Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Ia dikelilingi awan dan kegelapan; keadilan dan hukum adalah azas pemerintahan-Nya
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.구름과 흑암이 그에게 둘렸고 의와 공평이 그 보좌의 기초로다
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Les nuages et l`obscurité l`environnent, La justice et l`équité sont la base de son trône.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Mây và tối tăm ở chung quanh Ngài; Sự công bình và sự ngay thẳng làm nền của ngôi Ngài.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Mây và tối_tăm ở chung_quanh Ngài ; Sự công_bình và sự ngay_thẳng làm nền của ngôi Ngài .
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Moln och töcken omgiva honom, rättfärdighet och rätt äro hans trons fäste.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Norii şi negura îl înconjoară, dreptatea şi judecata sînt temelia scaunului Său de domnie.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Nube y oscuridad hay alrededor de él; la justicia y el derecho son el fundamento de su trono
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Nubi e tenebre lo avvolgono, giustizia e diritto sono la base del suo trono
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Nuvens e escuridão estão ao redor dele; justiça e eqüidade são a base do seu trono.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Oblak a mrákava je vôkol neho; spravedlivosť a súd postaťou jeho trónu.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Oblak a mrákota jest vůkol něho, spravedlnost a soud základ trůnu jeho.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Oblaki in tema ga obdajajo, pravičnost in sodba sta podstava njegovemu prestolu.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Obłok i ciemność około niego; sprawiedliwość i sąd są gruntem stolicy jego.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Om Hem heen zijn wolken en duisternis. Recht en rechtvaardigheid vormen de basis waarop Hij regeert.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Pilvi ja pimeys on hänen ympärillänsä, vanhurskaus ja oikeus on hänen valtaistuimensa perustus.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Skyer og mørke er rundt omkring ham, rettferd og rett er hans trones grunnvoll.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Skyer og Mulm er om ham, Retfærd og Ret er hans Trones Støtte;
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Wolken und Dunkel ist um ihn her; Gerechtigkeit und Gericht ist seines Stuhles Festung.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Νεφελη και ομιχλη ειναι κυκλω αυτου δικαιοσυνη και κρισις η βασις του θρονου αυτου.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Облак и мрак са около Него; Правда и съд са основа на престола Му.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.ענן וערפל סביביו צדק ומשפט מכון כסאו׃
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.السحاب والضباب حوله. العدل والحق قاعدة كرسيه.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.密 雲 和 幽 暗 、 在 他 的 四 圍 . 公 義 和 公 平 、 是 他 寶 座 的 根 基
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.密雲 和 幽暗 、 在 他 的 四 圍 . 公義 和 公平 、 是 他 寶座 的 根基
Bu maskeyi takıyor olmasının sebebi mahkemeden önce polisin kendi eliyle adalet dağıtmaya karar vermesiydi.Man hat ihm diese Maske aufgesetzt, weil die Polizisten Rache üben wollten, bevor es zur Verhandlung kam.
Bu nedenle bu konuya sosyal adalet sorunu diyorum.Por isso digo, que esta é uma questão de justiça social.
Bu nedenle bu konuya sosyal adalet sorunu diyorum.C'est pourquoi je dis que c'est une question de justice sociale.
Bu nedenle bu konuya sosyal adalet sorunu diyorum.Darum ist das eine Frage der sozialen Gerechtigkeit.
Bu nedenle bu konuya sosyal adalet sorunu diyorum.Dlatego to kwestia sprawiedliwości społecznej.
Bu nedenle bu konuya sosyal adalet sorunu diyorum.Đó là tại sao tôi nói đó là một vấn đề công bằng xã hội.
Bu nedenle bu konuya sosyal adalet sorunu diyorum.Es esta la razón por la cual yo digo que es un asunto de justicia social.
Bu nedenle bu konuya sosyal adalet sorunu diyorum.In zato temu pravim problem socialne nepravičnosti.
Bu nedenle bu konuya sosyal adalet sorunu diyorum.제가 처음에 이것이 하나의 사회적 정의에 대한 문제라 말한 이유도 여기 있습니다.
Bu nedenle bu konuya sosyal adalet sorunu diyorum.Per questo dico che si tratta di una questione di giustizia sociale.
Bu nedenle bu konuya sosyal adalet sorunu diyorum.Si de-asta spun ca este o injustitie sociala.
Bu nedenle bu konuya sosyal adalet sorunu diyorum.Vandaar dat ik zeg dat het een kwestie is van sociale rechtvaardigheid.
Bu nedenle bu konuya sosyal adalet sorunu diyorum.Поэтому я считаю что это дело социальной справедливости.
Bu nedenle bu konuya sosyal adalet sorunu diyorum.ומשום כך אני אומרת שזאת סוגייה של צדק חברתי.
Bu nedenle bu konuya sosyal adalet sorunu diyorum.ولهذا قلت مسبقاً أنها مسأله عدالة اجتماعية
Bu nedenle bu konuya sosyal adalet sorunu diyorum.バークリー地区でこの活動をやっているので こう思う人もいるでしょう
Bunların etkisi altında kalan adalet sisteminin bir işlevi yoktur.Avec ces influences, un système judiciaire est inutile.
Bunların etkisi altında kalan adalet sisteminin bir işlevi yoktur.Con questa sua influenza,un sistema giudiziario è inutile.
Bunların etkisi altında kalan adalet sisteminin bir işlevi yoktur.Dengan pengaruh ini, sistem peradilan tidak berguna. [email protected] Bunların etkisi altında kalan adalet sisteminin bir işlevi yoktur.Unter diesen Einflüssen, kann ein Rechtssystem keine Gerechtigkeit ausüben.
Bunun bir ırk meselesi olduğunu düşünüyoruz. Bu adaletli mi?Czy myślenie, że chodzi o rasę jest fair?
Bunun bir ırk meselesi olduğunu düşünüyoruz. Bu adaletli mi?우리는 이것이 인종 문제라고 생각합니다. 그것이 타당한 것일까요?
Bunun bir ırk meselesi olduğunu düşünüyoruz. Bu adaletli mi?Pensiamo sia una questione razziale - è giusto farlo?
Bunun bir ırk meselesi olduğunu düşünüyoruz. Bu adaletli mi?אנחנו חושבים שזה עניין של גזע. והאם זה פייר?
Bunun bir ırk meselesi olduğunu düşünüyoruz. Bu adaletli mi?نحن نعتقد انها مسألة اعراق. وهل هذا عدل؟
Bunun bir ırk meselesi olduğunu düşünüyoruz. Bu adaletli mi?アーカンソーあたりの人に対する偏見でしょうか?
Bunun yerine adalet su gibi, Doğruluk ırmak gibi sürekli aksın.Ale povalí se jako voda soud, a spravedlnost jako potok silný.
Bunun yerine adalet su gibi, Doğruluk ırmak gibi sürekli aksın.Ale sąd nawalnie popłynie, jako woda, a sprawiedliwość jako strumieó gwałtowny.
Bunun yerine adalet su gibi, Doğruluk ırmak gibi sürekli aksın.A naj se privali pravica kakor voda in pravičnost kakor vedno tekoč potok!
Bunun yerine adalet su gibi, Doğruluk ırmak gibi sürekli aksın.A tak nech sa valí súd ako vody a spravedlivosť ako nevysychajúci potok mocný.
Bunun yerine adalet su gibi, Doğruluk ırmak gibi sürekli aksın.Ci dreptatea să curgă ca o apă curgătoare, şi neprihănirea ca un pîrîu care nu seacă niciodată!
Bunun yerine adalet su gibi, Doğruluk ırmak gibi sürekli aksın.Corra, porém, a justiça como as águas, e a retidão como o ribeiro perene.
Bunun yerine adalet su gibi, Doğruluk ırmak gibi sürekli aksın.Es soll aber das Recht offenbart werden wie Wasser und die Gerechtigkeit wie ein starker Strom.
Bunun yerine adalet su gibi, Doğruluk ırmak gibi sürekli aksın.Hanem folyjon az ítélet, mint a víz, és az igazság, mint a bõvizû patak.
Bunun yerine adalet su gibi, Doğruluk ırmak gibi sürekli aksın.Ik wil een stortvloed van rechtvaardigheid zien, een lawine van goede daden.