.
Yedi cüceler, prensesin yeni ailesiydi.The seven dwarfs were the new family of the princess.
Ebeveynlerime, aileme ya da arkadaşlarıma söyleyemedim.I could not tell my parents, my family or my friends.
Ebeveynlerime söyleyemedim, ne de aileme.I couldn't tell my parents, nor my family.
Bu daireler genç aileler için özel olarak tasarlanmıştır.These apartments are designed specifically for young families.
Dan orduya yazıldığını ailesine bile söylemedi.Dan didn't even tell his family that he was enlisting in the army.
Ailemdeki herkes genotipik ve fenotipik olarak karışık ırktır.Everybody in my family is genotypically and phenotypically mixed-race.
Dan ve kurbanın ailesi arasında hiçbir bağlantı yoktu.There was no connection between Dan and the victim's family.
Ailedeki herkes gözlük takıyordu ve Dan bir istisna değildi.Everybody in the family wore glasses and Dan was no exception.
Dan Linda'nın ailesiyle irtibat kurmaya çalıştı.Dan tried to contact Linda's family.
Dan, Linda'nın ailesinden kendini uzak tuttu.Dan distanced himself from Linda's family.
Ailen bu gece evde olacak mı?Are your parents going to be home tonight?
Eve gitmek için bir ailen yok mu?Don't you have a family to go home to?
Ailen nerede yaşıyor?Where does your family live?
Ne sıklıkta aileni ziyaret edersin?How often do you visit your family?
Ailenin kalanı nerede?Where's the rest of your family?
Tom ve ailesi hakkında çok şey biliyor gibi görünüyorsun.You seem to know a lot about Tom and his family.
Boston'da hâlâ ailen var mı?Do you still have family in Boston?
Dan ve Linda bir aile kurmak için hazırdı.Dan and Linda were ready to start a family.
Ailen seninle geldi mi?Did your family come with you?
Ailen Tom'la daha tanışmadı mı?Have your parents met Tom yet?
Ailen kız arkadaşınla tanıştı mı?Have your parents met your girlfriend yet?
Ben ailemle birlikte pazar günün keyfini çıkarıyor olmam gerekir.I should be enjoying Sunday with my family.
Sana ve ailene çok mutlu bir Paskalya diliyorum.I wish you and your family a very happy Easter.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod