Bir: Ahlak timsallerini tebrik edin.Po pierwsze: celebrować przykłady moralne.
Bir: Ahlak timsallerini tebrik edin.Po prvé, oslavujte morálne vzory.
Bir: Ahlak timsallerini tebrik edin.Uma: celebrar exemplos morais.
Bir: Ahlak timsallerini tebrik edin.Uno: celebrare modelli morali.
Bir: Ahlak timsallerini tebrik edin.Unu: cinstiţi exemplele de moralitate.
Bir: Ahlak timsallerini tebrik edin.Uppmärksamma moraliska förebilder.
Bir: Ahlak timsallerini tebrik edin.Первое: прославлять моральные примеры для подражания.
Bir: Ahlak timsallerini tebrik edin.Перше: славити зразкові моральні приклади.
Bir: Ahlak timsallerini tebrik edin.אחד: מעלים על נס מופתים מוסריים.
Bir: Ahlak timsallerini tebrik edin.أولاً: أن نُشيد بالنماذج الأخلاقية.
Bir: Ahlak timsallerini tebrik edin.実際、ロースクールに行くと
Bir çoğu imkansız, bazıları partik değil ve bir kaç tanesi de kesinlikle ahlaki değil.A maioria impossíveis, alguns deles impraticáveis, e um ou dois certamente imorais.
Bir çoğu imkansız, bazıları partik değil ve bir kaç tanesi de kesinlikle ahlaki değil.Die meisten unmöglich, einige unpraktisch und ein oder zwei sicherlich unmoralisch.
Bir çoğu imkansız, bazıları partik değil ve bir kaç tanesi de kesinlikle ahlaki değil.대부분의 것들은 불가능하고, 어떤것들은 비현실적이고 한두가지 정도는 분병 부도덕하다 싶은 것들도 있겠죠.
Bir çoğu imkansız, bazıları partik değil ve bir kaç tanesi de kesinlikle ahlaki değil.La mayoría imposibles, algunos poco prácticos y uno o dos ciertamente inmorales.
Bir çoğu imkansız, bazıları partik değil ve bir kaç tanesi de kesinlikle ahlaki değil.La plupart étaient irréalisables, et un ou deux étaient certainement inavouables.
Bir çoğu imkansız, bazıları partik değil ve bir kaç tanesi de kesinlikle ahlaki değil.Molti erano irrealizzabili, alcuni poco pratici e almeno uno o due sicuramente immorali.
Bir çoğu imkansız, bazıları partik değil ve bir kaç tanesi de kesinlikle ahlaki değil.Sommige wensen waren onmogelijk, andere onpraktisch en één of twee absoluut immoreel.
Bir çoğu imkansız, bazıları partik değil ve bir kaç tanesi de kesinlikle ahlaki değil.Suurin osa niistä oli mahdottomia, osa epäkäytännöllisiä ja pari todella moraalittomia.
Bir çoğu imkansız, bazıları partik değil ve bir kaç tanesi de kesinlikle ahlaki değil.Większość z nich była niemożliwa, część niepraktyczna a jedno czy dwa zdecydowanie niemoralne.
Bir çoğu imkansız, bazıları partik değil ve bir kaç tanesi de kesinlikle ahlaki değil.Οι περισσότερες ήταν ανέφικτες, κάποιες ήταν μη πρακτικές και μια δυο άλλες ήταν σίγουρα ανήθικες.
Bir çoğu imkansız, bazıları partik değil ve bir kaç tanesi de kesinlikle ahlaki değil.Повечето от тях невъзможни, някои от тях непрактични, а едно или две със сигурност неморални.
Bir çoğu imkansız, bazıları partik değil ve bir kaç tanesi de kesinlikle ahlaki değil.רובן בלתי אפשריות, חלקן לא ישימות. ואחת או שתיים מהן לא אתיות
Bir çoğu imkansız, bazıları partik değil ve bir kaç tanesi de kesinlikle ahlaki değil.معظمهم من المستحيلات، بعضهم غير عملي وواحد أو أثنين منهم اكيد غير أخلاقي.
Bir çoğu imkansız, bazıları partik değil ve bir kaç tanesi de kesinlikle ahlaki değil.不道徳なのも一つか二つ (笑)
Bir dereceye kadar genlerimiz de eğilimlerimizi belirler, ama ahlak sistemimizde bir etkisi yoktur.Genetica, într-o anumită măsură, stabilește înclinațiile, dar ea nu ne dă un sistem valoric.
Bir dereceye kadar genlerimiz de eğilimlerimizi belirler, ama ahlak sistemimizde bir etkisi yoktur.La Genética, hasta cierto punto, establece la propensión pero no nos da un sistema de valores.
Bir hikaye anlatıcısının zihninde ahlâk çelişkileri var.Dans l'esprit d'un narrateur il y a une contradiction d'éthique.
Bir hikaye anlatıcısının zihninde ahlâk çelişkileri var.Di benak pendongeng, adalah kontradiksi moralitas.
Bir eş olmak için kocası orada kalır: Şimdi yanakları ahlaksız kan gelir,당신에게 아내를 위해 남편은 거기에 체류 : 지금 당신의 뺨을의 무자 비한 피를 와서,
Bir eş olmak için kocası orada kalır: Şimdi yanakları ahlaksız kan gelir,לא נשאר בעל לגרום לך אישה: עכשיו מגיע דם מופקרת מעלה הלחיים,
Bir eş olmak için kocası orada kalır: Şimdi yanakları ahlaksız kan gelir,يبقى هناك زوجا لجعل لكم الزوجة : الآن يأتي الدم الوحشي حتى في الوجنتين ،
Bir eş olmak için kocası orada kalır: Şimdi yanakları ahlaksız kan gelir,彼らはまっすぐに、どんなニュースで緋色になるでしょう。教会にあなたを日枝、私は別の方法する必要があります、
Bir hikaye anlatıcısının zihninde ahlâk çelişkileri var.En historiefortællers sind er en modsætning af det sædelige.
Bir hikaye anlatıcısının zihninde ahlâk çelişkileri var.En la mente del narrador hay una contradicción de moralidades.
Bir hikaye anlatıcısının zihninde ahlâk çelişkileri var.In het hoofd van een verteller bestaat een contradictie van de moraal.
Bir hikaye anlatıcısının zihninde ahlâk çelişkileri var.În mintea unui povestitor e o contradicţie a moralităţii.
Bir hikaye anlatıcısının zihninde ahlâk çelişkileri var.스토리텔러 마음은 인간의 모순이고,
Bir hikaye anlatıcısının zihninde ahlâk çelişkileri var.Na mente de um contador de histórias há uma contradição de moralidades.
Bir hikaye anlatıcısının zihninde ahlâk çelişkileri var.Nella mente di un narratore convivono contraddizioni di moralità.
Bir hikaye anlatıcısının zihninde ahlâk çelişkileri var.Trong suy nghĩ người kể, đó là sự đối lập về đạo đức
Bir hikaye anlatıcısının zihninde ahlâk çelişkileri var.W umyśle autora opowieści istnieje sprzeczność między moralnościami.
Bir hikaye anlatıcısının zihninde ahlâk çelişkileri var.Στο μυαλό ενός αφηγητή, είναι μια αντίθεση ηθών.
Bir hikaye anlatıcısının zihninde ahlâk çelişkileri var.В душе рассказчика - противоречие норм поведения.
Bir hikaye anlatıcısının zihninde ahlâk çelişkileri var.В ума на разказвача на истории има морално противоречие.
Bir hikaye anlatıcısının zihninde ahlâk çelişkileri var.У думках оповідача - це моральні протиріччя.
Bir hikaye anlatıcısının zihninde ahlâk çelişkileri var.במוחו של מספר הסיפורים קיימת סתירה של מוסריות.
Bir hikaye anlatıcısının zihninde ahlâk çelişkileri var.في عقل راوي القصة يوجد تناقض الأخلاق.
Bir hikaye anlatıcısının zihninde ahlâk çelişkileri var.詩人の心には言葉の衝突があります
[Birinin adaletsiz yasalara uymamak için ahlaki sorumluluğu var. - Dr.[<<Ο καθένας έχει την ηθική υποχρέωση να μην υπακούει άδικους νόμους>>.-Dr.
[Birinin adaletsiz yasalara uymamak için ahlaki sorumluluğu var. - Dr. Martin Luther King, Jr.][" Chacun a la responsabilité morale de désobéir à des lois injustes. " — Dr Martin Luther King, Jr.]
[Birinin adaletsiz yasalara uymamak için ahlaki sorumluluğu var. - Dr. Martin Luther King, Jr.]"시민에겐 옳지못한 법규에 불응해야하는 도덕적인 책임이 있다." -마틴 루터 킹
[Birinin adaletsiz yasalara uymamak için ahlaki sorumluluğu var. - Dr. Martin Luther King, Jr.]"Qualquer um tem a responsabilidade moral de desobedecer leis injustas" - Dr. Martin Luther King, Jr.
[Birinin adaletsiz yasalara uymamak için ahlaki sorumluluğu var. - Dr. Martin Luther King, Jr.]Wir haben die moralische Verantwortung ungerechte Gesetze zu unterwandern"- Dr. Martin Luther King, Jr.
[Birinin adaletsiz yasalara uymamak için ahlaki sorumluluğu var.En estos momentos tengo el honor de presentarles al líder moral de nuestra nación,
Bir insanın geçmişi ahlaki davranışını belirler.Az erkölcsi magatartás határozza meg az emberi lény történetét.
Bir insanın geçmişi ahlaki davranışını belirler.Comportamentul moral determina istoria unei fiinte umane.
Bir insanın geçmişi ahlaki davranışını belirler.Der seelische Zustand ist entscheidend für die Geschichte des Menschen.
Bir insanın geçmişi ahlaki davranışını belirler.L'état mental est déterminant dans l'histoire de l'être humain.
Bir insanın geçmişi ahlaki davranışını belirler.Lo stato mentale è determinante per la storia dell'essere umano.