Yalan söyledim. Lütfen beni affet.I lied. Please forgive me.
Tom hâlâ beni affetmedi.Tom still hasn't forgiven me.
Durrani İmparatorluğu 1747 yılında Ahmed Şah Durrani tarafından Afganistan'da kurulmuştur.The Durrani Empire was established in Afghanistan by Ahmad Shah Durrani in 1747.
Gelecek nesiller hiçbirinizi affetmeyecek.The future generations will not forgive any of you.
Affedersiniz, size katılabilir miyim?Excuse me, can I join you?
Afrika'ya yolculuğumuz bir felaket oldu.Our trip to Africa has become a catastrophe.
Afrika'ya gezimiz bir felakete dönüşüyor.Our trip to Africa is turning into a catastrophe.
Tunus Afrika'da yer almaktadır.Tunisia is located in Africa.
Ebediyen Afrika'yı terk ettik.We left Africa forever.
Affedersiniz, onu tekrar edebilir misiniz?Excuse me, could you repeat that?
Yaptığım şey affedilmez.What I've done is unforgivable.
Tamam. Seni affediyorum.It's okay. I forgive you.
Affedersiniz, Bank of China nerede?Excuse me, where's the Bank of China?
Tom gerçekten afallamıştı.Tom was genuinely astonished.
Lütfen saygısızlığımı affedin.Please forgive my impertinence.
Tom seni eminim zamanla affedecektir.In time, I'm sure Tom will forgive you.
Tom'un seni zamanla affedeceğine eminim.In time, I'm sure Tom will forgive you.
Bana bir fincan kahve ısmarla ve seni affedebilirim.Buy me a cup of coffee and I might forgive you.
Yaptıkları için Tom'u hiç affetmedim.I've never forgiven Tom for what he did.
Tom Mary'yi yaptıkları için hiç affetmedi.Tom never forgave Mary for what she did.
Tom Mary'nin yaptıkları için John'u affetmesini istedi.Tom wanted Mary to forgive John for what he had done.
Affedersiniz, sanırım bir şey düşürdünüz.Excuse me, I think you've dropped something.
Tom Mary'nin onu affetmeyeceğini düşündü.Tom thought that Mary wouldn't forgive him.
Tom'u affedemem.I can't forgive Tom.
Tom Mary'nin onu affetmek zorunda olduğu herhangi bir şeyi hiç yapmadı.Tom never did anything Mary had to forgive him for.
Tom bizi asla affetmeyecek.Tom would never forgive us.
Beni affettin mi?Have you forgiven me?
Benim için hiçbir af yok!There's no forgiveness for me!
Affedersiniz, plaj nerede?Excuse me, where is the beach?
Afedersiniz, saatin kaç olduğunu biliyor musunuz?Excuse me, do you know what time it is?
Afrika'da kadınların daha kısa ve kıvırcık saçları var.Women in Africa have shorter and curlier hair.
Tabi ki seni affediyorum.Of course, I forgive you.
Yaptığın şey affedilmez.What you're doing is unforgivable.
Tom'a bir şey olursa kendimi affetmem.If anything should happen to Tom, I wouldn't forgive myself.
Neden beni affedemiyorsun?Why can't you forgive me?
Beni affeder misin?Could you ever forgive me?
Davranışın affedilmezdi.Your behavior was inexcusable.
Affedersiniz, gülmekten kendimi alamadım.Excuse me, I couldn't help laughing.
Affedersiniz, bunlar ne kadar?Excuse me, how much are these?
Affedersiniz, bu kaç para?Excuse me, how much is this?
Affedersiniz, bunun fiyatı nedir?Excuse me, how much is this?
Affedersiniz, bunların maliyeti nedir?Excuse me, how much do these cost?
Affedersiniz, bunun maliyeti nedir?Excuse me, how much does this cost?
O siyasi bir tutuklu olarak Güney Afrika'da altı yıl geçirdi.He spent six years as a political prisoner in South Africa.
Tam yetişmiş Afrika fili yaklaşık dört ton ağırlığındadır.A full-grown African elephant weighs about four tons.
Tom bir çocukken ona kötü davrananları asla affetmeyecek.Tom will never forgive those who abused him as a child.
Biz Afganistan'da petrol için savaşmıyoruz fakat demokrasiyi korumak için savaşıyoruz.We're not fighting a war in Afghanistan for oil but to preserve democracy.
Afgan demokrasinin bile nükleer bombalarla korunması gerekir.Afghan democracy needs to be preserved even with nuclear bombs.
Biz af istiyoruz.We're asking for forgiveness.
Bizi affettin mi?Have you forgiven us?
Onları affettin mi?Have you forgiven them?
Onu affettin mi?Have you forgiven him?
Onları affet.Forgive them.
Onu affetForgive him.
Onu affet.Forgive her.
Onları affetmeye hazırım.I'm ready to forgive them.
Onu affetmeye hazırım.I'm ready to forgive him.
Seni affetmeye karar verdim.I've decided to forgive you.
Onu affetmeye karar verdim.I've decided to forgive them.
Onları affetmeye karar verdim.I've decided to forgive them.