Naftali oymağının bölüğüne de Enan oğlu Ahira komuta ediyordu.ועל צבא מטה בני נפתלי אחירע בן עינן׃
Naftali oymağının bölüğüne de Enan oğlu Ahira komuta ediyordu.وعلى جند سبط بني نفتالي اخيرع بن عينن.
Naftali oymağının bölüğüne de Enan oğlu Ahira komuta ediyordu.統 領 拿 弗 他 利 支 派 軍 隊 的 是 、 以 南 的 兒 子 亞 希 拉
Naftali oymağının bölüğüne de Enan oğlu Ahira komuta ediyordu.統領 拿弗他利 支派 軍隊 的 是 、 以南 的 兒子 亞 希拉
On ikinci gün Naftali oymağı önderi Enan oğlu Ahira armağanlarını sundu.A douăsprezecea zi, căpetenia fiilor lui Neftali, Ahira, fiul lui Enan,
On ikinci gün Naftali oymağı önderi Enan oğlu Ahira armağanlarını sundu.Am zwölften Tage der Fürst der Kinder Naphthali, Ahira, der Sohn Enans.
On ikinci gün Naftali oymağı önderi Enan oğlu Ahira armağanlarını sundu.Den tolvte dag kom høvdingen for Naftalis barn, Akira, Enans sønn.
On ikinci gün Naftali oymağı önderi Enan oğlu Ahira armağanlarını sundu.Dnia dwunastego książę synów Neftalimowych Ahira, syn Enanów.
On ikinci gün Naftali oymağı önderi Enan oğlu Ahira armağanlarını sundu.Dvanáctého dne kníže synů Neftalím, Ahira, syn Enanův.
On ikinci gün Naftali oymağı önderi Enan oğlu Ahira armağanlarını sundu.Dvanajsti dan knez sinov Neftalijevih, Ahira, sin Enanov.
On ikinci gün Naftali oymağı önderi Enan oğlu Ahira armağanlarını sundu.Dvanásteho dňa knieža synov Naftaliho, Achíra, syn Enánov.
On ikinci gün Naftali oymağı önderi Enan oğlu Ahira armağanlarını sundu.El día duodécimo presentó su ofrenda Ajira hijo de Enán, jefe de los hijos de Neftalí
On ikinci gün Naftali oymağı önderi Enan oğlu Ahira armağanlarını sundu.Il decimosecondo giorno fu Achira, figlio di Enan, capo dei figli di Nèftali
On ikinci gün Naftali oymağı önderi Enan oğlu Ahira armağanlarını sundu.Kahdentenatoista päivänä Naftalin jälkeläisten ruhtinas Ahira, Eenanin poika:
On ikinci gün Naftali oymağı önderi Enan oğlu Ahira armağanlarını sundu.제 십 이 일에는 납달리 자손의 족장 에난의 아들 아히라가 드렸으니
On ikinci gün Naftali oymağı önderi Enan oğlu Ahira armağanlarını sundu.Le douzième jour, le prince des fils de Nephthali, Ahira, fils d`Énan,
On ikinci gün Naftali oymağı önderi Enan oğlu Ahira armağanlarını sundu.Ngày thứ mười hai, đến quan trưởng của con cháu Nép-ta-li, là A-hi-ra, con trai Ê-nan.
On ikinci gün Naftali oymağı önderi Enan oğlu Ahira armağanlarını sundu.Ngày thứ mười_hai , đến quan trưởng của con_cháu Nép-ta-li , là A-hi-ra , con_trai Ê - nan .
On ikinci gün Naftali oymağı önderi Enan oğlu Ahira armağanlarını sundu.No duodécimo dia fez a sua oferta Airá, filho de Enã, príncipe dos filhos de Naftali.
On ikinci gün Naftali oymağı önderi Enan oğlu Ahira armağanlarını sundu.På tolfte dagen kom hövdingen för Naftali barn, Ahira, Enans son;
On ikinci gün Naftali oymağı önderi Enan oğlu Ahira armağanlarını sundu.Tizenkettedik napon a Nafthali fiainak fejedelme: Ahira, Enán fia.
On ikinci gün Naftali oymağı önderi Enan oğlu Ahira armağanlarını sundu.Tolvte Dag kom Naftaliternes Øverste, Ahira, Enans Søn;
On ikinci gün Naftali oymağı önderi Enan oğlu Ahira armağanlarını sundu.Την δωδεκατην ημεραν προσεφερεν ο αρχων των υιων Νεφθαλι, Αχιρα ο υιος του Αιναν
On ikinci gün Naftali oymağı önderi Enan oğlu Ahira armağanlarını sundu.В двенадцатый день начальник сынов Неффалимовых Ахира, сын Енана;
On ikinci gün Naftali oymağı önderi Enan oğlu Ahira armağanlarını sundu.На дванадесетия ден принесе първенецът на нефталимците, Ахирей, Енановият син.
On ikinci gün Naftali oymağı önderi Enan oğlu Ahira armağanlarını sundu.ביום שנים עשר יום נשיא לבני נפתלי אחירע בן עינן׃
On ikinci gün Naftali oymağı önderi Enan oğlu Ahira armağanlarını sundu.وفي اليوم الثاني عشر رئيس بني نفتالي اخيرع بن عينن.
On ikinci gün Naftali oymağı önderi Enan oğlu Ahira armağanlarını sundu.第 十 二 日 來 獻 的 、 是 拿 弗 他 利 子 孫 的 首 領 以 南 兒 子 亞 希 拉
On ikinci gün Naftali oymağı önderi Enan oğlu Ahira armağanlarını sundu.第十二日 來獻 的 、 是 拿弗他利 子孫 的 首 領 以南 兒子 亞 希拉
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.C'est ce que disent la Serpentine-écuries, à un homme.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.Così dicono i Serpentine-scuderie, a un uomo.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.Dat zeggen de Serpentine-Mews, een man.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.Deci, spune-Serpentine Mews, la un om.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.Jadi mengatakan Serpentine-deretan kandang kuda, seorang pria.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.그래서 남자, 서펜타인 - 마구간 말.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.Sano Serpentine-Mews, jotta mies.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.Så säger Serpentine-Mews en man.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.Så siger Serpentine-Mews, til en mand.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.So sagen die Serpentine-Mews, um einen Menschen.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.Tak mówią Serpentine-stajnie, do człowieka.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.Tako pravijo Serpentine-Štala, z moškim.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.Tak povedať Serpentine-Mews, k človeku.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.Tak říci Serpentine-Mews, k člověku.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.Tehát mondjuk a Serpentine-Mews, egy ember.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.Vì vậy, nói rằng các-chuồng ngựa Serpentine, để người đàn ông.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.Έτσι λένε οι Serpentine-Mews, σε έναν άνθρωπο.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.Затова казват, че Serpentine-Mews, за мъж.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.Так говорят Серпентин-клетками, к человеку.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.Так кажуть серпентин-клітинами, до людини.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.אז אומרים סרפנטיין-מהאורווה, לגבר.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.هكذا يقول أفعواني - الإسطبلات ، إلى رجل.
Öyle bir adam, Serpentine-ahırlar söylüyorlar.彼女は、静かに住んでいるコンサートで歌い、
Sagilan inekler kelepçeli tutuluyorlar. ahirlarinda, tüm gün, egzersiz yapamadan.A tejelõ teheneket egész nap láncon tartják az istállójukban, nem jutnak testmozgáshoz.
Sagilan inekler kelepçeli tutuluyorlar. ahirlarinda, tüm gün, egzersiz yapamadan.Milchkühe bleiben angekettet in ihren Ställen, den ganzen Tag, ohne Auslauf.
Sagilan inekler kelepçeli tutuluyorlar. ahirlarinda, tüm gün, egzersiz yapamadan.Mjölkkor hålls kedjade till sina stallar hela långa dagen, utan någon motion. 216
Sagilan inekler kelepçeli tutuluyorlar. ahirlarinda, tüm gün, egzersiz yapamadan.Vacile pentru lapte sunt legate cu lanturi de stalurile lor toata ziua, neputand sa faca deloc miscare.
Sagilan inekler kelepçeli tutuluyorlar. ahirlarinda, tüm gün, egzersiz yapamadan.פרות חליבה מוחזקות כבולות ,לתאים שלהם למשך כל היום .ללא פעילות נוספת
Sağılan inekler kelepçeli tutuluyorlar. ahırlarında, tüm gün, egzersiz yapamadan.A tejelõ teheneket egész nap láncon tartják az istállójukban, nem jutnak testmozgáshoz.
Sağılan inekler kelepçeli tutuluyorlar. ahırlarında, tüm gün, egzersiz yapamadan.Krave za molžo so po cele dneve privezane v svojih boksih in se ne morejo gibati.
Sağılan inekler kelepçeli tutuluyorlar. ahırlarında, tüm gün, egzersiz yapamadan.Krowy mleczne są trzymane w bezruchu całymi dniami bez żadnych ćwiczeń