Adem, ‹‹Yanıma koyduğun kadın ağacın meyvesini bana verdi, ben de yedim›› diye yanıtladı.И човекът рече: Жената, която си ми дал за другарка, тя ми даде от дървото, та ядох.
Adem, ‹‹Yanıma koyduğun kadın ağacın meyvesini bana verdi, ben de yedim›› diye yanıtladı.ויאמר האדם האשה אשר נתתה עמדי הוא נתנה לי מן העץ ואכל׃
Adem, ‹‹Yanıma koyduğun kadın ağacın meyvesini bana verdi, ben de yedim›› diye yanıtladı.فقال آدم المرأة التي جعلتها معي هي اعطتني من الشجرة فأكلت.
Adem, ‹‹Yanıma koyduğun kadın ağacın meyvesini bana verdi, ben de yedim›› diye yanıtladı.那 人 說 、 你 所 賜 給 我 、 與 我 同 居 的 女 人 、 他 把 那 樹 上 的 果 子 給 我 、 我 就 喫 了
Adem, ‹‹Yanıma koyduğun kadın ağacın meyvesini bana verdi, ben de yedim›› diye yanıtladı.那人說 、 你 所 賜給 我 、 與 我 同居 的 女人 、 他 把 那 樹 上 的 果子 給 我 、 我 就 喫了
Alt kısımda Adem ile Havva'yı görüyoruz. Ve Eski Ahit'ten Hz. İsa'nın hayatına ilişkin sahneler var.Ve spodní části je Adam a Eva a další výjevy ze Starého zákona, které předvídají události Kristova života.
Alt kısımda Adem ile Havva'yı görüyoruz.אדם וחוה מופיעים ברגיסטר התחתון--
Atlas A.Ş. şirketinin sahipleri Adem, Aynur ve Eren'dir.Takže Marie dostane 0,39, což je tento zlomek.
Bilim ve teknolojideki gelişmelere rağmen, Adem'in çocuklarının hayalleri henüz gerçekleşmiş değil.切望は、満足されてないです。 現在の秩序が、人類社会の幸福を導くと思い続ける方など
Bir ısırık, Adem.Un mordisco, Adán.
Bir ısırık, Adem.Un morso Adamo.
Bir ısırık, Adem.Eén hapje, Adam.
Bir ısırık, Adem.Egy harapás Ádám.
Bir ısırık, Adem.Ein Biss, Adam.
Bir ısırık, Adem."Én bid, Adam.
Bir ısırık, Adem.Ett bett bara, Adam.
Bir ısırık, Adem. Havva'yı yalnız bırakma.아담, 한 입만. 이브를 버리지 말아줘.
Bir ısırık, Adem. Havva'yı yalnız bırakma.ביס אחד, אדם. אל תנטוש את חווה.
Bir ısırık, Adem. Havva'yı yalnız bırakma.قضمة واحدة يا أدم .... لا تتخلي عن حواء
Bir ısırık, Adem. Havva'yı yalnız bırakma.アダム:わからないよ
Bir ısırık, Adem.Jeden gryz Adamie.
Bir ısırık, Adem.Jedno kousnutí, Adame.
Bir ısırık, Adem.Jedno zakusnutie Adam.
Bir ısırık, Adem."Một miếng nữa, Adam.
Bir ısırık, Adem.O singură mușcătură, Adam.
Bir ısırık, Adem.Satu gigitan, Adam.
Bir ısırık, Adem.Une bouchée, Adam.
Bir ısırık, Adem.Μια δαγκωνίτσα μόνο, Αδάμ.
Bir ısırık, Adem.Всего один раз, Адам.
Bir ısırık, Adem.Една хапка, Адам.
Bir ısırık, Adem."Лише один раз, Адаме.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.A Hospodin Bôh ho poslal preč z raja, zo zahrady Édena, aby obrábal zem, z ktorej bol vzatý.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.Da wies ihn Gott der HERR aus dem Garten Eden, daß er das Feld baute, davon er genommen ist,
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.Deaceea Domnul Dumnezeu l -a izgonit din grădina Edenului, ca să lucreze pămîntul, din care fusese luat.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.Et l`Éternel Dieu le chassa du jardin d`Éden, pour qu`il cultivât la terre, d`où il avait été pris.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.Giê-hô-va Ðức Chúa Trời bèn đuổi loài người ra khỏi vườn Ê-đen đặng cày cấy đất, là nơi có người ra.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.Giê-hô-va Ðức_Chúa_Trời bèn đuổi loài_người ra khỏi vườn Ê - đen đặng cày_cấy đất , là nơi có người ra .
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.Il Signore Dio lo scacciò dal giardino di Eden, perché lavorasse il suolo da dove era stato tratto
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.I vypustil jej Hospodin Bůh z zahrady Eden, aby dělal zemi, z níž vzat byl.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.I wypuścił go Pan Bóg z sadu Eden, ku sprawowaniu ziemi, z której był wzięty.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.Kiküldé õt az Úr Isten az Éden kertjébõl, hogy mívelje a földet, a melybõl vétetett vala.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.여호와 하나님이 에덴 동산에서 그 사람을 내어 보내어 그의 근본된 토지를 갈게 하시니라
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.Maka TUHAN Allah mengusir manusia dari taman Eden dan menyuruhnya mengusahakan tanah yang menjadi asalnya itu
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.Niin Herra Jumala ajoi hänet pois Eedenin paratiisista viljelemään maata, josta hän oli otettu.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.Och HERREN Gud förvisade honom ur Edens lustgård, för att han skulle bruka jorden, varav han var tagen.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.O Senhor Deus, pois, o lançou fora do jardim do Éden para lavrar a terra, de que fora tomado.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.Så forviste Gud HERREN ham fra Edens Have, for at han skulde dyrke Jorden, som han var taget af;
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.Så viste Gud Herren ham ut av Edens have og satte ham til å dyrke jorden, som han var tatt av.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.Y Jehovah Dios lo arrojó del jardín de Edén, para que labrase la tierra de la que fue tomado
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.затова Господ Бог го изпъди от Едемската градина да обработва земята, от която бе взет.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.И выслал его Господь Бог из сада Едемского, чтобы возделывать землю, из которой он взят.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.וישלחהו יהוה אלהים מגן עדן לעבד את האדמה אשר לקח משם׃
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.فاخرجه الرب الاله من جنة عدن ليعمل الارض التي أخذ منها.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.耶 和 華 神 便 打 發 他 出 伊 甸 園 去 、 耕 種 他 所 自 出 之 土
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.耶和華 神便 打發 他 出 伊甸 園去 、 耕種 他 所 自出 之 土
Bu bize, ademoğlunun bin nesillik çocuklarına bağlıdır.Ça dépend de nous.
Bu bize, ademoğlunun bin nesillik çocuklarına bağlıdır.Depende de nosotros.
Bu bize, ademoğlunun bin nesillik çocuklarına bağlıdır.Depinde doar de noi.
Bu bize, ademoğlunun bin nesillik çocuklarına bağlıdır.Nós somos os filhos de mil gerações desta raça humana.
Bu bize, ademoğlunun bin nesillik çocuklarına bağlıdır.Se on meistä kiinni.