acımasız ile cümle

acımasız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Gerçekten çok acımasızcaydı ama.Men det var verkligen brutalt.
Gerçekten çok acımasızcaydı ama.Namun sangat brutal.
Gerçekten çok acımasızcaydı ama.Nie miał litości.
Gerçekten çok acımasızcaydı ama.Sí, muy chistoso.
Gerçekten çok acımasızcaydı ama.Άλλα ήταν αληθινά βάναυσο.
Gerçekten çok acımasızcaydı ama.Но беше наистина брутално.
Gerçekten çok acımasızcaydı ama.Но очень жестоко.
Gerçekten çok acımasızcaydı ama.Хоча і справді жорстоко
Gerçekten çok acımasızcaydı ama.אבל זה היה באמת ברוטלי.
Gerçekten çok acımasızcaydı ama.نعم لقد سحقهم حينها
Gerçekten çok acımasızcaydı ama.やっつけてしまったのです
Gölge büyüyor, acımasız orduları bize doğru gelsede.A sobra cresce mais, e seus tentáculos nos alcançam.
Gölge büyüyor, acımasız orduları bize doğru gelsede.Az Árnyék tovább növekszik, és kegyetlen keze közeledik felénk.
Gölge büyüyor, acımasız orduları bize doğru gelsede.Cień się wydłuża a jego okrutne ramię sięga ku nam.
Gölge büyüyor, acımasız orduları bize doğru gelsede.Der Schatten wird länger und sein grausamer Arm reicht bald zu uns.
Gölge büyüyor, acımasız orduları bize doğru gelsede.De Schaduw lengt, en haar wrede arm reikt steeds naar ons.
Gölge büyüyor, acımasız orduları bize doğru gelsede.La Sombra crece larga, y su brazo cruel llega hasta nosotros como nunca antes.
Gölge büyüyor, acımasız orduları bize doğru gelsede.L'Ombra si sta allungando, E il suo braccio crudele è sempre più proteso verso di noi.
Gölge büyüyor, acımasız orduları bize doğru gelsede.L'Ombre se propage, et son bras cruel est toujours étendu sur nous.
Gölge büyüyor, acımasız orduları bize doğru gelsede.Skyggen gror større, og dens onde arm rækker ud efter os igen.
Gölge büyüyor, acımasız orduları bize doğru gelsede.Stín se rozšiřuje a jeho krutá pěst se po nás vždy natahovala.
Gölge büyüyor, acımasız orduları bize doğru gelsede.Tieň sa rozširuje, a jeho krutá ruka sa po nás vždy naťahovala.
Gölge büyüyor, acımasız orduları bize doğru gelsede.Η Σκιά μεγαλώνει, και το σκληρό της χέρι απλώνεται πάντα προς εμάς.
Gölge büyüyor, acımasız orduları bize doğru gelsede.Тень удлинняется, и её безжалостная десница простёрлась над нами.
Gölge büyüyor, acımasız orduları bize doğru gelsede.我々に届こうとしている だが希望を失ってはならない
İngilizlerin Hindistanı acımasız işgalinde çalınan.Welke tijdens het brutale Britse coup van Indië werden gestolen.
İngiltere'deki Haberleşme Veri Yasa Tasarısı kanunu hakkında konuşuyordu, kesinlikle acımasız bir kanun.El a vorbit de legea britanică, Comunicarea Datelor Proiectelor de Lege, o legislaţie absolut scandaloasă.
İngiltere'deki Haberleşme Veri Yasa Tasarısı kanunu hakkında konuşuyordu, kesinlikle acımasız bir kanun.Er sprach über die Vorratsdatenspeicherung, ein absolut empörendes Stück britischer Gesetzgebung.
İngiltere'deki Haberleşme Veri Yasa Tasarısı kanunu hakkında konuşuyordu, kesinlikle acımasız bir kanun.Estaba hablando de la ley de Comunicaciones de Gran Bretaña, una legislación absolutamente escandalosa.
İngiltere'deki Haberleşme Veri Yasa Tasarısı kanunu hakkında konuşuyordu, kesinlikle acımasız bir kanun.Hij had het over de Britse Wet Communicatiegegevens, een absoluut schandalig stuk wetgeving.
İngiltere'deki Haberleşme Veri Yasa Tasarısı kanunu hakkında konuşuyordu, kesinlikle acımasız bir kanun.그분이 말하고 있는 건 영국의 법입니다. 통신 자료 법안이란건데, 절대로 말도 안되는 법안입니다.
İngiltere'deki Haberleşme Veri Yasa Tasarısı kanunu hakkında konuşuyordu, kesinlikle acımasız bir kanun.Komisař mluvil o britském zákonu Communications Data Bill, což je naprosto nehorázný legislativní zmetek.
İngiltere'deki Haberleşme Veri Yasa Tasarısı kanunu hakkında konuşuyordu, kesinlikle acımasız bir kanun.Mówił o brytyjskiej ustawie o danych komunikacyjnych, skandalicznym przykładzie ustawodawstwa.
İngiltere'deki Haberleşme Veri Yasa Tasarısı kanunu hakkında konuşuyordu, kesinlikle acımasız bir kanun.Ông ta nói về 1 luật ở Anh gọi là Giấy phép dữ liệu truyền thông, 1 kiểu luật hoàn toàn thô thiển.
İngiltere'deki Haberleşme Veri Yasa Tasarısı kanunu hakkında konuşuyordu, kesinlikle acımasız bir kanun.Parlava della Legge sulle Comunicazioni della Gran Bretagna, una legge assolutamente scandalosa.
İngiltere'deki Haberleşme Veri Yasa Tasarısı kanunu hakkında konuşuyordu, kesinlikle acımasız bir kanun.אז הוא דיבר על החוק בבריטניה שהוא הצעת חוק נתוני התקשורת, קטע שערורייתי לחלוטין של חקיקה.
İngiltere'deki Haberleşme Veri Yasa Tasarısı kanunu hakkında konuşuyordu, kesinlikle acımasız bir kanun.كان يتحدث عن القانون البريطانى .. مشروع قانون بيانات الاتصالات ، جزئية شائنة من التشريع.
İngiltere'deki Haberleşme Veri Yasa Tasarısı kanunu hakkında konuşuyordu, kesinlikle acımasız bir kanun.法律に言及しました これは本当に最悪な法律です アメリカではサイバーセキュリティー法 というものがあり
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.Anh ấy bị tra tấn, bị hành hình cho đến chết.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.Bol týraný, brutálne utýraný na smrť.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.Dia disiksa, disiksa secara brutal sampai meninggal.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.Ele foi torturado, torturado brutalmente até à morte.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.Er wurde gefoltert, wurde brutal zu Tode gefoltert.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.E' stato torturato a morte in modo brutale.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.Fue torturado brutalmente hasta la muerte.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.Fusese torturat, torturat în mod barbar până la moarte.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.Han blev torterad, brutalt torterad till döds.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.Hij werd gefolterd, brutaal doodgefolterd.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.Il avait été torturé, torturé violemment jusqu'à la mort.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.그는 고문을 당했고, 잔인하게 고문을 당해서 숨졌습니다.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.Megkínozták, brutálisan halálra kínozták.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.Zmarł na skutek tortur. Zmarł na skutek tortur.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.Βασανίστηκε, βασανίστηκε βάναυσα μέχρι θανάτου.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.Его пытали, зверски замучили до смерти.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.Той бил измъчван, жестоко измъчван до смърт.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.עינו אותו, עינו אותו באכזריות עד מוות.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.تم تعذيبه تم تعذيبه بوحشية للموت
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.拷問にかけられ 亡くなったのです では 政権側の解答は?
Ispatı çok acımasız ve sert olmalı!Ali bi bilo treba tako tiranski in grobo v dokaz!
Ispatı çok acımasız ve sert olmalı!Ar trebui să fie atât de tiranic şi dur în dovada!

İlgili Sayfalar