Ana içeriğe geç
Sözlük

ahlak ile cümle

ahlak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Это может оказаться затратным, очень сложным, неэтичным, или, по правде говоря, просто невозможным.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.זה יכול להיות יקר, [קשה מאוד], לא אתי, או, למען האמת, פשוט לא אפשרי.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.قد تكون غالية الثمن، ليست مجدية غير أخلاقية أو بصراحة، من المستحيل القيام بشيء كهذا
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.倫理的でなかったり ただ単にそんなことは不可能な場合もあります では実際にネットワークを図にしないで
Çünkü, aslında insanlarla ilişkiye geçmeyi gerektiren her iş, bir ahlaki görevdir.Bởi vì sự thật là bất kì công việc nào liên quan đến sự tương tác với những người khác là công việc đạo đức.
Çünkü, aslında insanlarla ilişkiye geçmeyi gerektiren her iş, bir ahlaki görevdir.Karena sebenarnya setiap pekerjaan yang melibatkan hubungan dengan manusia lain adalah pekerjaan moral.
Çünkü, aslında insanlarla ilişkiye geçmeyi gerektiren her iş, bir ahlaki görevdir.왜냐하면 여러분이 하는 일이 혼자가 아닌 다른 사람과 함께 하는 일인 이상 결국은 인간적인 도덕적 책임이 수반될 수밖에 없으니까요.
Çünkü, aslında insanlarla ilişkiye geçmeyi gerektiren her iş, bir ahlaki görevdir.Mert az igazság az, hogy minden munka, ami emberekkel kapcsolatos az morális munka.
Çünkü, aslında insanlarla ilişkiye geçmeyi gerektiren her iş, bir ahlaki görevdir.Parce que la vérité c'est que toute tâche qui demande à interagir avec d'autres gens est une tâche morale.
Çünkü, aslında insanlarla ilişkiye geçmeyi gerektiren her iş, bir ahlaki görevdir.Pentru că adevarul este că orice muncă ce implică interacţiunea cu alţi oameni este muncă morală.
Çünkü, aslında insanlarla ilişkiye geçmeyi gerektiren her iş, bir ahlaki görevdir.Porque a verdade é que qualquer trabalho que façam que envolva interacção com outras pessoas é trabalho moral.
Çünkü, aslında insanlarla ilişkiye geçmeyi gerektiren her iş, bir ahlaki görevdir.Pretože pravda je taká, že každá práca, ktorá zahŕňa kontakt s ľuďmi, je morálna práca.
Çünkü, aslında insanlarla ilişkiye geçmeyi gerektiren her iş, bir ahlaki görevdir.Want de waarheid is dat elk werk waarbij interactie met mensen aan de orde is, moreel werk is.
Çünkü, aslında insanlarla ilişkiye geçmeyi gerektiren her iş, bir ahlaki görevdir.Weil die Wahrheit ist, dass jeder Job, der Interaktion mit anderen Menschen beinhaltet, moralische Arbeit ist.
Çünkü, aslında insanlarla ilişkiye geçmeyi gerektiren her iş, bir ahlaki görevdir.Διότι η αλήθεια είναι ότι κάθε εργασία που σχετίζεται με αλληλεπίδραση ανθρώπων είναι μια ηθική εργασία.
Çünkü, aslında insanlarla ilişkiye geçmeyi gerektiren her iş, bir ahlaki görevdir.Тому що будь яка робота, якщо вона стосується роботи з людьми, є моральною роботою.
Çünkü, aslında insanlarla ilişkiye geçmeyi gerektiren her iş, bir ahlaki görevdir.כי האמת היא שכל עבודה שאתם עושים ושכוללת מגע עם אנשים אחרים היא עבודה מוסרית.
Çünkü, aslında insanlarla ilişkiye geçmeyi gerektiren her iş, bir ahlaki görevdir.فالحقيقة أن أي عمل يقتضي تعاملاً مع أفراد آخرين هو عملٌ أخلاقي.
Çünkü, aslında insanlarla ilişkiye geçmeyi gerektiren her iş, bir ahlaki görevdir.それがどんな仕事であれ 倫理的な仕事なのですから そしてあらゆる倫理的な仕事は実践知を必要とします
Çünkü bu odada ahlaksız olduğunu söylediği görüntüler vardı.Denn dort waren Bilder, die, so sagte er, unzüchtig seien.
Çünkü bu odada ahlaksız olduğunu söylediği görüntüler vardı.Din cauză că acolo se aflau imagini pe care el le numea licenţioase.
Çünkü bu odada ahlaksız olduğunu söylediği görüntüler vardı.왜냐하면 거기에 있는 그가 말한 이미지들은 성적으로 음탕한 것이었지.
Çünkü bu odada ahlaksız olduğunu söylediği görüntüler vardı.leur a interdit de regarder dans une salle parce qu'il y avait des images qu'il appelait licencieuses.
Çünkü bu odada ahlaksız olduğunu söylediği görüntüler vardı.Porque había imágenes que decía eran licenciosas.
Çünkü bu odada ahlaksız olduğunu söylediği görüntüler vardı.Защото в нея имаше образи, които каза, че са непристойни.
Çünkü bu odada ahlaksız olduğunu söylediği görüntüler vardı.Потому что там были изображения, он назвал их безнравственными.
Çünkü bu odada ahlaksız olduğunu söylediği görüntüler vardı.כי יש שם תמונות של פריצות, כך אמר.
Çünkü bu odada ahlaksız olduğunu söylediği görüntüler vardı.لأنه هناك صور على حد قوله خليعة
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.Bo nierządnica jest dół głęboki, a cudza żona jest studnia ciasna.
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.Căci curva este o groapă adîncă, şi străina o fîntînă strîmtă.
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.Car la prostituée est une fosse profonde, Et l`étrangère un puits étroit.
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.Denn eine Hure ist eine tiefe Grube, und eine Ehebrecherin ist ein enger Brunnen.
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.For skjøgen er en dyp grav, og den fremmede kvinne en trang brønn;
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.Kajti jama globoka je nečistnica in tesen vodnjak tuja žena;
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.대저 음녀는 깊은 구렁이요 이방 여인은 좁은 함정이라
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.Lebo smilnica je hlbokou jamou a úzkym hrdlom studnice cudzozemka.
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.Mert mély verem a tisztátalan asszony, és szoros kút az idegen asszony.
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.Nebo nevěstka jest jáma hluboká, a studnice těsná žena cizí.
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.Perempuan nakal yang melacur adalah perangkap yang berbahaya
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.Porque cova profunda é a prostituta; e poço estreito é a aventureira.
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.Porque fosa profunda es la prostituta; pozo angosto es la mujer extraña
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.Sillä portto on syvä kuoppa, ja vieras vaimo on ahdas kaivo.
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.Thi en bundløs Grav er Skøgen, den fremmede Kvinde, en snæver Brønd;
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.Ty skökan är en djup grop, och nästans hustru är en trång brunn.
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.una fossa profonda è la prostituta, e un pozzo stretto la straniera
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.Vì kị nữ vốn là một cái hố sâu , Và dâm_phụ là một cái hầm hẹp .
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.Vì kị nữ vốn là một cái hố sâu, Và dâm phụ là một cái hầm hẹp.
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.διοτι η πορνη ειναι λακκος βαθυς και η αλλοτρια γυνη στενον φρεαρ.
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.Защото блудницата е дълбока яма, И чуждата жена е тесен ров.
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.потому что блудница – глубокая пропасть, и чужая жена – тесный колодезь;
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.כי שוחה עמקה זונה ובאר צרה נכריה׃
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.لان الزانية هوة عميقة والاجنبية حفرة ضيّقة.
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.妓 女 是 深 坑 . 外 女 是 窄 阱
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.妓女 是 深坑 . 外女 是 窄阱
Çünkü Tanrı bizi ahlaksızlığa değil, kutsal bir yaşam sürmeye çağırdı.Bởi chưng Ðức Chúa Trời chẳng gọi chúng ta đến sự ô uế đâu, bèn là sự nên thánh vậy.
Çünkü Tanrı bizi ahlaksızlığa değil, kutsal bir yaşam sürmeye çağırdı.Bởi_chưng Ðức_Chúa_Trời chẳng gọi chúng_ta đến sự ô_uế đâu , bèn là sự nên thánh vậy .
Çünkü Tanrı bizi ahlaksızlığa değil, kutsal bir yaşam sürmeye çağırdı.Bo nas nie powołał Bóg ku nieczystości, ale ku poświęceniu.
Çünkü Tanrı bizi ahlaksızlığa değil, kutsal bir yaşam sürmeye çağırdı.Căci Dumnezeu nu ne -a chemat la necurăţie, ci la sfinţire.
Çünkü Tanrı bizi ahlaksızlığa değil, kutsal bir yaşam sürmeye çağırdı.Car Dieu ne nous a pas appelés à l`impureté, mais à la sanctification.
Çünkü Tanrı bizi ahlaksızlığa değil, kutsal bir yaşam sürmeye çağırdı.Denn Gott hat uns nicht berufen zur Unreinigkeit, sondern zur Heiligung.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod