Ana içeriğe geç
Sözlük

adak ile cümle

adak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
‹‹ ‹Eğer bir kadın evliyken bir adak adar ya da ant içerek kendini yükümlülük altına sokarsa,30:11 Wenn eine in ihres Mannes Hause gelobt oder sich mit einem Eide verbindet über ihre Seele,
‹‹ ‹Eğer bir kadın evliyken bir adak adar ya da ant içerek kendini yükümlülük altına sokarsa,(30:11) Если жена в доме мужа своего дала обет,или возложила зарок на душу свою с клятвою,
‹‹ ‹Eğer bir kadın evliyken bir adak adar ya da ant içerek kendini yükümlülük altına sokarsa,A čo do sľubu vdovy alebo zahnanej, všetko, čím by zaviazala svoju dušu, stáť bude u nej.
‹‹ ‹Eğer bir kadın evliyken bir adak adar ya da ant içerek kendini yükümlülük altına sokarsa,Als zij getrouwd is en bij haar man woont, wanneer zij de belofte aflegt
‹‹ ‹Eğer bir kadın evliyken bir adak adar ya da ant içerek kendini yükümlülük altına sokarsa,Apabila seorang wanita yang sudah kawin membuat kaul atau janji yang mengikat dirinya
‹‹ ‹Eğer bir kadın evliyken bir adak adar ya da ant içerek kendini yükümlülük altına sokarsa,A wszystkie miasta ich, w których mieszkali, i wszystkie zamki ich popalili ogniem;
‹‹ ‹Eğer bir kadın evliyken bir adak adar ya da ant içerek kendini yükümlülük altına sokarsa,Cînd o femeie, fiind încă în casa bărbatului ei, va face juruinţe sau se va lega cu vreun jurămînt,
‹‹ ‹Eğer bir kadın evliyken bir adak adar ya da ant içerek kendini yükümlülük altına sokarsa,En enkes eller en fraskilt hustrus løfte skal stå ved makt for henne, hvad hun enn har forpliktet sig til.
‹‹ ‹Eğer bir kadın evliyken bir adak adar ya da ant içerek kendini yükümlülük altına sokarsa,Ha pedig az õ férjének házában tesz fogadást, vagy esküvéssel kötelezi magát valami kötésre:
‹‹ ‹Eğer bir kadın evliyken bir adak adar ya da ant içerek kendini yükümlülük altına sokarsa,In če katera v hiši svojega moža stori obljubo ali zaveže s prisego dušo svojo,
‹‹ ‹Eğer bir kadın evliyken bir adak adar ya da ant içerek kendini yükümlülük altına sokarsa,부녀가 혹시 그 남편의 집에 있어 서원을 하였다든지 마음을 제어하려고 서약을 하였다 하자
‹‹ ‹Eğer bir kadın evliyken bir adak adar ya da ant içerek kendini yükümlülük altına sokarsa,Ma il voto di una vedova o di una donna ripudiata, qualunque sia l'obbligo che si è assunto, rimarrà valido
‹‹ ‹Eğer bir kadın evliyken bir adak adar ya da ant içerek kendini yükümlülük altına sokarsa,Mutta lesken tai hyljätyn lupaus, mihin hyvänsä hän onkin sitoutunut, olkoon pätevä.
‹‹ ‹Eğer bir kadın evliyken bir adak adar ya da ant içerek kendini yükümlülük altına sokarsa,Se ela, porém, fez voto na casa de seu marido, ou se obrigou com juramento,
‹‹ ‹Eğer bir kadın evliyken bir adak adar ya da ant içerek kendini yükümlülük altına sokarsa,"'Si una mujer en casa de su marido hace un voto o asume una obligación bajo juramento
‹‹ ‹Eğer bir kadın evliyken bir adak adar ya da ant içerek kendini yükümlülük altına sokarsa,Všeliký pak slib vdovy aneb ženy zahnané, jímž by se zavázala, stálý bude.
‹‹ ‹Eğer bir kadın evliyken bir adak adar ya da ant içerek kendini yükümlülük altına sokarsa,Και εαν ηυχηθη εν τη οικια του ανδρος αυτης η εδεσε την ψυχην αυτης με δεσμον ορκου,
‹‹ ‹Eğer bir kadın evliyken bir adak adar ya da ant içerek kendini yükümlülük altına sokarsa,Но ако една жена е направила обрек в къщата на мъжа си, или е обвързала душата си с клетвено задължение,
‹‹ ‹Eğer bir kadın evliyken bir adak adar ya da ant içerek kendini yükümlülük altına sokarsa,ואם בית אישה נדרה או אסרה אסר על נפשה בשבעה׃
‹‹ ‹Eğer bir kadın evliyken bir adak adar ya da ant içerek kendini yükümlülük altına sokarsa,ولكن ان نذرت في بيت زوجها او الزمت نفسها بلازم بقسم
‹‹ ‹Eğer bir kadın evliyken bir adak adar ya da ant içerek kendini yükümlülük altına sokarsa,他 若 在 丈 夫 家 裡 許 了 願 或 起 了 誓 、 約 束 自 己
‹‹ ‹Eğer bir kadın evliyken bir adak adar ya da ant içerek kendini yükümlülük altına sokarsa,他 若在 丈夫 家 裡許 了 願或 起了誓 、 約束 自己
Eğer intiwatana'nın güneyine gelirseniz bir adak taşı bulursunuz.Az Intiwatana déli részén egy oltár található. Ha felmászol a Huayna Picchura, még egy oltárt találsz.
Eğer intiwatana'nın güneyine gelirseniz bir adak taşı bulursunuz.Dacă mergi la sud de Intiwatana, găsești un altar.
Eğer intiwatana'nın güneyine gelirseniz bir adak taşı bulursunuz.Jeśli zawędrujecie na południową stronę Intiwatany, znajdziecie ołtarz.
Eğer intiwatana'nın güneyine gelirseniz bir adak taşı bulursunuz.인티와타나의 남쪽에는 제단이 하나 있습니다.
Eğer intiwatana'nın güneyine gelirseniz bir adak taşı bulursunuz.Se si va a sud di Intihuatana, si trova un altare.
Eğer intiwatana'nın güneyine gelirseniz bir adak taşı bulursunuz.Si vienes del sur de Intiwatana, encontrarás un altar
Eğer intiwatana'nın güneyine gelirseniz bir adak taşı bulursunuz.Si vous venez au Sud de l'Intiwatana, vous trouverez un autel.
Eğer intiwatana'nın güneyine gelirseniz bir adak taşı bulursunuz.Südlich vom Intiwatana befindet sich ein Altar.
Eğer intiwatana'nın güneyine gelirseniz bir adak taşı bulursunuz.Ten zuiden van de Intiwatana vind je een altaar.
Eğer intiwatana'nın güneyine gelirseniz bir adak taşı bulursunuz.Ако отидете до южната страна на Интиуатана, ще видите храм.
Eğer intiwatana'nın güneyine gelirseniz bir adak taşı bulursunuz.Если вы пойдёте южнее Интиватана, вы найдёте алтарь.
Eğer intiwatana'nın güneyine gelirseniz bir adak taşı bulursunuz.אם תגיעו מדרום לאינטיווטאנה, תמצאו מזבח.
Eğer intiwatana'nın güneyine gelirseniz bir adak taşı bulursunuz.إذا أتينا إلى جنوب الـ:Intiwatana سوف ترى معبداً
Eğer intiwatana'nın güneyine gelirseniz bir adak taşı bulursunuz.ワイナピチュにも祭壇があります
‹‹ ‹Eğer kadın adak adadıktan ya da düşünmeden kendini yükümlülük altına soktuktan sonra evlenirse,(30:7) Если она выйдет в замужество, а на ней обет ее, или слово уст ее, которым она связала себя,
‹‹ ‹Eğer kadın adak adadıktan ya da düşünmeden kendini yükümlülük altına soktuktan sonra evlenirse,Als zij een belofte doet of onnadenkend ergens haar woord aan verbindt en later trouwt
‹‹ ‹Eğer kadın adak adadıktan ya da düşünmeden kendini yükümlülük altına soktuktan sonra evlenirse,Cînd se va mărita, după ce a făcut juruinţe sau după ce s'a legat printr'un cuvînt ieşit de pe buzele ei,
‹‹ ‹Eğer kadın adak adadıktan ya da düşünmeden kendini yükümlülük altına soktuktan sonra evlenirse,또 혹시 남편을 맞을 때에 서원이나 마음을 제어하려는 서약을 경솔히 그 입에서 발하였다 하자
‹‹ ‹Eğer kadın adak adadıktan ya da düşünmeden kendini yükümlülük altına soktuktan sonra evlenirse,"'Si ella está comprometida con un hombre y hace votos o pronuncia de labios algo asumiendo obligación
‹‹ ‹Eğer kadın adak adadıktan ya da düşünmeden kendini yükümlülük altına soktuktan sonra evlenirse,Εαν ομως εχουσα ανδρα ηυχηθη η επροφερε τι δια των χειλεων αυτης, δια του οποιου εδεσε την ψυχην αυτης,
‹‹ ‹Eğer kadın adak adadıktan ya da düşünmeden kendini yükümlülük altına soktuktan sonra evlenirse,ואם היו תהיה לאיש ונדריה עליה או מבטא שפתיה אשר אסרה על נפשה׃
‹‹ ‹Eğer kadın adak adadıktan ya da düşünmeden kendini yükümlülük altına soktuktan sonra evlenirse,وان كانت لزوج ونذورها عليها او نطق شفتيها الذي الزمت نفسها به
‹‹ ‹Eğer kadın adak adadıktan ya da düşünmeden kendini yükümlülük altına soktuktan sonra evlenirse,他 若 出 了 嫁 、 有 願 在 身 、 或 是 口 中 出 了 約 束 自 己 的 冒 失 話
‹‹ ‹Eğer kadın adak adadıktan ya da düşünmeden kendini yükümlülük altına soktuktan sonra evlenirse,他 若 出 了 嫁 、 有 願 在身 、 或是 口中 出 了 約束 自己 的 冒失話
‹‹Esenlik kurbanlarımı kesmek zorundaydım, Adak sözümü bugün yerine getirdim.«Dovevo offrire sacrifici di comunione; oggi ho sciolto i miei voti
‹‹Esenlik kurbanlarımı kesmek zorundaydım, Adak sözümü bugün yerine getirdim.,,Eram datoare cu o jertfă de mulţămire, azi mi-am împlinit juruinţele.
‹‹Esenlik kurbanlarımı kesmek zorundaydım, Adak sözümü bugün yerine getirdim.Hálaáldozattal tartoztam, ma adtam meg fogadásimat.
‹‹Esenlik kurbanlarımı kesmek zorundaydım, Adak sözümü bugün yerine getirdim."Hari ini aku harus membayar kaulku, dan untuk itu aku sudah mempersembahkan kurban
‹‹Esenlik kurbanlarımı kesmek zorundaydım, Adak sözümü bugün yerine getirdim.Hvalne daritve sem bila dolžna, danes sem opravila obljube svoje.
‹‹Esenlik kurbanlarımı kesmek zorundaydım, Adak sözümü bugün yerine getirdim.Ich habe Dankopfer für mich heute bezahlt für meine Gelübde.
‹‹Esenlik kurbanlarımı kesmek zorundaydım, Adak sözümü bugün yerine getirdim."Ik had beloofd dankoffers te brengen en vandaag ben ik mijn belofte nagekomen.
‹‹Esenlik kurbanlarımı kesmek zorundaydım, Adak sözümü bugün yerine getirdim.Je devais un sacrifice d`actions de grâces, Aujourd`hui j`ai accompli mes voeux.
‹‹Esenlik kurbanlarımı kesmek zorundaydım, Adak sözümü bugün yerine getirdim."Jeg er et Takoffer skyldig og indfrier mit Løfte i Dag,
‹‹Esenlik kurbanlarımı kesmek zorundaydım, Adak sözümü bugün yerine getirdim.내가 화목제를 드려서 서원한 것을 오늘날 갚았노라
‹‹Esenlik kurbanlarımı kesmek zorundaydım, Adak sözümü bugün yerine getirdim."Minun oli uhrattava yhteysuhri, tänä päivänä olen täyttänyt lupaukseni.
‹‹Esenlik kurbanlarımı kesmek zorundaydım, Adak sözümü bugün yerine getirdim.Oběti pokojné jsou u mne, dnes splnila jsem slib svůj.
‹‹Esenlik kurbanlarımı kesmek zorundaydım, Adak sözümü bugün yerine getirdim.Ofiary spokojne są u mnie; dzisiajm oddała śluby moje.
‹‹Esenlik kurbanlarımı kesmek zorundaydım, Adak sözümü bugün yerine getirdim.Pokojné obeti sú u mňa; dnes som splnila svoje sľuby;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
adak ile cümle - Sayfa 7 - adak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App