Ana içeriğe geç
Sözlük

ahlaki ile cümle

ahlaki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur.Energia to problem moralny.
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur.Energie is altijd een ethische kwestie.
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur.Energie ist immer eine Sache der Moral.
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur.Energie je vždy morální problém.
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur.Energi selalu menjadi isu moral.
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur.에너지는 항상 도덕적 이슈입니다.
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur.La energía es siempre una cuestión moral.
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur.L'energia è sempre una questione morale.
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur.L"énergie est toujours une question morale.
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur.Năng lượng luôn là vấn đề đạo đức.
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur. Şimdi de etik bir mesele olmaya devam ediyor.善か悪かの問題でもあります
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur.Енергията винаги е била морален проблем.
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur.Энергия - это всегда проблема морали.
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur.האנרגיה היתה תמיד סוגיה מוסרית.
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur.ان الطاقة كانت ومازلت دوماً " امراً اخلاقياً "
Enerji her zaman ahlaki bir konu olmuştur.能源永遠都係道德問題
Etki ve tepki Yasaları. Bir insanın geçmişi ahlaki davranışını belirler.Trạng thái tinh thần quyết định... ...1 người là ai.
Fakat ahlaki olarak da önemli.Ale je taktiež morálne dôležité.
Fakat ahlaki olarak da önemli.Dar este de-asemenea unul cu importanţă morală.
Fakat ahlaki olarak da önemli.De morálisan is fontos.
Fakat ahlaki olarak da önemli.이건 또한 도덕적으로도 중요한 아이디어죠.
Fakat ahlaki olarak da önemli.Maar het is ook een moreel belangrijk iets.
Fakat ahlaki olarak da önemli.Ma è anche moralmente importante.
Fakat ahlaki olarak da önemli.Mais elle est aussi moralement importante.
Fakat ahlaki olarak da önemli.Mas é também uma informação moralmente importante.
Fakat ahlaki olarak da önemli.Men den är också viktig moraliskt.
Fakat ahlaki olarak da önemli.Men det er også en moralsk vigtig en af slagsen.
Fakat ahlaki olarak da önemli.Namun hal ini juga penting secara moral.
Fakat ahlaki olarak da önemli.Nhưng nó cũng là một nhận định quan trọng về mặt đạo đức.
Fakat ahlaki olarak da önemli.Ob tem pa je pomemben tudi z moralnega vidika.
Fakat ahlaki olarak da önemli.Pero también es importante moralmente.
Fakat ahlaki olarak da önemli.Sie ist aber auch moralisch wichtig.
Fakat ahlaki olarak da önemli.Taky je ale morálně důležitý.
Fakat ahlaki olarak da önemli.Αλλά είναι επίσης μία ηθικά σημαντική αντίληψη.
Fakat ahlaki olarak da önemli.Але це також і морально важливе відкриття.
Fakat ahlaki olarak da önemli.Но то също е морално важно.
Fakat ahlaki olarak da önemli.אבל היא גם חשובה מבחינה מצפונית.
Fakat ahlaki olarak da önemli.ولكنه أيضاً له أهمية أخلاقيه
Fakat ahlaki olarak da önemli.この数字は 違法コピーされた映画の販売価格から導びいた
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.Aber am Anfang wurde dies als eine moralisch sehr problematische Sache gesehen, lange bevor es lustig wurde.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.De kezdetben ezt egy erkölcsileg erősen problémás dolognak tartották, még mielőtt mulatságossá vált volna.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.하지만 그 시작에서, 이건 도덕적으로 매우 큰 문제가 되었습니다. 그저 재미가 되어버리기 훨씬 전에 말입니다.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.Ma all'inizio era vista come una cosa moralmente problematica, molto prima che diventasse divertente.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.Maar in het begin werd dit gezien als moreel verwerpelijk, lang voordat het grappig werd gevonden.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.Mais au début, c'était vu comme quelque chose de moralement problématique, bien avant que ça devienne drôle.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.Men i begyndelsen blev det set som en problematisk moralsk ting, lang tid før det blev morsomt.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.Na początku to był duży problem moralny, długo zanim zaczęto się z tego śmiać.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.Nhưng ban đầu, nó được xem như là 1 vấn đề về mặt đạo đức, trước khi nó trở nên khôi hài.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.Pero en un principio fue visto como un problema ético antes de que se convirtiera en algo divertido.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.Αλλά αυτό θεωρούταν αρχικά πολύ προβληματικό, πολύ πριν γίνει αστείο.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.В самом начале все это смотрелось через ракурс морали, задолго до того, как это стало просто забавным.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.И в началото на това са гледали като на нещо неморално, много преди да стане забавно.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.אבל בהתחלה, זה נראה כמו תחום מאוד בעייתי מוסרית, הרבה לפני שזה היה מצחיק.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.لكن في البداية, كانت تعتبر كمشكلة أخلاقية جداً قبل أن تصبح مضحكة بوقت طويل
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.奇妙なことになるずっと以前のことです そして ジョン D ロックフェラーが現れました
Fakat paylaţmak ahlaken yanlýţ deđildir, aksine ahlaki bir buyruktur."Ale sdílení není nemorální, je to morální nezbytnost."
Fakat paylaţmak ahlaken yanlýţ deđildir, aksine ahlaki bir buyruktur.Mais le partage n'est pas immoral, c'est un impératif moral.
Fakat paylaţmak ahlaken yanlýţ deđildir, aksine ahlaki bir buyruktur."Men at dele er ikke amoralsk - det er moralsk bydende nødvendigt".
Fakat paylaţmak ahlaken yanlýţ deđildir, aksine ahlaki bir buyruktur."Pero compartir no es inmoral. Es un imperativo moral."
Fakat paylaţmak ahlaken yanlýţ deđildir, aksine ahlaki bir buyruktur."Αλλά η κοινή χρήση δεν είναι ανήθικη, είναι μια ηθική επιταγή.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod