acele ile cümle
acele kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
İsrailoğulları acele ederek bu yarılmış denizi geçerler.А сыны Израилевы прошли по суше среди моря: воды им стеною по правую и по левую сторону.
Onlar için (azab hususunda) acele etme.ЧЫНГЫЗ АЙТМАТОВДУН ЧЫГАРМАСЫ и рус.
Acele etmeyi sevmiyor.Не любил спешить.
Haydi acele edip onlara güzel bir sürpriz yapalım!"Мы пошлем им жизнь и воздадим благом за их деяния.»
Yavaşça acele et!Нужно спешить, спешить!
Ancak Yahya Barmaki, Hadi'yi böyle aceleci ve pek akla uygun olmayan tedbire karşı uyardı.Харут и Марут предостерегали иудеев от последствий употребления колдовства.
Aceleyle geri döndü.Они поспешили обратно.
Yetişmek için acele eder.Потому ты спешишь.
Acele evlilik kararları, çocuk söylentilerine yol açmıştır.Всё это приводит к слухам о помолвке.
Kırmızı – Biraz aceleci ve kırmızı bir larvadır.Цвет: красный Он немного сумасшедший.
Görünüşlerine rağmen, aslında açık sözlü ve aceleci.Несмотря на свою внешность, очень опрятен и проницателен.
Zengi ayrıca Musul'da sorun olduğunu duydu ve kontrolü ele almak için aceleyle geri döndü.Занги также получил вести о неприятностях в Мосуле и бросился возвращать город под свой контроль.
Ağırlığı arkadan gelmek üzere acele o tarafa gönderildi.В спешке он устанавливает его задом наперёд.
Bu arada kurtarma kuvvetleri aceleyle oluşturulmaktaydı.Эвакуация проводилась в большой спешке.
Bizim bu konuda acelemiz yok." demiştir. ^ SayfasıИзлишняя торопливость нам ни к чему».
Acele olarak Ruslardan yardım istediler.В итоге пришлось просить помощи у японцев.
Çok korkak, komik ve acelecidir.Нахален, груб и насмешлив.
Sanki Tutankamon aceleyle gömülmüştür.Похоронен в г. Тосно.
İtalya'da savaşan kardeşi Joe ona üzerinde basit bir mesaj, "Acele et" yazısı taşıyan bir kartpostal gönderdi.فقد كان أخوه جوزيف يحارب في إيطاليا، وأرسل له برقية يقول له فيها "أسرع" .
Yavaşça acele et!فاسرعوا أسرعوا ..
Aceleyle geri döndü.عادت بسرعة.
Yürüyerek gidiyorum, hiç acelem yok ayrılığa.ويسن أن يكبر للركوع، بلا خلاف عندنا.
Yetişmek için acele eder.مما عجل بسقوطها..
Bu arada kurtarma kuvvetleri aceleyle oluşturulmaktaydı.في ذلك الوقت وقع تمرد للسجناء الأمنيين.
Acele işe şeytan karışır.العجلة من عمل الشيطان.
Acele etmeyin. Acele yok.خذ وقتك ، لست في عجلة من أمري.
Acele et! Seni bekliyoruz.إستعجل! نحن ننتظرك.
Salih Eyyub gayet acele olarak Mısır'a geçti.E bem depressa dirigiu-se ao outro: 'Eumeu!
Odisseas acele olarak denize açılmak zorunda kaldı.Odisseu teve que obrigá-los a embarcarem.
Haydi acele edip onlara güzel bir sürpriz yapalım!"Logo, nos damos bem".
Soyuz 21 mürettebatı, uzay istasyonunu planlanan tarihten önce ve aceleyle terk ettiler.O grupo da Soyuz 21 deixou a estação subitamente, antes da data programada de retorno.
Sonra Maurice acele ve Beast Belle kurtarmak için yardım ister.Maurice entra correndo e pede ajuda para salvar Bela de uma fera horrenda.
Kırmızı – Biraz aceleci ve kırmızı bir larvadır.Vermelho — é uma larva nervosa e tonta.
Doktor bu sefer gerçekten uyanır ve aceleyle gerçek Clara'nın yanına gider.O Doutor, percebendo que ele ainda está sonhando, acorda no mundo real e corre para encontrar Clara.
Sanki Tutankamon aceleyle gömülmüştür.Jaguaré foi enterrado como indigente.
Acele evlilik kararları, çocuk söylentilerine yol açmıştır.A sensação de insegurança social tem sido a causa de casamentos de crianças em todo o mundo.
Serbesttir, aceleci davranmaz.Amigable e tranquilo, nunca está apressado.
Zihnin hasta olduğu vakit tedavisi için neden acele etmezsin?Como nunca mais adoecer Porque é que as pessoas engordam?
Acele etmeyi sevmiyor.Ela gosta de voar rápido.
TARDIS kaybolduktan sonra Amelia aceleyle bir bavul hazırlar ve TARDIS'in kaybolduğu yerin yakınında bekler.A garota prepara uma mala e espera perto de onde a TARDIS tinha partido.
Benim acelem yok.Não estou com pressa.
Aceleyle yazıldığından dolayı, bu mektubun içinde çok hatası var.Tendo sida escrita às pressas, esta carta contém muitos erros.
Acele et, öğretmen seni beklemeyecek.Apresse-se, o professor não vai esperar por você.
İsrailoğulları acele ederek bu yarılmış denizi geçerler.Bij de Schelfzee (Rode Zee) bereikten de achtervolgers de Israëlieten, die hierop in paniek raakten.
Onlar için (azab hususunda) acele etme.Laat u nooit met deze verdorvenen in, het zal u slecht vergaan!”
Aceleyle geri döndü.Hij trok zich haastig terug.
Haydi acele edip onlara güzel bir sürpriz yapalım!"Zijn vertaling luidt dan: ‘En Wij zullen hen laten uitrusten onder voortreffelijke druiven.’
Zengi ayrıca Musul'da sorun olduğunu duydu ve kontrolü ele almak için aceleyle geri döndü.Ondertussen hoorde Zengi over problemen in Mosoel, en haastte zich terug om alles daar op orde te stellen.
Hayata tutunmak istiyorsanız acele etseniz iyi olur.Als u besluit toch af te reizen, bereid u dan zeer goed voor.
Buna göre kelime "acele eden" şeklinde çevirilebilir.Men kan de term vertalen als het juiste tempo.
Spears ve arkadaşları aceleyle aşağıya inerken asansörde güvenlik kamerasına komik yüzler yaparlar.Britney en haar vrienden rennen een lift in, waar zij korte tijd de bewakingscamera's voor de gek houden.
Bu arada kurtarma kuvvetleri aceleyle oluşturulmaktaydı.Daarmee leek de opstand voorlopig bedwongen.
Acele etmeyi sevmiyor.Ze vliegen niet graag.
Acele et!Schiet op!
Acele ile menzil alınmaz.Haastige spoed is zelden goed.
Acele giden ecele gider.Haastige spoed is zelden goed.
Acele et!Schiet op.
Acele etmeliyiz.We moeten vlug zijn.
Her zaman acelecisin.Je hebt altijd zo'n haast.
Söylemek istediğin bir şeyin varsa acele et ve onu söyle!Als iets wil zeggen, schiet op en zeg het!