acımasız ile cümle
acımasız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Çok zalim ve acımasızdır.È crudo e brutale.
Buna rağmen onunla dövüşürken acımasız olabilir.Per ottenere i suoi obiettivi può dimostrarsi spietato.
Trajik bir geçmişi vardır ve acımasızdır.È una storia tragica, bellissima e crudele.
Tacitus'a göre Poppaea, hırslı ve acımasız birisidir.Secondo Tacito, Poppea era ambiziosa e senza scrupoli.
Gemide acımasız kuralları vardır.In mare ha abitudini epipelagiche.
Fakat artık ondan nefret etmektedir, çok kötü ve acımasız biridir.Questi abbandonò dunque il convento, irritato e offeso.
Bir hayvanı terk etmek acımasız bir davranıştır.L'uomo è un animale che esita.
Çok sayıda insanı acımasızca öldürdüler.Sono, infatti, molti i partigiani brutalmente uccisi.
Yaşlılık acımasızdır.Старость безжалостна.
Doğa acımasızdır.Природа жестока.
Dünya acımasız.Мир жесток.
Hayat bütün öğrencilerini öldüren çok acımasız bir öğretmendir.Жизнь — жестокий учитель, убивающий всех своих учеников.
247 kadın ve 205 çocuk acımasızca öldürüldü.Всего погибли 247 женщин и 205 детей.
Sadık ama zor bir dosttu, acımasız ama adil bir düşmandı.Он был верным, но грубоватым другом и жестоким но честным врагом.
Bu aile çok acımasızdır.Эти люди оказываются очень жестокими.
Ban Prijezda, Bosna Kilisesi’ne acımasızca saldırdı.Приезда принялся жестоко искоренять боснийскую церковь.
Acımasız başarıları ona (Ἀλβανιτοκτόνος) "Arnavut katili" (Αλβανοκτόνος, Albanoktonos) unvanını kazandırdı.За свою безжалостность он получил эпитет «Убийца албанцев» (Αλβανοκτόνος, Albanoktonos).
Protestanlar acımasızca katledildiler.Арестованные подвергнуты жестокому истязанию.
Çok acımasız ve yetenekli bir katildir.На самом деле она является безжалостной и изобретательной убийцей.
Gemide acımasız kuralları vardır.До корабля доносятся дикие вопли.
Oakland'da iki büyük aile amansız-acımasız bir savaşın içindedir.В Бишкуле находится 2 памятника погибшим в Великой Отечественной войне.
Acımasızdır ve düşmanlarını ateşle yakmasıyla bilinir.Он утверждал, что сжигал своих врагов адским огнём.
Tarihçiye göre onların infaz yöntemleri çok acımasızcaydı.Судебные доказательства установили, что убийства были очень жестокими.
Bu, modern çağlardaki en ağır ve en acımasız insan buluşu olan ‘Topyekün Savaş’tır.Мы получили своё наказание в самой кровопролитной и дорогостоящей войне современности.
Hayat bu zorlu, sert ve acımasız dünyaya doğmuştur ama yaşama sıkı sıkıya sarılır.Один слышит мир насыщенным и ассоциативно перегруженным, а для меня это очень тяжко.
Fakat artık ondan nefret etmektedir, çok kötü ve acımasız biridir.Эвергет же, напротив, был деятелен, жесток и своенравен.
Yabancılara karşı ise çok acımasızdırlar.Очень враждебны по отношению к чужеземцам.
Seni sevenlere karşı acımasızsın... sözleriyle açıklar.Застенчива, боится незнакомцев, пытающихся с ней поговорить.
Tanrının insanlardan uzak ve acımasız tasviri de bu kaynağa atfedilir.Всезнающий и всемогущий Господь стоит за этим движением.
Cad Bane'in en iyi adamıdır.Acımasız ve merhametsiz biridir.Дэвид Лейтон — правая рука Бэббита, жестокий и безжалостный человек.
Kendi belirsizliğini itiraf eden Joker, şehre şiddeti getiren acımasız bir komedyendir.إن الجوكر الذى اعترف بغموضه هو مُهرج قاسي يشيع العنف في المدينة.
En genç ve acımasız cadı budur.إنها العلامة الأكثر شبابية وعنفوانية.
247 kadın ve 205 çocuk acımasızca öldürüldü.كان هناك 245 امرأة و 207 طفلا من بينهم.
Maximinus soylulardan nefret ederdi ve kendisine karşı plan yapanlara karşı acımasızdı.تصرف كوزيمو طيلة حياته بوحشية ضد أولئك الذين حاولوا معارضة خططه.
Son derece acımasız ve kibirli birisidir.و هو رجل مغرور وحاد الطباع.
Kötülüklerin ve acımasızlığın karşısında durmak.تجنب اساليب العقاب والاساءة .
Kamp yöneticileri burada propagandayı, acımasızlığı ve kitlesel imhayı örtbas etmek için kullandı.هنا استخدمت سلطات المخيم الدعاية لتغطية الأعمال الوحشية والقتل الجماعي.
Bir hayvanı terk etmek acımasız bir davranıştır.O abandono de um animal é um ato cruel e degradante.
Rose'un Jack'le olan ilişkisi hakkında gittikçe daha mahcup, kıskanç ve acımasız hale gelir.Ele fica cada vez mais invejoso e cruel sobre a relação de Rose com Jack.
Acımasız ve tehlikeli bir Moğol savaşçısıdır.Possui monstros assustadores e perigosos.
Sonunda serbest kalan adam, acımasız bir yüz ifadesi ile kadını boğarak öldürür.Finalmente livre, ele mostra uma face cruel, e estrangula-la à morte.
O da aynı şekilde acımasızdır.Ele também é muito pálido.
Patronu gibi acımasız olmak istemiyordur.São tão cruéis quanto seu chefe.
Cao Cao, tarihe acımasızlığı ve bilgeliği ile geçmiştir.Do Douro para o mundo passou a lenda da sua tenacidade e bondade.
Bulgarlar yavaşça geri çekilmeye başlamadan önce Bizans saldırısı acımasız ve uzun değildi.O ataque bizantino foi feroz e não demorou para os búlgaros começarem a recuar vagarosamente.
Hapishanede pedofillere acımasızca davranılır.Pedófilos são tratados cruelmente na prisão.
Direnenler acımasızca imha edilecektir.”Wie echter niet offert, staan vreselijke straffen te wachten.'
Arkadaşlarına örnek olmaya çalışır, düşmana acımasız zararlar verirdi.Hij ging met zijn vrienden om als een despoot en was meedogenloos richting zijn vijanden.
Bu arada, kendine bağlı birimi acımasız mücadelelere devam etti.Ondertussen ging hij ook door met zijn solo gevechten tegen uiteenlopende criminelen.
247 kadın ve 205 çocuk acımasızca öldürüldü.Zeker 185 vrouwen en kinderen worden ontvoerd.
Çok zalim ve acımasızdır.Hij is gehard en wreed.
Moğollar onlara son derece acımasız davranmışlardı.De Mongolen waren gevreesd om hun wreedheid.
Yabancılara karşı ise çok acımasızdırlar.Hij is onvriendelijk tegenover vreemden.
Gemide acımasız kuralları vardır.Op het schip bevindt zich een dakruiter.
Hogan, her üç serseriyi de de büyük bir soğukkanlılıkla ve acımasızca öldürerek kadını kurtarır.Chon geeft hun alle drie een injectie zodat ze snel en pijnloos sterven.
Protestanlar acımasızca katledildiler.De protestanten werden intussen wel hevig vervolgd.
Gemide acımasız kuralları vardır.Na okrętach panowały trudne warunki.
Toros'dan daha acımasız.Jest grubszy od Beerusa.
Hemen, şimdi kadınlara acımasızca yapılan işkenceyi durdurun.Stop Przemocy Wobec Kobiet.
Acımasız ve zalimdir ve en büyük isteği dünyayı ele geçirmektir.Zimny, bez litości, chce być panem wszechświata.