Gerçekten çok net bir adaletsizlik veya gaddarlık gördüğünde, nasıl da, "Seni seviyorum" diyebilirsin?Если ты видишь действительно великую несправделивость или жестокость, как ты можешь сказать, "Я тебя люблю"?
Hatalıysam neden vurmuyorsun bana? Böyle söyleme... Bize adaletsiz davranıyorsun.Powinieneś zdjąć kapelusz w mieszkaniu.
Hayır dedi. Hiçbirşey yapmadan adaletsizliğe tanık olamayacağını ya da teslim olamayacağını söyledi.Me dijo que no, me dijo que, en todo caso, era incapaz de ver o sufrir las injusticias y no hacer nada.
Hayır dedi. Hiçbirşey yapmadan adaletsizliğe tanık olamayacağını ya da teslim olamayacağını söyledi.Mi-a spus că nu, că oricum nu putea să privească sau să sufere nedreptăți fără să facă nimic.
Her şey ne kadar adaletsiz.Ce nedrept este totul.
Her şey ne kadar adaletsiz.Comme tout est injuste !
Her şey ne kadar adaletsiz.Es ist alles so unfair!
Her şey ne kadar adaletsiz.Es ist alles so unfair!
Her şey ne kadar adaletsiz.Kaikki on niin epäoikeudenmukaista.
Her şey ne kadar adaletsiz.Qué injusto es todo.
Her şey ne kadar adaletsiz.Tänk vad allting ändå är orättvist. Det ordnar sig, ska du se.
Hiçbirşey yapmadan adaletsizliğe tanık olamayacağını ya da teslim olamayacağını söyledi.Da ne bi mogel le gledati in trpeti nepravičnosti, ne da bi kaj storil.
Hiçbirşey yapmadan adaletsizliğe tanık olamayacağını ya da teslim olamayacağını söyledi.아버지는 말하기를 아무것도 하지 않고서는 불의에 저항하고 그것을 증명하는 것이 불가능했을 것이라고 하셨습니다.
Hiçbirşey yapmadan adaletsizliğe tanık olamayacağını ya da teslim olamayacağını söyledi.Ông nói rằng ông không thể chứng kiến hay chịu đựng bất công mà không làm gì cả.
Hiçbirşey yapmadan adaletsizliğe tanık olamayacağını ya da teslim olamayacağını söyledi.Powiedział mi, że nie byłby w stanie przyglądać się lub poddawać niesprawiedliwości nie robiąc nic.
Hiçbirşey yapmadan adaletsizliğe tanık olamayacağını ya da teslim olamayacağını söyledi.Že by se stejně nemohl dívat na všechny nespravedlnosti a nic neudělat.
Hiçbirşey yapmadan adaletsizliğe tanık olamayacağını ya da teslim olamayacağını söyledi.Μου είπε ότι θα του ήταν αδύνατο να γίνει μάρτυρας ή να υποστεί αδικίες και να μείνει με σταυρωμένα χέρια.
Hiçbirşey yapmadan adaletsizliğe tanık olamayacağını ya da teslim olamayacağını söyledi.Він сказав, що не зміг би бути свідком чи коритися несправедливості і при цьому бездіяти.
Hiçbirşey yapmadan adaletsizliğe tanık olamayacağını ya da teslim olamayacağını söyledi.Каза ми, че е неспособен да е свидетел на несправедливост и да не направи нищо.
Hiçbirşey yapmadan adaletsizliğe tanık olamayacağını ya da teslim olamayacağını söyledi.Он сказал, что не смог бы сидеть сложа руки и наблюдать за преступлениями или мириться с ними.
Hiçbirşey yapmadan adaletsizliğe tanık olamayacağını ya da teslim olamayacağını söyledi.הוא אמר לי שהוא לא היה יכול להיות עד או להיכנע לחוסר צדק מבלי לעשות דבר.
Hiçbirşey yapmadan adaletsizliğe tanık olamayacağını ya da teslim olamayacağını söyledi.وقال لي انه لم يكن بمقدوره ان يشاهد او يعلم بالظلم دون ان يتصرف حيال ذلك
Hiçbirşey yapmadan adaletsizliğe tanık olamayacağını ya da teslim olamayacağını söyledi.それに服従することはできなかったと 教えてくれました 父はもうひとつの世界の存在を 確信しており
Hindistanda'da adaletsizlik aslında bölgelerin içinde, bölgeler arasında değil.Actualmente na Índia, as maiores disparidades estão no interior dos estados, e não entre os estados.
Hindistanda'da adaletsizlik aslında bölgelerin içinde, bölgeler arasında değil.Ahora en India, las mayores inequidades son al interior del Estado, y no entre los estados.
Hindistanda'da adaletsizlik aslında bölgelerin içinde, bölgeler arasında değil.Bây giờ ở Ấn Độ, những sự bất đồng chủ yếu là ở bên trong các bang, thay vì giữa các bang.
Hindistanda'da adaletsizlik aslında bölgelerin içinde, bölgeler arasında değil.En Inde, les grandes inégalités ont lieu au sein même d'un état plutôt qu'entre les états.
Hindistanda'da adaletsizlik aslında bölgelerin içinde, bölgeler arasında değil.I Indien ses de store uligheder inden for en stat, og ikke mellem staterne.
Hindistanda'da adaletsizlik aslında bölgelerin içinde, bölgeler arasında değil.Indiában mondjuk a nagy egyenlőtlenségek az államokon belül vannak inkább, nem az államok között.
Hindistanda'da adaletsizlik aslında bölgelerin içinde, bölgeler arasında değil.In India bevinden de grote ongelijkheiden zich binnen de staten, in plaats van tussen staten.
Hindistanda'da adaletsizlik aslında bölgelerin içinde, bölgeler arasında değil.În India, cele mai mari inegalităţi sunt în interiorul statului, şi nu între state.
Hindistanda'da adaletsizlik aslında bölgelerin içinde, bölgeler arasında değil.In Indien gibt es dafür große Unterschiede innerhalb der Staaten, und nicht zwischen den Staaten.
Hindistanda'da adaletsizlik aslında bölgelerin içinde, bölgeler arasında değil.Intiassa suuret tasoerot ovat osavaltion sisällä pikemminkin kuin osavaltioiden välillä.
Hindistanda'da adaletsizlik aslında bölgelerin içinde, bölgeler arasında değil.Nu i Indien, är dom störta skillnaderna inom staterna, snarare än mellan staterna.
Hindistanda'da adaletsizlik aslında bölgelerin içinde, bölgeler arasında değil.Ora, in India, le grandi ineguaglianze sono interne agli stati, piuttosto che tra gli stati.
Hindistanda'da adaletsizlik aslında bölgelerin içinde, bölgeler arasında değil.Sekarang di India, kesenjangan besar yang terjadi adalah di dalam negara bagian, daripada antar negara bagian.
Hindistanda'da adaletsizlik aslında bölgelerin içinde, bölgeler arasında değil.Větší nevyrovnanosti jsou nyní v Indii v rámci států, než mezi jednotlivými státy.
Hindistanda'da adaletsizlik aslında bölgelerin içinde, bölgeler arasında değil.V Indii sú veľké nerovnosti v rámci štátu, väčšie ako medzi štátmi.
Hindistanda'da adaletsizlik aslında bölgelerin içinde, bölgeler arasında değil.W Indiach, większe nierówności występują wewnątrz stanów, raczej niż pomiędzy stanami.
Hindistanda'da adaletsizlik aslında bölgelerin içinde, bölgeler arasında değil.Στην Ινδία, οι μεγάλες ανισότητες βρίσκονται μέσα στα κράτη, παρά ανάμεσα στα κράτη.
Hindistanda'da adaletsizlik aslında bölgelerin içinde, bölgeler arasında değil.В Индия големите неравенства са вътре в областта, отколкото между областите.
Hindistanda'da adaletsizlik aslında bölgelerin içinde, bölgeler arasında değil.В Індії найбільша нерівність - у межах штату, а не між різними штатами.
Hindistanda'da adaletsizlik aslında bölgelerin içinde, bölgeler arasında değil.Итак, в Индии бòльшее неравенство внутри штатов, а не между штатами.
Hindistanda'da adaletsizlik aslında bölgelerin içinde, bölgeler arasında değil.עכשיו בהודו, חוסרי השיוויון הם בתוך המדינה, יותר מאשר בין המדינות.
Hindistanda'da adaletsizlik aslında bölgelerin içinde, bölgeler arasında değil.الآن في الهند ، والتفاوتات الكبيرة هي داخل الولايات ، و ليست بين الولايات.
Hindistanda'da adaletsizlik aslında bölgelerin içinde, bölgeler arasında değil.州と州の格差はそれ程でもありません。 それ自体は悪いことではありません。
Hindistanda'da adaletsizlik aslında bölgelerin içinde, bölgeler arasında değil.현재 인도에서는 큰 차이들이 주(洲) 간이 아니라, 오히려 주(洲) 안에 있습니다.
İkinci sorun ise sahip olduğumuz gezegen fazlasıyla adaletsiz şekillerde kullanılıyor.A doua problemă este că planeta pe care o avem este utilizată în moduri sălbatic de nedrepte. De acord?
İkinci sorun ise sahip olduğumuz gezegen fazlasıyla adaletsiz şekillerde kullanılıyor.A másik probléma, hogy ezt az egy bolygót, amink van nagyon méltánytalanul használjuk fel.
İkinci sorun ise sahip olduğumuz gezegen fazlasıyla adaletsiz şekillerde kullanılıyor.Das zweite Problem ist, dass der Planet, den wir haben, in sehr unfairer Weise genutzt wird.
İkinci sorun ise sahip olduğumuz gezegen fazlasıyla adaletsiz şekillerde kullanılıyor.Det andra problemet är att planeten som vi har används på enormt orättvisa sätt. Eller hur?
İkinci sorun ise sahip olduğumuz gezegen fazlasıyla adaletsiz şekillerde kullanılıyor.Druhý problém je, že našu planétu využívame veľmi neférovo.
İkinci sorun ise sahip olduğumuz gezegen fazlasıyla adaletsiz şekillerde kullanılıyor.Druhý problém je, že planeta, kterou máme, je využívána velmi nespravedlivě.
İkinci sorun ise sahip olduğumuz gezegen fazlasıyla adaletsiz şekillerde kullanılıyor.Het volgende probleem is dat de planeet die we hebben schromelijk misbruikt wordt.
İkinci sorun ise sahip olduğumuz gezegen fazlasıyla adaletsiz şekillerde kullanılıyor.Il secondo problema é che stiamo usando il nostro unico pianeta in modi molto ingiusti.
İkinci sorun ise sahip olduğumuz gezegen fazlasıyla adaletsiz şekillerde kullanılıyor.두 번째 문제는 우리의 지구가 지나치게 불공평하게 이용되고 있다는 것이에요. 그렇죠?
İkinci sorun ise sahip olduğumuz gezegen fazlasıyla adaletsiz şekillerde kullanılıyor.Masalah yang kedua adalah bahwa planet kita punya ini telah digunakan secara tidak adil. Betul kan?
İkinci sorun ise sahip olduğumuz gezegen fazlasıyla adaletsiz şekillerde kullanılıyor.O segundo problema é que o planeta que temos está a ser usado de formas muito injustas.
İkinci sorun ise sahip olduğumuz gezegen fazlasıyla adaletsiz şekillerde kullanılıyor.Problemem numer dwa jest to, że używamy naszej planety niesprawiedliwie.
İkinci sorun ise sahip olduğumuz gezegen fazlasıyla adaletsiz şekillerde kullanılıyor.Vấn đề thứ hai là hành tinh mà chúng ta đang sở hữu đang được sử dụng mọt cách thái quá. Đúng không ạ?