acele ile cümle

acele kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Biraz acele edelim!Laten we een beetje opschieten!
Onlar için (azab hususunda) acele etme.Qayamat Se Qayamat Tak w bazie IMDb (ang.)
Yavaşça acele et!Beeile dich! → Pośpiesz się!
Hayata tutunmak istiyorsanız acele etseniz iyi olur.Kto z pośpiechem doby życia przebiera może iść dalej.
Soyuz 21 mürettebatı, uzay istasyonunu planlanan tarihten önce ve aceleyle terk ettiler.Załoga Sojuza 21 opuściła stację nagle, przed zaplanowanym terminem.
Haydi acele edip onlara güzel bir sürpriz yapalım!"Jest tak piękny i doskonały; nie możemy się doczekać, aby się nim z wami podzielić już wkrótce!”
Aceleleri olmadığında genellikle sert ya da yumuşak zeminler üzerinde sürünerek ilerler.Kiedy nie trzeba się śpieszyć, zwierzę zwykle pełznie po twardych lub miękkich podłożach.
Acele olarak Ruslardan yardım istediler.Daremnie oczekiwali pomocy rosyjskiej.
(Jetzt, Alter, jetzt hat eş Eile!- "İhtiyar adam, şimdi acele etmeliyiz").Шал, кет! – tłum.: "Staruchu, odejdź!").
Yürüyerek gidiyorum, hiç acelem yok ayrılığa.Nie ma ostrych konturów, ani gwałtownych przejść, bądź mocnych kontrastów.
Bu sırada ilk aşkı da onu son kez görebilmek için aceleyle oraya doğru ilerlemektedir.Zrozpaczony chce ją zobaczyć ostatni raz.
Acele etmeyi sevmiyor.Nie lubi Jasia.
Doktor bu sefer gerçekten uyanır ve aceleyle gerçek Clara'nın yanına gider.Doktor budzi się jako następny i od razu leci do miejsca snu Clary.
Bu kayıp uygarlığı bulmak için çok aceleci davranıyordu.Bardzo szybko tracił on siły w walce z żywiołem.
Gayet acele Anadolu tarafına geçirildi.Dość szybko przeszedł jednak do Ostrovii.
Aceleyle geri döndü.Postanowił szybko powrócić.
Hitler, uzun süredir istediği doğunun istilası konusunda artık acele ediyordu.Po okresie okupacji hitlerowskiej starano się o przywrócenie świątyni jej dawnego blasku.
Buna göre kelime "acele eden" şeklinde çevirilebilir.Lepiej jest przełożyć przez: „bardzo przerażeni”.
Yavaşça acele et!Skynda långsamt!
Sonra Maurice acele ve Beast Belle kurtarmak için yardım ister.Då kommer Maurice inrusande och ber om hjälp att rädda Belle från Odjuret.
Belle and Maurice kaleye bodrum ve aceleyle kaçmayı başardı.Belle och Maurice har lyckats rymma från källaren och skyndar till slottet.
Ankara’daki zehirli yuvalarını yıkmak için acele ediniz!"Lär dig åka skridskor i Djurgårdens skridskoskola!”.
Yürüyerek gidiyorum, hiç acelem yok ayrılığa.Time Trials - kör på tid utan motståndare.
Aceleyle Uecker'i gelip geçer.Genom staden flyter ån Uecker.
Yavaşça acele et!Дійте швидко.
Görünüşlerine rağmen, aslında açık sözlü ve aceleci.Незважаючи на свою зовнішність, дуже охайний і проникливий.
Ağırlığı arkadan gelmek üzere acele o tarafa gönderildi.У поспіху він встановлює його задом наперед.
Bu arada kurtarma kuvvetleri aceleyle oluşturulmaktaydı.Евакуація проводилася поспіхом.
Bizim bu konuda acelemiz yok." demiştir. ^ SayfasıАдже я ніби живий ще». — «Так ми ж не поспішаємо.
Yürüyerek gidiyorum, hiç acelem yok ayrılığa.Ніхто не оре, не сіє, щоб не відволікатися від високої.
Görünen manzaraya göre tüm personel ve yolcular acele içinde gemiyi terk etmişti.Правдоподібні пояснення зводяться до того, що екіпаж і пасажири залишили борт самостійно.
Risk yönetimi aceleye getirilmiş ve plansız olabilir.Керівництво райцентру робить все можливе і неможливе.
Acele et yoksa son treni kaçıracaksın.Поквапся або пропустиш останній поїзд.
Acelem vardı.Я поспішала.
Yavaşça acele et!Buďte rychlí.
Yani: "Gözüne ufak bir çöp batsa, onu oradan çıkarmak için acele edersin.Kdo z vás spatří na vlastní oči měsíc, nechť se postí!
Moğollar geri dönmek için acele etmezler.Ne všechny bumerangy se vracejí .
Gayet acele Anadolu tarafına geçirildi.Uskočili rychle stranou.
Acele edin, yoksa beyin zarının zarar görme ihtimali var" demişti.Mizí pomalu, pokud vůbec, takže tvoří potenciál pro chronickou toxicitu“.
Aceleyle geri döndü.Rychtář Navrátek.
İsrailoğulları acele ederek bu yarılmış denizi geçerler.Noi le-am dat fiilor lui Israel să treacă marea.
Yavaşça acele et!Haide mai repede!
Kırmızı – Biraz aceleci ve kırmızı bir larvadır.Roșu - micul roșcat are un caracter greu și nerăbdător.
Bu arada kurtarma kuvvetleri aceleyle oluşturulmaktaydı.Apărarea a fost pregătită în grabă.
Çünkü onun çok aceleci ve kibirli olduğunu hissediyordu.Era văzută ca fiind arogantă și mândră.
Yarış yavaş ve acele etmeden kazanılır.Încet şi fără grabă se câştigă cursa.
Aceleye gerek yok.Nu e nici o grabă.
Acele etmek hataların yapılmasına yol açar.Graba deschide drumul către facerea greșelilor.
Yavaşça acele et!Röpte gyors.
Sonra Maurice acele ve Beast Belle kurtarmak için yardım ister.Ezalatt Maurice a falubeliektől kér segítséget Belle kiszabadítására.
Bizim bu konuda acelemiz yok." demiştir. ^ SayfasıNem siettünk el semmit.”
Gayet acele Anadolu tarafına geçirildi.Sietve tette meg a hátralévő utat.
Kitabın Türkçe ye de (biraz aceleye gelmiş) bir çevirisi yapılmıştır.A könyv görögül íródott, majd ólatin fordítás is készült róla.
Nakarat kısmı "Acele etme bu aşk dediğin biraz zaman alıyor.Nem zsiráfkérés az, hogy „Ne tölts annyi időt a munkahelyeden.”
Aceleyle havaalanına gitti.Sietve ment a repülőtérre.
Kayıp zamanı telafi etmek için acele ettim.Sietek, hogy behozzam az elvesztegetett időt.
Kayıp zamanı telafi etmek için acele ettim.Sietek, hogy behozzam az időveszteséget.
Yavaşça acele et!Slow – elä hitaammin!
Acele edin, yoksa beyin zarının zarar görme ihtimali var" demişti.Tästä juontuukin sanonta: "Ensin vesi, sitten happo, muuten tulee käteen rakko."
Bu arada kurtarma kuvvetleri aceleyle oluşturulmaktaydı.Kapina kuitenkin kukistettiin nopeasti.

İlgili Sayfalar