"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim."Наприклад що ми є стадом елітарних морально зіпсованих любителів тероризму".
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim."Например че сме група елитаристи, морално корумпирани поддръжници на терористите."
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim."Ну, например, что мы - группа надменных, морально развращенных защитников террористов".
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim."למשל, שאנחנו חבורת אליטיסטים, אוהבי טרוריסטים מושחתים מוסרית."
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim.انتم تقولون عنا .. اننا عبارة .. عن نخبة معطوبة أخلاقياً نحب الارهابين
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim.テロ支援型のエリート主義 団体だ」とか言っているでしょ 彼女はショックを受けたようでした
Biz, ahlaki açıdan kendimizi dünyanın yaralarını sarmaya adıyoruz, adamalıyız da.Chúng ta, nên, về mặt đạo đức, cam kết trở thành thầy thuốc của thế giới.
Biz, ahlaki açıdan kendimizi dünyanın yaralarını sarmaya adıyoruz, adamalıyız da.Jesteśmy, powinniśmy moralnie poczuwać się do bycia uzdrowicielem świata.
Biz, ahlaki açıdan kendimizi dünyanın yaralarını sarmaya adıyoruz, adamalıyız da.우리는, 그렇게 도덕적으로 세계의 치료자가 되는것에 몰두해야한 합니다.
Biz, ahlaki açıdan kendimizi dünyanın yaralarını sarmaya adıyoruz, adamalıyız da.Noi siamo, dovremmo essere, moralmente impegnati ad essere i guaritori del mondo.
Biz, ahlaki açıdan kendimizi dünyanın yaralarını sarmaya adıyoruz, adamalıyız da.Nosotros estamos, deberíamos estar, moralmente comprometidos a ser los sanadores del mundo.
Biz, ahlaki açıdan kendimizi dünyanın yaralarını sarmaya adıyoruz, adamalıyız da.Nous sommes, devrions être moralement engagés à être le soigneur du monde.
Biz, ahlaki açıdan kendimizi dünyanın yaralarını sarmaya adıyoruz, adamalıyız da.Suntem, trebuie să fim angajaţi moral să devenim tămăduitorii lumii.
Biz, ahlaki açıdan kendimizi dünyanın yaralarını sarmaya adıyoruz, adamalıyız da.Wir sind, oder sollten es sein, moralisch dazu verpflichtet, der Heiler der Welt zu sein.
Biz, ahlaki açıdan kendimizi dünyanın yaralarını sarmaya adıyoruz, adamalıyız da.Ми повинні дати собі слово стати цілителями цього світу.
Biz, ahlaki açıdan kendimizi dünyanın yaralarını sarmaya adıyoruz, adamalıyız da.Мы должны дать себе слово стать целителями этого мира.
Biz, ahlaki açıdan kendimizi dünyanın yaralarını sarmaya adıyoruz, adamalıyız da.Ние сме - трябва да сме - морално ангажирани да сме целители на света.
Biz, ahlaki açıdan kendimizi dünyanın yaralarını sarmaya adıyoruz, adamalıyız da.אנו הננו, וצריכים להיות, מחוייבים מבחינה מוסרית להיות מרפאי העולם.
Biz, ahlaki açıdan kendimizi dünyanın yaralarını sarmaya adıyoruz, adamalıyız da.وهكذا يجب ان نكون ملتزمين أخلاقيا لن نكون مرشد العالم وحاميه
Biz, ahlaki açıdan kendimizi dünyanın yaralarını sarmaya adıyoruz, adamalıyız da.世界を癒やすものに ならんと努力せねばなりません 私たちは いくつもの例を 何度も目にしてきました
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.위의 두 전문분야는 5개의 요소에 크게 동의하는데. 그것을 우리는 도덕의 다섯가지 토대라고 부릅니다.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.5つのモラリティの根源です 1. 危害/親切
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.Am găsit cinci -- cinci potriviri, pe care noi le numim cele cinci fundamente ale moralității.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.Chúng tôi đã tìm thấy năm mối liên hệ mà chúng tôi gọi là năm nền tảng của đạo đức.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.Encontramos cinco -- los cinco más compatibles, los cuales llamamos los cinco pilares de la moralidad.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.Kami menemukan 5 --- 5 kaitan terbaik, yang kita sebut 5 dasar moralitas.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.Löysimme viisi yhtäläisyyttä, joita kutsumme viideksi moraalisuuden peruspilariksi.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.My našli pět společných, základních zdrojů morálky.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.Ne abbiamo trovati cinque, che chiamiamo i cinque fondamenti della coscienza morale.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.Találtunk öt - a legjobb öt egyezést, amiket mi az erkölcs öt pillérének nevezünk.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.Vi fandt fem -- fem bedste lighedspunkter, som vi kalder moralens fem grundlag.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.We vonden er vijf -- 5 grootste gelijkenissen, die we de vijf fundamenten van de moraliteit noemen.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.Wir haben fünf gefunden - die fünf besten Übereinstimmungen, wir nennen sie die 'fünf Grundpfeiler der Moral'.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.Znaleźliśmy pięć najczęściej występujących wspólnych punktów, które można nazwać pięcioma filarami moralności.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.Βρήκαμε πέντε -- τα πέντε καλύτερα κοινά σημεία, τα οποία αποκαλούμε τα πέντε θεμέλια της ηθικής.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.Мы обнаружили пять - пять оптимальных совпадений, которые мы назвали пятью принципами нравственности.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.Открихме пет... пет идеални съвпадения, които наричаме петте основи на моралността.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.מצאנו חמש -- חמש ההתאמות הטובות ביותר, ואנחנו קוראים להם חמש היסודות של המוסר.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.وجدنا خمس -- أفضل خمسة متشابهه , التي نسميها أسس الأخلاق الخمس .
Bizim nasıl ahlaklı makineler inşa etmeyi düşünmemize... gerek olmadığını düşünüyorum.Acho que devemos pensar em como construir máquinas que sejam éticas.
Bizim nasıl ahlaklı makineler inşa etmeyi düşünmemize... gerek olmadığını düşünüyorum.Cred ca trebuie sa ne gandim la cum sa proiectam masinarii care sa fie morale.
Bizim nasıl ahlaklı makineler inşa etmeyi düşünmemize... gerek olmadığını düşünüyorum.Je crois qu'il faut que nous réfléchissions comment construire des machines qui soient éthiques.
Bizim nasıl ahlaklı makineler inşa etmeyi düşünmemize... gerek olmadığını düşünüyorum.저는 우리가 반드시 도덕적인 기계를 만들어야 된다고 생각합니다
Bizim nasıl ahlaklı makineler inşa etmeyi düşünmemize... gerek olmadığını düşünüyorum.Penso che dobbiamo pensare a come costruire macchine che siano etiche.
Bizim nasıl ahlaklı makineler inşa etmeyi düşünmemize... gerek olmadığını düşünüyorum.Sądzę, że musimy pomyśleć o budowaniu maszyn które są etyczne.
Bizim nasıl ahlaklı makineler inşa etmeyi düşünmemize... gerek olmadığını düşünüyorum.Saya rasa kita perlu berfikir mengenai cara membuat mesin secara etis
Bizim nasıl ahlaklı makineler inşa etmeyi düşünmemize... gerek olmadığını düşünüyorum.Yo creo que necesitamos pensar como construir maquinas que sean eticas.
Bizim nasıl ahlaklı makineler inşa etmeyi düşünmemize... gerek olmadığını düşünüyorum.Я полагаю, нам непременно нужно думать над созданием машин, соблюдающих правила морали.
Böyle bir tanrı insanlığın yüce ideallerine kıyasla ahlaken daha aşağıda olurdu.Een dergelijke God zou moreel inferieur zijn aan de hoogste menselijke idealen.
Böyle bir tanrı insanlığın yüce ideallerine kıyasla ahlaken daha aşağıda olurdu.그러한 하나님은 도덕적으로 인간성의 최고 이상보다 열등할겁니다.
Böyle bir tanrı insanlığın yüce ideallerine kıyasla ahlaken daha aşağıda olurdu.Một vị Chúa như thế chỉ là kẻ vô đạo đức so với lí tưởng cao cả của nhân loại.
Böyle bir tanrı insanlığın yüce ideallerine kıyasla ahlaken daha aşağıda olurdu.Solch ein Gott würde den höchsten Idealen der Menschheit moralisch unterlegen sein.
Böyle bir tanrı insanlığın yüce ideallerine kıyasla ahlaken daha aşağıda olurdu.Taki Bóg byłby moralnie gorszy od najwyższych ideałów człowieczeństwa.
Böyle bir tanrı insanlığın yüce ideallerine kıyasla ahlaken daha aşağıda olurdu.Takový Bůh by byl morálně nižší, než jsou nejvyšší ideály lidstva.
Böyle bir tanrı insanlığın yüce ideallerine kıyasla ahlaken daha aşağıda olurdu.Un asemenea Dumnezeu ar fi moral inferior celor mai înalte idealuri umane.
Böyle bir tanrı insanlığın yüce ideallerine kıyasla ahlaken daha aşağıda olurdu.Un Dio così sarebbe moralmente inferiore ai più alti ideali di umanità.
Böyle bir tanrı insanlığın yüce ideallerine kıyasla ahlaken daha aşağıda olurdu.Un Dios así sería moralmente inferior a los más altos ideales de la humanidad.
Böyle bir tanrı insanlığın yüce ideallerine kıyasla ahlaken daha aşağıda olurdu.Un tel Dieu serait moralement inférieur aux idéaux les plus grands de l'humanité.
Böyle bir tanrı insanlığın yüce ideallerine kıyasla ahlaken daha aşağıda olurdu.Αυτός ο Θεός θα ήταν ηθικά κατώτερος των υψηλότερων ιδανικών της ανθρωπότητας.
Böyle bir tanrı insanlığın yüce ideallerine kıyasla ahlaken daha aşağıda olurdu.Ведь такой Бог оказался бы ниже наших самых высоких моральных принципов.