Ana içeriğe geç
Sözlük

ahlak ile cümle

ahlak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bir insanın geçmişi ahlaki davranışını belirler.Moralne zachowanie określa historię ludzkości.
Bir insanın geçmişi ahlaki davranışını belirler.Mravní chování určuje historii a vývoj lidské bytosti.
Bir insanın geçmişi ahlaki davranışını belirler. Sizin nelerden bahsettiğinizi bilmiyorum!Моральное поведение определяет историю человеческого существования я не знаю о чем ты говоришь.
Bir insanın geçmişi ahlaki davranışını belirler.Η ηθική συμπεριφορά καθορίζει την ιστορία ενός ανθρώπινου όντος.
Birisine "Ahlak hangi temellere dayanır?" diye sorarsanız, hep bu iki öğe öne çıkar.2つの要素を挙げられます 一つは 「互恵」
Birisine "Ahlak hangi temellere dayanır?" diye sorarsanız, hep bu iki öğe öne çıkar.Ak sa niekoho spýtate, "Na čom je založená morálka?" toto sú dve veci, ktoré sa tam vždy objavia.
Birisine "Ahlak hangi temellere dayanır?" diye sorarsanız, hep bu iki öğe öne çıkar.Als je iemand vraagt: "Waarop is moraliteit gebaseerd?", komen altijd deze twee factoren naar voren.
Birisine "Ahlak hangi temellere dayanır?" diye sorarsanız, hep bu iki öğe öne çıkar.Če bi nekoga vprašali: "Na čem temelji morala?", bi vedno na koncu prišli do teh dveh dejavnikov.
Birisine "Ahlak hangi temellere dayanır?" diye sorarsanız, hep bu iki öğe öne çıkar.Dacă întrebi pe oricine: "Pe ce se bazează moralitatea?" iată cei doi factori care mereu ies la suprafață.
Birisine "Ahlak hangi temellere dayanır?" diye sorarsanız, hep bu iki öğe öne çıkar.Fragen Sie irgendjemanden: "Worauf ist Moral basiert?", werden diese beiden Faktoren immer herauskommen.
Birisine "Ahlak hangi temellere dayanır?" diye sorarsanız, hep bu iki öğe öne çıkar.Ha megkérdeznek bárkit, mi a moralitás alapja, két dolog mindig felmerül.
Birisine "Ahlak hangi temellere dayanır?" diye sorarsanız, hep bu iki öğe öne çıkar.Hvis man spørger hvem som helst "Hvad bygger moral på?", så vil disse to faktorer altid blive nævnt.
Birisine "Ahlak hangi temellere dayanır?" diye sorarsanız, hep bu iki öğe öne çıkar.Jeśli spytacie kogoś:,,Na czym oparta jest moralność? " są dwie rzeczy, które zawsze się pojawiają.
Birisine "Ahlak hangi temellere dayanır?" diye sorarsanız, hep bu iki öğe öne çıkar.Jika Anda bertanya, "Berdasarkan pada apa moralitas itu?" ini adalah dua faktor yang selalu muncul.
Birisine "Ahlak hangi temellere dayanır?" diye sorarsanız, hep bu iki öğe öne çıkar.Když se kohokoli zeptáte: "Na čem spočívá morálka?", vždy dostanete tyto dvě složky.
Birisine "Ahlak hangi temellere dayanır?" diye sorarsanız, hep bu iki öğe öne çıkar.누구에게나 "도덕성의 바탕은 무엇이냐?"고 물어 보면 항상 두 가지 답이 나오죠.
Birisine "Ahlak hangi temellere dayanır?" diye sorarsanız, hep bu iki öğe öne çıkar.Kysyypä keneltä tahansa: "Mihin moraali perustuu?" Nämä kaksi seikkaa tulevat aina esille.
Birisine "Ahlak hangi temellere dayanır?" diye sorarsanız, hep bu iki öğe öne çıkar.Nếu các bạn hỏi bất kỳ ai "Đạo đức dựa trên điều gì?" đây là hai yếu tố luôn luôn được trả lời.
Birisine "Ahlak hangi temellere dayanır?" diye sorarsanız, hep bu iki öğe öne çıkar.Om du frågan någon, "Vad är moral baserat på"? kommer dessa två faktorer upp.
Birisine "Ahlak hangi temellere dayanır?" diye sorarsanız, hep bu iki öğe öne çıkar.Se chiediamo a chiunque: "Su cosa si basa la moralità?" sono due i fattori che emergono sempre.
Birisine "Ahlak hangi temellere dayanır?" diye sorarsanız, hep bu iki öğe öne çıkar.Se perguntarem a alguém: "Em que assenta a moralidade?", estes são os dois factores que aparecem sempre.
Birisine "Ahlak hangi temellere dayanır?" diye sorarsanız, hep bu iki öğe öne çıkar.Αν ρωτήσουμε κάποιον "Πού βασίζεται η ηθική;" αυτοί είναι οι δύο παράγοντες που εμφανίζονται πάντα:
Birisine "Ahlak hangi temellere dayanır?" diye sorarsanız, hep bu iki öğe öne çıkar.Ако попитате: "На какво се основава моралността?" това са двата фактора, на които тя се основава.
Birisine "Ahlak hangi temellere dayanır?" diye sorarsanız, hep bu iki öğe öne çıkar.Если вы спросите, на чём основана нравственность, они всегда будут фигурировать в ответе.
Birisine "Ahlak hangi temellere dayanır?" diye sorarsanız, hep bu iki öğe öne çıkar.Запитайте будь-кого: "На що спирається мораль?", і неодмінно почуєте ці два чинники.
Birisine "Ahlak hangi temellere dayanır?" diye sorarsanız, hep bu iki öğe öne çıkar.אם תשאלו מישהו, "על מה מבוססת המוסריות?" שני הגורמים הללו תמיד מופיעים.
Birisine "Ahlak hangi temellere dayanır?" diye sorarsanız, hep bu iki öğe öne çıkar.إن سألت أيا كان، "ما الذي تقوم عليه الفضيلة؟" هذان هما العاملان اللذان يظهران.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.Estamos a falhar enquanto nação na defesa da moral sobre a qual nos fundámos.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.Estamos fallando, como nación en defender los principios morales sobre los que nos fundamos.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.Eșuăm ca națiune să susținem principiile pe care ne-am fondat.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.Het lukt ons niet als natie om de normen van onze stichters hoog te houden.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.우리는 우리가 나라의 근간으로 여겨온 바로 그 가치를 지키는 데 실패하고 있습니다.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.Kot narodu nam ne uspeva spoštovati vrednote, na katerih smo bili ustanovljeni.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.Là một quốc gia chúng ta đang thất bại trong việc duy trì những giá trị mà từ đó đất nước này được dựng lên.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.La nostra nazione sta venendo meno ai principi morali su cui siamo stati fondati.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.Mint nemzet, elbukunk a erkölcseink fenntartásában, amelyekre alapításunk építtetett.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.Nous n'arrivons pas en tant que nation à défendre les mœurs où nous avons été fondés.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.Selháváme jako národ v prosazování morálních pravidel, na kterých jsme byli založeni.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.Vi fejler som nation med at opretholde de moralske principper som vi er grundlagt på.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.Vi håller på att misslyckas, som nation, med att upprätthålla de grundpelare vi byggdes på.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.Wir versagen als Nation, den Werten gerecht zu werden, auf die wir gegründet sind.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.Αποτύχαμε σαν έθνος να διατηρήσουμε τις αξίες πάνω στις οποίες βασιστήκαμε.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.А като нация не успяваме да удържим морала, на който сме основани.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.Как нация, мы не в состоянии придерживаться морали, которая положена в основу нашей нации.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.Ми, як нація, не спроможні підтримувати моральні норми, на яких заснована країна.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.כאומה, אנו נכשלים בשמירה על עקרונות המוסר שהם הבסיס שלנו.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.نحن نفشل كأمة في أن نعيش للأخلاقيات التي وُجدنا على أساسها
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.独立宣言に書かれた この国家の礎を 私たちは守っていません アメリカには平等がぜんぜんありません
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim."Alsof we een stelletje elitaire, moreel corrupte terroristenvriendjes zijn. "
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim."Că am fi o adunătură de elitiști corupți moral, susținători ai teroriștilor."
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim."Como que somos un montón de elitistas, moralmente corruptos, amantes del terrorismo."
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim."Como se fôssemos uma cambada de snobes, "de corruptos morais e de amantes do terrorismo".
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim."Del tipo che siamo un branco di persone elitarie, moralmente corrotte e compiacenti dei terroristi".
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim."Jak kdybychom byli banda elitářů, morálně zkorumpovaní milovníci terorismu."
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim."마치 우리가 엘리트 주의에 빠진 도덕적으로 타락한 테러리스트 추종자 같군요."
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim."Mint például, hogy mi egy horda elitista, erkölcsileg romlott, terrorista-imádók vagyunk."
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim."Na przykład twierdzenie, że jesteśmy grupą snobów i moralnie zdeprawowanych wielbicieli terrorystów".
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim."Seperti kami adalah sekelompok orang elit, pecinta teroris dengan moral yang rusak."
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim."Zum Beispiel dass wir ein Haufen elitäre, moralisch korrupte Terroristenfans seien."
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim."Όπως το ότι είμαστε μια ομάδα κυριλέ, ηθικά διεφθαρμένων υποστηρικτών της τρομοκρατίας."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod