Ana içeriğe geç
Sözlük

adaletsiz ile cümle

adaletsiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
İkinci sorun ise sahip olduğumuz gezegen fazlasıyla adaletsiz şekillerde kullanılıyor.Το δεύτερο πρόβλημα είναι πως ο πλανήτης που έχουμε χρησιμοποιείται με ευρέως άνισους τρόπους. Σωστά;
İkinci sorun ise sahip olduğumuz gezegen fazlasıyla adaletsiz şekillerde kullanılıyor.Вторая проблема в том, что мы используем нашу планету безумно нечестно. Верно?
İkinci sorun ise sahip olduğumuz gezegen fazlasıyla adaletsiz şekillerde kullanılıyor.Інша ж проблема - планету, яку ми маємо, ми використовуємо дуже несправедливо.
İkinci sorun ise sahip olduğumuz gezegen fazlasıyla adaletsiz şekillerde kullanılıyor.בעיה שניה היא שכוכב הלכת שיש לנו מנוצל בדרכים פרועות ולא-הוגנות.
İkinci sorun ise sahip olduğumuz gezegen fazlasıyla adaletsiz şekillerde kullanılıyor.المشكلة الثانية هي أن الكوكب الذي لدينا يستخدم بصورة مجحفة للغاية. صحيح؟
İkinci sorun ise sahip olduğumuz gezegen fazlasıyla adaletsiz şekillerde kullanılıyor.公平には行われていないことですね? 私のような北米の住人は
Korkunç adaletsizliđe el atýlmayan bir zamanýn ortasýndayýz.Estamos parados en medio de un tiempo donde las grandes injusticias no son tocadas.
Korkunç adaletsizliđe el atýlmayan bir zamanýn ortasýndayýz.Jsem v čase, kdy je velká nespravedlnost nepotrestána.
Korkunç adaletsizliđe el atýlmayan bir zamanýn ortasýndayýz.Nous vivons une époque où les grandes injustices restent impunies.
Korkunç adaletsizliđe el atýlmayan bir zamanýn ortasýndayýz.Vi står midt i en tid hvor der ikke gøres noget ved voldsom uretfærdighed.
Korkunç adaletsizliđe el atýlmayan bir zamanýn ortasýndayýz.Viviamo in un'epoca in cui le grandi ingiustizie restano ignorate.
Korkunç adaletsizliđe el atýlmayan bir zamanýn ortasýndayýz.Βρισκόμαστε στη μέση μιας εποχής όπου η μεγάλη αδικία είναι ανέγγιχτη.
Korkunç adaletsizliđe el atýlmayan bir zamanýn ortasýndayýz.Мы стоим в середине тайма, когда большая несправедливость не коснулся.
Korkunç adaletsizliđe el atýlmayan bir zamanýn ortasýndayýz.Ние сме поставени във времена, в които огромната несправедливост е недосегаема.
Korkunç adaletsizliđe el atýlmayan bir zamanýn ortasýndayýz..نعيش في زمان لا يمس أحد فيه الظلم العظيم
Korkunç adaletsizliđe el atýlmayan bir zamanýn ortasýndayýz.金融危機を起こした張本人は 頻繁に大統領とディナーを楽しんでいる。
Onlar adaletsizliğin solduran ateşinde solmuşlardı.희망의 횃불로 다가왔습니다.
Onlar ise, adaletsizliğe ve emperyalizme vb. karşı, özgürlük savaşçıları ve gerçeklik olarak görüyorlar.Ei îl vor vedea ca o luptă pentru libertate împotriva nedpreptăţii, imperialismului, etc.
Onlar ise, adaletsizliğe ve emperyalizme vb. karşı, özgürlük savaşçıları ve gerçeklik olarak görüyorlar.Eles vêem-se como lutadores pela liberdade e pela verdade contra a injustiça, o imperialismo, etc.
Onlar ise, adaletsizliğe ve emperyalizme vb. karşı, özgürlük savaşçıları ve gerçeklik olarak görüyorlar.Ellos se ven como guerrilleros por la libertad contra la injusticia, el imperialismo, etc.
Onlar ise, adaletsizliğe ve emperyalizme vb. karşı, özgürlük savaşçıları ve gerçeklik olarak görüyorlar.Ils le verront comme "Combattants de la Liberté et la Vérité contre l'Injustice, l'Impérialisme, etc..."
Onlar ise, adaletsizliğe ve emperyalizme vb. karşı, özgürlük savaşçıları ve gerçeklik olarak görüyorlar.그들은 이 전쟁을, 불의, 제국주의와 맞서는 자유, 진실을 위한 전사의 전쟁으로 보는 것입니다.
Onlar ise, adaletsizliğe ve emperyalizme vb. karşı, özgürlük savaşçıları ve gerçeklik olarak görüyorlar.Loro la vedranno come combattenti per la libertà e per la verità contro l'ingiustizia, l'imperialismo, ecc.
Onlar ise, adaletsizliğe ve emperyalizme vb. karşı, özgürlük savaşçıları ve gerçeklik olarak görüyorlar.Oni, jako wojnę wojowników wolności i prawdy, przeciwko niesprawiedliwości i imperializmowi.
Onlar ise, adaletsizliğe ve emperyalizme vb. karşı, özgürlük savaşçıları ve gerçeklik olarak görüyorlar.Sie sehen darin Freiheitskämpfer und Wahrheit gegen Ungerechtigkeit, Imperialismus, usw.
Onlar ise, adaletsizliğe ve emperyalizme vb. karşı, özgürlük savaşçıları ve gerçeklik olarak görüyorlar.Zij zien het als strijden voor vrijheid en waarheid tegen onrecht, imperialisme, enz.
Onlar ise, adaletsizliğe ve emperyalizme vb. karşı, özgürlük savaşçıları ve gerçeklik olarak görüyorlar.Они увидят это как борьбу за свободу и правду против несправедливости, империализма и т.д.
Onlar ise, adaletsizliğe ve emperyalizme vb. karşı, özgürlük savaşçıları ve gerçeklik olarak görüyorlar.הם רואים זאת כמלחמה של לוחמי צדק ואמת נגד חוסר צדק, אימפריאליזם וכו'.
Onlar ise, adaletsizliğe ve emperyalizme vb. karşı, özgürlük savaşçıları ve gerçeklik olarak görüyorlar.وهم سيرونها حرب الحرية والحقيقة ضد الظلم والإمبريالية، الخ.
Onlar ise, adaletsizliğe ve emperyalizme vb. karşı, özgürlük savaşçıları ve gerçeklik olarak görüyorlar.不正や大国の帝国主義に対抗する真実の闘いです 私達はこの闘いを真剣に考える必要があります
Orada, yoksulluk ve adaletsizlik gibi terörizmi besleyen tüm bu tür konuları bulmaya çalışmış olabilirsiniz.Ai putea să te uiţi la sărăcie, nedreptate, toate acele lucruri care hrănesc terorismul.
Orada, yoksulluk ve adaletsizlik gibi terörizmi besleyen tüm bu tür konuları bulmaya çalışmış olabilirsiniz.Anda dapat melihat pada kemiskinan, ketidakadilan, dan sejenisnya yang malah menggalakkan terorisme.
Orada, yoksulluk ve adaletsizlik gibi terörizmi besleyen tüm bu tür konuları bulmaya çalışmış olabilirsiniz.Denk aan armoede, onrecht, al die dingen die terrorisme in de hand werken.
Orada, yoksulluk ve adaletsizlik gibi terörizmi besleyen tüm bu tür konuları bulmaya çalışmış olabilirsiniz.얘기했습니다. 이것은 테러리즘을 조장하는 가난, 불의, 이런 류의 것들을 줄여야 함을 의미합니다.
Orada, yoksulluk ve adaletsizlik gibi terörizmi besleyen tüm bu tür konuları bulmaya çalışmış olabilirsiniz.la pobreza, la injusticia, y cosas así, que ceban el terrorismo.
Orada, yoksulluk ve adaletsizlik gibi terörizmi besleyen tüm bu tür konuları bulmaya çalışmış olabilirsiniz.Lì si può trovare povertà, ingiustizia e tutte quelle cose che alimentano il terrorismo.
Orada, yoksulluk ve adaletsizlik gibi terörizmi besleyen tüm bu tür konuları bulmaya çalışmış olabilirsiniz.Man könnte sich mal Armut, Ungerechtigkeit oder Ähnliches ansehen, die den Terrorismus nähren.
Orada, yoksulluk ve adaletsizlik gibi terörizmi besleyen tüm bu tür konuları bulmaya çalışmış olabilirsiniz.Tu poderias estar a olhar para a miséria, injustiça, todos estes tipos de coisas que alimentam o terrorismo.
Orada, yoksulluk ve adaletsizlik gibi terörizmi besleyen tüm bu tür konuları bulmaya çalışmış olabilirsiniz.Vous pourriez y voir la pauvreté, l'injustice, toutes ces sortes de choses qui alimentent le terrorisme.
Orada, yoksulluk ve adaletsizlik gibi terörizmi besleyen tüm bu tür konuları bulmaya çalışmış olabilirsiniz.Zjawiska jak bieda, niesprawiedliwość i tym podobne, podsycają terroryzm.
Orada, yoksulluk ve adaletsizlik gibi terörizmi besleyen tüm bu tür konuları bulmaya çalışmış olabilirsiniz.המוצר עצמו. ואפשר לחפש שם עוני, אי-צדק, כל אותם דברים שמזינים את הטרור.
Orada, yoksulluk ve adaletsizlik gibi terörizmi besleyen tüm bu tür konuları bulmaya çalışmış olabilirsiniz.للمنتج نفسه. قد تنظرون إلى الفقر، الظلم، وكل هذه الأمور التي تغذي الإرهاب.
Orada, yoksulluk ve adaletsizlik gibi terörizmi besleyen tüm bu tür konuları bulmaya çalışmış olabilirsiniz.貧困や不正といった テロを助長するあらゆるものを 目にすることができました もうひとつの方法は 製品を批判し
Öyleyse ne diyelim? Tanrı adaletsizlik mi ediyor? Kesinlikle hayır!Apakah kesimpulan kita sekarang? Bahwa Allah itu tidak adilkah? Sudah barang tentu Allah adil
Öyleyse ne diyelim? Tanrı adaletsizlik mi ediyor? Kesinlikle hayır!Che diremo dunque? C'è forse ingiustizia da parte di Dio? No certamente
Öyleyse ne diyelim? Tanrı adaletsizlik mi ediyor? Kesinlikle hayır!Čo tedy povieme? Či nie je nespravedlivosť u Boha? To nech sa nestane!
Öyleyse ne diyelim? Tanrı adaletsizlik mi ediyor? Kesinlikle hayır!Cóż tedy rzeczemy? Jestże niesprawiedliwość u Boga? Nie daj tego Boże!
Öyleyse ne diyelim? Tanrı adaletsizlik mi ediyor? Kesinlikle hayır!Deci ce vom zice? Nu cumva este nedreptate în Dumnezeu? Nici de cum!
Öyleyse ne diyelim? Tanrı adaletsizlik mi ediyor? Kesinlikle hayır!Hvad skal vi da si? er der vel urettferdighet hos Gud? Langt derifra!
Öyleyse ne diyelim? Tanrı adaletsizlik mi ediyor? Kesinlikle hayır!Hvad skulle vi da sige? mon der er Uretfærdighed hos Gud? Det være langt fra!
Öyleyse ne diyelim? Tanrı adaletsizlik mi ediyor? Kesinlikle hayır!I což tedy díme? Zdali nespravedlnost jest u Boha? Nikoli.
Öyleyse ne diyelim? Tanrı adaletsizlik mi ediyor? Kesinlikle hayır!Is God dan onrechtvaardig? Geen sprake van!
Öyleyse ne diyelim? Tanrı adaletsizlik mi ediyor? Kesinlikle hayır!Kaj torej porečemo? je li mar krivičnost pri Bogu? Nikakor ne.
Öyleyse ne diyelim? Tanrı adaletsizlik mi ediyor? Kesinlikle hayır!그런즉 우리가 무슨 말 하리요 하나님께 불의가 있느뇨 그럴 수 없느니라
Öyleyse ne diyelim? Tanrı adaletsizlik mi ediyor? Kesinlikle hayır!Mitä siis sanomme? Ei kaiketi Jumalassa ole vääryyttä? Pois se!
Öyleyse ne diyelim? Tanrı adaletsizlik mi ediyor? Kesinlikle hayır!Que diremos, pois? Há injustiça da parte de Deus? De modo nenhum.
Öyleyse ne diyelim? Tanrı adaletsizlik mi ediyor? Kesinlikle hayır!Que dirons-nous donc? Y a-t-il en Dieu de l`injustice? Loin de là!
Öyleyse ne diyelim? Tanrı adaletsizlik mi ediyor? Kesinlikle hayır!¿Qué, pues, diremos? ¿Acaso hay injusticia en Dios? ¡De ninguna manera
Öyleyse ne diyelim? Tanrı adaletsizlik mi ediyor? Kesinlikle hayır!t mondunk tehát: Vajjon nem igazságtalanság-é [ez] az Istentõl? Távol legyen!
Öyleyse ne diyelim? Tanrı adaletsizlik mi ediyor? Kesinlikle hayır!Vad skola vi då säga? Kan väl orättfärdighet finnas hos Gud? Bort det!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod