acele ile cümle

acele kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
O yüzden de çok aceleci davranılır.Heidän täytyy siis todella pitää kiirettä.
Eğer acele edersen yakında ona yetişirsin.Jos pidät kiirettä, saavutat hänet.
Acele et, Tom.Pidä kiirettä, Tom.
Onlarla birlikte gitmek istiyorsan acele etmelisin.Jos haluat mennä heidän mukanaan, sinun täytyy pitää kiirettä.
Serbesttir, aceleci davranmaz.Όχι ξέφρενη, ανούσια δράση!
Yürüyerek gidiyorum, hiç acelem yok ayrılığa.Γυρίζοντας με τα πόδια στο σπίτι δεν έτρεχα, δεν πετούσα από χαρά.
Aceleyle geri döndü.Γύρισε όμως άπρακτος.
Fazla zamanımız yok, acele edelim.Έχουμε λίγο χρόνο. Ας βιαστούμε.
Onlar için (azab hususunda) acele etme.Hør ikke på dem!""
Acele işe şeytan karışır.Hastværk er lastværk.
Acele etmeyin.Tag din tid.
Biz otobüse yetişmek için acele ettik.Vi skyndte os for at nå bussen.
Acele et.Fart på.
Ancak aceleci Flaminius ile tartışmak olanaksızdı.Men det viste seg umulig å argumentere med den hissige Flaminius.
Yavaşça acele et!Kom i fart igjen.
Bu arada kurtarma kuvvetleri aceleyle oluşturulmaktaydı.Dermed var grobunnen for opprør beredt.
Henry İngiltere'ye dönmek için acele etmez.Henrik følte ikke at det var nødvendig å reise i all hast til England.
Moğollar geri dönmek için acele etmezler.Mongulene forsøkte forgjeves å gjenerobre byen.
Yavaşça acele et!Bergegaslah tetapi perlahan! .
Kim iki gün içinde acele edip dönerse, ona günah yoktur.Kalimat di atas berarti : Sudah dua hari ia tidak terlihat sosoknya ( bersembunyi ).
Bizim bu konuda acelemiz yok." demiştir. ^ SayfasıKlien saya tidak terburu-buru".
Onlar için (azab hususunda) acele etme.Maka,janganlah kamu menghakiminya.
Görünen manzaraya göre tüm personel ve yolcular acele içinde gemiyi terk etmişti.Semua awak dan penumpang diperintahkan segera meninggalkan kapal.
Moğollar geri dönmek için acele etmezler.Segera setelah itu Mongol menarik diri.
Serbesttir, aceleci davranmaz.Mereka tidak terlihat terburu-buru.
Orphe, Eurydice’e yeryüzüne tekrar çıkmak için acele etmesini söyler.Orfeus meminta supaya dia bisa membawa kembali Euridike ke dunia atas.
Yürüyerek gidiyorum, hiç acelem yok ayrılığa.Tidak kenal lelah, berjalan dengan menyentak tanpa berhenti.
Yavaşça acele et!Chạy cho nhanh!
Hayata tutunmak istiyorsanız acele etseniz iyi olur.Nếu ông ra ngập ngừng thì phải giết ngay.
Serbesttir, aceleci davranmaz.Đừng quá kích động và hành động vội vàng!
Sanki Tutankamon aceleyle gömülmüştür.Xác ướp của ông được làm và chôn cất một cách vội vã.
Bu arada kurtarma kuvvetleri aceleyle oluşturulmaktaydı.Cũng trong thời gian này, Phe nổi loạn cũng dần được hình thành.
Onlar için (azab hususunda) acele etme.慢(まん:慢心)を捨ててはならない。
Bizim bu konuda acelemiz yok." demiştir. ^ Sayfası私は急いでいませんから」。
Acele etmeyi sevmiyor.早起きが嫌い。
Yürüyerek gidiyorum, hiç acelem yok ayrılığa.角度が緩やかであるため恐怖感がなく、足を踏み外す危険性もない。
Çünkü onun çok aceleci ve kibirli olduğunu hissediyordu.彼はとても敏捷で、せわしげであった。
Yavaşça acele et!スピードを出せ!
Bu acele dönüşünde hiç şüphesiz kızının mektubu etkili oldu.それがきっかけとなり母娘の関係が急速に改善される。
Moğollar geri dönmek için acele etmezler.ここではモノビーストは撤退しない。
Nakarat kısmı "Acele etme bu aşk dediğin biraz zaman alıyor.発売時のキャッチフレーズは「愛は惜しみなく奪い合え!
Ev sahipleri aceleyle bohçayı açıp baktıklarında içinde Kur'an'ın bir kopyasını buldular.丁寧に僧侶が調べるうちに棚に細工があることが判明し、一通の手紙を見つけ出した。
Hayata tutunmak istiyorsanız acele etseniz iyi olur.早く仕事をしたければ、手際よくやることだ。
(Jetzt, Alter, jetzt hat eş Eile!- "İhtiyar adam, şimdi acele etmeliyiz").威張る) … 「あんやつ、最近しこっとんね」(=あいつ、最近気取っているね)。
Onlar sahneden ayrilmakta iken, aceleyle Jaquino ile Marzelline gelirler ve Rocco'ya kacmasini soylerler.彼らが出かける準備が整った頃、ヤキーノとマルツェリーネが駆け込み、ロッコに急いで来てほしいと言う。
Tom'un acelesi vardı bu yüzden yatağını yapılmamış olarak bıraktı.トムは急いでいたので、ベッドメイキングをしなかった。
Tom'un acelesi vardı bu yüzden yatağını yapılmamış olarak bıraktı.トムは急いでいたので、ベッドを直さず、放置した。
Acele etmezsek trene binemeyeceğiz急がないと電車に乗れなくなる
Onlar için (azab hususunda) acele etme.因緣別離虛妄名滅。
Haydi acele edip onlara güzel bir sürpriz yapalım!"於我法中,宜勤受學,共相熾然,共相娛樂。
Ancak aceleci Flaminius ile tartışmak olanaksızdı.然而,這卻證明了不能輕易的與弗拉米尼爭論。
Tapınak hemen içinde bulunan gayet acele eden tapınan insanlardan boşalmaya başlar.聲請被拒絕的人,必須盡快被遣返至原居地。
Kim iki gün içinde acele edip dönerse, ona günah yoktur.並非二日,而是一「日」〔rì〕一「曰」〔yuē〕。
(Jetzt, Alter, jetzt hat eş Eile!- "İhtiyar adam, şimdi acele etmeliyiz").” 李冶,《敬斋古今黈》:“然束心太急。
Yavaşça acele et!即心寬慢。
Bizim bu konuda acelemiz yok." demiştir. ^ Sayfası利已在我,岂可有退心!”诸将乃不复言。
Acele edin, yoksa beyin zarının zarar görme ihtimali var" demişti.但它吸收不良,因此中毒的可能性不大」。
Yürüyerek gidiyorum, hiç acelem yok ayrılığa.無分別智,任運相續相用煩惱,不能動故。
Yüzü çirkin olduğu için maskesini acele ile giyer.小時候母親因害怕他的臉而要他戴著面具。
O yüzden de çok aceleci davranılır.此乃所以速禍也。

İlgili Sayfalar