acımasız ile cümle

acımasız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.Orang jahat selalu menimbulkan keonaran, tapi maut datang kepadanya sebagai utusan yang kejam
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.O rebelde não busca senão o mal; portanto um mensageiro cruel será enviado contra ele.
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.Pelkkää onnettomuutta hankkii kapinoitsija, mutta häntä vastaan lähetetään armoton sanansaattaja.
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.Samo upora išče človek hudoben, zato bo poslan grozoviten poročnik zoper njega.
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.Uporny tylko złego szuka, dla tego poseł okrutny będzie nań zesłany.
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.Upprorsmakaren vill allenast vad ont är, men en budbärare utan förbarmande skall sändas mot honom.
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.Zlý človek hľadá iba spúru; ale ukrutný posol býva poslaný na neho.
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.Zpurný toliko zlého hledá, pročež přísný posel na něj poslán bývá.
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.Ο κακος ζητει μονον στασεις δια τουτο αγγελος σκληρος θελει πεμφθη κατ' αυτου.
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.Возмутитель ищет только зла; поэтому жестокий ангел будет посланпротив него.
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.Злият човек търси само бунтове, Затова жесток пратеник е изпратен против него.
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.אך מרי יבקש רע ומלאך אכזרי ישלח בו׃
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.الشرير انما يطلب التمرد فيطلق عليه رسول قاس.
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.惡 人 只 尋 背 叛 、 所 以 必 有 嚴 厲 的 使 者 、 奉 差 攻 擊 他
Kötü kişi ancak başkaldırmaya eğilimlidir, Ona gönderilecek ulak acımasız olacaktır.惡人 只 尋 背叛 、 所以 必有 嚴厲 的 使者 、 奉差 攻 擊他
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;(36:35) Видел я нечестивца грозного, расширявшегося, подобно укоренившемуся многоветвистому дереву;
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Aku pernah melihat seorang jahat yang suka membual; ia seperti pohon yang segar dan berakar dalam
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Am văzut pe cel rău în toată puterea lui; se întindea ca un copac verde.
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Ho visto l'empio trionfante ergersi come cedro rigoglioso
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Ich habe gesehen einen Gottlosen, der war trotzig und breitete sich aus und grünte wie ein Lorbeerbaum.
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Ik zag eens een goddeloos mens. Het leek heel wat en hij breidde zich uit als een grote woekerplant,
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Jag såg en ogudaktig som trotsade på sin makt; han utbredde sig såsom ett grönskande träd, väl rotat.
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;J`ai vu le méchant dans toute sa puissance; Il s`étendait comme un arbre verdoyant.
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Jeg har set en gudløs trodse, bryste sig som en Libanons Ceder
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Jeg så en ugudelig som var veldig og utbredte sig som et grønt tre som ikke er flyttet;
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;내가 악인의 큰 세력을 본즉 그 본토에 선 푸른 나무의 무성함 같으나
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Láttam elhatalmasodni a gonoszt és szétterjeszkedett az, mint egy gazdag lombozatú vadfa;
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Minä näin jumalattoman, väkivaltaisen, rehevänä kuin viheriöivä puu, juurtunut paikoilleen.
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Tôi từng thấy kẻ ác có thế lực lớn, Trải ra như cây xanh tươi mọc nơi cố thổ,
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Tôi từng thấy kẻ ác có thế_lực lớn , Trải ra như cây xanh_tươi mọc nơi cố_thổ ,
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Viděl jsem bezbožníka hrozné síly, an se rozložil jako zelený samorostlý strom.
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Videl sem brezbožnika silovitega, in razprostiral se je kakor zeleneče drevo v domači zemlji.
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Videl som ukrutného bezbožníka ohromnej sily, rozvetveného jako samorastlý strom zelený v domácej zemi.
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Vi um ímpio cheio de prepotência, e a espalhar-se como a árvore verde na terra natal.
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Widziałem niezbożnika nader wyniosłego, a rozłożonego jako drzewo zielone samorosłe;
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Yo he visto al impío enaltecido, que se levantaba como un cedro del Líbano
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Ειδον τον ασεβη υπερυψουμενον και εξηπλωμενον ως την χλωραν δαφνην
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Виждал съм нечестивия страшен, И разпрострян като зелено дърво на своята си почва;
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;ראיתי רשע עריץ ומתערה כאזרח רענן׃
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;قد رأيت الشرير عاتيا وارفا مثل شجرة شارقة ناضرة‎.
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;我 見 過 惡 人 大 有 勢 力 、 好 像 一 根 青 翠 樹 在 本 土 生 發
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;我 見過惡 人大 有 勢力 、 好像 一 根 青翠樹 在 本土 生發
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.A király is, amit ő nem akadályozza az egyik, akit kegyetlenül megsértett.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.De Koning kan wat hij zal doen zonder hinder van een wie hij is wreed verongelijkt.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.Der König kann das tun, was er ungehindert von einem dem er grausam Unrecht getan.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.El Rey puede hacer lo que se sin el impedimento de aquel a quien ha cruelmente agraviado.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.Il Re può fare ciò che vuole senza ostacoli da colui che egli ha crudelmente torto.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.왕이 그 잔인있는 하나의 방해없이 그가됩니다 할 수 있습니다 잘못한.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.Kongen kan gøre, hvad han vil uhindret fra den ene, som han har grusomt forurettet.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.Kralj lahko naredi, kar ga bo brez kakršnih koli ovir iz enega katero je kruto storjena krivica.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.Kráľ môže robiť čo chce bez prekážok od koho má kruto krivdil.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.Král může dělat co chce bez překážek od koho má krutě křivdil.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.Król może robić co chce bez przeszkód z jednego, którego On okrutnie pokrzywdzonych.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.Kungen får göra vad han kommer att utan hinder från en som han har grymt kränkta.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.Kuningas voi tehdä mitä hän esteettä yhdestä jonka hän on julmasti vääryyttä.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.Le Roi peut faire ce qu'il veut sans entrave de celui qu'il a cruellement lésés.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.O rei pode fazer o que ele irá, sem impedimentos, aquele que ele tem cruelmente injustiçado.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.Raja dapat melakukan apa yang dia akan tanpa hambatan dari satu yang ia telah kejam dirugikan.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.Regele poate face ceea ce el va fără să fie deranjat de la un cărora le-a crud nedreptăţiţi.
Kral o acımasızca bir engel olmadan ne yapabilir nefislerine zulmediyorlardı.Vua có thể làm những gì ông sẽ không có trở ngại từ một người mà ông đã tàn nhẫn sai.

İlgili Sayfalar