acımasız ile cümle
acımasız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ispatı çok acımasız ve sert olmalı!By mal byť tak tyranskej a drsné na dôkaz!
Ispatı çok acımasız ve sert olmalı!By měl být tak tyranské a drsné na důkaz!
Ispatı çok acımasız ve sert olmalı!Debe ser tan tiránica y áspero en la prueba!
Ispatı çok acımasız ve sert olmalı!Deve ser tão tirânica e áspera na prova!
Ispatı çok acımasız ve sert olmalı!Dovrebbe essere così tiranno e ruvida in prova!
Ispatı çok acımasız ve sert olmalı!Harus begitu tirani dan kasar dalam bukti!
Ispatı çok acımasız ve sert olmalı!증거에 이렇게 무도한하고 거친 있어야 할 것 아냐!
Ispatı çok acımasız ve sert olmalı!Moet zo tirannieke en ruw in bewijs!
Ispatı çok acımasız ve sert olmalı!Nên được như vậy tàn bạo và thô trong chứng minh!
Ispatı çok acımasız ve sert olmalı!Olisi niin tyrannimainen ja luonnostella todisteita!
Ispatı çok acımasız ve sert olmalı!Powinny być tak bezwzględny i szorstki w dowód!
Ispatı çok acımasız ve sert olmalı!Skal være så tyranniske og ru som bevis!
Ispatı çok acımasız ve sert olmalı!Skulle vara så tyrannisk och grov i bevis!
Ispatı çok acımasız ve sert olmalı!Soit si tyrannique et grossière dans la preuve!
Ispatı çok acımasız ve sert olmalı!Sollte so tyrannisch und rau in Beweis!
Ispatı çok acımasız ve sert olmalı!Úgy kell zsarnok és durva a bizonyíték!
Ispatı çok acımasız ve sert olmalı!Θα πρέπει να είναι τόσο τυραννικές και τραχιά στην απόδειξη!
Ispatı çok acımasız ve sert olmalı!Должно быть так тиранических и грубый в доказательство!
Ispatı çok acımasız ve sert olmalı!Трябва да бъде толкова тираничен и груб в доказателство!
Ispatı çok acımasız ve sert olmalı!צריך להיות כל כך גס עריצה בהוכחה!
Ispatı çok acımasız ve sert olmalı!وينبغي أن تكون مستبدة جدا وخشنة في اثبات!
Ispatı çok acımasız ve sert olmalı!ああビューまだこもっている愛、そのロミオ、
İyi aile çocukları acımasız gardiyanlara dönüştü.Les gentils garçons devinrent des gardes brutaux,
İyi aile çocukları acımasız gardiyanlara dönüştü. Sağlıklı çocuklar hasta oldu.Buenos chicos se convirtieron en guardias brutales 13 chicos se enfermaron
İyi aile çocukları acımasız gardiyanlara dönüştü. Sağlıklı çocuklar hasta oldu.Dei bravi ragazzi diventarono guardie brutali, ragazzi in salute diventarono malati.
İyi aile çocukları acımasız gardiyanlara dönüştü. Sağlıklı çocuklar hasta oldu.Gute Menschen bekamen brutale Gefängniswärter und gesunde Männer wurden krank.
İyi aile çocukları acımasız gardiyanlara dönüştü. Sağlıklı çocuklar hasta oldu.Mahasiswa laki-laki baik, menjadi penjaga brutal, anak-anak yang sehat menjadi sakit.
İyi aile çocukları acımasız gardiyanlara dönüştü. Sağlıklı çocuklar hasta oldu.元気な若者がゾンビになった
İyi aile çocukları acımasız gardiyanlara dönüştü.Добри момчета се превърнали в брутални надзиратели, здрави младежи се разболели.
Kaddafi'nin acımasız diktatörlüğüne karşı göğüs gererek bir cesaret örneği sergilediler.Au dat dovadă de un curaj exemplar în confruntarea cu dictatura brutală a lui Gaddafi.
Kaddafi'nin acımasız diktatörlüğüne karşı göğüs gererek bir cesaret örneği sergilediler.Eles mostraram uma coragem exemplar ao confrontarem a ditadura brutal de Kadhafi.
Kaddafi'nin acımasız diktatörlüğüne karşı göğüs gererek bir cesaret örneği sergilediler.Han mostrado una valentía ejemplar al enfrentar la brutal dictadura de Gaddafi.
Kaddafi'nin acımasız diktatörlüğüne karşı göğüs gererek bir cesaret örneği sergilediler.Hanno dimostrato un coraggio esemplare nel fronteggiare la brutale dittatura di Gheddafi.
Kaddafi'nin acımasız diktatörlüğüne karşı göğüs gererek bir cesaret örneği sergilediler.Họ đã tỏ rõ một tấm gương về lòng quả cảm trong việc đối đầu với chế độ độc tài tàn bạo của Gaddafi.
Kaddafi'nin acımasız diktatörlüğüne karşı göğüs gererek bir cesaret örneği sergilediler.Ils ont montré un courage exemplaire en affrontant la cruelle dictature de Kadhafi.
Kaddafi'nin acımasız diktatörlüğüne karşı göğüs gererek bir cesaret örneği sergilediler.그들은 잔인한 가다피의 독재에 맞서면서 모범적인 용맹스러움을 보여줬어요
Kaddafi'nin acımasız diktatörlüğüne karşı göğüs gererek bir cesaret örneği sergilediler.Példamutató bátorságot mutattak Kadhafi brutális diktatúrája elleni küzdelemben.
Kaddafi'nin acımasız diktatörlüğüne karşı göğüs gererek bir cesaret örneği sergilediler.Pokazali niezwykłą odwagę stawiając czoła brutalnej dyktaturze.
Kaddafi'nin acımasız diktatörlüğüne karşı göğüs gererek bir cesaret örneği sergilediler.Prokázali příkladnou udatnost ve střetu s krutovládou Kaddafího.
Kaddafi'nin acımasız diktatörlüğüne karşı göğüs gererek bir cesaret örneği sergilediler.Sie haben beispielhaften Mut bewiesen, indem sie sich gegen die brutale Diktatur Gaddafis gestellt haben.
Kaddafi'nin acımasız diktatörlüğüne karşı göğüs gererek bir cesaret örneği sergilediler.Ukázali príkladnú odvahu, v boji s Kaddáfiho krutovládou.
Kaddafi'nin acımasız diktatörlüğüne karşı göğüs gererek bir cesaret örneği sergilediler.Zij toonden een voorbeeldige moed in de confrontatie met de brutale dictatuur van Khadafi.
Kaddafi'nin acımasız diktatörlüğüne karşı göğüs gererek bir cesaret örneği sergilediler.Έδειξαν αξιοσημείωτη γενναιότητα μπροστά στη στυγνή δικτατορία του Γκαντάφι.
Kaddafi'nin acımasız diktatörlüğüne karşı göğüs gererek bir cesaret örneği sergilediler.Всички те показаха смелост, достойна за подражение срещу бруталната диктатура на Кадафи.
Kaddafi'nin acımasız diktatörlüğüne karşı göğüs gererek bir cesaret örneği sergilediler.Они показали образцовую храбрость в противостоянии жестокому диктаторству Каддафи.
Kaddafi'nin acımasız diktatörlüğüne karşı göğüs gererek bir cesaret örneği sergilediler.הם הפגינו גבורה מופתית בהתמודדות נגד הדיקטטורה האכזרית של קדאפי.
Kaddafi'nin acımasız diktatörlüğüne karşı göğüs gererek bir cesaret örneği sergilediler.و لقد أظهروا مثالاً يحتذي به للشجاعة فى مواجهة دكتاتورية القذافى الوحشية.
Kaddafi'nin acımasız diktatörlüğüne karşı göğüs gererek bir cesaret örneği sergilediler.カダフィの残忍な独裁政権を糾弾することによって 彼らは結束の強さを教えてくれました
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.Cel rău nu caută decît răscoală, dar un sol fără milă va fi trimes împotriva lui. -
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.Csak ellenkezést keres a gonosz, végre kegyetlen követ bocsáttatik ellene.
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.Den onde har kun Genstridigbed for, men et skånselsløst Bud er udsendt imod ham.
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.Een onhandelbaar mens koestert kwade plannen, daarom stort God hem in het verderf.
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.Ein bitterer Mensch trachtet, eitel Schaden zu tun; aber es wird ein grimmiger Engel über ihn kommen.
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.El malo sólo busca la rebelión; un mensajero cruel será enviado contra él
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.En ond manns hu står bare til gjenstridighet, og en ubarmhjertig engel sendes imot ham.
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.Il malvagio non cerca altro che la ribellione, ma gli sarà mandato contro un messaggero senza pietà
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.Kẻ gian ác chỉ tìm điều phản nghịch; Vì vậy sẽ sai một sứ giả dữ tợn đi hãm đánh nó.
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.Kẻ_gian ác chỉ tìm điều phản_nghịch ; Vì_vậy sẽ sai một sứ_giả dữ_tợn đi hãm đánh nó .
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.악한 자는 반역만 힘쓰나니 그러므로 그에게 잔인한 사자가 보냄을 입으리라
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.Le méchant ne cherche que révolte, Mais un messager cruel sera envoyé contre lui.