Ana içeriğe geç
Sözlük

adem ile cümle

adem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
RAB Tanrı Ademe, ‹‹Neredesin?›› diye seslendi.Mas chamou o Senhor Deus ao homem, e perguntou-lhe: Onde estás?
RAB Tanrı Ademe, ‹‹Neredesin?›› diye seslendi.Men HERREN Gud kallade på mannen och sade till honom: »Var är du?»
RAB Tanrı Ademe, ‹‹Neredesin?›› diye seslendi.Mutta Herra Jumala huusi miestä ja sanoi hänelle: "Missä olet?"
RAB Tanrı Ademe, ‹‹Neredesin?›› diye seslendi.Pero Jehovah Dios llamó al hombre y le preguntó: --¿Dónde estás tú
RAB Tanrı Ademe, ‹‹Neredesin?›› diye seslendi.Pokliče pa GOSPOD Bog Adama in mu reče: Kje si?
RAB Tanrı Ademe, ‹‹Neredesin?›› diye seslendi.Szólítá ugyanis az Úr Isten az embert és monda néki: Hol vagy?
RAB Tanrı Ademe, ‹‹Neredesin?›› diye seslendi.Tetapi TUHAN Allah berseru kepada laki-laki itu, "Di manakah engkau?
RAB Tanrı Ademe, ‹‹Neredesin?›› diye seslendi.Und Gott der HERR rief Adam und sprach zu ihm: Wo bist du?
RAB Tanrı Ademe, ‹‹Neredesin?›› diye seslendi.Εκαλεσε δε Κυριος ο Θεος τον Αδαμ, και ειπε προς αυτον, Που εισαι;
RAB Tanrı Ademe, ‹‹Neredesin?›› diye seslendi.И воззвал Господь Бог к Адаму и сказал ему: где ты?
RAB Tanrı Ademe, ‹‹Neredesin?›› diye seslendi.Но Господ Бог повика човека и му рече: Где си?
RAB Tanrı Ademe, ‹‹Neredesin?›› diye seslendi.ויקרא יהוה אלהים אל האדם ויאמר לו איכה׃
RAB Tanrı Ademe, ‹‹Neredesin?›› diye seslendi.فنادى الرب الاله آدم وقال له اين انت.
RAB Tanrı Ademe, ‹‹Neredesin?›› diye seslendi.耶 和 華 神 呼 喚 那 人 、 對 他 說 、 你 在 那 裡
RAB Tanrı Ademe, ‹‹Neredesin?›› diye seslendi.耶和華 神 呼喚那人 、 對 他 說 、 你 在 那裡
RAB Tanrı Ademle karısı için deriden giysiler yaptı, onları giydirdi.A Hospodin Bôh učinil Adamovi a jeho žene odev z kože a odial ich.
RAB Tanrı Ademle karısı için deriden giysiler yaptı, onları giydirdi.De HERE God maakte van dierehuid kleding voor Adam en zijn vrouw.
RAB Tanrı Ademle karısı için deriden giysiler yaptı, onları giydirdi.Derpå gjorde Gud HERREN Skindkjortlet til Adam og hans Hustru og klædte dem dermed.
RAB Tanrı Ademle karısı için deriden giysiler yaptı, onları giydirdi.Domnul Dumnezeu a făcut lui Adam şi nevestei lui haine de piele, şi i -a îmbrăcat cu ele.
RAB Tanrı Ademle karısı için deriden giysiler yaptı, onları giydirdi.E o Senhor Deus fez túnicas de peles para Adão e sua mulher, e os vestiu.
RAB Tanrı Ademle karısı için deriden giysiler yaptı, onları giydirdi.És csinála az Úr Isten Ádámnak és az õ feleségének bõr ruhákat, és felöltözteté õket.
RAB Tanrı Ademle karısı için deriden giysiler yaptı, onları giydirdi.Giê-hô-va Ðức Chúa Trời lấy da thú kết thành áo dài cho vợ chồng A-đam, và mặc lấy cho.
RAB Tanrı Ademle karısı için deriden giysiler yaptı, onları giydirdi.Giê-hô-va Ðức_Chúa_Trời lấy da thú kết thành áo_dài cho vợ_chồng A-đam , và mặc lấy cho .
RAB Tanrı Ademle karısı için deriden giysiler yaptı, onları giydirdi.Il Signore Dio fece all'uomo e alla donna tuniche di pelli e le vestì
RAB Tanrı Ademle karısı için deriden giysiler yaptı, onları giydirdi.In GOSPOD Bog naredi Adamu in ženi njegovi suknji iz kož, in ju je oblekel.
RAB Tanrı Ademle karısı için deriden giysiler yaptı, onları giydirdi.I uczynił Pan Bóg Adamowi, i żonie jego odzienie skórzane, i oblókł je.
RAB Tanrı Ademle karısı için deriden giysiler yaptı, onları giydirdi.I zdělal Hospodin Bůh Adamovi a ženě jeho oděv kožený, a přioděl je.
RAB Tanrı Ademle karısı için deriden giysiler yaptı, onları giydirdi.Ja Herra Jumala teki Aadamille ja hänen vaimollensa puvut nahasta ja puki ne heidän yllensä.
RAB Tanrı Ademle karısı için deriden giysiler yaptı, onları giydirdi.여호와 하나님이 아담과 그 아내를 위하여 가죽옷을 지어 입히시니라
RAB Tanrı Ademle karısı için deriden giysiler yaptı, onları giydirdi.L`Éternel Dieu fit à Adam et à sa femme des habits de peau, et il les en revêtit.
RAB Tanrı Ademle karısı için deriden giysiler yaptı, onları giydirdi.Luego Jehovah Dios hizo vestidos de piel para Adán y para su mujer, y los vistió
RAB Tanrı Ademle karısı için deriden giysiler yaptı, onları giydirdi.Och HERREN Gud gjorde åt Adam och hans hustru kläder av skinn och satte på dem.
RAB Tanrı Ademle karısı için deriden giysiler yaptı, onları giydirdi.Og Gud Herren gjorde kjortler av skinn til Adam og hans hustru og klædde dem med.
RAB Tanrı Ademle karısı için deriden giysiler yaptı, onları giydirdi.Und Gott der HERR machte Adam und seinem Weibe Röcke von Fellen und kleidete sie.
RAB Tanrı Ademle karısı için deriden giysiler yaptı, onları giydirdi.Και εκαμε Κυριος ο Θεος εις τον Αδαμ και εις την γυναικα αυτου χιτωνας δερματινους, και ενεδυσεν αυτους.
RAB Tanrı Ademle karısı için deriden giysiler yaptı, onları giydirdi.И Господ Бог направи кожени дрехи на Адама и на жена му и ги облече.
RAB Tanrı Ademle karısı için deriden giysiler yaptı, onları giydirdi.И сделал Господь Бог Адаму и жене его одежды кожаные и одел их.
RAB Tanrı Ademle karısı için deriden giysiler yaptı, onları giydirdi.ויעש יהוה אלהים לאדם ולאשתו כתנות עור וילבשם׃
RAB Tanrı Ademle karısı için deriden giysiler yaptı, onları giydirdi.وصنع الرب الاله لآدم وامرأته اقمصة من جلد والبسهما
RAB Tanrı Ademle karısı için deriden giysiler yaptı, onları giydirdi.耶 和 華 神 為 亞 當 和 他 妻 子 用 皮 子 作 衣 服 、 給 他 們 穿
RAB Tanrı Ademle karısı için deriden giysiler yaptı, onları giydirdi.耶和華 神 為亞 當和 他 妻子 用 皮子 作 衣服 、 給 他 們穿
RAB Tanrı Aden bahçesine bakması, onu işlemesi için Ademi oraya koydu.A Hospodin Bôh vzal človeka a umiestnil ho v zahrade Édena, aby ju obrábal a mal na ňu pozor.
RAB Tanrı Aden bahçesine bakması, onu işlemesi için Ademi oraya koydu.De HERE God plaatste de mens in de hof van Eden om de zorg daarvan op zich te nemen en de hof te bewerken.
RAB Tanrı Aden bahçesine bakması, onu işlemesi için Ademi oraya koydu.Derpå tog Gud HERREN Adam og satte ham i Edens Have til at dyrke og vogte den.
RAB Tanrı Aden bahçesine bakması, onu işlemesi için Ademi oraya koydu.Domnul Dumnezeu a luat pe om şi l -a aşezat în grădina Edenului, ca s'o lucreze şi s'o păzească.
RAB Tanrı Aden bahçesine bakması, onu işlemesi için Ademi oraya koydu.És vevé az Úr Isten az embert, és helyezteté õt az Éden kertjébe, hogy mívelje és õrizze azt.
RAB Tanrı Aden bahçesine bakması, onu işlemesi için Ademi oraya koydu.Giê-hô-va Ðức Chúa Trời đem người ở vào cảnh vườn Ê-đen để trồng và giữ vườn.
RAB Tanrı Aden bahçesine bakması, onu işlemesi için Ademi oraya koydu.Giê-hô-va Ðức_Chúa_Trời đem người_ở vào cảnh vườn Ê - đen để trồng và giữ vườn .
RAB Tanrı Aden bahçesine bakması, onu işlemesi için Ademi oraya koydu.Il Signore Dio prese l'uomo e lo pose nel giardino di Eden, perché lo coltivasse e lo custodisse
RAB Tanrı Aden bahçesine bakması, onu işlemesi için Ademi oraya koydu.Ja Herra Jumala otti ihmisen ja pani hänet Eedenin paratiisiin viljelemään ja varjelemaan sitä.
RAB Tanrı Aden bahçesine bakması, onu işlemesi için Ademi oraya koydu.Kemudian TUHAN Allah menempatkan manusia itu di taman Eden untuk mengerjakan dan memelihara taman itu
RAB Tanrı Aden bahçesine bakması, onu işlemesi için Ademi oraya koydu.여호와 하나님이 그 사람을 이끌어 에덴 동산에 두사 그것을 다스리며 지키게 하시고
RAB Tanrı Aden bahçesine bakması, onu işlemesi için Ademi oraya koydu.L`Éternel Dieu prit l`homme, et le plaça dans le jardin d`Éden pour le cultiver et pour le garder.
RAB Tanrı Aden bahçesine bakması, onu işlemesi için Ademi oraya koydu.Og Gud Herren tok mennesket og satte ham i Edens have til å dyrke og vokte den.
RAB Tanrı Aden bahçesine bakması, onu işlemesi için Ademi oraya koydu.Pojav tedy Hospodin Bůh člověka, postavil jej v ráji v zemi Eden, aby jej dělal a ostříhal ho.
RAB Tanrı Aden bahçesine bakması, onu işlemesi için Ademi oraya koydu.Så tog nu HERREN Gud mannen och satte honom i Edens lustgård, till att bruka och bevara den.
RAB Tanrı Aden bahçesine bakması, onu işlemesi için Ademi oraya koydu.Tomó, pues, Jehovah Dios al hombre y lo puso en el jardín de Edén, para que lo cultivase y lo guardase
RAB Tanrı Aden bahçesine bakması, onu işlemesi için Ademi oraya koydu.Tomou, pois, o Senhor Deus o homem, e o pôs no jardim do Édem para o lavrar e guardar.
RAB Tanrı Aden bahçesine bakması, onu işlemesi için Ademi oraya koydu.Und Gott der HERR nahm den Menschen und setzte ihn in den Garten Eden, daß er ihn baute und bewahrte.
RAB Tanrı Aden bahçesine bakması, onu işlemesi için Ademi oraya koydu.Vzame torej GOSPOD Bog človeka ter ga postavi na vrt Edenski, da bi ga obdeloval in ga varoval.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod