Ana içeriğe geç
Sözlük

af ile cümle

af kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Onları affedemiyorum.I can't forgive them.
Biz onları affettik.We forgave them.
Onları affettim.I forgave them.
Onu affettim.I forgave her.
Affedersiniz, onu arıyorum.Excuse me, I'm looking for him.
Babam Afrika’dadır.My father is in Africa.
Afrika'da yüzyıllarca deniz kabukları bir para şekli olarak kullanılıyordu.Cowry shells were used for centuries as a form of money in Africa.
Afrikalılara bulaşma.Don't mess with Africans.
Biz Afrikalılar mükemmel boksörleriz.We Africans are excellent boxers.
Biz Afrikalılar mükemmel atlet ve koşucularız.We Africans are excellent athletes and runners.
Ben Kuzey Afrikalıyım.I'm from North Africa.
Kuzey Afrikalılar, Akdeniz'in güney sahillerindeki İtalyanlardır.North Africans are the Italians of the southern coast of the Mediterranean.
Kuzey Afrikalılar gururlu ve cesur insanlar.North Africans are proud and brave people.
Kuzey Afrikalıların adaletsizliğe ve zulme tahammülü yoktur.North Africans don't tolerate injustice and oppression.
Afrika gezimiz bir felakete dönüştü.Our trip to Africa turned out to be a disaster.
Affedersin, uyuyakaldığım için 30 dakika geciktim.Sorry, I'm 30 minutes late because I overslept.
"Bu beni affettiğin anlamına mı geliyor?" "Sanırım öyle.""Does that mean that you forgive me?" "I suppose so."
Affedersiniz, anlamıyorum.Excuse me, I don't understand.
Afedersiniz, sizinle biraz konuşabilir miyim?Excuse me, can I have a word with you?
Aferin böyle devam et, Tom.Keep up the good work, Tom.
Afedersiniz, bir kaleminiz var mı?Excuse me, do you have a pen?
Afedersiniz, ne oluyor?Excuse me, what's going on?
Affedersiniz, bana yardımcı olabilir misiniz?Excuse me, can you help me?
Hiç Tom'un beni affedeceğini düşünüyor musun?Do you think Tom will ever forgive me?
Tom Mary'nin onu affedeceğini umuyordu.Tom hoped that Mary would forgive him.
Affedersiniz, burada mı çalışıyorsunuz?Excuse me, do you work here?
Afedersiniz, biraz daha ekmek alabilir miyiz?Excuse me, could we have some more bread?
Dan Linda'nın affetmesi için yalvardı.Dan begged Linda for forgiveness.
Linda Dan'a affetmesi için ağlaya ağlaya yalvardı.Linda tearfully begged Dan for forgiveness.
Affetmemezlik yapmam, ama her şeyi hatırlarım.I'm not slow to forgive, but I remember everything.
Seni affedeceğimi düşünüyor musun?Do you think I will forgive you?
Bana gerçeği söylersen, seni affederim.If you tell me the truth, I'll forgive you.
Tom nihayet affetti beni.Tom has finally forgiven me.
Affedersiniz, ne dediniz?Excuse me, what did you say?
İlgilendiğim kadarıyla onun parfümü bir afrodizyak.As far as I'm concerned, his perfume is an aphrodisiac.
Affedersiniz, sesinizi biraz düşürebilir misiniz?Excuse me, could you lower your voice a little?
Affedersiniz, sesinizi biraz düşürür müsünüz?Excuse me, can you lower your voice a little bit?
Lesotho tamamen Güney Afrika ile çevrilidir.Lesotho is entirely surrounded by South Africa.
Aslanlar Afrika'da yaşar.Lions dwell in Africa.
Tom Afrika'da seyahat ederken sıkmaya yakalandı.Tom caught malaria while he was travelling in Africa.
Affedersiniz, benim cümle üzerinde bazı değişiklikler yapmak zorundayım.Excuse me, I have to make some changes on my sentence.
Beni affet! Yanlış bir şey yapmadım.Forgive me! I haven't done anything wrong.
Seni asla affetmeyeceğim, Tom.I'll never forgive you, Tom.
Gerçekten seni affedeceğimi mi düşünüyorsun?Do you really think I will forgive you?
Sana zarar vermeyeceğimden emin olabilirsin fakat seni affetmeyeceğimi bilmelisin.You can be sure I will not hurt you but you should know I will not forgive you.
Afedersiniz ama adınızı ve iletişim bilgilerinizi sorabilir miyim?Excuse me but may I ask for your name and contact information?
Afedersiniz, bir bardak çay daha alabilir miyim?Excuse me, may I have another cup of tea?
Affedersiniz, bunu tekrarlayabilir misiniz?Pardon me, can you repeat that?
Affedersiniz. Saat kaç?Excuse me. What time is it?
Böyle giyindiğim için beni affet.Forgive me for being dressed like this.
Afrika fili yeryüzünde en büyük kara memelisi.The African elephant is the largest land mammal on earth.
Tom'un anne ve babası Afrika'da misyonerdiler.Tom's parents were missionaries in Africa.
Tom af istedi.Tom asked for forgiveness.
Tom'un davranışı affedilmez.Tom's behavior was inexcusable.
Bunlar affedilmez hatalar.These are inexcusable mistakes.
Bu affedilmez.This is inexcusable.
O affedilebilirdi.That was excusable.
Figürler afallatıcı.The figures are staggering.
Lütfen oğlumu affet.Please forgive my son.
Lütfen Tom'u affet.Please forgive Tom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod