Ben, Sen, prens, vermek zorundadır adalet, yalvarıyorum; Romeo öldürdü Tybalt Romeo yaşamak gerekir.אני מבקש למען הצדק, אשר אתה, נסיך, חייבים לתת; רומיאו ברכה Tybalt, רומיאו לא חייבים לחיות.
Ben, Sen, prens, vermek zorundadır adalet, yalvarıyorum; Romeo öldürdü Tybalt Romeo yaşamak gerekir.أتوسل للعدالة ، والتي انت ، الأمير ، يجب أن تعطي ؛ روميو بذبح Tybalt ، روميو يجب أن لا يعيش.
Bir çok acıya ve adaletsizliğe katlanmış olanların deneyimlerinden.Aqueles que passaram por muita injustiça e sofrimento.
Bir çok acıya ve adaletsizliğe katlanmış olanların deneyimlerinden.Cei care au fost supusi la multa nedreptate si suferinta.
Bir çok acıya ve adaletsizliğe katlanmış olanların deneyimlerinden.Celui qui a connu beaucoup d'injustice et de souffrances.
Bir çok acıya ve adaletsizliğe katlanmış olanların deneyimlerinden.Ci, którzy przeżyli wiele niesprawiedliwości i cierpień.
Bir çok acıya ve adaletsizliğe katlanmış olanların deneyimlerinden.De som har genomlidit många orättvisor och mycket lidande.
Bir çok acıya ve adaletsizliğe katlanmış olanların deneyimlerinden.Những kinh nghiệm chịu đựng bất công và đau thương.
Bir çok acıya ve adaletsizliğe katlanmış olanların deneyimlerinden.Per coloro che hanno subito ingiustizie e sofferenze.
Bir çok acıya ve adaletsizliğe katlanmış olanların deneyimlerinden.Und jener, die viel Leid und Ungerechtigkeit erlitten haben.
Bir çok acıya ve adaletsizliğe katlanmış olanların deneyimlerinden.Тех, кто претерпел много несправедливости и страданий.
Bir defa adaleti getir. Bir defa insafı getir.أولا وقبل كل شيء قم بتحقيق العدالة . قم بتحقيق الإنصاف أولاً .
Birdenbire bu zavallı, pervasız ve tutarsız adalet anlayışın... ...nereden çıktı?Hasznavehetetlen...nevetséges, a maga hirtelen igazságérzete. Honnan jött ez?
Birdenbire bu zavallı, pervasız ve tutarsız adalet anlayışın... ...nereden çıktı?انت مثير للشفقة, لا تخاف وحسك للعدالة من اين ظهر؟
Birine veya bir başkasına yapılan adalet bölünemez. şu fotoğrafa bakınA magunkkal és másokkal szembeni igazságosság tehát nem elválasztható. Nézzétek ezt a képet!
Birine veya bir başkasına yapılan adalet bölünemez. şu fotoğrafa bakınEs decir, la honestidad para uno y para el otro no es divisible. Observen esta imagen.
Birine veya bir başkasına yapılan adalet bölünemez. şu fotoğrafa bakınFair zum Einen und fair zum Anderen zu sein, ist daher nicht teilbar. Schauen Sie dieses Bild an.
Birine veya bir başkasına yapılan adalet bölünemez. şu fotoğrafa bakınÎn concluzie, favorizarea uneia sau a celeilalte nu este permisibilă. Priviți această imagine.
Birine veya bir başkasına yapılan adalet bölünemez. şu fotoğrafa bakınJadi, keadilan terhadap sesama tidak boleh dibedakan. Lihatlah foto ini.
Birine veya bir başkasına yapılan adalet bölünemez. şu fotoğrafa bakın한사람 또 다른 사람에게 적용되는 공평함은 분리될 수 있는 것이 아닙니다. 이 사진을 봐 주십시오.
Birine veya bir başkasına yapılan adalet bölünemez. şu fotoğrafa bakınL'équité envers les uns et les autres n'est pas sécable. Regardez cette photo.
Birine veya bir başkasına yapılan adalet bölünemez. şu fotoğrafa bakınQuindi, l' equità agli uni e agli altri non è scindibile. Guardate questa foto.
Birine veya bir başkasına yapılan adalet bölünemez. şu fotoğrafa bakınTak więc uczciwość wobec siebie i wobec innych jest niepodzielna. Spójrzcie na ten obrazek.
Birine veya bir başkasına yapılan adalet bölünemez. şu fotoğrafa bakınΈτσι, η δικαιοσύνη και για τον έναν και για τον άλλον πρέπει να είναι αδιάιρετη. Κοιτάξτε αυτήν την εικόνα.
Birine veya bir başkasına yapılan adalet bölünemez. şu fotoğrafa bakınЗатова честността към единия и към другия не е делима. Погледнете тази снимка.
Birine veya bir başkasına yapılan adalet bölünemez. şu fotoğrafa bakınПоэтому справедливость к одному и справедливость к другому неразделимы. Взгляните на это изображение.
Birine veya bir başkasına yapılan adalet bölünemez. şu fotoğrafa bakınאז, הגינות לאחד ולאחר היא לא בת חלוקה. הביטו בתמונה הזו.
Birine veya bir başkasına yapılan adalet bölünemez. şu fotoğrafa bakınلذا، العدل بالنسبة لشخص ما أو لآخر غير قابل للقسمة. انظر إلى الصورة.
Birine veya bir başkasına yapılan adalet bölünemez. şu fotoğrafa bakın公平でなけれならない この写真を見て下ください どこで撮影されたものでしょう?
[Birinin adaletsiz yasalara uymamak için ahlaki sorumluluğu var. - Dr.[<<Ο καθένας έχει την ηθική υποχρέωση να μην υπακούει άδικους νόμους>>.-Dr.
[Birinin adaletsiz yasalara uymamak için ahlaki sorumluluğu var. - Dr. Martin Luther King, Jr.][" Chacun a la responsabilité morale de désobéir à des lois injustes. " — Dr Martin Luther King, Jr.]
[Birinin adaletsiz yasalara uymamak için ahlaki sorumluluğu var. - Dr. Martin Luther King, Jr.]"시민에겐 옳지못한 법규에 불응해야하는 도덕적인 책임이 있다." -마틴 루터 킹
[Birinin adaletsiz yasalara uymamak için ahlaki sorumluluğu var. - Dr. Martin Luther King, Jr.]"Qualquer um tem a responsabilidade moral de desobedecer leis injustas" - Dr. Martin Luther King, Jr.
[Birinin adaletsiz yasalara uymamak için ahlaki sorumluluğu var. - Dr. Martin Luther King, Jr.]Wir haben die moralische Verantwortung ungerechte Gesetze zu unterwandern"- Dr. Martin Luther King, Jr.
[Birinin adaletsiz yasalara uymamak için ahlaki sorumluluğu var.En estos momentos tengo el honor de presentarles al líder moral de nuestra nación,
Birisi karşılık vermek, bu, adalet ve eşitlik anlayışıyla ilişkilendirilir.Az egyik a kölcsönösség, amit az igazságossággal és a tisztességgel asszociálunk.
Birisi karşılık vermek, bu, adalet ve eşitlik anlayışıyla ilişkilendirilir.Den ene er gensidighed, og sammen med det en følelse af retfærdighed og rimelighed.
Birisi karşılık vermek, bu, adalet ve eşitlik anlayışıyla ilişkilendirilir.Det ena är ömsesidighet, med tillhörande känsla av rättvisa.
Birisi karşılık vermek, bu, adalet ve eşitlik anlayışıyla ilişkilendirilir. Diğeri de empati ve şevkat.Wzajemność i połączone z nią poczucie sprawiedliwości i słuszności, oraz empatia i współczucie.
Birisi karşılık vermek, bu, adalet ve eşitlik anlayışıyla ilişkilendirilir.Eden je vzajemnost, ki ga povezujemo z občutkom za pravico in občutkom za pravičnost.
Birisi karşılık vermek, bu, adalet ve eşitlik anlayışıyla ilişkilendirilir.Eén is wederkerigheid, met daaraan gekoppeld een notie van rechtvaardigheid.
Birisi karşılık vermek, bu, adalet ve eşitlik anlayışıyla ilişkilendirilir.Einer ist Gegenseitigkeit, und wird mit einem Sinn für Gerechtigkeit und Fairness assoziiert.
Birisi karşılık vermek, bu, adalet ve eşitlik anlayışıyla ilişkilendirilir.Jedna je vzájomnosť a s ňou je spojený zmysel pre spravodlivosť a zmysel pre čestnosť.
Birisi karşılık vermek, bu, adalet ve eşitlik anlayışıyla ilişkilendirilir.그 중 하나는 정의와 평등의식과 관련되는 호혜주의이고
Birisi karşılık vermek, bu, adalet ve eşitlik anlayışıyla ilişkilendirilir.Le premier est la réciprocité, et il est associé à un sens de justice et à un sens d'équité.
Birisi karşılık vermek, bu, adalet ve eşitlik anlayışıyla ilişkilendirilir.Một là tính tương hỗ, và đi kèm với nó công lý và tính công bằng.
Birisi karşılık vermek, bu, adalet ve eşitlik anlayışıyla ilişkilendirilir.Pertama adalah saling membantu. berkaitan dengan rasa keadilan dan kesetaraan.
Birisi karşılık vermek, bu, adalet ve eşitlik anlayışıyla ilişkilendirilir.První je vzájemnost a s ní spojený cit pro spravedlnost a poctivost.
Birisi karşılık vermek, bu, adalet ve eşitlik anlayışıyla ilişkilendirilir.Toinen on vastavuoroisuus, ja siihen liittyvä oikeudenmukaisuuden ja tasapuolisuuden taju.
Birisi karşılık vermek, bu, adalet ve eşitlik anlayışıyla ilişkilendirilir.Um é a reciprocidade, e associado a ela, um sentido de justiça e um sentido de imparcialidade.
Birisi karşılık vermek, bu, adalet ve eşitlik anlayışıyla ilişkilendirilir.Uno è la reciprocità, a cui si associa un senso di giustizia e di imparzialità.
Birisi karşılık vermek, bu, adalet ve eşitlik anlayışıyla ilişkilendirilir.Unul e reciprocitatea, cu care se asociază un sentiment de corectitudine și dreptate.
Birisi karşılık vermek, bu, adalet ve eşitlik anlayışıyla ilişkilendirilir.Ο ένας είναι η αμοιβαιότητα, και μαζί της συνδυάζονται μια αίσθηση δικαίου και δικαιοσύνης.
Birisi karşılık vermek, bu, adalet ve eşitlik anlayışıyla ilişkilendirilir.Единият е взаимност, и свързаните с нея усещане за справедливост и усещане за честност.
Birisi karşılık vermek, bu, adalet ve eşitlik anlayışıyla ilişkilendirilir.Один из принципов — взаимность, и связанные с ним справедливость и честность.
Birisi karşılık vermek, bu, adalet ve eşitlik anlayışıyla ilişkilendirilir.Перший - взаємність. Із нею пов'язане почуття справедливості та почуття чесності.
Birisi karşılık vermek, bu, adalet ve eşitlik anlayışıyla ilişkilendirilir.האחד הוא הדדיות, ולה מקושרות תחושות הצדק וההוגנות.
Birisi karşılık vermek, bu, adalet ve eşitlik anlayışıyla ilişkilendirilir.أحدها هو المعاملة بالمثل ويرتبط به حس العدل وحس الإنصاف.
Birisi karşılık vermek, bu, adalet ve eşitlik anlayışıyla ilişkilendirilir.これは正義や公平と関連します そしてもう一つは 「共感と思いやり」 です
Birlik, aşağıdakileri yollarla bir özgürlük, güvenlik ve adalet alanıoluşturur:De Unie vormt een ruimte van vrijheid, veiligheid en rechtvaardigheid: